İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/158 E. 2025/284 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/158
Karar No
2025/284
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/381 Esas KARAR NO : 2025/327 DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/06/2021 KARAR TARİHİ : 24/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davacı alacaklı tarafından --------- İcra Müdürlüğü'nün---------- E sayılı dosyası ile davalıların da aralarında bulunduğu borçlular hakkında icra takibi başlatıldığı ve bu takibe karşı davalı borçlular itiraz ederek söz konusu takibi durdurulduğu, Daha sonra tarafımızca dava şartı olan arabuluculuk kanun yoluna başvuru yapıldığı ve ... vekili ile uzlaşılamadığı ve diğer davalılar arabuluculuk toplantılarına gelmediği,---------Ş , 75.000 TL bedelli ---------- numaralı çek , --------- ...'a , ...'tan ...'e , ...'ten de ----------- ciro edildiği, Davaya konu çek ile ilgili daha önce --------İcra Müdürlüğü'nün ----------- E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, Söz konusu kambiyo takibinde ödeme emrinde alacaklı kısmında ------------ mirasçısı olarak sadece eşi ... gösterildiği, Borçlu ... vekili tarafından ----------- E sayılı dosyası ile itiraz edildiği ve itirazda mirasçıların hepsinin takibi yapması gerektiği , çekteki imzanın sahte olduğu belirtildiği, 07.03.2018 tarihli bilirkişi raporu ile imzanın borçlu ...'e ait olduğu açıkça ortaya çıktığı, ancak sayın mahkeme tarafından alacaklının takip husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği, ---------- HD tarafından da istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek karar kesinleştiği, Diğer borçlular ... ve ---------- Şti tarafından da kambiyo takibine takip talebinde alacaklı görünen kişiyle ilgili icra dosyasında ve takip dayanağında mirasçılık belgesinin olmadığı, tek başına takip yapamayacağı gerekçesi ile borcun tamamına itiraz ettiği, İzah edilen nedenlerle de --------İcra Müdürlüğü'nde ----------- E sayılı dosyası ile işbu takibi tekrar açmak zarureti hasıl olduğu, Davalı borçlular süreci uzatmak için elinden geleni yaptığı, davacıları maddi ve manevi anlamda zarara uğrattığı davalı borçluların , davacılara borçlu olduğu tek çekin bu olmadığı, --------- İcra Müdürlüğü'nde---------- E sayılı dosyası ile yine aynı davacıların alacaklı olduğu ve davalı borçluların da aralarında bulunduğu borçlular hakkında kambiyo takibi açtığı ve ... tarafından yine imzaya itiraz edilerek dava açıldığı, -------- E , ----------- K ile borçlu tarafından açılan davanın reddine karar verildiği, Söz konusu davada iki kez bilirkişi raporu alındığı, her iki rapor da lehimize geldiği, Son olarak aynı borçluların aralarında bulunduğu davalılar hakkında --------- İcra Müdürlüğü'nün---------- E sayılı dosyası ile kambiyo takibi açılmış ve borçlu ... tarafından ----------- İcra Hukuk Mahkemesi'ne itiraz edildiği, --------- E , ----------- K sayılı kararı ile itirazın reddine karar vermiş ve istinaf edildiği, Yukarıda izah edilen nedenlerle davacıların murisine verilen toplam 4 adet çeke borçlular çeşitli nedenlerle itiraz ederek zaman kazanmaya çalıştığı , davacıları maddi manevi zarara uğratmıştır. Davalılar kıymet taktiri, taşkın haciz, imzaya itiraz ve borca itiraz gibi çeşitli nedenlerle sürekli davalar açarak süreci bu tarihe kadar uzattıkları, Kaldı ki hiç bir itirazlarından da sonuç alamadıkları, Bu sebeple davalılar tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve alacağa faiz işletilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğu, Davalı taraf kötü niyetli şekilde takibi durdurduğu Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re’ sen gözetilecek nedenlerle davanın kabulü ile, borçluların icra takibine yaptığı İtirazının İptaline, takibin ---------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ E sayılı dosyası üzerinden İtiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden Takibin Kaldığı Yerden Devamına, Borçluların takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye, Haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu davalılar aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere İCRA İNKÂR TAZMİNATINA hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Vekilinin Cevap Dilekçesi özetle; ----------- İcra Müdürlüğünün, ----------- E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe dayanak olan çekler incelendiğinde, zamanaşımına ilişkin şartların gerçekleştiği görüldüğü, ----------- İcra Müdürlüğünün,----------- E. Sayılı dosyasına konu çek incelendiğinde, keşide tarihinin 07.12.2015 olduğu görüldüğü, Söz konusu çekin ibraz yeri ile keşide edildiği yer aynı il sınırları içinde bulunduğundan, çek üzerinde görülen keşide tarihinden itibaren 10 gün içinde ilgili bankaya ibraz edilmesi gerektiği, Bahsi geçen bu 10 günlük ibraz süresinin sonundan başlamak üzere 3 yıl geçmekle çek zaman aşımına uğrayacak ve somut olayımızdaki gibi Kambiyo Senedi Olma Vasfını kaybedeceği, Zaman Aşımına Uğramış Çek Kambiyo Olma Vasfını Yitirir Ve Alacak Hakkı İhtiva Edebilmesi İçin Temel İlişkinin Kanıtlanması Gerekmektedir Ki Taraflar Arasında Böyle Bir İlişki De olmadığı. zaten Davacı taraf, dava dilekçesinde sadece taraflar arasındaki diğer uyuşmazlıklardan bahsederek kafa karıştırmaya çalıştığı, temel ilişkiyi gösteren herhangi bir belge de sunulmadığı, Bu noktadan sonra yeni vakıalarla birlikte bunların başkaca delillere dayandırılması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 319 gereği, muvafakatimiz de olmadığı hususu göz önüne alındığında usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, çekin ibrazı için öngörülen tarih 2015 olduğu için, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle ise, TTK m. 732 dayalı sebepsiz zenginleşme talebinde de bulunulmayacağı, Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davasının öncelikle zamanaşımı nedeniyle devamında usul ve esastan reddine, alacak davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına, her türlü harç, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep etmiştir.Davalılar ... ve ---------- Ş.T.İ vekilinin cevap dilekçesi özetle; --------İcra Müdürlüğü’nün----------- Esas sayılı dosyasının dayanağı zamanaşımına uğramış ve kambiyo vasfını kaybetmiş adi belge olduğu, davacılar bu adi belgenin haklı hamili olmadığı, Biz ... e böyle bir çek ciro etmediğimiz, Ticari defterlerimizde böyle bir kayıt olmadığı, Çek aslı incelendiğinde,keşidecisinin falez olduğu, karşılıksız çıkması sonrasında çek keşidecisine iade edildiği, iade den sonra çekin keşidecinin elinden çıkarak vadesinde oynama yapılarak bedelsiz çek piyasaya sürülmüş ve usulsüz olarak Fazıl akmete nin eline geçtiği, Fazıl akmete haklı hamil olmadığı, Bu nedenle vefaatından sonra tanzim olunan veraset intikal beyannamesinde bu çek yer almadığı, Bu haliyle bu adi belgeden veraseten intikal edebilecek bir hak olmadığı, Davacılara veraseten bir hak intikal etmediği, Bu adi belgeyi nasıl elde etmişler bu konuda bir açıklama getirilmediği, Bu belgeyi bulmuşlarmı, ticari bir işlem sonrası mı almışlar, Davacı dava dilekçesinde salt davalıların işbu “çek” nedeniyle borçlu olduklarını iddia etmiş HMK 119/f VE 194. maddesi gereği hak iddialarını somuşlaştırmamış ve delil olarak sadece haklarında başkaca takipler bulunduğu olgusuna dayandıkları, Bu alacak hakkı vermez. HMK daki “MADDE 318 Taraflar dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorunda oldukları, Alacaklı olmayan, Davacının müvekkillerime karşı işbu davayı açmak hakkı da olmadığı, Davacı dava dilekçesinde müvekkillerimin neden ve nasıl borçlu olduklarına ilişkin bir vakıa bildirmemiş, borçlu olduklarına dair vakıa bildirmemekle vakıanın delilini de göstermediği, yukarıda arz edilen nedenlerle öncelikle itirazın iptali davasının husumet ve zamanaşımı/hak düşürücü süre yönünden reddine , davacı neden haklı alacaklı olduğuna dair vakıa ve delilini bildirmemekle, salt alacaklı olduğunu iddia etmekle alacaklı olamayacağından ispat edilemeyen davanın esastan da reddine, %20 KÖTÜNİYET tazminatının davacıdan alınıp, her türlü harç,masraf ve ücreti vekaletin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekil sıfatıyla saygılarımla arz ve talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava ---------- İcra Müdürlüğünün---------- esas sayılı icra dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı talebine ilişkindir. İcra takibi;Davacılar tarafından, ..., ----------Şti., ----------Şti., ... aleyhine 24.02.2021 günü, 73.800,00 TL asıl, 52.565,81 TL takip öncesi ( çekin ibraz tarihi ile takip tarihi arasında) biriken faiz olmak üzere toplam 126.365,81 TL’nin asıl alacağa işleyecek %16,75 avans faiziyle birlikte TBK.m.100 hükmü uyarınca öncelikle ödemelerin ferilere mahsubuyla tahsili için genel haciz yolu ile takip başlatıldığı; Davalı takip borçluların itirazı üzerine takibin durduğu iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, Takibe Dayanak Gösterilen Çek;-------- Bankası ----------- şubesindeki hesaba, ----------- sayılı çek ile 07.12.2015 tarihinde ----------- Şti tarafından keşide edilen çekin ön yüzünde ...’in avalist olarak imzası bulunduğu; Çekin keşideci tarafından ------------ Şti. emrine keşide edildiği; adı geçen şirketin lehtar olduğu; lehdar tarafından ...’a ciro edildiği; adı geçen tarafından da ön yüzde avalist olarak gösterilen ...’e tekrar ciro edildiği; ------------ tarafından da davacıların murisi ----------- ciro edildiği; O’nun tarafından 14.12.2015 tarihinde bankaya ibrazında, çekin karşılığı bulunmadığı; bankanın yasal yükümlülük tutarı kapsamında 1.200,00 TL’yi ibraz eden davacıların murisine ödediği; 73.800,00 TL'nin açıkta kalan bedel olduğu; ----------- mirasçılarının iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Davacı tanığı ... beyanında: Ben Oğlum ------------- ile birlikte oto galeri işi yapıyordum, 2015-2016 yılları gibi maddi durumumuz iyiydi, oğlumda ihtiyacı olan arkadaşına maddi olarak yardım ediyordu, bildiğim kadarıyla da bu çek oğlumun verdiği para karşılığı verilmiş bir çektir, dedi.Dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi Raporunda: Genel Olarak Çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil ya doğrudan temel borç ilişkisine dayanmalı ya da6102 sayılı TTK.m.732 maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap hukuki nedenine dayanmalıdır. Ancak somut olayda, keşideci davaya taraf olmadığından, sebepsiz iktisaba değil, temel ilişkiye göre değerlendirme yapılması gerekeceği, bu durumda çek hamili, çeki kendisine ciro eden kişiye karşı temel ilişkiye dayalı olarak takip ya da alacak davası açarak alacağına kavuşabilir. Hamil ile ciranta arasında aralarında temel ilişki varsa, çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanabilir ve iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Çekin ön yüzünde ...’in avalist olarak imzası bulunduğu; çeki zamanaşımına uğramakla kambiyo senedi niteliğini kaybetmiş olduğundan avalin hükmünün kalmamış ise de, adı geçen ...’in ayrıca son hamil olan davacıları murisine ciro yoluyla devrettiği, hal böyle olunca, bu ciroya dayalı olarak temel ilişkiye davacıların ad geçenden talepte bulunabileceği, dinlenen davacı tanığı, son hamil olan davacıların murisin borç para verdiğini beyan ettiği, vaki anlatıma nazaran,--------- ile davacıların murisi arasında karz akdi (6098 sayılı TBK’daki adıyla Tüketim Ödüncü) olduğu sonucunun ortaya çıktığı;Kambiyo senetlerine dayalı müracaat hakkı düşmesi halinde faiz başlangıç yönünden, Yargıtay Daireleri arasında farklı uygulama bulunmasına nedeniyle içtihatların birleştirilmesi yoluna gidildiği ve ---------- kararıyla “Zamanaşımına uğramış bir bono kambiyo senedi vasfını kaybettiği için vade tarihi sadece temel ilişkinin muacceliyet tarihi olarak dikkate alınabilecek, TBK.m.117 uyarınca borçlu temerrüde düşürülmeden faiz talep edilebilmesi de mümkün olmadığı” yönünden içtihatların birleştirildiği; Somut Olayın İncelenmesi Taraflar arasındaki temel ilişkinin tanık beyanına nazaran karz akdi (6098 sayılı TBK’daki adıyla Tüketim Ödüncü) olduğu; Temel ilişkin tarihinde cari 6098 sayılı TBK.m.387’de “ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmış olmadıkça faiz istenemez” düzenlemesi bulunduğu; Hal böyle olunca, genel hükümlere tabi olarak temerrüt ihtarı gerektiği; Temel İlişki kapsamında TK.m.117/1 hükmü uyarınca davacıların davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin ihtarnamenin dosyada bulunmadığı; Temel ilişkinin yazılı delil başlangıcı kabul edilen çekle ilgili daha önce---------- İcra Müdürlüğü'nde ------------ E. sayı ile başlatılan (takip dosyasının istenen kapsamında celp edilmediği; diğer işbu davaya konu olmayan takip dosyaları ile taraflarla ilişkili olmayan aynı İcra Müdürlüğü dosyasını celp edildiği) ancak --------- E.sayılı dosya ile ilişkili olarak imza itirazına yönelik 09.11.2016 tarihinde ----------- esasına kayıtlı açılan dava tarihi itibarıyla tebliğ ödeme emrinin en geç tebliğ edildiği kabul edilerek, buna göre, önceki takibin temerrüt tarihine esas alınıp-alınmayacağının irdelenmesi gerektiği; ------------ sayılı ilamında; “ 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 154. (818 sayılı Borçlar Kanununun 133).maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve 6102 sayılı TTK.nun 818/1-p (6762 sayılı TTK.nun730/18.)maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 750. (eski 662.)maddesinde zamanaşımını kesen sebepler dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Yine, 6102 sayılı TTK.nun 818/1-p (6762 sayılı TTK.nun730/18.)maddesinin göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 751 (eski 663) maddesi gereğince zamanaşımı kesilince son işlem tarihinden itibaren, müddeti aynı olan yeni bir zamanaşımı işlemeye başlar ve zamanaşımını kesen işlem hangi borçlu hakkında gerçekleşmiş ise ona karşı hüküm ifade eder. Ayrıca, alacaklının yaptığı, takibin devamını sağlayıcı nitelikte her takip işlemi ile de zamanaşımı kesilir ve yeni bir süre işlemeye başlar. Somut olayda, alacaklı tarafından ----------İcra Müdürlüğünün ------------ E. sayılı dosyası ile 24/01/2012 tarihinde başlatılan takibin, ---------- sayılı kararı ile iş ortaklığı aleyhine başlatılması ve adi şirketin tüzel kişiliği olmadığından taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile iptaline karar verildiği, alacaklının bu kez aynı çeke dayalı olarak 10/05/2012 tarihinde yeniden ----------İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyası ile takibe başladığı, bu kez ----------- sayılı kararı ile borçlunun yetki itirazının kabul edildiği, iş bu kararın 26/07/2012 tarihinde kesinleştiği, alacaklı vekilinin 13/08/2012 tarihinde dosyanın yetkili ---------- İcra Müdürlüğüne dosyanın gönderilmesini talep ettiği ve ---------İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayısına kayıt edildiği ve 28/09/2012 tarihinde yeniden harç yatırıldığı görülmektedir.yukarıdaki maddelerde açıklandığı üzere takip talebinde bulunulması halinde zamanaşımı kesilir. Ancak, icra mahkemesi nezdinde yapılan itiraz sonucunda takibin iptal edilmesi zamanaşımını kesen dava niteliğinde kabul edilemez ve takibin iptali halinde bu takibe bağlanan (zamanaşımının kesilmesi vs.) sonuçlar da ortadan kalkar. Dolayısıyla, ---------İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyası ile yapılan takip icra mahkemesince iptal edildiğinden artık zamanaşımının takip tarihi olan 24/01/2012 tarihinde kesildiği kabul edilemez. 10/05/2012 tarihinde ----------İcra Müdürlüğünün ----------- E. sayılı dosyası ile başlatılan takip de, yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren HMK.nun 20.maddesinde öngörülen iki haftalık sürede gönderme talebinde bulunulmadığından yetkili icra müdürlüğündeki takip daha önce başlatılan takibin devamı niteliğinde olmadığından, zamanaşımını kesmeyeceğinin” vurgulandığı, Davacılardan ---------- daha önce başlattığı takibinde davacının takip ehliyeti olmaması sebebiyle iptal edildiği; yukarıda tanıtılan yüksek yargı uygulamasına göre takip ehliyeti bulunmaması sebebiyle verilen iptal kararının zamanaşımını bile kesmediği dikkate alındığında temerrüt sonucunun da doğurmayacağı) Hal böyle olunca, davacıların takip öncesinde birikmiş faiz talebinin olanaklı olup olmadığının nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğuna dair kanaat belirtilmiştir. Tüm Dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava konusu 24.02.2021 tarihinde ilamsız icra takibine konu ---------- Bankası ----------- şubesindeki hesaba ait ---------- sayılı 07.12.2015 keşide tarihli 75.000,00 TL bedelli çek, 07/12/2015 tarihinde davacıların miras bırakanı ------------ tarafından bankaya ibraz edilmiş olup banka yasal sorumluluk bedelini ödeyip çeke karşılıksız işlemi yapmıştır. Davacı vekilince banka sorumluluk bedeli düşülerek 73.800 TL asıl alacak ve 52.568,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 126.365,81 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapılmıştır. Takibe itiraz üzerine iş bu dava açılmıştır.Dosyada bulunan çek suretinin incelenmesinden; davalı ... tarafından çekin ...'e cirolandığı, davalı ... tarafından çekin müteveffa ---------- cirolandığı görülmüştür.Davaya konu çek ile ilgili olarak öncelikle --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, ödeme emrinde alacaklı kısmında ---------- mirasçısı olarak sadece eşi ... gösterilmiş, ... vekili tarafından ----------- E sayılı dosyası ile itiraz edilmiş ve itirazda mirasçıların hepsinin takibi yapması gerektiği , çekteki imzanın sahte olduğu belirtilmiş, 07.03.2018 tarihli bilirkişi raporu ile imzanın borçlu ...'e ait olduğu belirlenmiş ancak alacaklının takip husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmiş, karar istinaftan geçerek kesinleşmiştir. Diğer borçlular ... ve ---------- Şti tarafından da kambiyo takibine takip talebinde alacaklı görünen kişiyle ilgili icra dosyasında ve takip dayanağında mirasçılık belgesinin olmadığı, tek başına takip yapamayacağı gerekçesi ile borcun tamamına itiraz edilmiş, ----------- sayılı kararı ile aktif husumet ehliyeti yokluğundan takibin iptaline karar verilmiş,karar istinaftan geçerek kesinleşmiştir.Akabinde icra dosyaları davacı vekilince kapatılarak çek ile ilgili davaya konu ----------- İcra Müdürlüğü'nde ----------- E sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapılmıştır. Taraflar arasında davaya konu çek dışında başka çeklere ilişkin icra takipleri akabinde davalar görülmüştür. -------- İcra Müdürlüğü'nde ---------- E sayılı dosyasından kambiyo takibi açılmış ve ... tarafından yine imzaya itiraz edilmesi neticesinde, ---------- ile borçlu tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir. Aynı takibe karşı borçlu ... ve ---------- tarafından da itiraz edilmiş ---------- E davanın reddine karar verilmiş ve karar derecattan geçerek kesinleşmiştir. ---------- İcra Müdürlüğü'nde ----------- E sayılı dosyası ile yapılan takipte yine ... tarafından imza itirazda bulunulmuş ---------- sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş Diğer borçlular ... ve --------- de borca itiraz etmiş ve----------- sayılı kararı ile aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile takibin iptaline karar verilmiştir. İlgili karar kaldırılarak derecattan geçip onaylanmıştır. --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E sayılı dosyası ile kambiyo takibi açılmış ve borçlu ... tarafından ----------- İcra Hukuk Mahkemesi'ne itiraz edilmiş itirazın reddine karar verilmiş kararın istinafı neticesinde esastan red kararı verilmiştir. Davalı taraflarca müteveffanın hamil olduğu çeklere ilişkin ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi ve ---------- Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış davalar bulunduğu, Davalılar ----------- ... tarafından açılan ilk dava ----------- E sayılı menfi tespit davası olduğu, davalılar tarafından açılan bu davada ------------ İcra Müdürlüğü'nün ------------ E sayılı dosyası ile 230.000 TL bedelli çekle yapılan takibin ve ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ E sayılı dosyası ile 50.000 TL bedelli çekle yapılan takibin konusu ile ilgili borçlu olunmadığının tespit edilmesi talep edildiği, Yapılan yargılama ile birlikte 21.09.2023 tarihinde açılan davanın reddine karar verilmiş olup söz konusu kararın henüz kesinleşmediği, Davalılar ---------- ile ... tarafından açılan diğer dava da----------- E sayılı menfi tespit davası olduğu, söz konusu davalılar tarafından açılan bu davada ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E sayılı dosyası ile 100.000 TL bedelli çekle yapılan takibin konusu ile ilgili borçlu olunmadığının tespit edilmesi talep edilmiştir. Yapılan yargılama ile birlikte 22.06.2023 tarihinde açılan davanın reddine karar verilmiş olup söz konusu karar henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere taraflar arasında iş bu davaya konu çek dışında başka çeklerde olup davaları görülmüştür.--------- Bankası ---------- şubesindeki hesaba ait --------- sayılı 07.12.2015 keşide tarihli 75.000,00 TL bedelli çek, 07/12/2015 tarihinde davacıların miras bırakanı ----------- tarafından bankaya ibraz edilmiş olup banka yasal sorumluluk bedelini ödeyip çeke karşılıksız işlemi yapmıştır.Dosyada bulunan çek suretinin incelenmesinden; davalı ... tarafından çekin ...'e cirolandığı, davalı ... tarafından çekin müteveffa ---------- cirolandığı görülmüştür. Çekin yasal unsurlarını taşıdığı ve yasal ibraz süresi içerisinde yetkili hamil olan davacıların murisi ----------- tarafından bankaya ibraz edilerek karşılıksız işlemi gördüğü anlaşılmaktadır. Ancak dava konusu Çek zamanaşımına uğradığından kambiyo senedi niteliğini kaybetmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki temel ilişkiye bakılacak olup bu hususta tanık dahil başka delillerle de ispat edilebilmektedir, bu nedenle davacı tanığı dinlenilmiştir. Dava konusu çekin yasal süre içerisinde kambiyo senetlerine özgü takibe konu edildiği, takibin iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği ve kesinleşme akabinde iş bu davaya konu ilamsız takibin yapıldığı anlaşılmakla davada zamanaşımı süresinin geçmediği, alacağa ilişkin temerrütün icra takibi ile başladığı bu nedenle davacıların takip öncesi faiz talebinin uygun olmadığı, taraflar arasında diğer çeklere ilişkin görülen davalar, dinlenen davacı tanığı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacıların icra takibine konu ettikleri Alacaklarının davalılardan tahsil şartlarının oluştuğu, icra takibine konu ettikleri asıl alacaklarını talep edebilecekleri değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne, şartları oluşan icra inkar tazminatının kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur Davalılar kötüniyet tazminat talebinde bulunmuş olup şartları oluşmamakla birlikte sehven bu konuda hüküm kurulmamıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜNE 1----------- İcra Dairesinin ------------ Esas sayılı icra takip dosyasına davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 73.800 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA , fazlaya dair istemin reddine 2- 73.800,00 TLnin %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.041,28 TL harçtan peşin alınan 2.158,02 TL'nin mahsubu ile kalan 2.883,25 TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan masraflar toplamı olan 4.160,00 TL yargılama giderinden red /kabul oranına göre 2.425,82 TL sinin davalılardan tahsiline davacılara verilmesine, arta kalan 1.734,02 TL kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranına göre 1.297,87 TL sinin davalılardan 1.822,13 TL sinin davacılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 9- Dair, Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı Davalı -------- ve --------- vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.24.04.2025

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/158, K. 2025/284, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-158-e-2025-284-k-4681d72bafc7