İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/808 E. 2020/504 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/808
- Karar No
- 2020/504
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/218 Esas KARAR NO : 2024/851 DAVA : Alacak (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2020 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, ... Sk. ... Bankası Apt. N:1 4. ...-İSTANBUL adresindeki bina duvarını reklam amaçlı kullanım için bina yönetimi olan ... Bankası Apartman yönetimi ile 29.11.2001 tarihinde sözleşme yaparak kiraladığını, müvekkili ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin, ... ... ve dava dışı ...San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan 15.04.2004 tanzim tarihli protokol ile içinde dava konusu reklam alanınında bulunduğu 6 adet reklam yeri ile ilgili olarak bir sözleşme tanzim edildiğini, sözleşmeye konu 6 adet reklam yerinden, sözleşmenin 3. sırasında bahsi geçen “... Sk. ... Bankası Apt. N: 1, 4. .../İST.” adresinde kain reklam yerine ait müvekkilinin % 20'lik payının, ...A.Ş. tarafından hiç ödenmemesi üzerine, müvekkilinin payı için dava konusu aynı yer ile ilgili olarak 19.03.2012 öncesi önceki dönemler için ...A.Ş. aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yapılan yargılama sonucu mahkemece, 255.690,28-TL'nin dava tarihi olan 19.03.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ...A.Ş.'den tahsiline karar verildiğini, kararın infazı için şirket hakkında araştırma yapılırken, davalı şirketin, dava devam ederken 23.05.2015 tarihinde tasfiye sürecine sokulduğunu, aynı zamanda şirket ortağı olan davalıların tasfiye memuru olarak süreci yönettiği sürecin, 29.05.2017 tarihinde tasfiye sonu ile kapanış ile sonuçlandığı öğrenildiğini, yerel mahkemenin kararı da bu gerekçe ile Yargıtay ... Hukuk Daire Başkanlığı'nın 2018/... E. - 2029/... K. sayılı ilamı ile bozulduğunu, Yargıtay bozma ilamında "terkin gerçekleşmiş veya silinmiş ise ihyası sağlanarak, belirlenecek tasfiye memuruna tebliğ edildikten sonra yeniden karar verilmesi" doğrultusunda bozulduğunu, bozma kararı üzerine, dosyanın yeni esas aldığını, .... Asliye ticaret Mahkemesi 2019/... Esas numarasına kaydedildiğini ve halen devam ettiğini, bu davanın, bu dosya için 19.03.2012 öncesi dönemi kapsaması açısından emsal oluşturduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas sayı ile devam ederken, davacı şirket ortakları müvekkiline karşı olan yükümlülüklerinden kurtulmak için sonradan öğrendikleri ...A.Ş.'yi tasfiye ettiğini, sözleşme konusu yer için bu kez yine tüm ortakları aynı olan davalı ...Ş.'nin devreye sokulduğunu, sözleşmeye konu yerin bu kez bu şirket üzerinden kiraya verilmeye devam edildiğini, tasfiye edilen ...A.Ş. ve davalı ...Ş.'nin ortaklarının aynı olduğunu, ortakların ..., ve olduğunu, şirketlerin adresinin, faaliyet konusunun aynı olduğunu, davalı şirket ortaklarının, aynı sahada aynı adreste faaliyet gösteren farklı şirketler kurduğunu, sözleşme konusu “... Sk. ... Bankası Apt. N: 1, 4. ... /İST.” adresindeki reklam yeri geriye dönük olarak uzun süredir ... ve başka firmalara davalı tarafça pazarlandığını, müvekkili açısından sözleşmedeki el yazılı ek koşul gerçekleştiğini, tasfiye edilen ...A.Ş. ile davalı ...