İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/321 E. 2020/711 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/321
Karar No
2020/711
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/321

KARAR NO : 2020/711

DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı )

DAVA TARİHİ: 17/06/2019

KARAR TARİHİ: 24/12/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; Davalı sigorta tarafından kasko sigortası ile sigortalı olan müvekkiline ait ... plakalı aracın 16/02/2019 tarihinde seyir halindeyken gerçekleşen trafik kazası neticesinde araçta yüksek maddi hasar meydana geldiğini, müvekkili aracın kaza tarihi itibarı ile davalı şirket tarafından kasko sigortalı olduğunu, sigorta şirketlerinin motorlu aracın neden olduğu riziko nedeniyle gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, gerçek zararın, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik ücreti olduğunu, bu nedenlerle 10.000 TL nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş dosyası kapsamında tespit yargılama giderleri ile tespit vekalet ücreti ile iş bu davada yapılacak yargılama giderleri içierisinde değerlendirilmesi ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılması zorunlu olmayan ihtiyari nitelikte olan kasko sigorta sözleşmesi mevcut olduğunu, dolayısıyla, davaya konu edilen araçtaki hasarın hesaplanma biçimi de, yine taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinde hüküm altına alınan genel ve özel şart ile klozlar ve muafiyetlere dair hükümler çerçevesinde değerlendirilerek yapılması gerekirken aksi şekilde yapılan tespitlerin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın tacir olduğunu, davacı tarafın riziko gerçekleştikten sonra üzerine düşen ihbar yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğu tespit edilmekle, müvekkili şirketin tazminat ödeme borcunun da ortadan kalktığının sabit olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan müracaatının, kazanın üzerinden uzun zaman geçmesinden ve müvekkili şirketin yokluğunda delil tespiti uygulanmış olmasından sonra yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacı tarafından talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihinin de kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Görevsizlik kararı : İzmir ... Tüketici Mahkemesi'nin 18/02/2020 tarih ... Esas sayılı dosyasında ; "Taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesine konu ... plakalı aracın davacı adına kayıtlı olduğu, aracın trafik kayıtlarında kullanım amacı hususi ve kullanım şekli yolcu nakli olarak geçmekte ise de, davalı araç maliki sigortalının ticari şirket olduğu, tüketici konumunda olmadığı, yasadaki tüketici tanıma uymadığı, davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olmadığı anlaşılmıştır. Böylece trafik kazasında davacı aracında meydana gelen hasarın, kasko sigortacısı davalıdan tazminin istenmesi, davacı ve davalının tacir olması, tacirler arasındaki uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması, davacı şirkete ait sigortalı aracın hususi olmasının, davacı şirketi tüketici konumuna getiremeyecek olması karşısında, mutlak ticari nitelikteki davaya bakmakla Asliye Ticaret mahkemesinin görevli olduğuna kanaat getirilmiş olup, çekişmenin niteliği, tarafların sıfatı, taraf dilekçelerindeki iddia/olay ve deliller itibarı ile yargılamada İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir" gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.

Trafik Kaydı: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde davacı şirkete ait olduğu, davacıya ait ... plakalı araç üzerinde ... Bankası A.Ş. Lehine rehin kaydı bulunduğu görülmüştür.

... Bankası A.Ş. vekilinin 07/08/2020 tarihli yazılı beyanı: müvekkili bankanın araç üzerinde daini mürtehin hakkına sahip olduğunu, hasar tazminatının davacı şirkete ödenmesine muvafakat etmediklerini bildirmiştir.

DAVA; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nun 1453. maddesi uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1406. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Yine TTK'nun 1456/1. maddesinde "Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder" düzenlemesine; 1456/2. maddesinde ise "Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi uyarınca, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gereklidir.

Söz konusu yasal düzenleme karşısında, somut olayda dava konusu araç üzerinde dava dışı ... Bankası lehine rehin hakkının mevcut olduğu, bu durumda öncelikle talep ve dava açma hakkının rehin hakkı sahibinde olduğu, bir dava şartı olarak aktif dava ehliyeti olan davacı sıfatının da rehin hakkı sahibinde olduğu, buna karşın daini mürtehinin muvafakati halinde bu şartın yerine getirilmiş sayılacağı gözetilerek dava dışı daini mürtehin bankadan davacı sigortalı tarafından açılan davaya muvafakati olup olmadığı sorulmuş, dava dışı banka sigorta bedelinin davacı şirkete ödemesine ve davaya muvafakatleri olmadığını bildirdiği, davacının verilen kesin süreye rağmen rehnin kaldırıldığına ilişkin belgeyi dosyaya sunmadığı anlaşıldığından davacının davasının aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının davasının aktif husumet yokluğundan REDDİNE,

2-Maktu red harç tutarı olan 54,40 TL ile başvuru harcı olan 44,40 TL olmak üzere toplam 98,80 TL harcın davacı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.

3-Dava reddedildiğinden davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.

4-Dava reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.

5-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.

ilişkin, taraflar vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2020

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/321, K. 2020/711, T. 24.12.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-321-e-2020-711-k-43b2083a2e98