İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/47 E. 2020/231 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/47
Karar No
2020/231
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/47 Esas KARAR NO : 2020/231

DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/01/2020 KARAR TARİHİ : 18/06/2020

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacının babası müteveffa ...'in ... tarihinde, kullandığı kredi doğrultusunda karşı taraf ile ... poliçe numaralı ... TL teminat bedelli hayat sigortası sözleşmesi yaptığını, ... tarihinde ise vefat ettiğini, davacı tarafından babasının vefatı nedeni ile davalı şirketten sigorta poliçesi doğrultusunda bahse konu sigorta tazminatının ödenmesinin talep edildiğini, davalının ... tarihli ... sayılı yazı ile poliçe tarihinden önce sigortalı müteveffanın kalp rahatsızlığının olduğunu, bu rahatsızlığın bilindiği ancak kendilerine bir bildirim yapılamadığı gerekçesi ile bahse konu talebi reddettiğini, davalının bahse konu talebi reddetmesinin hukuki dayanağının olmadığını, müteveffa tarafından bildirilmesi gereken bir kalp rahatsızlığı bulunmadığını, bahse konu tazminatın ödenmemesi taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, rahatsızlığının olmadı hususu bilirkişi raporu ile tespit edilebileceğini, ... tarihinde zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ... tarihli arabuluculuk tutanağı düzenlendiğini, hukuka aykırı olarak davacıya ödenmeyen ... TL bedelli sigorta tazminatının ... TL' sinin tahsili için işbu davayı açtıklarını, davalarının kabulü ile ... poliçe numaralı hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan ve davalı tarafından haksız bir şekilde ödenmeyen ... TL sigorta tazminatının fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik ... TL' sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, vekalet ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davanın hayat sigortasına ilişkin olduğunu bu nedenle 6502 Sayılı Tüketici Kanunu gereğince davaya bakmakla görevli mahkemenin ... Tüketici Mahkemesi olduğunu, yetki itirazları bulunduğunu, müteveffa sigortalının ne sözleşme yapılırken ne de sonraki süreçte şirketlerine mevcut kalp hastalığı ile ilgili bilgi vermediğini, buna göre rizikonun gerçekleşmesinden sonra bilgi verme yükümlülüğünün ihlali sebebiyle gerçekleşen riziko arasında illiyet bağı varsa tazminat ödenmeyeceğini, müteveffanın ölüm sebebinin kalp hastalığı olup, hayat sigortası kurulmasından evvelde bu hastalığının mevcut olduğunu, bu durumun alınan raporlarla da ortaya çıktığı ve illiyet bağı kurulduğunu, bu sebeplerle öncesinde beyan edilmeyen, bilgi verilmeyen hastalık nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. DELLİLLER: Dosyada deliller toplanmış, davalı sigorta şirketine müzekkere yazılmış ve müteveffa ... kurumları arasında imzalanan Hayat Sigortası poliçesi ve bu poliçeye ilişkin tüm bilgi ve belgeler celp edilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, hayat sigortasından kaynaklanan vefat tazminatının tahsili istemine ilişkindir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesi, tüketici işleminin kapsamını esaslı biçimde değiştirmiş, aynı Kanunun 83/2. maddesi ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme yapılması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." diyerek kanunun uygulama alanını daha da genişletmiştir. 6502 sayılı Kanunun 3. maddesinde “Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi kapsar.” şeklinde yeniden tanımlanmıştır. Bu hüküm mülga 4077 sayılı Kanunun 3/h bendindeki tüketici işlemi tanımından daha kapsamlıdır. Bundan böyle 6502 sayılı Kanunun tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile içeriği az yukarda yer alan 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle yukarda sayılan sözleşme ve işlemler tüketici mahkemesinin görev alanına girmiştir. Nitekim 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu tür davaların Tüketici Mahkemesinde görülmesi yönünde Yargıtay emsal kararlar vermiştir. Bunlardan bazıları şu kararlardır: ".... davanın 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Yasadan sonra açılmasına, 6502 Sayılı Kanun'un 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davalı tüketici konumunda olup davacı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinin anlaşılmasına ve temyizin sadece göreve dair olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA............ oybirliğiyle karar verildi." YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2016/10309 K. 2016/10552 T. 17.11.2016 "Somut olayda davacılar, mirasbırakanlarının, dava dışı ...'den kredi kullandığı, bu sebeple davalı tarafından hayat sigortası yapıldığı, mirasbırakanlarının vefatı sebebiyle ödenmesi gereken tazminatın davalı tarafça ödenmediği iddiasıyla, tazminatın tahsiliistemiyle dava açmışlardır. Dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu nazara alındığında, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir." YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ E. 2016/11936 K. 2016/11474 T. 29.11.2016 Tüm dosya kapsamı yukarıdaki kanun maddeleri ve emsal kararlar ışığında değerlendirildiğinde; sigorta sözleşmesi, sigortacı ile sigortalı veya külli halefleri arasındaki tüketici işlemidir. 28/05/2014 tarihinden sonra söz konusu kişiler arasında açılacak davalar tüketici davası olup tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. ... tarihinde açılan bu dava yönünden mahkememiz görevsiz olduğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; Davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Nöbetçi Antalya Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Yargılama harç ve masraflarının görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/47, K. 2020/231, T. 18.06.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-47-e-2020-231-k-956b04344a55