Ş. arasındaki açık organik bağ sebebiyle davalının her şeyi bildiğini, iyiniyetli sayılamayacağını, burada amacın müvekkilini devre dışı bırakmak olduğunu ve davalının müvekkilinin %20'lik reklam payı alacağından sorumlu olması gerektiği açık olduğunu, davadan önce taraflar arasında 17.09.2020 tarihinde 2020/91420 arb. no ile arabuluculuk süreci başladığını, 06.10.2020 tarihinde anlaşmazlık ile sonuçlandığını, tüm bu sebeplerle; HMK 107 gereği ilerde ıslah yoluyla miktarı artırmak kaydıyla müvekkilinin dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık alacaklarının şimdilik 1.000,00-TL'sinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama gider ve ücreti vekaletin davalı üstünde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın öncelikle taleplerinin ne olduğunu ve hangi hukuki düzenlemelere ve sebeplere dayalı olarak ne talep ettiğinin somut şekilde belirlenmediğini ve açıklanmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacı yanın, söz konusu talebinin hukuki dayanağına ilişkin dava dosyasına hiçbir delil niteliğinde belge sunamadığını, davacı tarafından sunulan sözleşme ve protokol adı altında birtakım belgeler dava dosyasına sunulmuşsa da sunulan bu belgelerin, müvekkili şirketin hiçbir şekilde protokol ve sözleşmenin tarafı olmadığını, bu nedenle sunulan belgelerin müvekkilinin sorumlu olduğu belgeler olmadığını, davacının dava konusu olarak ileri sürdüğü sözleşmede ya da protokolde müvekkili şirketin taraf olmadığından husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, bu dava konusu dosyanın ticari bir alacağa dayanmadığını ve davacının da tacir olmadığı halde bu mahkemede davayı ikame etmesinin hatalı olduğunu, görev yönünden bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında imzalanan kira sözleşmesi ve akabinde aynı taraflar ve ... Ltd. Şti arasında Reklam yeri kiralama sözleşmesi imzalandığı iddia edildiğini, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen sözleşme örneğinden açıkça görüldüğü üzere protokol hükümlerinin sadece ... ile bahse konu adreste bulunan bina yönetimi ile yapılan sözleşmeye şamil olduğunu ve bu sözleşme içerisinde uygulanacağı açık olduğunu, tarafı olmadığı bir sözleşmede davalı şirketin sorumluluğunu tartışmak usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, davalı şirketin bu davanın konusu olan protokolün dayanağı olan sözleşmede ismi geçen ... Ltd. Şti’nden ne geçmişte ne de hâlihazırda bir yer kiralamadığını, protokol metni okunduğunda davacıya sözde yapılacak ödemenin de sözleşmenin tarafı dahi olmayan müvekkili şirket tarafından taahhüt edilmediği tartışmaya yer vermeyecek şekilde açık olduğunu, bu nedenle, ... ve ... ...’ün payına düşenden davacının pay alacağı yazılmasına ve protokolün lafzında “ödeyeceklerdir” şeklinde ibare olmasına karşın ödemeyi yapacak olan kişinin sözleşmenin tarafı dahi olmayan müvekkili şirket olarak düşünülmesi beklenemeyeceğini, davacının, dayanak olarak gösterdiği sözleşme ve protokollerde müvekkilinin taraf olmadığı gibi müvekkilinin iltisakını veya bağlantısını gösterir hiçbir delil de bulunmadığını, müvekkilinin taraf olmadığı bir borç ilişkisinden sorumlu tutulmasının borçların ve sözleşmelerin nispiliği ilkesine açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle davacının bu haksız, usule aykırı davasının esastan reddi gerektiğini, davacının, dava dilekçesine ek sözleşme ve protokol fotokopilerine dayandığını, müvekkili şirket tarafından hiçbir bağlayıcılığı olmasa da fotokopi üzerinden bir inceleme yapılamayacağını, davacının farklı taraflara aynı sözleşme ile mükerrer talepte bulunduğunu ve kötü niyetli olduğunu, tüm bu sebeplerle; davacının hukuki yararının olmaması, yanlış hasıma davayı yöneltmiş olması, davanın görevsiz mahkemede açılmış olması ve zamanaşımına uğramış olması nedeniyle öncelikle usulden reddine, davacının haksız ve kötü niyetli ikame ettiği bu davanın hukuki temeli bulunmadığından ve talep edilen hususlarda hukuki şartlar oluşmadığından davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/ ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... 