İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/186 E. 2020/212 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/186
Karar No
2020/212
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/186 KARAR NO : 2020/212

TALEP : Zayi Belgesi Verilmesi TALEP TARİHİ : 27/05/2020 KARAR TARİHİ : 08/06/2020

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; ... Şubesi ... İban Numaralı Hesaba Ait ... Vade Tarihli, ... Çek Seri Numaralı ... TL Bedelli Çek, ... Şubesi ... İban Numaralı Hesaba Ait, ... Vade Tarihli, ... Çek Seri Numaralı ... TL Bedelli Çek, ..., ... Şubesi, ... İban Numaralı Hesaba Ait, ... Vade Tarihli, ... Çek Seri Numaralı, ... TL Bedelli Çek olmak üzere toplam ... TL bedelli çeklerin meşru hamili müvekkili olup söz konusu çekler müvekkilinin yedinde bulunduğu sırada çalındığını, müvekkilinin mağdur olmaması için kötü niyetli üçüncü kişilerin haksız şekilde yararlanarak sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek ve müvekkilinin mağdur olmaması için ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasını ve çeklerin kayıp veya zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde ; Talep eden vekili ... tarihli dilekçesi ile ..., ... Şubesi, ... İban Numaralı Hesaba Ait, ... Vade Tarihli, ... Çek Seri Numaralı, ... TL Bedelli çekin müvekkili tarafından bulunduğunu, geri kalan ... Şubesi ... İban Numaralı Hesaba Ait ... Vade Tarihli , ... Çek Seri Numaralı ... TL Bedelli Çek, ... Şubesi ... İban Numaralı Hesaba Ait, ... Vade Tarihli, ... Çek Seri Numaralı ... TL Bedelli Çekler yönünden toplam ... TL üzerinden teminat bedelinin belirlenmesini talep etmiştir. Talep, " çek iptali ve ödeme yasağı isteminden "ibarettir. Aşamalarda, davacı vekili, ... tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. HMK m. 74 gereği, davadan feragat özel yetki gerektiren bir haldir. Davacı vekilinin vekaletnamesine bakıldığında, feragat özel yetkisinin olduğu görülmektedir. Belirtmek gerekir ki; davadan feragat, davaya tek taraflı son veren taraf işlemlerindendir. Çekişmeli yargıda kural olarak “tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 307-312. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm kesinleşinceye kadar kullanılabilen bir hak niteliğindeki feragat, davacının istem sonucundan vazgeçmesi olup, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Geçerliliği için davalının rızasına veya mahkemenin kabulüne gerek olmayıp, bu konudaki tek taraflı irade beyanının mahkemeye ulaşması yeterlidir. Mahkemece, yalnızca, feragatin gerçekten anılan anlamı içerip içermediğinin ve yasal yönteme uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması ve koşullar gerçekleşmişse feragat nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekmektedir. Diğer taraftan, davacı tarafından feragat bildirimi yapıldıktan sonra mahkemece henüz buna dayalı olarak karar verilmemiş olsa da, feragatten dönülemez. Davacının bu tür durumlarda, hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatin geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilme veya feragatin feshi için ayrı bir dava açabilme hak ve olanağı bulunmaktadır(Feragatın hata, hile, ikrah ile yapıldığı iddiası ayrı bir dava konusu olabilir. Bunu engelleyen bir yasa hükmü olmadığı gibi, doktirinde buna imkan vermektedir. Örneğin Prof. İlhan E. Postacıoğlu'nun 1975 baskılı Medeni Usul Hukuku Kitabının 481 - 482) Feragatin kesin hüküm oluşturma etkisi maddi anlamdadır ve feragat nedeniyle reddedilen dava, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeniden açılamaz. Ayrıca, feragat ile dava konusu uyuşmazlık esastan sona erdiğinden ve koşula bağlı hüküm verilemeyeceğinden, koşullu feragat geçersiz olduğu gibi, davacının istem sonucunun bir kısmından vazgeçmesi (kısmî feragat) durumunda, davanın feragat edilmeyen bölümü yönünden yargılamaya devam edilmesi zorunludur(Yargıtay., 10.Hukuk Dairesi, 03/10/2011 tarihli, 2010/12227 esas, 2011/12964 karar sayılı karar, ...) Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; dosya ele alınarak, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, son olarak yargılama giderlerine değinmek gerekirse, feragat ilk celse yapılırsa, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22'inci maddeye göre, karar ve ilam harcının 1/3 ü, ilk celseden sonra yapılırsa 2/3 ü alınır(ALDEMİR, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, s.348 vd.) 6100 sayılı HMK yeni düzenlemeler getirdiğinden, diğer kanunlarla tam bir uyum sağlamaması doğaldır. Her ne kadar dosyamızda ilk duruşma (ön inceleme duruşması)henüz yapılmamış ise de, bu hususu "evleviyetle" kuralını da göz önünde tutup, davacının aleyhine yorumlamamak gerekir. Feragat ilk celsede olmuş gibi karar verilmelidir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Talep eden FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Talep eden tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Feragat ilk celseden önce gerçekleştiğinden, alınması gerekli harcın 1/3 ü olan ... TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Talep eden tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Talep eden tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, Dair, talep edenin yokluğunda, dosya üzerinden, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/06/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/186, K. 2020/212, T. 08.06.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-186-e-2020-212-k-1024e2eb72fe