İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/599 E. 2021/468 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/599
- Karar No
- 2021/468
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/599 Esas KARAR NO : 2021/468
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/11/2015 KARAR TARİHİ : 08/07/2021
Mahkememizin .../... Esas .../... Esas sayılıdosyası Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasa kaydedilmekle, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, ... tarihinde davacı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacıyı hayati tehlikeye sokacak derececede kafa travması ve buna bağlı olarak beyin kanaması ve sağ omuz omurga kemiği kırıklarına neden olduğunu, olaya ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma dosyası açıldığını, iş bu kazadan kaynaklı davacının gelecekte de kazanın etkilerini yaşayacağını, iş bu kaza nedeniyle, diğer davacı ...'un eşi ...'un da büyük üzüntü yaşadığını, bu sebeplerle uygun görülmesi halinde kazaya karışan araç ve davalı ... adına tescilli araç ve gayrimenkul var ise kayıtlarına ihtiyati haciz konulmasını, tüm tazminat istemleri için sigorta eden yönünden dava tarihinden ve diğer davalı yönünden ise olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte, ... TL maddi, davacı ... için ... TL, ... için ise ... TL olmak üzere toplamda ... TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak davacılara pay edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, müvekkili sigorta şirketi hakkında açılan bu davayı kabul etmediklerini, bahsi geçen kaza ile ilgili olarak müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunu doğurabilecek olayı dava dilekçesi ile öğrendiğini, bu sebeple dava açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili şirketin dava dilekçesinde bildirilen ...'ya ait ... Plakalı araca ZMMS düzenlendiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi limiti dahilinde olduğunu bu sebeple sürücünün kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş görmezlik taleplerinin poliçe limiti kapsamında olmadığından geçici iş görmezliğe ve kazanç kaybına ilişkin taleplerin müvekkili sigorta şirketi açısından reddi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, tedavi giderlerinden de sorumlu olmadıklarını, bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasını, kusur tespitini, tazminat konusunda bilirkişi incelemesi, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının incelenmesini, davacının SGK kayıtlarını ve maaşının tespitini ve müvekkiline ait ... plaka sayılı araca ait ZMMS ile kasko poliçesi istenilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan .../... esas sayılı dava dosyası sureti, kazaya sebep olan ... plakalı araca ilişkin sigorta poliçesi ve kazaya ilişkin tüm sigorta kayıtları, dosya arasına alınmış, gerçek kişi tarafların ekonomik ve sosyal durumları kolluk marifetiyle araştırılmış, kazaya sebep olan ... plakalı aracın kaza tarihindeki trafik tescil kayıtlarının dosya arasına alınmış, Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkere yazılarak dava konusu kaza nedeniyle davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, yine kazanın meydana gelmesinde ilgililerin kusur oranlarının tayini maksadıyla kusur raporu alınmış mahkememize sunulan ... tarihli Ankara ATK raporunda, Sürücü ...’un %10 (Yüzde on) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...’nun % 90 (Yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Dosya tarafların maluliyet oranlarının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda, Motosiklet kazaları ile ilgili yapılan çalışmalarda; en çok görülen kırıkların alt ekstremite kırıkları olduğu, kafatası yaralanmalarının ikici en sık görülen yaralanma türü olduğu, uygun bir kaskın, çarpışma esnasında motosiklet sürücülerini koruyucu en önemli güvenlik ekipmanı olduğu, kask kullanımının, yaralanma ciddiyetinde %70 ve mortalite oranında %40 azalma sağlayabileceği, kask kullanmayan motosiklet sürücülerinde kullananlara göre daha yüksek oranda (yaklaşık 8 kat daha fazla) kafa ve yüz yaralanması meydana geldiği, travmatik beyin yaralanmasının kask kullananlarda kullanmayanlara göre daha fazla görüldüğü, havanın karanlık olduğu saatlerde veya kırsal bölgelerde meydana gelen kazalarda daha ciddi kafa travmalarının meydana geldiği, kazanın meydana geldiği yol tipi, çarpışma tipi, hız, yolun ıslak veya kuru olması ve hava durumu (Açık veya kapalı-görüş mesafesi) ile kafa travması arasında bir bağlantı olmadığı, boyun yaralanması açısından kask kullanan ve kullanmayanlar arasında belirgin bir fark olmadığı, sürüş eldivenlerinin el ve el bileği kemik kırıklarına karşı koruyucu olmadığı, fakat eldiven giymeyenlerde el yumuşak doku yaralanmalarının daha fazla görüldüğü, motosiklet için üretilmiş zırhlı sürücü elbisesi giyenlerde yaralanma oranının özellikle açık yara meydana gelmesi ve kaza sonrası hospitalizasyonu azalttığı ancak kırıkları etkilemediği, motosiklet ceketlerinin toraks, spinal kord, batın, pelvis yaralanmaları ve üst ekstremite kırıklarına karşı koruma sağlamadığı, ancak motosiklet ceketi giymeyenlerde üst ekstremite yumuşak doku yaralanmasının daha fazla olduğu, yine aynı şekilde sürüş pantolonu ve koruyucu ayakkabıların yumuşak doku yaralanmalarını önlediği, motosikletlerin kenarlarında bulunan çarpışma tamponlarının bacak bölgesindeki yaralanmaları engelleyebileceğini bildiren çalışmalar bulunmakla birlikte bazı çalışmalarda ise yaralanmaları azaltıcı etkisinin bulunmadığı bildirildiği dikkate alındığında; kişinin kaza sırasında kask ve/veya diğer koruyucu donanımları kullanımının zararın oluşumu, azalması veya artmasına olan etkisinin kesin olarak bilinemeyeceği bildirir rapor sunulmuştur. Dosya daha sonra aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporda, ... tarihinde trafik kazası sonucu %15 oranında sürekli ve 9 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı ...'un Geçici iş gücü kaybından kaynaklanna talep edebileceği maddi zararı ... TL, Sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan, talep edebileceği maddi zararı ... TL SGK dışı tedavi gideri kapsamında refakat ve bakım masrafı yönünden ... TL Yol giderleri yönünden ... TL olarak hesaplandığını bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten-sürücü ve ZMMS aleyhine açılan maddi tazminat ile sigorta şirketi dışındaki işleten - sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu , öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1-Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir. Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar ile kusurlu araç sürücüsünün fiili arasında illiyet bağı bulunması nedeniyle davalı sürücünün , araç işletenin ve sigorta şirketinin davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır. Mahkememizin bu kabulü doğrultusunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun , kusur , maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu ;geçici iş gücü kaybından kaynaklanna talep edebileceği maddi zararı ... TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan, talep edebileceği maddi zararı .. TL, SGK dışı tedavi gideri kapsamında refakat ve bakım masrafı yönünden ... TL yol giderleri yönünden ... TL olarak olarak bulunmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 52 uyarınca; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve yerleşmiş içtihatlar uyarınca, kazanın oluş şekli ve tarafların kusur durumları, kaza sırasında davacı ...'un kaskının da takılı olmaması ve istinaf kararı sonrası alınan ATK raporuna göre davacıdaki maluliyetin kafa bölgesine aldığı darbeden meydana geldiği, kask takmama ise maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğu hususu dikkate alınarak, davacının kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurunun olduğu kanaatine varılmış ve mahkememizce hesaplanan maddi tazminat kalemlerinin her birinden ayrı ayrı yerleşmiş içtihatlar uyarınca % 20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanarak davacının hak kazandığı maddi tazminat miktarı hüküm altına alınmıştır. Manevi tazminat davası yönünden değerlendirme: TBK 56. Maddede Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir, düzenlemesi öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirmede; olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusur oranları, davacıların olay nedeniyle yaşadığı elem ve ızdırap dikkate alınarak hak ve nesafete göre davacı ... lehine ... TL, davacı ... lehine ... TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Sonuç olarak mahkememizce yapılan yargılama kapsamında davacıların davasının kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı ...'un maddi tazminat talepleri yönünden davanın KISMEN KABULÜNE; KISMEN REDDİNE, A)... TL iş göremezlik(sürekli ve geçici) tazminatının davalı ...'den(poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) ve davalı ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ÖDENMESİNE, hükmedilen tazminat miktarına davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan ... tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz UYGULANMASINA, B)... TL tedavi giderinin davalı ...'den(poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) ve davalı ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ÖDENMESİNE, hükmedilen tedavi giderine davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan ... tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz UYGULANMASINA, C)... TL yol giderinin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsil edilerek davacı ...'a ÖDENMESİNE, 2-Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, A)... TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili edilerek davacı ...'a ÖDENMESİNE, B)... TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili edilerek davacı ...'a ÖDENMESİNE, 3-Harçlar kanunu uyarınca maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç ile ... TL tamamlama harcı ve ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılar ... ve ...'den (Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4- Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalı ...'dan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA 5- Davacı tarafın yapmış olduğu, ... TL davetiye, ... TL posta gideri ve ... bilirkişi gideri ve ... TL ATK gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı da göz önüne alınarak ... TL yargılama giderinin davalılar ..., (Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ve ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacılar tarafından yatırılan ... TL peşin harç, ... TL tamamlama harcı ... TL başvuru harcı ve ... TL ıslah harcının toplamı olan ( maddi tazminat talebine istinaden yatırılan ) ... TL harcın davalılar ... ve ...'den(... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) alınarak davacılara VERİLMESİNE, 7-Davacılar tarafından yatırılan ... TL peşin harcın ( manevi tazminat talebine istinaden yatırılan) davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9- Davacı ... maddi tazminat davasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den (Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya VERİLMESİNE, 10- Davacılar manevi tazminat davasında kendislerini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 11-Davalılar maddi tazminat davasında ayrı ayrı kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalılara VERİLMESİNE, 12-Davalı ... manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'ya VERİLMESİNE, 11-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır