İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/699 E. 2025/606 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/699
- Karar No
- 2025/606
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/699 KARAR NO : 2025/606
DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 15/11/2019 KARAR TARİHİ : 02/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : -----İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılarak müvekkillerine icra emri gönderildiğini, davalılardan ------ yapmış olduğu ipotek sözleşmesinde ipotek miktarının 100.000,00 TL olduğunu bilerek işlem yaptığını, oysa birbirini takip eden değişik kredi sözleşmeleri yapılmış olduğunu, bu sözleşmelerin incelemeden ve müzakere etmeden kendisine bu ipotek tesisi yapıldığını, dosyaya ipraz edilen resmi senet incelendiğinde resmi senette borç miktarının gösterilmediğini, müvekkili icra dosyasındaki ödeme emri ile 870.000,00 TL bedelli ipotek vermiş olduğunu anladığını, müzakere yapılmadan , borç kendisine izah edilmeden ve borç miktarı boş olarak belgeler imzalatıldığından haksız şart oluştuğunu, yapılan ipotek tesisi ve tüketici kredisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu , yasanın aradığı şartların hiçbiri mevcut olmadığını, müzakeresiz ve usule aykırı yapılan işlemlerin hukuken geçerli olmadığını, usulsüz yapılan icra takibinin iptali gerektiğini belirterek müvekkillerinin istem ve iradesi dışında yapılmış olan 4077 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak tesis edilmiş bulunan ipotek işleminin haksız şart gerçekleşmiş olduğundan iptaline, teminat karşılığından veya teminatsız olarak dava sonucuna kadar tedbiren satış işlemlerinin durdurulmasına, cezai ve hukuki dava haklarının saklı tutulmasına, dava masraf ve vekalet ücretlerinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini, Davalı------ vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle : Yapılan ipotek tesisi Resmi Makam olan ------ Tapu Müdürlüğünce tarafların hür ve açık irade beyanı ile imza altına alınan İpotek resim Senedi ve İpotek Resmi Belgesine dayandığını, davacıların ipotek tesisinin usule ve yasaya aykırı olduğu iddiasını tamamen gerçek dışı olduğunu, davacıların ve vekilinin bu davayı açarken düşmüş olduğu hata dilekçelerinin 3. Maddesinde ortaya çıktığını, Davacı ------ Tapu Memuru huzurunda tüm bu resmi belgeleri ve ipotek resmi senedini imzalamış olduğunu, içeriğinde yazan tüm hususları resmi makam önünde bilinçli bir şekilde kabul etmiş olduğunu, ipotek veren ------ taşınmazını teminat olarak verirken ileride doğabilecek her türlü sonuçtan haberdar olarak taşınmazla ilgili hukuki süreç başladığında bu yönde bir itiraz yapmaya ihtiyaç duyduğunu, bu nedenle davacılar tarafından iddia edilen tüm hususlar kötü niyetli ve gerçek dışı olduğunu, ilgili kredilerin tüketici kredisi olmadığını, kredilerin ticari kredi niteliğinde olduğunu, iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, aksinin düşünülmesi halinde davacıların haksız ve hukuka aykırı davalarının reddi gerektiğini, haksız ve ipotek işleminin iptali isteminin kötü niyetli olarak borçtan kurdulmak ve alacağın tahsilini geciktirmek maksadı ile talep eden davacıların %20 ' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. ------ Tüketici Mahkemesi'nin 24/10/2018 tarih -----Esas ----- karar sayılı kararında Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilerek mahkememiz ------ Esas sayısını aldığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava genel kredi sözleşmesi kapsamında mesken niteliğindeki taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin terkini davasıdır. Davacı -----, genel kredi sözleşmesinde ipotek veren, diğer davalı ------ eşidir. ------. İcra Müdürlüğün ün ----- Esas sayılı dosyası ile davacı -----hakkında İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile Takip yapılarak 6 örnek icra emri gönderilmiştir. Davalı----- ile diğer davalı ------arasında Kredi Genel Sözleşmesi düzenlendiği, davacı -----adına kayıtlı ---- ili, ----- ilçesi, ------pafta,15460 ada, 44 parselde kayıtlı 37/620 arsa paylı 3 kat 18 numaralı dubleks mesken üzerinde davalı Banka lehine ipotek tesis ettiği, tapuda ipotek senedinin davacı ----- ile banka yetkilisi ile 800.000 TL borç limitine karşılık düzenlendiğinin ipotek borç senedininde yazılı olduğu, davacı eş ------ işlemlere muvafakat ettiğine dair iki ayrı belgede imzasının bulunduğu, fakat bu imzaların kendisine ait olmadığının ileri sürüldüğü görülmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu ipotek ilişkisine konu borcun oluşması sırasında davalı bankanın alacaklı olduğu genel kredi ve ipotek sözleşmesine davacı asıl borçlu ----- eşi------ usulüne uygun muvafakat verip- vermediğinin tespiti ile muvafakatının şart olup olmadığı, buna bağlı olarak dosyaya sunulan muvafakatnamelerdeki imza ve isimlerin davacı eşe ait olup olmadığı, dava konusu kredi söz bağlı olarak tesis edilen ipotek akdini hukuken geçerliliği etkileyecek bir eksikliğinin bulunup- bulunmadığı ve buna bağlı olarak ipotek işlemlerinin davacılar yönünden geçersiz ve haksız şart niteliğinde olup olmadığı, davacılar yönünden icra takibinin iptal koşullarının oluşup- oluşmadığına ilişkindir Davacı tarafça yapılan ipotek tesisinin ve tüketici kredisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ----- olayı yeni öğrendiğini, kefalet işlemine muvafakat etmediğini, kefaletin borç doğuran bir işlem olması nedeniyle öncelikle eşin rızasının alınmasının şart olduğunu, işlemin yoklukla malül olduğunu, davalılardan ------ yaptığı ipotek miktarının 100.000,00 TL olduğunu bilerek işlem yaptığını, birbirini takip eden değişil kredi sözleşmeleri yapıldığını, bu sözleşmeleri incelemeden kendisine ipotek tesisi yaptırıldığını, resmi senette borç miktarını gösterilmediğini ileri sürmüş, davalı Banka vekili, davacı ------ipotek senedini bilerek ve isteyerek imzaladığını, ipotek miktarının senette açıkça yazılı olduğunu, sözleşmenin genel kredi sözleşmesi olduğunu, eşin rızasının bulunduğunu, imzaların ------ ait olduğunu şart işlem koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dosya kapsamına göre, her ne kadar davalılar vekilince davalılar arasında yapılan sözleşmenin tüketici kredi sözleşmesi olduğu ileri sürülmüşsede, ....tarihli sözleşmenin genel kredi sözleşmesi olduğu, yapılan araştırmada davalı -----tacir olduğu, Davacı ---- ile davalı banka rasında ...tarihli kredi sözleşmesinin teminatı olarak ------- yevmiye nolu 28.10.2015 tarihli ipotek Resmi Senedinin tapuda düzenlendiği, senet miktarının açıkça belirtilmiş olduğu, davacı vekilinin ------ tarafından ipotek senedine 100.000,00 TL için imza attığını sandığı savunmasına itibar edilemeyeceği, ipotek tesis edilen taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığı gibi davacılar tarafından böyle bir iddianında ileri sürülmediği, dava konusu ipotek borç senedininde kefalet sözleşmesi niteliğine sahip olmadığı, davacı ------ ile davalı Banka arasında bir kefalet ilişkisinden bahsedilemeyeceği, davacı ---- genel kredi sözleşmesinin tarafı olmadığı, kefil sıfatının bulunmadığı, Davaacı ------- sadece ipotek borçlusu olduğu, diğer davacı ------- ise ne kredi sözleşmesinin nede ipotek senedinin tarafı olmadığı görülmektedir.---- BAM -----.HD'nin ----- Esas ve ------ Karar nolu kararında açıklandığı üzere TBK'nın 584. maddesi gereği eşlerden birinin ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği hüküm altına alınmış olup, kanunun 603. maddesinde ise, kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümlerin, gerçek kişilerce kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla eş rızasına ilişkin zorunluluk sadece kişisel güvence verilmesine ilişkin sözleşmeler bakımından geçerli olup, kişisel olmayıp ayni teminat sağlayan ipotek sözleşmeleri bakımından eş rızasının alınması zorunluluğu bulunmamaktadır. dava konusu taşınmazın ipotek akit tablosunun incelenmesinde, davacı ------ şahsi kefaletine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakta olup, ipotek sözleşmesinde de açıkça müşterek borçlu müteselsil kefil olmaya ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve dolayısıyla ipotekle kefalet alınmadığı görülmektedir. İpotek veren davacının genel kredi sözleşmesinde de kefaleti bulunmamaktadır. Bu durumda tesis edilen ipotek bakımından eş rızası alınmasına gerek yoktur. Diğer yandan 4721 sayılı TMK'nın 194. maddesi gereğince, eşlerden birinin, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu üzerindeki hakları sınırlaması, dolayısıyla ipotek tesis ettirmesi mümkün değildir. Ancak somut olayda dava konusu taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığı gibi, bu konuda bir iddia ve delilde bulunmamaktadır. Bu nedenle TMK'nın 194. maddesi gereğince de ipotek tesisi için eş rızasına gerek bulunmamaktadır.Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında dava konusu ------- yevmiye nolu 28.10.2015 tarihli ipotek resmi senedinin iptaline ilişkin davanın kanıtlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Kanıtlanamayan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40.-TL harcın peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 14.901,04-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 14.286,00- TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip ve talep halinde davacı tarafa iadesine. 3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Dava reddolduğundan. AAÜT'ye göre takdir edilen 30.000.--TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.