İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/546 E. 2024/638 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/546
- Karar No
- 2024/638
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/546 Esas KARAR NO:2024/638 DAVA: Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ: 20/11/2020 KARAR TARİHİ:12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ---------- satın almış ve işbu aracın bedeli davalı şirkete ödediğini, her ne kadar araç müvekkili şirket tarafından davalı şirketten ‘0’(sıfır) olarak alınmışsa da; araç henüz garanti süresi dolmadan ve kullanımdan kaynaklanmayan arızalar göstermeye başladığını, araçta meydana gelen arıza davalı satıcı --------- bildirilmiş olup, araç arızanın giderilmesi için davalı şirketin --------- adresine teslim edildiğini, davaya konusu araç üzerinde yapılan incelemeler neticesinde aracın sensör - yakıt enjektörü basıncı ve yakıt yolu basınç sensörü garanti kapsamında değiştirildiğini, araç, tamirin akabinde --- tarihinde müvekkili şirkete teslim edildikten kısa bir süre sonra tekrar arıza vermiş ve yeniden davalı şirket ---------teslim edildiğini, davalı satıcı ve yetkili servis -------- tarafından yapılan incelemeler neticesinde aracın üretim aşamasında yazılımından kaynaklanan ayıplı bir araç olduğu tespit edilmiş ve bu husus müvekkili şirket yetkililerine bildirildiğini, davalı satıcı -----tarafından, araçtaki yazılım kaynaklı ayıbın serviste gideremeyeceğini, bu arızanın giderilmesi için aracın bir diğer davalı------tarafından yurt dışından gönderilecek mühendisler tarafından inceleneceği ifade edildiğini, araç tamir edilememesi sebebiyle 2020 yılı ağustos ayından itibaren halen Davalı--------nezdinde bulunduğunu, aracın gizli ayıplı olduğunun tespiti akabinde müvekkili şirket tarafından TBK madde 227 uyarınca aracın ayıpsız misli ile değişimi hakkının kullanması için davalı şirketlere ihtar çekildiğini, ihtarname akabinde davalılar tarafından olumlu-olumsuz herhangi bir dönüş sağlanmamış ve talepleri karşılanmadığını, müvekkili şirketin taleplerinin karşılanmaması üzerine 25.10.2020 Tarihinde ticari dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, taraflar arasında arabulucu huzurunda da anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile dava konusu ayıplı aracın ayıpsız misli ile değişimine, dava konusu aracın '0'ının (sıfır) davalı şirketlerden alınarak davacı müvekkil şirkete teslimine, müvekkili şirketin kusursuz olarak araç yokluk kaybı yaşadığı göz önüne alındığında bilirkişi raporu ile hesaplanacak değer üzerinden arttırılmak üzere maddi tazminatın davalılardan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı------- vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, dava konusu araç ticari garanti şartlarına tâbi bulunduğunu, dava konusu araçta hukuken “ayıp” olarak nitelendirilebilecek bir sorun bulunmadığını, dava konusu araçtaki sorun, onarım ile giderilmiş olduğundan, davacının davayı açmada hukuki yararı bulunmadığını, ------- kapsamında alınan Tespit Bilirkişi Raporu’nun müvekkili şirket aleyhine delil olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını, dava konusu araç üzerinde keşif müvekkili şirketin yokluğunda yapılmış olduğnuu, hukuka aykırı şekilde yapılan keşif neticesinde hazırlanan raporun, müvekkili şirket aleyhine delil olarak kullanılamayacağını, söz konusu tespit bilirkişi raporu’nda yapılmış olan incelemeler eksik ve hatalı olduğunu, davacının taleplerinin iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ---------- vekili ise cevap dilekçesinde özetle; usule itirazlarının bulunduğunu, davacının dava dilekçesi ile ileri sürdüğü iddialar ve talepler haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, hiçbir surette kabul manasına gelmemekle birlikte, dava konusu olayda müvekkiline husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen hususların müvekkile karşı yöneltilemeyeceğini ve müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, davacının ayıpsız misli ile değişimi talebinin kabul edilmesinin halihazırda dava konusu araçta herhangi bir sorun bulunmaması nedeniyle hukuken mümkün olmadığını, ihbar sürelerine uyulmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.Mahkememizce, talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenilmesine karar verilen davacı tanığı------Ben davacı şirkette 7 yıldan beri şoför olarak çalışıyorum. Mahkeme salonu önünde bekleyen diğer tanık ---------- kullanımına verilmek üzere davacı şirket tarafından davalılardan sıfır transit minibüs alınmıştır. Ancak araç alındığından beri arıza vermektedir. İş veren araçtaki arızanın kullanım ile alakalı olup olmadığını anlamak için bana da kullandırmıştır. Benim kullanımımda da aynı sorun ortaya çıkmıştır. Araç ekranında herhangi bir uyarı olmamasına rağmen sorun aracın hareket halindeyken tekleme yapması, ayağın gazdan çekilmediği durumda çekilmiş gibi etki yapması şeklindedir. Araçtan yoksun kalınan dönemde de bir kısım özel hastanelerin teslimatlarımız gecikmiştir ancak ne kadar zarar oluştuğunu muhasebe bilir, tanıklık ücreti istemiyorum dedi. " Şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce, talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenilmesine karar verilen davacı tanığı -------- ben davacı şirkette 2019 yılından beri şoför olarak çalışıyorum. Araç davalılardan satın alındıktan sonra doğrudan benim kullanımıma verilmiştir. Aracı bir süre kullandıktan sonra arıza ortaya çıktı. Ne kadar süre olduğunu hatırlamıyorum ancak bir kaç aylık bir süre idi. Araç seyir halinde iken tekleme, itme çekme şeklinde hareketler yapıyordu. Yine hareket halindeyken istop edebiliyordu. Ekranda anlık uyarı oluyor ancak servis kaydı göstermiyordu. İlgili aracı hastanelere medikal malzeme sevkiyatında kullanıyorduk. Satın alınan araç ile birlikte davacının toplam 3 kamyoneti olmuştur ve arıza nedeni ile teslimatlarda gecikme olmuştur. Bir kısım ürünlerin teslimini davacı kargo ile yapmak zorunda kalmıştır. Ancak zararın miktarını bilemem. Bunun dışında araç ile yolda kaldım. Çekici ile araç çekildi. Bunun gibi bir takım zararlar ortaya çıkmıştır. Yolda kaldığım esnada motor kendini korumaya almıştır. Dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce, talimat mahkemesince dinlenilmesine karar verilen davalı----- tanığı ---- Ben daval--------- makine teknisyeni olarak görev yapıyorum, ayıplı olduğu iddia edilen araçta herhangi bir ayıp yoktur, arıza tamamen kullanımdan kaynaklanmaktadır, partikül filtresi tıkanan araçlar ya hatalı yakıt kullanmışlardır ya da kısa mesafede soğuk motorla ve dur kalklı bir trafikte uzun süre kullanılmışlardır, dizel araçların kullanıcılarının bu durumu bilmesi gerekir zaten aracın kullanım klavuzunda bu husus yazar ve arıza göstergesi ışığı yanar, bu durumda kullanıcının aracı istop etmeden bir süre daha aracı kullanması gerekir, aksi takdirde partikül filtresi tıkanır ve motor bir süre sonra boğulma yaşar, biz de araç sahibinin şikayetlerinden dolayı partikül filtresini değişmesini tafsiye ettik kendileri bunu kabul etmediler ve aracın değişimini talep ettiler, bunun mümkün olmadığını ilettik, araç bir süre serviste kaldı ve tavsiyemiz doğrultusunda değişimi yaptılar, şu anda aracı kullanmaktadırlar, dolayısıyla araçta bir üretim hatası bulunmuyor arıza tamamen kullanımdan kaynaklanmaktadır, dedi. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizce, talimat mahkemesi aracılığıyla dava konusu araç üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, tarafların tüm iddia ve yazılı itirazlarının, dosya kapsamının, değişik iş dosyasının değerlendirilerek dava konusu araçtaki arızanın kullanım hatası mı yoksa ayıp mı olduğu, ayıp ise ayıbın gizli mi açık mı olduğu, ayıp ihbarının süresi ve usulüne uyulup uyulmadığı, ayıplı ise davacının zararının hesaplanması, davaya bu kapsamda davacının aracının öncelikle ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin uygun olup olmadığı, bu mümkün değil ise aracın yoksunluk bedelinin hesaplanması, davalıların söz konusu zarardan sorumlu olup olmadıkları hususlarının değerlendirilmesi açısından bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar aldırılmış olup alınan son raporda özetle; araç üzerinde yapılan incelemede araçta olduğu iddia edilen tekleme, güç kaybı veya devir düşümü şeklinde herhangi bir arızaya rastlanmadığını, araçtaki arızanın yakıt hattındaki basınç sensörü ve ------ giderilmiş olduğunu, araç 25.000 km'de iken bu hususun yaşandığı dikkate alındığında bu parçaların garanti kapsamında değişiminin yapılması gerektiğini, değişen parçaların araçta herhangi bir değer kaybı oluşturmayacağın, arızanın yaşanmasında kullanıcı hatasının bulunmadığını, aracın serviste kaldığı 119 günlük araç yokluk giderinin 35.700 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde; Dava davalı -----satın alınan aracın ayıplı olduğundan