'nden gelen Tasfiye Halinde ...A.Ş.'ye ait ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı, ... Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı, Bina Yönetimi'nden gelen bina duvarının reklam alanı olarak şirketler tarafından kaç yıl kiralandığına ilişkin müzekkere cevabı, dava dışı ... A.Ş.'den gelen ... A.Ş ve ... A.Ş. ile ... Sk. ... Bankası Apt. N: .... /İST. adresindeki reklam yeri ile ilgili olarak sözleşmeler, faturalar, dekontlar, ödeme kayıtlarını içerir müzekkere cevabı, 15/04/2004 tanzim tarihli protokol, Bina Yönetimi ile ... arasında yapılan 29/11/2001 tarihli sözleşme, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, dava dışı şirket olan ... Tic. Ltd. Şti., ... ... ve dava dışı İlletişim açık . ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan 15.04.2004 tanzim tarihli protokol ile sözleşmede yazılı reklam yeri kiralama sözleşmelerinin bitimine kadar davacı ... veya ailesine bu reklam yerlerinin satışından doğan masraflar çıktıktan sonra net karın %20'sinin davacıya verilip verilmeyeceği, davacının bu sözleşmeden dolayı alacaklı olup olmadığı, davalı şirketin bu sözleşmeden dolayı davacıya borçlu olup olmadığından ibaret Alacak davasıdır. Mahkememizin 2020/... Esas, 2021/... Karar, 18/01/2021 tarihli kararı, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 29/03/2022 tarih, 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMASINA karar verilmesi üzerine dosyanın Mahkememizin 2022/218 Esasına kaydı yapılmıştır. Davacı taraf vekili özetle; dava dışı ... ile ... Sk. ... Bankası Apt. N: . ...-İSTANBUL adresindeki bina duvarını reklam amaçlı kullanım için bina yönetimi ... Bankası Apartman ile sözleşme yaparak kiraladığını, müvekkili ile dava dışı ... Ltd. Şti.'nin, ... ... ve dava dışı ...San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan protokol ile içinde dava konusu reklam alanınında bulunduğu 6 adet reklam yeri ile ilgili olarak bir sözleşme tanzim edildiğini, sözleşmeye konu 6 adet reklam yerinden, davaya konu reklam yerine ait müvekkilinin % 20'lik payının, ...A.Ş. tarafından hiç ödenmemesi üzerine daha önce .... Asliye Ticaret Mahkemesine dava açıldığını, yargılamanın devam ettiğini, ...A.Ş'nin ödemeden kaçınmak amacıyla şirketin tasfiye edildiğini ve aynı kişilerle davalı şirketin oluşturulduğunu, dava konusunun devam eden dosyada talep edilen tarihlerden farklı tarihler olduğunu, tüm bu sebeplerle ödenmeyen bedellerin yapılacak bilirkişi incelemesi ile hesaplanarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı taraf vekili özetle; sözleşmenin tarafları olmadıklarından husumetlerinin bulunmadığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, protokol hükümlerinin müvekkil şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafın aynı sözleşmeden dolayı mükerrer talepte bulunduğunu, beyanla davanın reddini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 16/10/2020 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların görüşme sonrası anlaşamama nedeniyle arabuluculuk sürecinin tamamlandığı anlaşılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi ... ve Borçlar Mevzuatında Uzman bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan 15/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Davacının, dava dışı kişilerle 15.04.2004 tarihinde 6 adet reklam yeri ile ilgili olarak sözleşmenin düzenlendiğini; ... Sokak, ... bankası Apt. N. 1, 4. ... adresindeki reklam yerine ait davacının %20'lik payının dava dışı ... A.Ş. tarafından hiç ödenmemesi üzerine 19.03.2012 tarihinden önceki dönemler için bu şahsa karşı dava açıldığını; yargılama neticesinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/ ... E. sayılı dosyasında 255.690,28TL.nin 19.03.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ...A.Ş.'den tahsiline karar verildiğini; bu şahsın 23.05.2015 tarihinde tasfiyeye girdiğini ve bu şirketin 29.05.2017 tarihinde tasfiye edildiğini; bu kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 2018/ ... E., 2019/ ... K. sayılı kararı ile bozulduğunu; bozma kararı üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2019/... E. sayılı dosya ile yargılamanın devam ettiğini; bu davanın 19.03.2012 öncesi dönemi kapsamı nedeniyle emsal oluşturduğunu; bu şirketin tasfiye edildiğini; tüm ortakları ve faaliyet konusu aynı olan davalı ... şirketinin devreye sokulduğunu ve sözleşmeye konu edilen yerin bu sefer davalı üzerinden kiraya verilmeye başlandığını; tasfiye eden ... A.Ş. ile davalı şirketin organik bağının bulunduğunu; dolayısıyla davacıya ödenmeyen %20'lik payın davalı tarafından ödenmesi gerektiğini iddia ettiği ve dava tarihinden geriye dönük olarak 5 yıllık alacak için şimdilik 1.000TL.nin avans faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiği, dosyaya sunulan “Protokol” başlıklı sözleşme incelendiğinde sözleşme taraflarının davacı ve dava dışı ...A.Ş. ile ... Tic. Ltd. Şti. olduğu; sözleşmede kar payının %20'sinin davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının sözleşmeye taraf olmadığı, Yukarıdaki mali incelemeler neticesinde özetle davalı şirket ile dava dışı ...A.Ş.'nin farklı tarihlerde, farklı adreslerde, farklı ortaklar tarafından kurulduğu ve yöneticilerinin farklı olduğu; davalı şirket ile dava dışı ...A.Ş.'nin ortaklık ve yönetim bakımından 29.11.2001 tarihli sözleşme ve protokolden yıllar sonra ve hatta apartman yönetimi tarafından bildirilen ve ...A.Ş. ile bina yönetimi arasında yapılan ilk sözleşmeden yıllar sonra ortak hale geldiği hususunun tespit edildiği, davalı ile dava dışı/sözleşme tarafı ... A.Ş. arasında "organik bağın” bulunup bulunmadığı ve davalının sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceği hususunda belirtmek gerekir ki, organik bağın varlığına ve tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/22- 3109, K. 2021/1075, T. 22.9.2021 kararında bu konunun ayrıntılı olarak ele alındığı; ayrıca Yargıtay HGK 2019/808 E., 2020/504K. sayılı kararda da tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin istinai ve sınırlı durumlarda uygulanması gerektiği hususunun vurgulandığı ve bu kararda, tüzel kişilik perdesinin aralanmasında her somut olayın şartlarının dikkate alınması ve tüzel kişiliğin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığı veya tüzel kişiliği düzenleyen normların dışına çıkılıp çıkılmadığının incelenmesi gerektiğinin benimsendiği; yine aynı kararda öğretide tüzel kişilik perdesinin “tüzel kişi ile ortakların alanlarının organizasyon ve malvarlıklarının birbirine karışması, ortağın kendi fiil ve işlemleriyle üçüncü kişilere karşı sanki tüzel kişilik ile kendisi arasında bir ayrım yokmuşçasına işlemler yapması ya da ortağın kendi malvarlığı ile şirketin malvarlığı birmiş gibi davranması, yetersiz sermaye ile faaliyete devam edilmesi özellikle şirket tüzel kişiliğinin bilinçli (kötü niyetli) olarak üçüncü kişileri zarara uğratması hâllerinde perdenin aralanması” hallerinde kaldırılabileceğinin kabul edildiği; anılan kararda iki şirket arasında organik bağın bulunup bulunmadığının tespitinde dikkate alınacak kriterlerin “ şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir”. şeklinde belirtildiği, mali inceleme neticesinde; dosya kapsamındaki veriler ışığında davalı şirketin davacıya karşı borçlu olduğuna dair bir kanaat oluşmadığ, aksi halde dahi dosya kapsamındaki verilerin de protokolde işaret edilen kâr payı bakımından hesap yapmaya elverişli olmaması nedeniyle herhangi bir alacak hesabının da yapılamadığı, hal böyle olmakla dosya kapsamı incelendiğinde davacının da tarafı olduğu sözleşmenin diğer tarafı olan dava dışı ...A.Ş. ile davalı arasında organik bağın bulunduğu kanaatine varılmadığı, organik bağın açık bir şekilde tespit edilememesi nedeniyle borcun nispiliği ilkesine aykırı olarak davalının da sözleşmeden doğan borçtan sorumlu. tutulamayacağı kanaatine varıldığı" görüş ve kanaatinde bulunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller, müzekkere cevapları ve düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafın dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin, ... Sk. ... Bankası Apt. N: . ...-İSTANBUL adresindeki bina duvarını reklam amaçlı kullanım için ... Bankası Apartman yönetimi ile sözleşme yaparak kiraladığını ve yine dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin, ... ... ve dava dışı ...San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan 15.04.2004 tanzim tarihli protokol ile içinde dava konusu reklam alanınında bulunduğu 6 adet reklam yeri ile ilgili olarak bir sözleşme tanzim edildiğini, sözleşmeye konu 6 adet reklam yerinden, sözleşmenin 3. sırasında bahsi geçen “... Sk. ... Bankası Apt. N: 1, 4. .../İST.” adresinde kain reklam yerine ait davacının % 20'lik payının bulunduğundan bahisle dava dışı ...aleyhine 19/03/2012 tarihinden önceki dönem için .... Asliye Ticaret Mahkemsinde dava açıldıktan sonra dava dışı şirketin, dava devam ederken 23.05.2015 tarihinde tasfiye sürecine sokularak sonuçlandırıldığını, bu tasfiyenin ise davacıya karşı olan yükümlülüklerinden kurtulmak için yapıldığını, sözleşme konusu yer için bu kez yine tüm ortakları aynı olan davalı ...Ş.'nin devreye sokulduğunu, sözleşmeye konu yerin bu kez bu şirket üzerinden kiraya verilmeye devam edildiğini, tasfiye edilen ...A.Ş. ve davalı ...Ş.'nin ortaklarının aynı olduğunu, şirketlerin adresinin, faaliyet konusunun aynı olduğunu, davalı şirket ortaklarının, aynı sahada aynı adreste faaliyet gösteren farklı şirketler kurduğunu, sözleşme konusu reklam yerinin geriye dönük olarak uzun süredir davalı tarafça pazarlandığını, kendi açılarından sözleşmedeki el yazılı ek koşulun gerçekleştiğini, tasfiye edilen ...A.Ş. ile davalı ...Ş. arasındaki açık organik bağ sebebiyle davalının her şeyi bildiğini, iyiniyetli sayılamayacağını, bu sebeplerle davalı tarafından bugüne kadar ödenmeyen %20 lik payına denk gelen bedelin ödenmesini talep etmiş ise de dosyaya sunulan protokolün incelenmesinde sözleşme taraflarının davacı ve dava dışı ...A.Ş. ile ... Ltd. Şti. olduğu; sözleşmede kar payının %20'sinin davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının sözleşmede taraf olmadığı, davalı ile dava dışı sözleşme tarafı ...A.Ş. arasında "organik bağın” bulunup bulunmadığı hususu değerlendirildiğinde davalı şirket ile dava dışı şirket olan ... Şirketinin farklı tarihlerde, farklı adreslerde ve farklı ortaklarla kurulduğu, şirketlerin ortaklarının davaya konu edilen sözleşmenin kurulmasından yıllar sonra ortak hale geldiği, organik bağın gereği olan sürekliliğin bulunmadığı, organik bağın açık bir şekilde tespit edilememesi nedeniyle borcun nispiliği ilkesine aykırı olarak davalının sözleşmeden doğan borçtan sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu mahkemece esas alınarak kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 373,20-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yatırılan 3.500,00-TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekillinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.