İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/685 E. 2020/343 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/685
- Karar No
- 2020/343
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2019/685 KARAR NO : 2020/343
DAVA : TAZMİNAT (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2019 KARAR TARİHİ : 08/07/2020
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka ile dava dışı ... arasında ... tarihinde, ....-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu kredi sözleşmesi ile hiçbir ilgisi olmayan müvekkili adına sahte kefalet beyanı oluşturulduğunu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılıgı'nın ... E. sayılı hazırlık soruşturmasında soruşturmanın devam ettiğini, ... ve ... tarihinde, müvekkili kısıtlı ...’in oğlu olan ...'in ... tarihinde babası adına usulsüz bir şekilde ... Aile Sağlığı Merkezinden almış olduğu ... protokol numaralı sağlık raporuna dayanarak elde etmiş olduğu Antalya .... Noterliği' nin ... tarih ve ... yevmiye no'lu vekaletnamesi ile babası adına hareket ederek babasının mülkiyetindeki ... ili, ... ilçesi. ...., ... ada, ... parsel, (...) ve (...) bağımsız bölüm sayılı taşınmazları, bizzat kendi şahsı adına kullandığı ticari kredilere karşılık olarak ve ...'a karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere süresiz olarak ipotek verdiğini, yani, ipotek işlemlerinin bizzat müvekkili tarafımdan değil usule aykırı olarak Antalya .... Noterliği 'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu vekâletnamesi ile vekil tayin edilen/yetkilendirilen ... tarafından vekâleten tesis edildiğini, davalı bankanın bu ipotek senetlerine dayanarak müvekkili aleyhine Antalya .... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası kapsamında İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle ilamsız icra takibi başlattığını, bahse konu taşınmazların satıldığını, ihalelerin feshi talebiyle açtıkları davanın Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... E. ... K. sayılı kararıyla reddedildiğini, kararın Yargıtay tarafından onandığını, İlk olarak; Antalya ....İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası kapsamında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu İle başlatılan icra takibinin dayanağı olan ipotek işlemi, süresi sona ermiş vekâletname ile tesis edilmiş olup bütünüyle usulsüz olduğunu, Antalya .... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no'lu vekâletnamesinin ... günü mesai bitimine kadar geçerli olduğunu, İcra Hukuk Mahkemelerinde görülen davalarda davalı banka tarafından öne sürüldüğü gibi süre kaydının yalnızca ipotek kaldırma yetkisini kayıtlamak için konulmadığını, ... ve ... günlü ... yevmiye numaralı ipotek işleminin hiçbir hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, ikinci olarak, müvekkilin akıl sağlığının, temyiz kudretinin yerinde olmadığı dönemde usulsüz olarak alınan vekâlete dayanarak yapılan borçlandırma işlemlerinin müvekkilini bağlamayacağını, müvekkili ...'in Alzheimer hastalığı/bunama nedeniyle ... yılından bu yana fiil ehliyetini kaybetmiş olduğunu, Antalya .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... E .... K. sayılı kararıyla kısıtlanmasına karar verilerek, kendisine kızı ...'ün vasi olarak atandığını, ipotek tarihlerini de kapsayan dönemde müvekkili ...'in akıl sağlığının yerinde olmadığından oğlu ...'e vermiş olduğu vekâletname ve bu vekâletnameye dayalı olarak gerçekleştirilen ipotek ve satış işlemleri ile kefalet sözleşmesinin bu yönüyle de tümüyle geçersiz ve yok hükmünde olduğunu, Kısıtlı ...'in akıl sağlığı, gerek ipotek işleminin yapıldığı ... ve ... tarihinde gerekse usulsüz vekaletname çıkartılan ... tarihi itibariyle yerinde olmadığından ... Aile Sağlığı Merkezinden alınma ... günlü sağlık raporu gerçeğe aykırı olup, buna dayalı olarak düzenlendiği anlaşılan vekaletnamenin ve vekâletnameye dayanarak yapılan ipotek işleminin de bu nedenle geçersiz olduğunu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilin Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü hastaneye sevkinin sağlanarak Antalya .... Noterliğinin ... Tarih ve ... yevmiye no’lu vekâletnamesinin tanzim tarihinde, Genel Kredi Sözleşmesinin tanzim tarihi olan ... tarihinde ve usulsüz vekâlete dayalı olarak kurulan ipotek tarihi itibariyle temyiz kudreti bulunup bulunmadığının tespitini talep ettiklerini, üçüncü olarak, Genel Kredi Sözlşemesinde yer alan kefalet beyanı yazısı ve altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, sahte olduğunu, oğlu ...'in babası olan davacı ...’in imzasını taklit ederek, sıfatıyla imza attığını, bu nedenle suç duyurusunda bulunduklarını, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığın ... hazırlık sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, ihalenin feshi davasında bu durumları bilmediklerinden ileri süremediklerini, dilekçelerinde ileri sürdükleri hususlara yeni vakıf olduklarını, kefalet sözleşmesinin eş rızası alınmadan imzalanmış olması nedeniyle bu yönüyle de geçersiz olduğunu, vekâlet görevini üstlenen oğlu ...'in bizzat kendi borcuna yönelik olarak ipotek tesisi için babasından özel yetki alması gerektiğini, böyle bir özel yetki bulunmadığını, müvekkile ait taşınmazların satış tarihindeki piyasa rayiç değerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek tespit edilen bu bedelin satış tarihi olan ... tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari reeskont faiziyle birlikte davalı banka tarafından davacıya ödenmesine, takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere mahkemenin takdirine göre % 40 oranına kadar belirlenecek kötü niyet tazminatının davalı banka tarafından müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevabında; Davacının oğlu ...'in ... tarihli ....-TL, ... tarihli ....-TL bedelli Genel Kredi sözleşmelerine istinaden müvekkili bankadan ticari krediler kullandığını, teminat olarak da toplam 4 adet gayrimenkul üzerinde müvekkili banka lehine ipotek tesis edildiğini, iki tanesinin davacı ...’e ait olduğunu, ticari kredi borcunun muaccel hale gelmesi ve borçlu tarafından ödenmemesi nedeniyle, borçlu ... ve ipotekli gayrimenkullerin maliki/davacı ... aleyhine, Antalya ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, taşınmazın satışa çıkarılarak 3.kişilere ihale edildiğini, Antalya .... İcra Hukuk Mahkemesi’nde ihalelerin feshi için açılan davanın reddedildiğini, istinaf ve Yargıtay’da temyiz aşamalarında da red kararının onandığını, karar düzeltme talebinin de reddedildiğini, ihalelerin kesinleştiğini (Yargıtay ....HD.nin ... E. ... K.), bu kez davacı yanın, takipten yıllar sonra bu kez takibin iptali için ayrı bir dava daha açtığını, davanın halen derdest olduğunu, davacının ipotek tesis işleminin yok hükmünde olduğu, davacımn oğluna verdiği vekaletnamenin geçersiz, süresinin geçmiş olduğu yönündeki iddialarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ipotek tesis işlemlerinin Tapu Müdürlüğünde ve yetkililer huzurunda yapıldığını, İpotek tesisi işleminin ayni bir hakkın tesisi işlemi olup katı şekil koşullarına bağlı olduğunu, evrakta herhangi bir tereddütün olması durumunda ipotek tesis işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, banka vekillerince de gerekli kontroller yapıldıktan sonra ipotek tesis işlemi yapılabildiğini, süresi geçmiş bir vekaletnamenin varlığı halinde Tapu Sicil Müdürlüğü’nce işlem yapılma ihtimali bulunmadığını, vekaletnamenin incelenmesinde de bahsedilen sürenin ipotek kaldırmak yetkisine ilişkin bir süre olup, metinde ipotek tesisi işlemi için bir sürenin öngörülmediğini, Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahilinde bulman bilimum bankaların merkez ve şubelerinden rehin ipotek, muvafakat işlemleri ile belgelerini imzalamaya da davacının oğlu ...'i vekil kıldığını, bu nedenle vekaletnamenin süreli olduğu, ipotek tesis işleminin geçersiz olduğu iddialarının kabul edilemeyeceğini, tüm bunların yanısıra davacının, oğlu ...’in borçları için ... tarihinde iki gavrimenkulünü müvekkili banka lehine ipotek vermekle kalmayıp, öncesinde müvekkili banka ile düzenlenen ticari kredi sözleşmelerini de müşterek müteselsil kefil sıfatıyla da imzaladığını, ... tarihinde hakkında kısıtlama kararı verildiği ileri sürülen ...'in müvekkili bankaya sözleşmelerin imza tarihlerinin ... ve ... tarihleri olduğunu, bu tarihlerde davacının, borçlu oğlunun kredi işlemleri için bizzat şubeye gelerek sözleşmeleri bizzat şubede imzaladığını, ... yılında alınmış bir kısıtlılık kararının geriye etkili sonuç doğurmayacağını, müvekkili bankanın alacağını almasını geciktirmek engellemek istediklerini, tüm bunların yanısıra davaya konu takip ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin bir takip olup, davacının kefaletine ilişkin geçerlilik şartlarının iş bu davaya konu edilmesi ve bu davada tartışılmasının da mümkün olmadığını belirterek haksız ve yersiz acılan davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; bankacılık işlemleri nedeniyle kullanılan ticari krediye verilen ipoteğin usulsüzlüğünden kaynaklı uğranılan zararların tazmini istemine ilişkin tazminat davasıdır. Davacının oğlu dava dışı ...'in davalı bankadan ... tarihli kredi sözleşmesi ile ticari kredi kullandığı, bu krediye müvekkilinin oğlu ...'in ... tarihinde babası adına usulsüz bir şekilde ... Aile Sağlığı Merkezinden almış olduğu sağlık raporuna dayanarak elde ettiği Antalya .... Noterliği' nin ... tarih ve ... yevmiye no'lu vekaletnamesi ile babası adına hareket ederek davacının mülkiyetindeki söz konusu taşınmazlara Antalya .... Noterliği 'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu vekâletnamesi ile oğlunun vekâleten ipotek tesis etiği, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine Antalya .... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası kapsamında İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle ilamsız icra takibi başlatıldığı ve ihale ile taşınmazların satıldığı, ihalenin feshi için açılan davanın reddedilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı, Antalya .... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası kapsamında İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle ilamsız icra takibi nedeniyle iki adet gayrimenkulünün satılmasında davalı bankanın sorumluluğuna giderek, uğradığı zararın tazminini istemektedir. Diğer bir anlatımla bu takibe ve taşınmazların satışına davalı bankanın kusurlu işlemlerinin yol açtığını ileri sürmektedir. İlk olarak ; Antalya ....İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibinin dayanağı olan ipotek işleminin süresi sona ermiş vekâletname ile tesis edildiği, Antalya .... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no'lu vekâletnamesinin ... günü mesai bitimine kadar geçerli olduğu iddia edilmektedir. Oysa ki vekaletnamenin incelenmesinde; davalı banka vekilinin de işaret ettiği gibi süre kaydının yalnızca ipoteği kaldırma yetkisine ilişkin olduğu, ipotek tesisi işlemi için bir sürenin öngörülmediği anlaşılmaktadır. Kaldı ki bu vekaletnameye göre işlem yapan davalı banka değil, Tapu Sicil Müdürlüğüdür. Davalı banka, kendisine sunulan ipotek senetlerine göre işlemleri yürütmüştür. Bu nedenle davacının bu iddiası huzurdaki tazminat davasının dayanağı olarak kabul edilmemiş, itirazı yerinde görülmemiştir. İkinci olarak ; davacının akıl sağlığının, temyiz kudretinin yerinde olmadığı dönemde yukarıda açıklanan ve usulsüz olarak alındığı iddia edilen vekâlete dayanarak yapılan borçlandırma işlemlerinin geçerli olmadığı, zira sağlık ocağından alınan rapora dayanılarak verilen vekaletnamenin, bu vekaletnameye dayanılarak tapuda yapılan ipotek tesisinin geçerli olmadığı, bu ipotek belgesine göre takip açan ve davacının 2 taşınmazını sattıran bankanın kusurlu olduğu ileri sürülerek zararlarının tazmini istenmektedir. İpotek işlemine dayanak vekaletnameyi veren noterdir. İpotek işlemini fiilen gerçekleştiren kurum Tapu Sicil Müdürlüğüdür. İpotek senetlerini davalı banka düzenlememiştir. Davalı banka, kendisine sunulan ipotek senetlerine göre işlem yapmış, kredi vermiş, ödenmeyince de icra takibi yoluyla satışını gerçekleştirmiş, tüm süreç yargı gözetiminde sonuçlanmış, temyiz süreçleri geçerek satış kesinleşmiştir. Bu nedenle davacının iddiaları gerçek olsa bile, eğer bir sorumlu aranacak ise ipotek tesisi sürecindeki işlem yapan kurumların sorumluluğuna gitmek gerekmektedir. Bu nedenle davacının bu iddiası da huzurdaki tazminat davasının dayanağı olarak kabul edilmemiştir. Üçüncü olarak ; davacı, Genel Kredi Sözlşemesinde yer alan kefalet beyanı yazısı ve altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, sahte olduğunu, oğlu ...'in babası olan davacı ...’in imzasını taklit ederek imza attığını, kefalet sözleşmesinin eş rızası alınmadan imzalanmış olması nedeniyle bu yönüyle de geçersiz olduğunu ileri sürerek bu hususta da davalı bankanın kusurlu olduğunu iddia etmektedir. Bir ticari kredi için kefalet vermeden doğrudan ipotek vermek de mümkündür. İcra takip ve satış işlemleri kefaletten değil, ipotekten kaynaklanmaktadır. Bu nedenle davacının bu iddiaları da gerçek olsa bile, huzurdaki tazminat davasının dayanağı olarak kabul edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Davanın REDDİNE, Alınması gerekli ....-TL harçtan, peşin olarak alınan ....-TL olarak alınan harcın mahsubu ile kalan ....-TL harcın DAVACIYA İADESİNE, Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.08/07/2020
KATİP ... (e-imzalıdır)
HAKİM ... (e-imzalıdır)