İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/296 E. 2022/596 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/296
- Karar No
- 2022/596
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/428 Esas KARAR NO : 2024/10 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/07/2015 KARAR TARİHİ : 15/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava dilekçesi özetle şöyledir: " müvekkilinin 13/11/2014 tarihinde ... köprüsü üzerinde motosikleti ile seyir halinde iken, önünde seyreden ve davalılardan ...’in sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı otomobilin, köprüyü 50 metre kadar geçtikten sonra aniden durduğunu ve ön sağ kapısı açılarak araçtan biri indiğini, aracın aniden durup içinden bir şahsın çıkması üzerine sağdan ilerleyen müvekkilinin durmaya çalıştığını, ancak ani gelişen olayın etkisiyle duramadığını ve aracın açılan kapısına çarparak bariyerlere savrulduğunu, meydana gelen kaza sonucu müvekkilinin vücudunun çeşitli yerlerinde (el ve ayak parmaklarında) kırıklar oluştuğunu, 29.01.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda müvekkilinin vücudunda oluşan kırıkların basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede olduğunun belirtildiğini, ... Eğitim ve Araştırma Hastahanesi’nin 17.11.2014 tarihli epikriz raporununda bu durumu doğrular nitelikte olduğunu, müvekkilinin kemik kırıkları sebebiyle ameliyat edildiğini ve 3 gün hastahanede kaldığını, taburcu edildikten sonra da kontrolleri ve iyileşme süreci devam ettiğinden kendisine tekrar tekrar uzun süreli geçici iş göremezlik raporları verildiğini, müvekkilinin 3 aydan fazla maaşından yoksun kaldığını, ... 27. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ...Esas sayılı dosya ile görülen kamu davası açıldığını, bu davaya ait dosya münderecatından, kazaya ve müvekkilin yaralanmasına sebebiyet veren davalı ... idaresindeki ... plaka numaralı aracın diğer davalı ... adına kayıtlı bulunduğunun anlaşıldığını, aracın, kazanın vuku bulduğu tarihi kapsayan zorunlu mali mesuliyet sigortasının ...Sigorta A.Ş. tarafından, sağlandığını, bu nedenlerle; 5.000.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek kanuni faizi İle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsılen tahsiline, 8.000.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.11.2014 tarihinden itibaren işletilecek kanuni faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir..." CEVAP: 04/09/2015 tarihli cevap dilekçesi özetle şöyledir: " Öncelikle dava dilekçesinde belirtilen ... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından düzenlenmiş bir poliçesi bulunmamaktadır. Kaza tespit tutanağında ise kazaya karışan aracın plakası ... olarak gözükmektedir. Plakanın netleşmesi ve aynı zarar aracın işleteni tarafından tazmin edilmiş olabileceğinden ve müvekkilin tazmini davacı yan lehine sebepsiz zenginleşme teşkil edebileceğinden iş bu davanın, söz konusu aracın işleteni ve sürücüsü ihbar zorunluluğu doğmuştur. Davanın sigorta ettiren ...'a ihbarını talep ediyoruz. Davacı taraf, delil listesinde yazılı bulunan delilleri tarafımıza tebliğ etmemiştir. Deliller tarafımıza tebliğ edilene kadar delillere cevap verme ve karşı delil sunma hakkımızı saklı tutuyoruz. Maluliyet ve maluliyetin kaza ile illiyetinin olup olmadığına varsa ne oranda olduğuna dair Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına karar verilmesini talep ederiz. Dava konusu olay ticari iş niteliğinde olmadığından davacı vekilinin avans faizine yönelik taleplerinin reddi gerekmektedir. Üstelik, müteveffanın gelirinin; maaş bordrosu; banka kayıtları yahut vergi levhası gibi resmi kayıtlarla ispatlanması gerekmektedir. Davacı yanın gelire ilişkin iddiaları hiçbir şekilde belgeye dayalı olmayan; ispattan yoksun iddialar olup; gelirin ispatlanamaması karşısında asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerekmektedir.Kaldı ki; yasanın hükümleri "tedavi giderlerinden SGK sorumludur" şeklinde açıktır. SGK yayınladığı Genelge'lerde sorumluluğunu kabul etmektedir. Müvekkil şirket tarafından 6111 sayılı yasa gereği Sosyal Güvenlik Kurumuna 250.611.619,39 TL tedavi gideri prim aktarımı yapılmıştır. Bir yandan primleri SGK'ya aktarıp diğer yandan da sorumluluğun devam etmesi gibi bir durum sigortacılık mantığıyla uyuşmayacağı gibi yasada güdülen amaca da aykırıdır. Tedavi giderleri anılan yasa hükümleri ve prim aktarımı gereği SGK'nın sorumluluğunda olduğundan trafik poliçesi teminatı dışındadır. Bu nedenle tedavi giderine ilişkin taleplerin hiçbir şekilde kabulü mümkün değildir. Trafik sigortası yalnızca kişinin uğradığı bedensel zarar nedeniyle hesaplanacak maluliyet kaynaklı bedensel zararını kapsamakta olup, bunun haricindeki dolaylı zararlar, tedavi giderleri ve bilimum munzam zararın müvekkil şirketten talep edilmesi usul, yasa ve genel şartlar gereği mümkün değildir..." 18/09/2015 tarihli cevap dilekçesi özetle şöyledir: "Davacı dava dilekçesi ile 13.11.2014 tarihinde ... üzerinde motorsiklet ile seyir halinde iken önünde seyreden davalı ... araç ile aniden durması sonucunda ön sağ kapısının açılarak araçtan birisinin indiğini kendisinin durmaya çalışmasına rağmen duramayarak açılan kapıya çarptığını, ardından savrularak bariyerlere de çarpması sonucunda vücudunda kırık meydana geldiğini Tedavi süresince üç ay maaşından yokusun kaldığını davalı müvekkilin olayda kusurlu olduğunu, Bu kaza dolayısı ile uğramış olduğu 5.000 TL maddi 8.000TL manevi tazminatın tahsilini talep etmekle mahkemenizde dava açmıştır. Müvekkilin kazanın meydana gelmesinde her hangi bir kusuru bulunmamaktadır. Kaza Müvekkilin aracındaki üçüncü şahsın yavaşlamış olan araçtan aniden inmek için aracın sağ ön kapısını açması ve tedbirsiz yaklaşan motosiklet sürücüsünün araç kapısına çarpması sonucu ortaya çıkmıştır. Müvekkil ... isimli şahsı aracına bindirmiştir. Şahıs araçta iken uyuşturucu madde kullanmaya başlamış bunun üzerine müvekkil şahsı arabadan indirmek üzere dörtlülerini yakarak sağa yanaşmıştır. Araç henüz durmadan ... ismindeki bu şahıs araç kapısını açmış ve kendisini dışarı atmıştır. Davacı motorsikleti ile tedbirsiz bir şekilde gelirken de açılan kapıya çarpmış ve kaza vukua gelmiştir. Kaza üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana gelmiştir. Araç durmadan kapıyı aniden açan üçüncü şahıs kazaya neden olmuştur. Davacı da tedbirsiz davranmıştır. Trafik kazasının Kazanın Üçüncü Kişinin Ağır Kusurundan İleri Geldiğini halleri karayolları trafik kanunu araç sürücüsü ve işleten açısından sorumluluğu kaldıran neden olarak öngörmüştür.Yüksek mahkemenin bu konudaki yerleşmiş içtihatları da üçüncü kişilerin ağır kusuru ile kazaya neden olması hallerinin ispatını işleten ve sürücü açısından kurtuluş beyyinesi olarak telakki etmiştir. Kazanın oluşumunda davacı da kusur sahibidir. Davacı ... 27.asliye Ceza Mahkemesin’nin ...E sayılı ceza dava dosyasının yargılaması ile ilgili olarak 26.06.2015 tarihli oturumda vermiş olduğu beyanında “Orada emniyet şeridi yoktu, sadece bir motosikletin geçebileceği kadar yer vardı” demiştir. Sadece bir motosikletin geçebileceği bir yer söz konusu ise davacının bu dar alandan geçerken çok dikkatli olması ve hızını azaltması gerekirdi. Davacı hızlı bir şekilde geçmiş ve çarpmanın etkisi ile bariyerlere savrulmuştur. Davacı da olayın gerçekleşmesinde tedbirli davranmayarak kusuru ile kazanın oluşumuna katkıda bulunmuştur. 5-Diğer taraftan davacı SGK kapsamında çalışan bir şahıstır. Sağlık gideri ve maaştan yoksun kalma iddiası haklı değildir. SGK tarafından bu sağlık giderleri ve maaşı ödenmektedir. Davanın kusuru ile olaya neden olan ... isimli şahsa ihbarı talep olunmaktadır..." DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.HD.'nin 29/03/2022 tarih ve 2020/296E. 2022/596K.sayılı kaldırma kararı üzerine Mahkememizce tarafların davaya konu trafik kazasında kusur oranlarının tespiti için Üçlü heyetten rapor alınmasına karar verilmiş olup, ... plakalı araç sürücüsü ...'in; dikkatsiz, kontrolsüz ve trafiği tehlikeye düşüren sorumsuz davranışı ile, K.T.K.'nun47/d, 56/d ve 59. Maddelerinde belirtilen kural ve yasaklara uymadığından, 450 (Yüzde Elli) oranında 1. Derecede kusurlu olduğu, K.T.K'nun 85. Maddesine göre; araç işleteni ...'ın aynı kusur oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, Yolcu ...'ın; dikkatsiz, kontrolsüz ve trafik güvenliğini tehlikeye düşüren sorumsuz davranış ile, K.T.K'nun 47/d maddesinde belirtilen kural ve yasağa uymadığından, 2. Derecede % 30 (Yüzde Otuz) oranında kusurlu olduğu, ...plakalı Motosiklet sürücüsü ...'ın; dikkatsiz, kontrolsüz ve tedbirsiz davranışı ile, K.T.K.'nun 52/b maddelerinde belirtilen şart ve zorunluluklara yeterince uymadığından %20 (Yüzde Yirmi) oranında kusurlu olduğu, yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce davacı ...'in davaya konu trafik kazası nedeni ile yaralanması sonucu iyileşme (işgöremezlik) süresinin ve maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığın'dan rapor alınmasına karar verilmiştir.... oğlu 1987 doğumlu ...’ın 13/11/2014 tarihinde geçirmiş olduğu motosiklet kazasına bağlı arızası nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle%8,1(yüzdesekizvirgülbir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin motosiklet kazası tarihinden itibaren 3 (üç) ay olduğu şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Mahkememizce davacının maddi tazminat talepleri hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 20/01/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir: "Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 13.11.2014 tarihinde meydana trafik kazasında davacının 9020 kusuru dışında kalan davalıların müteselsilen 9680 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre olayda yaralanarak malul kalan davacı ...'ın; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının - 1776,74 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait 968,1 maluliyeti ile ilgili maddi zararının £ 302.476,27 TL. Olduğu, Davacının maddi zararları poliçe limitini aştığından sigorta şirketinin sorumluluğunun 268.000,00 TL.lık limit ile sınırlı olacağı, Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığı, Sigorta şirketinin 06.07.2015 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, davalı işleten bakımından ise herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüdün 13.11.2014 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, Sigortalı aracın kullanım amacı hususi olarak gözükmekte olup, dava dilekçesinde kanuni faiz talebinde bulunulduğu, Davacı vekili tarafından verilen 11.02.2019 tarihli dilekçe ile BAM kararından önce düzenlenen 15.01.2019 tarihli rapora karşı bir diyeceğimiz yoktur, bilirkişi raporu ile talep edilebilir gerçek miktar ortaya çıkmıştır denerek rapor doğrultusunda dava ıslah edilmiştir. Her ne kadar ilk davanın reddedilmesi nedeniyle yeniden alınan kusur raporu doğrultusunda işbu raporda güncel asgari ücretlere göre yeniden hesaplama yapılmış ise de; Davacı tarafça itiraz edilmeyerek kabul edilen 15.01.2019 tarihli raporda belirlenen maddi zarar tutarlarının davacı bakımından kesinleşip kesinleşmeyeceği ve buna göre Sayın Mahkemece verilecek kararda 15.01.2019 tarihli raporda belirlenen 666,28 TL.lık geçici iş göremezlik, 30.402,32 TL.lık sürekli iş göremezlik zarar tutarlarının aşılıp aşılmayacağı hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın mahkemeye ait bulunduğu, sonuç ve kanaati ile tarafımdan tanzim olunan işbu EK raporu saygı ile arz ederim..." 23/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir: "Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 13.11.2014 tarihinde meydana trafik kazasında davacının 9020 kusuru dışında kalan davalıların müteselsilen 9680 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre olayda yaralanarak malul kalan davacı ...'ın; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının £ 1776,74 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait 968,1 maluliyeti ile ilgili maddi zararının £ 302.476,27 TL. Olduğu, Davacının maddi zararları poliçe limitini aştığından sigorta şirketinin sorumluluğunun 268.000,00 TL.lık limit ile sınırlı olacağı, Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığı, Sigorta şirketinin 06.07.2015 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, davalı işleten bakımından ise herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüdün 13.11.2014 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, Sigortalı aracın kullanım amacı hususi olarak gözükmekte olup, dava dilekçesinde kanuni faiz talebinde bulunulduğu, Davacı vekili tarafından verilen 11.02.2019 tarihli dilekçe ile BAM kararından önce düzenlenen 15.01.2019 tarihli rapora karşı bir diyeceğimiz yoktur, bilirkişi raporu ile talep edilebilir gerçek miktar ortaya çıkmıştır denerek rapor doğrultusunda dava ıslah edilmiştir. Her ne kadar ilk davanın reddedilmesi nedeniyle yeniden alınan kusur raporu doğrultusunda işbu raporda güncel asgari ücretlere göre yeniden hesaplama yapılmış ise de; Davacı tarafça itiraz edilmeyerek kabul edilen 15.01.2019 tarihli raporda belirlenen maddi zarar tutarlarının davacı bakımından kesinleşip kesinleşmeyeceği ve buna göre Sayın Mahkemece verilecek kararda 15.01.2019 tarihli raporda belirlenen 666,28 TL.lık geçici iş göremezlik, 30.402,32 TL.lık sürekli iş göremezlik zarar tutarlarının aşılıp aşılmayacağı hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın mahkemeye ait bulunduğu, sonuç ve kanaati ile tarafımdan tanzim olunan işbu 2.EK raporu saygı ile arz ederim..." Tüm delillerin incelenmesi sonucunda; 13.11.2014 günü saat 14:00 sıralarında davalı ...'ın kayden maliki olduğu davalı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı kamyoneti ile O-1 çevre yolunun kuzey yan yolundan Okmeydanı yönünden ... seyri esnasında ... köprüsünü geçtikten sonra yanındaki yolcu ...'ı indirmek üzere yavaşladığında, yolcunun aracın sağ kapısını açması esnasında, kamyonetin arkasında aynı yönde, yönetimindeki ... plakalı motosikleti ile seyretmekte olan davacı ...'ın motosikleti ile kamyonetin açılan kapısına çarpıp bariyerlere doğru savrulmasıyla, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazada davacı ...'un %20 davalıların %50 oranında kusurlu olduğu, teselsül hükümlerine göre davadışı ...'ın %30 kusurundan davalılarında sorumlu olduğu , ...Tıp Fakültesi Hastanesi'nin yukarıda özetlenen raporundan işçi olan davacı ...'in kaza sonucunda %8,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği anlaşılmış olup, tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda yukarıda özetlenen ve mahkememizce benimsenen aktüerya bilirkişisi raporunda yapılan hesaplamaya göre kaza tarihinde kalıcı iş göremezlik nedeni ile 30.402,32 -TL, 666,28 TL geçici iş görmezlik maddi tazminat talebinde haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu durumda 6098 sayılı TBK 49. ve 2918 sayılı KTK'nun 85 maddeleri uyarınca davalı araç mâliki , araç sürücü ve ZMM sigortası ile sigortalısı davalı şirketin kusur oranına göre gerçek zarardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Sigorta şirketinin zarardan sorumluluğu temerrüt tarihinden ve poliçe limiti ile sınırlı olup, sigorta şirketinin temerrüt tarihi 2918 sayılı yasanın 98 ve 99. maddelerine göre belirlenmelidir. Sigorta şirketinin dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyaya delil sunulmamıştır. Sigorta şirketi yönünden somut olayda temerrüt ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu anlaşılmıştır. Davalı araç mâliki ile kazaya karışan davalı sürücü yönünden ise faiz başlangıç tarihi kaza tarihi olan 13.11.2014 'tür. Somut olayda 6098 sayılı TBK 56/2 maddesi hükmüne göre hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği, davacının açıklandığı üzere meydana gelen kaza neticesinde kalıcı işgöremez şekilde yaralandığı, uzun süre tedavi olduğu anlaşılmakla tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları ile olayın meydana geliş şekli, kusur durumu ve hakkaniyet kuralları dikkate alınarak davacının manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır Davacı taraf dava dilekçesi talep netice kısmında kalıcı iş görmezlik ve geçici iş görmezlik taleplerini açıklamamışsa da bozma öncesi vermiş olduğu ıslah dilekçesinde geçici ve kalıcı iş görmezlik talepleri yönünden ayrı ayrı ıslah yaptığından hüküm kısmında ayrı ayrı tazminata hükmedilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-A)Davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, 30.402,32-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, uygulanacak faizin davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihi olan 06/07/2015 tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 13/11/2014 tarihinden itibaren işletilmesine, 666,28-TL geçici iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, uygulanacak faizin davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihi olan 06/07/2015 tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 13/11/2014 tarihinden itibaren işletilmesine, B)Davacının manevi tazminat talebinin kabulüne, 8.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Maddi tazminat yönünden; -Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.122,30TL karar harcından, 490,41TL peşin harç ve ıslah harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 1.631,89TL'nin davalılar ..., ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 27,70Tl başvuru harcı, 490,41TL peşin harç ve ıslah harcı, 4,10TL vekalet harcı, 6.350,00TL bilirkişi ücreti, 988,20TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 7.860,40TL'nin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 3-Manevi tazminat davası yönünden; -Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 546,50TL karar harcının davalılar ... ile ...'dan alınıp hazineye gelir kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 8.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'dan alınıp davacıya verilmesine, -Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı ... vekillerinin yüzlerine karşı diğer tarafların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır