İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/191 E. 2021/454 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/191
Karar No
2021/454
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/191 Esas KARAR NO : 2021/454

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/06/2020 KARAR TARİHİ : 06/07/2021

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonunda, İSTEM: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Müvekkili kurumun hizmet alımı işinin ihale edilmesi neticesinde ihaleyi alan davalı şirketin ihale dokümanı gereğince müvekkili kuruma hizmet verdiğini, ihaleye konu işi ihale dokümanı gereğince dava dışı işçi gibi işe aldığı işçiler eliyle tamamladıklarını, davalı şirket tarafından işe alınan ve çalıştırılan dava dışı işçi ... tarafından müvekkili idareye karşı açılan Antalya ... İş Mahkemesi’ nin .../... Esas sayılı dosyası ile açılan davanın yargılaması neticesinde mahkemenin ... tarih ve .../... Karar sayılı ilamı ile işçi lehine kıdem tazminatı, işçilik alacakları ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, bu kararın müvekkili idarece yatırılmak suretiyle istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, istinaf incelemesi neticesinde başvurunun esastan reddine karar verildiğini, bu ilam üzerine dava dışı işçi ... tarafından Antalya ... İcra Müdürlüğü’ nün .../... Esas sayılı takip dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, müvekkili kurumca bu ücretlerin ödenmek zorunda kalındığını, çalışan işçilerin alacaklarından, tazminatlarından ve işçiyi iade etmekten ihaleyi alan ve işi yapan davalı şirketin sorumlu olduğunu, bu nedenlerle dava dışı işçi ...’ e ödenen kıdem tazminatı, işçilik alacakları, yargılama giderleri, vekalet ücretlerinin alt işveren konumunda bulunan davalı şirketten rücuen tazmini istemi ile ... TL’ nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren; ... TL istinaf karar harcının ödeme tarihi olan ... tarihinden, ... TL İstinaf karar harcı, istinaf kanun yoluna başvurma harcı, bakiye karar harcının ödeme tarihi olan ... tarihinden, toplamda ... TL’ nin arabuluculuk yoluna başvuru tarihi ile ödeneceği tarihe kadar işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tazminine, anılan bedelin tahsil edilememesi halinde müvekkil kurumun telafisi imkânsız zararlara uğrama tehlikesinin bulunması ihtimaline binaen teminatsız olarak davalı şirketlerin malvarlığına, menkul ve gayrimenkul mallarına 3. kişilerde bulunan hak ve alacaklarına, trafik tescil ve tapu kayıtlarına dava konusu edilen alacak miktarı kadar ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketler üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. YANIT: Davalı tarafa dava dilekçesi, tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından cevap dilekçesi dosyaya ibraz edilmemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçi ...'e davacı tarafça Antalya ... İş Mahkemesi'nin .../... esas .../... karar sayılı ilamı doğrultusunda ödenen işçilik alacak bedeline yönelik olarak rücuen alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamında ihale şartnameleri, sözleşmeler, Antalya ... İş Mahkemesi'nin .../... esas .../... karar sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş, dava ile ilgili tüm kanıtlar toplanmıştır. Antalya ... İş Mahkemesi'nin .../... esas .../... karar sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ...'nden iş sözleşmesinin haklı nedenle feshine bağlı olarak hak kazandığını belirtiği tazminat ve işçilik alacaklarının tahsili istemiyle davanın açıldığı, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın İstinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Somut olayda davacı tarafın iddiası; davacı şirketin üst işveren konumunda olduğu belirtilerek dava dışı ...'e ödenen işçilik alacağı bedellerinden davalı yüklenici yüklenici firmanın sorumlu olduğu hususlarına dayanmaktadır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 21/04/2016 tarih, 2016/7178 Esas, 2016/11227 Karar sayılı emsal içtihadında; "...4857 Sayılı Yasanın 112. Maddesinde 6552 Sayılı Yasanın 8. Maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca işçinin kıdem tazminatlarından son çalıştığı asıl işverenin sorumlu olduğu belirtilmiş ise de; yasanın bu hükmü işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte değildir. Bu hükmün aksi yönünde taraflar her zaman sözleşme düzenleyebilirler..." hususlarına yer verilmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 19/12/2017 tarih, 2015/34351 Esas, 2017/12705 Karar sayılı emsal içtihadında da; "...Dava dışı işçinin davalılar işçisi olarak çalıştığı süre 1 yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının ve yıllık izin ücretinin bu alt işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği...İşçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti açısından da davacının davalılara rücu edebileceği, işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davalıların bu ilkeler çerçevesinde sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği" belirtilmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2017 tarih 2015/36652E. 2017/4657K. Sayılı kararında; "...Davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağına konu ödediği işçilik haklarından doğan bedelden, davalı şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olacağı, bu nedenle dava dışı işçinin davalı ... İşçisi olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının ve yıllık izin ücretinin bu alt işverenden tahsiline karar verilmesi gerektiği, fazla mesai ve UBGT alacakları yönünden de davalıların dava dışı işçiyi davacı yanında kendi işçileri olarak çalıştırdıkları dönemde bu alacaklar doğmuş ise sorumlu olacakları, ihbar tazminatı yönünden ise dava dışı ...’nin son işveren olarak haklı bir neden olmadan ve ihbar önellerine uymadan dava dışı işçinin iş akdine son verdiği için bu alacak talebinin tamamından sorumlu olması gerektiği gözetilerek ve işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti açısından da davacının davalıya rücu edebileceği işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davalının bu ilkeler çerçevesinde sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken..." hususlarına yer verilmiştir. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davacının talep edebileceği rücuen alacak isteminin yerinde olup olmadığının ve varsa miktarının belirlenmesi amacıyla dosya iş hukuku alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; Dava dışı işçi ...'n ...’ne karşı açmış olduğu dava ile işçilik alacaklarının talep edildiği Antalya ... İş Mahkemesi’ nin .../... Esas .../... K sayılı dosyasının kesinleşmiş olduğu, anılan dosya ile dava dışı işçinin iş akdinin kıdem tazminatına hak kazanarak feshedildiğinin tespit edildiği, mahkeme kararının infazı için yürütülen Antalya ... İcra Müdürlüğü’ nün .../... E no.lu takip dosyasına davacı kurum tarafından ... TL ödeme yapıldığı, rücu ilişkisinin tespiti açısından, taraflar arasında Kamu İhale Kanunu kapsamında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmelerine göre rücu talebinin yerinde olduğu kanaatine ulaşılması halinde davacı tarafın yaptığı ödeme toplamı olan ... TL’ nin davacı kuruma ödenmesi gerektiği, faiz başlangıç tarihine ilişkin değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; taraflar arasında yapılan sözleşme, idari şartname ve teknik şartnamede, alt işverenin işçiye karşı karşı sorumlu olacağının hüküm altına alındığı, bu sebeple davacı ve davalı arasındaki iç ilişkide üst işveren konumundaki davacının alt işveren konumundaki davalıya işçi alacakları yönünden rücu edebileceği sabit görüldüğünden davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, -Sabit olan ... TL alacağın arabuluculuğa başvuru tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan bilirkişi ücreti, posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kabul edilen miktar yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu' nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL' nin davanın kabul red oranına göre (%100,00) ... TL' sinin davalı taraftan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, 8-Karar kesinleştiğinde Antalya ... İş Mahkemesi'nin .../... esas .../... karar sayılı dosyasının ilgili Mahkemeye iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/07/2021

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/191, K. 2021/454, T. 06.07.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-191-e-2021-454-k-a95d67666f23