İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/52 E. 2020/697 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/52
Karar No
2020/697

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/177 Esas KARAR NO :2024/702 DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ:27/09/2023 KARAR TARİHİ:19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin finans sektöründe faaliyet göstermekte olup, 02/09/2023 tarihinde, şirket merkezinin bulunduğu "...." adresinde tesisat borusunun patlaması sonucu meydana gelen su baskını neticesinde, saklamakla yükümlü olduğu bir kısım evraklarda (pasaport, kimlik, ıslak imzalı formlar vb.) zayiat meydana gelmiş olduğunu, müvekkili şirketin zemin katta bulunmakta olup, şirketin kapalı olduğu 02/09/2023 cumartesi ve takip eden pazar günü su baskını fark edilememiş, durumdan 04/09/2023 pazartesi sabahı haberdar olunduğunu, evrakların muhafaza edildiği bodrum katında meydana gelen su baskını nedeniyle iş yeri zarar görmüş, işyerinde bulunan başvuru formları, abonelik sözleşmeleri, taahhütnameler, nüfus cüzdan fotokopileri vb. bir kısım ticari belgeler zarar görmüş, kurutularak kurtarılabilenler dışında bir kısım belgelerin zayi olduğunu, müvekkili şirketin başta yurt içi ve yurt dışı ödeme hizmetlerini gerçekleştirecek ödeme kuruluşu faaliyetleri ile elektronik para hizmetlerini gerçekleştirecek elektronik para kuruluşu faaliyetleri olmak üzere, 6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ve mevzuat kapsamındaki sair hizmetleri yerine getirmekte olduğunu, müvekkili firmanın ödeme hizmetlerini gerek kendi bünyesinde, gerekse resmi temsilcilikler vasıtasıyla yerine getirmekte olup, temsilcilikleri vasıtasıyla verilen hizmetler neticesinde muhafaza edilmesi gereken evraklar (formlar, sözleşmeler, pasaport ya da kimlikler vb) şirket merkezinde muhafaza edilmektedir. Merkez Bankası ve BDDK müfettişleri tarafından yapılan yıllık rutin denetimlerde bu belgeler kontrol edilmekte, eksiklik bulunması halinde müvekkil firma yüksek miktarda cezalar ile karşı karşıya kalmakta olduğunu, firma çalışanlarının özverili çalışmalarıyla su baskınına maruz kalan evraklar titizlikle ayıklanmış, kurtarılabilen evraklar dışında kalanlar listelenmiş ve bu zayi olan evraklar ile ilgili yasal süresi içinde zayi belgesi verilmesi için Mahkemenize başvurulması zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; evraklara ilişkin tarafımıza zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, TTK 82.maddesine dayalı olarak açılan zayi belgesi verilmesine ilişkindir. TTK 82/7. Maddesi, "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmüne havidir. Mahkememizden verilen 29/09/2023 tarih ve 2023/... Esas 2023/... sayılı kararında; "Şirketin Fatih/İstanbul adresinde kurulu bulunduğu görüldüğünden TTK. 82/7. maddesi gereğince bu davaya bakma hususunda mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde, davacı şirketin "... finans sektöründe faaliyet gösterdiği, 02/09/2023 tarihinde, şirket merkezinin bulunduğu "..." adresinde tesisat borusunun patlaması sonucu meydana gelen su baskını neticesinde, saklamakla yükümlü olduğu bir kısım evraklarda (pasaport, kimlik, ıslak imzalı formlar vb.) zayiat meydana geldiği, şirketin kapalı olduğu 02/09/2023 cumartesi ve takip eden pazar günü su baskınının fark edilemediği, durumdan 04/09/2023 pazartesi sabahı haberdar olunduğunun..." beyan edildiği, davacının 04/09/2023 tarihinde, davaya konu ticari kayıt ve belgelerinin zayi olduğunu kesin olarak öğrenmiş bulunduğu, davanın 27/09/2023 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle, TTK 82/7 maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından, (İstanbul BAM 13.HD.,25/06/2020 T., 2020/52 E.-2020/697 K.) hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE..." karar verildiği, Kararın davacı tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 01/02/2024 tarih, 2023/1952 esas ve 2024/137 karar sayılı ilamıyla; "... HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; TTK'nun 82/7 fıkrası kapsamında zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından zıyaa hadisesinin öğrenildiği iddia olunan tarih ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, 6102 Sayılı TTK'nun, 01/07/2022 tarih ve 7417 Sayılı Kanunun 55 inci maddesi ile değişik 82/7 fıkrası uyarınca; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğraması halinde, tacirin zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu davanın hasımsız açılır ve mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını emredebilir. Davacının, su baskını ve zıyaa durumundan haberdar olduğunu iddia ettiği tarih 04/09/2023 olup, bu tarihten itibaren işlemeye başlayan otuz günlük hak düşürücü süre 27/09/2023 dava tarihi itibariyle henüz dolmadığından, ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, on beş günlük hak düşürücü sürenin dolduğundan bahisle davanın reddedilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. TTK'nun ticari defter ve belgelerin saklanması ve ibrasına yönelik 82 maddesinin 1 inci fıkrasında tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin neler olduğu sayılmıştır. Buna göre; tacir ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, alınan ticari mektupları, gönderilen ticari mektupların suretlerini, TTK'nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri,sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür. Aynı maddenin 2 inci fıkrasında; ticari mektupların, bir ticari işe ilişkin tüm yazışmalar olduğu hüküm altına alınmıştır. TTK'nun 64/1 fıkrasına göre tacir; ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir. TTK'nun 82/5 fıkrası uyarınca; aynı maddenin birinci fıkrasında öngörülen belgelerin saklanma süresi on yıldır. Davacı vekilinin dilekçesi ekinde, zayi olduğunu iddia ettiği evrak listesini içerir dilekçe sunduğu görülmüş olup, mahkemece yapılması gereken iş listedeki evrakın mahiyetinin davacı vekilince somutlaştırılmasının sağlanması ve öncelikle zayi belgesi istemine konu bu belgelerin yukarıdaki düzenlemeler çerçevesinde tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgeler arasında bulunup bulunmadığının belirlenmesi, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması, evrakın saklanması gereken belgeler arasında bulunduğunun tespiti halinde davacının evrakın saklanması için gereken tüm özeni gösterip göstermediğinin, evrakın saklandığı yerde gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının, evrakın kurtarılma imkanının bulunup bulunmadığının özenle saklama yükümlülüğü yerine getirilmesine rağmen ziya hadisesinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin buna göre zayi belgesi verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığının, yine gerekli görülmesi halinde mahallinde keşif yapılarak tespiti ve sonucuna göre bir karar verilmesidir. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda, işin esasına girilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi 29/09/2023 tarih ve ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE..." karar verildiği, İstinaf kaldırma kararı sonrası, mahkememize gelen dosyanın ... Esas sayıya kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 26/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...1.Vergi Usul Kanununa göre tutulması zorunlu olan dava konusu belgelerin yapılan tespitler neticesinde zayi olmadığı, belgelerin üzerindeki bilgilerin açık ve okunur şekilde olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin su baskını nedeniyle zayi olduğunu iddia ettiği 343 kalem belge için zayi belgesi verilmesini talep ettiği, bu belgelerin içeriğini açıklamadığı, istinaf kaldırma kararı doğrultusunda belgelerin TTK82/1 . maddesinde tacirlerin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığının anlaşılması için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, bilirkişinin yerinde inceleme yaptığı ve zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin zayi olmadığını tespit ettiği gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85-TL. harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/52, K. 2020/697, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-52-e-2020-697-k-a391f2961603