bahisle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve aracın arızalı olduğu döneme ilişkin davacının uğradığı kazanç kaybı zararının tazmini talebine ilişkindir.Mahkememizce, dava konusu araç üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, tarafların tüm iddia ve yazılı itirazlarının, dosya kapsamının, değişik iş dosyasının değerlendirilerek dava konusu araçtaki arızanın kullanım hatası mı yoksa ayıp mı olduğu, ayıp ise ayıbın gizli mi açık mı olduğu, ayıplı ise zararın belirlenmesi için bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Her ne kadar davalı---- husumet itirazı bulunsa da; ---- göre de; üretici-imalatçı firmanın araca garanti vermesi halinde diğer davalı satıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü gerekir. ---------. Tüm dosya kapsamında davalılardan ---- araca garanti vermiş olduğu anlaşılmakla husumet itirazı kabul edilmemiştir. ---------- sayılı kararında; "Davalılar ayıp ihbar sürelerine uyulmadığını ileri sürmüş olsalar da benimsenen bilirkişi raporunda, araçta bariz şekilde ve sürüşü etkileyecek biçimde olmaması gereken sağ çekme problemi olduğu, imalat hatası niteliğinde gizli ayıp olduğu, davacının aracı aldıktan sonra 10.02.2012 tarihinde araçtaki arızalar nedeniyle davalıya başvurduğu, bu başvurudan sonrada benzer şikayetlerle başvuruda bulunduğu gözetildiğinde ayıp ihbar sürelerine uyulmadığı yönündeki itirazların yerinde görülmediği" biçiminde ve ------------ sayılı kararında; " Dosya içindeki belgeler incelendiğinde davacının gizli ayıbın ortaya çıkmasından sonra aracı yetkili servise götürdüğü anlaşılmaktadır. Ayıbın ortaya çıkmasından sonra aracın yetkili servise götürülmesi ayıp ihbar şartının gerçekleştiğine karine teşkil eder. Mahkemece ihbarın süresinde yapıldığı kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe karar verilmesi doğru görülmemiştir." biçiminde vurgulandığı üzere somut olayda da davacının ayıbın ortaya çıkmasından sonra aracı defaatle yetkili servise götürdüğü anlaşıldığından mahkememizce ihbarın süresinde yapıldığı kabul edilmiştir.--------- da açıklandığı üzere; davacının seçim haklarının kullanılmasında objektif iyiniyet kuralları gözetilmelidir. Ürünün ayıpsız misli ile değişimi hakkaniyete aykırı olacağı durumlarda mahkeme tarafından takdir yetkisi kullanılarak ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım yönünde hüküm kurulması gerekir. Araçta değer kaybı olmaksızın parça değişimi suretiyle hasarın giderilebildiği durumlarda hakim tarafından hakkaniyet kuralları gereği ücretsiz onarım kararı verilmelidir. Dosya içerisindeki bilirkişi raporunun incelenmesinden, aracın hali hazırda herhangi bir arızasının bulunmadığı, davacının aracındaki belirtilen arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu fakat bu ayıbın yakıt hattındaki basınç sensörü ve------- değişimi ile giderilmiş olduğu, arızanın yaşanmasında kullanıcı hatasının bulunmadığı, aracın serviste kaldığı 119 günlük araç yokluk giderinin 35.700 TL olduğu arızanın ayıpsız misli ile değişimi gerektirecek nitelikte olmadığı, değişen parçaların araçta bir değer kaybı oluşturmayacağı, bu değişimlerin garanti kapsamında yapılmış olduğu anlaşıldığından ayrıca onarım bedeline ilişkin karar verilmeyerek, davanın kısmen kabulüne; 35.700,00 TL kazanç kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine şeklinde aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kısmen Kabulüne; 35.700,00 TL kazanç kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Karar harcı olan 2.438,66 TL'nin peşin harç olarak alınan 2.980,25 TL ile ıslah harcı 438,89 TL harçtan mahsubu ile kalan 980,48 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, Davacı tarafından yapılan 2.438,66 TL peşin harç ve 54,40 TL başvuru harç masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından dava nedeniyle yapılan 6.855,5 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden hesaplanan 1.216,32 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı-------- tarafından dava nedeniyle yapılan 198,95 TL yargılama giderinin reddedilen oranı üzerinden hesaplanan 163,65 TL'nin davacıdan tahsili ile davalı----------- verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve reddolunan oran üzerinden hesaplanan 234,19 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.085,81 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı, kararın, taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2024