İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/614 E. 2021/331 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/614
Karar No
2021/331
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/614 Esas KARAR NO : 2021/331

DAVA : Adi Ortaklığın Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 24/07/2012 KARAR TARİHİ : 13/04/2021

Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklığın Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan ...'nden alacaklı olduğunu, borçlu davalı şirket aleyhinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun Karayolları ... Bölge Müdürlüğü'nden istihkakı olduğunun öğrenilince ilgili idareye haciz yazısı yazıldığını ve istihkakın haczedilmesinin istendiğini, Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından İcra Müdürlüğü'ne yazılan yazıdan haczi istenen istihkakın davalıların oluşturduğu adi ortaklığa ait olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine borçlunun adi ortaklıktaki tasfiye payı üzerine haciz konulması için Karayolları .... Bölge Müdürlüğü'ne yeniden yazı yazıldığını, Mülga Borçlar Kanunu ve Türk Borçlar Kanunun ilgili maddelerinde belirtildiği gibi adi şirketin ortaklarından herhangi birinin alacaklılarının tasfiye payına haciz koydurulabileceğini, tasfiye payına haciz konulmuş olmasıyla adi şirketin tasfiyeye girmiş olacağını, bu bakımdan borçlunun adi ortaklıktaki tasfiye payının belirlenmesi amacıyla iş bu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu belirterek, adi ortaklığın tasfiyesi ile davalı şirketin tasfiye payının hesaplanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafın adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talebinin yerinde olmadığını, müvekkillerinin ve oluşturdukları adi ortaklığın davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, davacı şirket kayıtlarında dahi böyle bir borcun gözükmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. DAVA : Dava, alacaklı tarafından açılan adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde mahkememizde açılmış, mahkememizin ... tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin talebi ile dosya Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi olunmuş, anılan mahkemenin ... tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle karşı görevsizlik kararı verilmek üzere karar kaldırılarak dosya Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, anılan mahkemenin ... tarih ... E. ... K. Sayılı kararı ile mahkememizin görevli olduğundan bahisle karşı görevsizlik kararı verilerek görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesine gönderilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile yargı yeri belirlenmesi şartlarının oluşmadığından bahisle dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin talebi ile dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Borçluların ... , ... ve .... olduğu, ... TL bono, ...Tl işlemiş faiz, ...TL komisyon, ...TL ihtar protesto olmak üzere toplam ... TL için kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin yapıldığı, alacaklının alacağını ... tarihli temlikname ile ...'ye temlik ettiği görülmüştür. Ankara ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı iş ortaklığı sözleşmesinin incelenmesinde, ... Ve ... iş ortaklığı olduğu, ... ... ve ...'nin %51 oranında hisse sahibi olduğu görülmüştür. Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ... E. ...K. Sayılı kararının incelenmesinde; davacının ...., davalıların ...., ... Ve ... olduğu, adi ortaklığın tasfiyesi için davacıya yetki verildiği görülmüştür. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasına rapor sunan SMMM ... tarihli raporunda özetle; davalı ... ... ve ... 'nin ilgili adi ortaklıkta %51 hisse oranı ile ortak olduğunu, adi ortaklığın ticari defter ve belgelerine göre; ... tarihi itibari ile artı bir öz varlığının olmadığını ve adi ortaklığın borca batık durumda olduğunu, bu bilgilere göre, ilgili adi ortaklığın tasfiyesi durumunda davalı borçlu ... ... 'nin adi ortaklıktan bir alacağının olmadığını, aksine ...TL. X 0,51 = ...TL tutarında adi ortaklığın borcundan sorumlu olduğunu belirtmiştir. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasına rapor sunan SMMM ... tarihli raporunda özetle; davalı ... 'nin tasfiye sonrası payına düşecek tasfiye payının ...TL olduğunu belirtmiştir. Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasına rapor sunan ...'nün ... tarihli raporunda özetle; davacının tasfiye payını talep ettiği iş ortaklığının ... tarihli bilançosu itibari ile ...TL zarar ettiğinden borçlu şirketin payına düşen bir kar payı olmadığını, borçlu şirketin davalı iş ortaklığından ...TL alacağı olduğunu, tasfiye sonunda payına düşecek olan (... / ... X...) ...TL zarar miktarı bu alacaktan düşükten sonra (... - ...) ...TL asıl borçlu şirketin iş ortaklığından alacağı kalacağı belirtilmiştir. Tasfiye memuru SMMM ...'ın ... tarihli raporunda özetle; adi ortaklığın yapılan işten ...TL zarar ettiği, ortaklığın bu tutarda borca batık olduğu, adi ortalıktan adi ortaklıktan her iki ortağın da alacağı olduğu, adi ortaklık zararının adi ortaklara hisselerine göre paylaştırılmasından sonra ... ...'nin adi ortaklıktan alacağının ...TL; ...'nun adi ortaklıktan alacağının ...TL olduğunu, adi ortaklığın yapılan işten ...TL zarar ettiğinden adi ortak ... ...'nin adi ortaklık faaliyetinden kaynaklı payına düşen bir tutarın olmadığını belirtmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri ortaklık tipidir. Adi ortaklıklar, tüzel kişiliği bulunmayan ve kanunen düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici özelliklerini taşımayan ortaklıklardır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 639. maddesi uyarınca, adi ortaklık, (i) ortaklık amacının gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesiyle, (ii) ortaklardan birinin ölmesiyle, (iii) bir ortağın kısıtlanması, ifası veya tasfiyedeki payının cebri icra yoluyla paraya çevrilmesiyle, (iv) bütün ortakların oybirliğiyle verdikleri kararla, (v) ortaklık süresinin dolmasıyla, (vi) feshi bildirim hakkı saklı tutulmuş veya ortaklık belirsiz süre için ya da ortaklardan birinin ömrü süresince kurulmuşsa, ortağın fesih bildiriminde bulunmasıyla, (vii) haklı sebeplerin bulunması halinde fesih istemi üzerine her zaman mahkeme kararıyla sona erer. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 644 uyarınca, adi ortaklıklarda tasfiye, aksi ortaklık sözleşmesinde belirtilmediği sürece bütün ortaklıkların elbirliği ile yapılır. Ortaklar tasfiye işlerini yürütmek üzere bir tasfiye memuru atayabilirler. Bu kişiye ödenecek ücret ortak mal varlığından, buna imkan bulunmazsa, ortaklardan müteselsilen karşılanır. Aynı hükmün dördüncü fıkrasına göre, tasfiye usulüne veya tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıklar, ilgililerin istemi üzerine hakim tarafından çözülür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 642 ve devamı maddeleri hükümlerine göre adi ortaklığın tasfiyesindeki aşamalar şu şekilde gerçekleştirilecektir: Birinci aşamada; (taraflarca veya anlaşamamaları hâlinde mahkemece atanacak) tasfiye memuru tarafından ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın aktif ve pasifi ile birlikte tüm mal varlığı belirlenerek hazırlanan mal varlığı bilançosu taraflara tebliğ edilmeli, bu husustaki itirazlar toplanacak delillere göre değerlendirilmeli; İkinci aşamada; tasfiye memuru tarafından ortaklığın mal varlığına ilişkin satış ve nakde çevirme işlemi gerçekleştirilmeli; Üçüncü ve son aşamada ise; yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerden, tasfiye memurları tarafından öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan her birinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlenmelidir. Bu aşamalardan sonra ise; tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hâkim, tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyip, tasfiye işlemini sonlandırmalı ve bu doğrultuda hüküm oluşturmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/01/2020 tarih 2017/3-1019E. 2020/25K. sayılı kararı). Adi ortaklıkta, ortağın kişisel alacaklıları borçlu ortağın şirketteki kar payını veya adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payını da haczettirebilir. Ne var ki, henüz adi ortaklığa ait kazancın ortaklar arasında taksim edilmediği veya ortaklığın tasfiyesi halinde borçlu ortağa isabet edecek tasfiye payının belirlenmediği bir aşamada, adi ortaklığın yaptığı işin karşılığında üçüncü kişiden alacağının haczi mümkün değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 03/04/2013 tarih 2012/12-863E. 2013/432K. sayılı kararı). Ortaklığın varlığı, borçlar ve avanslar ödendikten sonra ortakların sermaye paylarının iadesine yeterli gelmezse, bu durumda ortada bir zarar var demektir. Bu zararının da ortaklar arasında zararın paylaştırılması ilkesine göre dağıtılması gerekir (Şener, Oruç Hami; Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku Ders Kitabı 4. Bası, Ankara 2019, s. 103 vd.). Davamıza gelince; davacı alacaklı icra müdürlüğünden aldığı yetkiye istinaden adi ortaklığın feshi istemi ile ... tarihinde mahkememizde açılmış, mahkememizin ... tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin talebi ile dosya Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi olunmuş, anılan mahkemenin ... tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle karşı görevsizlik kararı verilmek üzere karar kaldırılarak dosya Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, anılan mahkemenin ... tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile mahkememizin görevli olduğundan bahisle karşı görevsizlik kararı verilerek görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesine gönderilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ...E. ... K. sayılı kararı ile yargı yeri belirlenmesi şartlarının oluşmadığından bahisle dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin talebi ile dosya mahkememize tevzi olunmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri ortaklık tipidir. Adi ortaklıklar, tüzel kişiliği bulunmayan ve kanunen düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici özelliklerini taşımayan ortaklıklardır. Adi ortaklıkta, ortağın kişisel alacaklıları borçlu ortağın şirketteki kar payını veya adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payını da haczettirebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 642 ve devamı maddeleri hükümlerine göre adi ortaklığın tasfiyesi aşamalar halinde gerçekleşecektir. Tasfiye işlemleri de tasfiye memurunca yapılacaktır. Tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hâkim, tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyip, tasfiye işlemini sonlandırmalı ve bu doğrultuda hüküm kuracaktır. Tasfiye memuru SMMM ...'ın ... tarihli raporunda adi ortaklığın yapılan işten ...TL zarar ettiğinden adi ortak ...'nin adi ortaklık faaliyetinden kaynaklı payına düşen bir tutarın olmadığını belirtmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 643/2. maddesinin "Ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır." hükmü gereğince, ortaklığın varlığı, borçlar ve avanslar ödendikten sonra ortakların sermaye paylarının iadesine yeterli gelmezse, bu durumda ortada bir zarar var demektir. Bu zararının da ortaklar arasında zararın paylaştırılması ilkesine göre dağıtılması gerekir. Adi ortak ... ...'nin adi ortaklık faaliyetinden kaynaklı payına düşen bir tutarın olmadığının tasfiye memurunun raporu ile belirlenmesi, adi ortaklıkta, ortağın kişisel alacaklıları borçlu ortağın şirketteki kar payını veya adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payını da haczettirebilecek olması, ... ...'nin tasfiye payına diğer adi ortak gibi kar düşmeyip zarar düşmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının REDDİNE; 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ...TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...TL'nin mahsubu ile bakiye ...TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3. Davacı tarafından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir olunan ...TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ...E. ...K. Sayılı dava dosyasının mahkemesine iadesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/04/2021

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/614, K. 2021/331, T. 13.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-614-e-2021-331-k-e5be8f185d8b