İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/796 E. 2019/71 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/796
- Karar No
- 2019/71
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/796 KARAR NO : 2019/71 DAVA : Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi DAVA TARİHİ : 16/10/2019 KARAR TARİHİ : 17/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi epo Edilmesi İstemli) dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda, DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı müvekkil şirket ile davalı idare arasında imzalanan 04.06.2015 tarihli sözleşme ile davacı müvekkilin, "İzmir İli Foça İlçesi Yenifoça Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı ve İşletmesi" işini yüklendiği, davacı müvekkilin, sözleşme gereği yüklenilen işi, sözleşmede yer alan hususlara, teknik şartnameye ve sözleşme ile belirlenen projeye uygun olarak eksiksiz, kusursuz olarak tamamladığı, davalı personeline gerekli tüm eğitimleri de vererek tesisis tam olarak çalışır vaziyette davalı idareye teslim ettiği, davacı müvekkilin açıklanan sözleşmeye güvene dayanan davranışları ile tesisi davalı idareye teslim etmiş olmasına rağmen, davalı idareye vermiş olduğu uyuşmazlığa konu teminat mektubunun iadesine ilişkin tüm istemleri sonuçsuz kaldığı,...A.Ş. Bursa Ticari Merkez Şubesi tarafından İzmir Su ve Kanlizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü lehine düzenlenen 01.06.2015 tarihli, 288.000,00.-TL tutarlı...Numaralı Kesin Teminat Mektubu"nun öncelikle 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'n 389. Maddesi çerçevesinde davalıya ödenmesinin ihtiyati tedbir ile durdurulmasına, dava neticesinde ise ilgili teminat mektubunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, banka teminat mektubunun davalıya ödenmesinin ihtiyati tedbir ile durdurulmasına ve iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. 6102 s. TTK.nın 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6235 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununun üçüncü maddesinin birinci fıkrasında davacının arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Her ne kadar Teminat Mektubunun Tedbiren Durdurulması ve İptaline dayanan tespit niteliğinde davaların arabuluculuğa tabi olup olmadığı konusunda doktrin ve uygulamada farklı düşünce ve kararlar bulunsa da, davanın konusunun davacının davalı tarafa bir miktar para borcunun yapılan sözleşme gereği edimlerin tam ifa ile yerine getirildiği, davalıya borçlarının olmadığı ve Teminat Mektubunun iade edilmesi gerekliliğine dayanarak 288.000,00 TL tutarlı bedelin nakte çevrileceği endişesi ile, borçlu bulunmadığının tespitine yönelik olup, davanın aynı zamanda ileriye dönük olarak fazlaya ilişkin olarak dava, talep ve faiz hakları saklı tutularak eda davasının hukuki sonuçlarını da doğuran niteliği göz önünde tutulduğunda 6325 sayılı yasa ile yasa koyucunun ticari davaların konusunun bir miktar para ile ilgili olması halinde arabuluculuğa başvuru zorunluluğu öngörmesindeki temel amacın; yargının iş yükünün azaltılması, uyuşmazlıkların usul ekonomisine uygun ve en hızlı şekilde mahkemeye taşınmadan tarafların karşılıklı rızaları ile çözümlenmesi olduğu göz önünde tutulduğunda menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, arabuluculuk kapsamı dışında kalmasını gerektirir yasal bir gerekliliğin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davanın banka teminat mektubunun davalıya ödenmesinin ihtiyati tedbir ile durdurulmasına ve iptaline karar verilmesi dava olup, yukarıda açıklanan nedenlerle arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafın arabuluculuk başvurusu yapmadan doğrudan dava açmış olması nedeniyle TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Dava dosyası ve dava dilekçesi içeriğinden davanın açılmasından önce arabuluculuk yoluna gidilmediği anlaşılmakla usul ekonomisi ve dosyanın sürüncemede kalmaması açısından, mahkememizce davacı tarafa 6325 s. Kanunun 18A/2 fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanağını sunması konusunda 1 haftalık kesin süre verilmesi yoluna gidilmemiştir. Davanın doğrudan reddine karar verilmiş olması nedeniyle ihtiyati tedbir talebi konusunda karar vermek mümkün bulunmadığından bu istem hakkında karar oluşturulmamıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre; 1-7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle , TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 44,40-TL harcın peşin alınan 4.918,32-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 4.873,92-TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacı tarafa iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/10/2019 Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır