İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/590 E. 2021/164 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/590
- Karar No
- 2021/164
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/590 Esas KARAR NO : 2021/164
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2019 KARAR TARİHİ : 11/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde; davalının müvekkiline karşı ... tarihli ortaklıktan kaynaklı iddiasıyla ... TL alacaklı olduğunu iddia ederek Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, Kanunda öngörüldüğü ve hak tanındığı gibi her tüzel ve gerçek kişilik ispatlanabilir alacak haklarını dava ederek talep edebileceğini, bu nedenle davalının iddia ettiği alacak için öncelikle müvekkilinin tek yetkilisi ve %100 hissedarı olduğu ...'nin ortağı olması gerektiğini, ilgili şirketin tek kurucusu ve ortağının müvekkili olduğunu, davalının iddia ettiği gibi alacaklı olması talep ettiği miktarda bir paranın müvekkiline vermiş olmasını ispat etmesi gerektiğini, gerek davalı tarafından kanıtlanabilir bir borcun olmayışı ve gerekse iddia edildiği üzere borca ilişkin ve ya haricinde bir ticari ortaklığın bulunmaması nedeniyle müvekkilinin davalı tarafa Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından; davacının kurucusu ve yöneticisi olduğu ...'den ortaklıktan doğan alacağının tahsili maksadi ile Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz edilmemesi sebebi ile kesinleşmiş olup icra takibinin derdest olduğunu, davacı tarafından açılan menfi tespit davası dava dilekçesi ile; ...nin tek kurucusu ve yöneticisinin davacı olduğunu, davalının şirkete hiçbir aşamada ortaklığının olmadığı ve buna istinaden bir bedel ödenmediğinin beyan edildiğini, keza; aksi durumda da ödenen bedelin şirketten talep edilmesi gerektiği belirtildiğini, ...'nin Davacı ... tarafından kurulduğunu, ancak müvekkiline ekte sunulan pay defteri suretinden görüleceği üzere ... tarihinde ... TL bedelli hisse verildiğini, pay defterinden kayıtlı söz konusu hissenin ticaret siciline tescil edilmediğini, ancak anonim şirketlerde pay/hisse devirlerinin tacaret siciline tescili ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanı zorunlu olmadığını, yine şirket merkezinin kurulu olduğu adreste mukim taşınmazın müvekkili ve davacı tarafından birlikte kiralandığını, buna ilişkin şirket merkezinin kurulu olduğu taşınmazın malikinin ...'un lehdarı olduğunu ve davalı ile davacının birlikte borçlu olduğunu ... düzenleme tarihli kira karşılığı olan iki adet senedi mahkemeye sunduklarını, şirketin ortağı olmayan veya şirketle ilişkisi bulunmayan bir şahsın şirket merkezinin kiralanması için borçlu sıfatı ile senet keşide etmiş olmasının ortaklık haricinde başka bir sebeple açıklanabilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkiline keşide ettiği ihtarnamelerde de müvekkilinin ortaklığının kabul edildiğini, müvekkili tarafından, davacıya, pay defterinde kayıtlı ... TL bedelli hisselerin devredildiğini, ancak davacı tarafından müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından, şirket için yapılan masraflardan ziyade hisse bedelinin ödenmesi talebi ile davacı ile görüşmeler yapılmışsa da olumlu netice alınamamış olması sebebi ile Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, yine davacı tarafça ortaklık kabul edilmemekle birlikte ortaklıktan doğan bir alacağın mevcut olması halinde bunun şirketten talep edileceğine ilişkin beyanlarının da kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin hisselerinin davacıya devri sebebi ile davacıdan alacaklı olup icra takibinin bu hali ile usul ve yasaya uygun olduğunu, açıklanan sebeplerle, davacının davasının reddine ve haksız ve kötüniyetli iş bu dava sebebi ile davacı aleyhine alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini savunma ve talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya dava dışı ...'nin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkemeye sunmuş olduğu ... tarihli raporda, Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde detay ve gerekçeleri raporun Dosya Tespitleri ve Değerlendirmeler bölümünde açıklanmış olup, takdiri ve değerlendirilmesi yüce Mahkemenize ait olmak üzere; a) Sayın Mahkeme Davalının şirkette sahibi olduğu 25 hissenin Davacıya devri işleminde Davacının ... TL devir bedelinin Davalıya ödediği kanaatinde ise bu halde Davacının Davalıya söz konusu ortaklıktan ve Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasından dolayı herhangi bir borcu bulunmadığı, b) Sayın Mahkeme Davalının şirkette sahibi olduğu 25 hissenin Davacıya devri işleminde Davacının ... TL devir bedelinin Davalıya ödenmediği kanaatinde ise bu halde Davacının Davalıya söz konusu ortaklıktan dolayı ... TL hisse devir bedeli ... borcu olduğu, Davalı tarafça Davacıdan Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında ... TL talep edildiği, taleple bağlılık ilkesi kapsamında Davacının Davalıya Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasından dolayı ... TL borçlu olduğu, bu asıl borca takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Şirket hisse devri nedeniyle doğan alacağın tahsili amacıyla girişilen ve kesinleşen icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemli menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık şirket pay defterine işlenen pay devri nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığına ilişkindir. Hisse devri satışına uygulanması gereken TBK nın taşınır satış sözleşmesi hükümlerinden olan TBK m. 207: "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir." hükmüne haizdir. Somut uyuşmazlığa emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/1234 E. , 2015/795 K. Sayılı ilamında: Davacı, sahibi olduğu kooperatif hissesini ve ..şirketindeki hisse senedini davalıya devrettiğini ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürmüş; davalı ise, davaya konu yapılan kooperatif hissesi ile şirket hisselerinin bedelini peşin ödeyerek satın aldığını savunmuştur. Eldeki davaya konu kooperatif hissesi ile ..şirketindeki hisse senedi devrinin, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 184.maddesi kapsamında taşınır mal satışı olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır. Yukarıda vurgulandığı üzere, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 182/2.maddesi hükmünce, davacının, kooperatif hissesi ile ... şirketindeki hisse senedinin davalıya devri karşılığında satış bedelini peşin olarak aldığının kabulü gerekir. Bu kanuni karinenin aksini iddia eden, yani satışın peşin olarak değil de, veresiye olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından isbatı gerekir. Buna göre, somut olayda isbat yükü, satış bedelini peşin ödediğini savunan davalı tarafta değil, davacı taraftadır. Bunun yanında, davacı, kanuni karinenin aksine sözleşme veya bir âdet bulunduğunu iddia ve ispat etmemiştir. Bu durum karşısında, yerel mahkemece, hatalı değerlendirme ile ispat yükü ters çevrilerek, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir." Yargıtay 11. HD 2013/13143 E. 2014/16479 K. Sayılı ilamında: "Dava, davacının ortağı olduğu dava dışı ... hisselerinin davalıya devri nedeniyle hisse devir bedeli alacağının tahsili amacıyla davacı tarafından girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu hisse devri ... tarihli devir senedine istinaden yapılmış ve ticaret siciline de tescil edilmiştir. Mahkemenin sözleşme tarihinde yürürlükte olan BK’nın 182/2. maddesine göre hisse devir bedelinin davacıya ödendiğine dair karine oluştuğu ve bu karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğine dair gerekçesi doğrudur. Davacının dosyaya sunduğu iki ayrı protokolün devir bedeli ve pay devri ile ilişkili olmaması dikkate alındığında, davacının devir bedelinden dolayı alacağını dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nın 288. ve 290. maddeleri uyarınca yazılı belge ile ispatlaması gerekir. " denilmiştir. Her ne kadar davalı taraf ... TL bedelli hissenin davacı lehine pay defterine işlenmesinden bahisle icra takibine girişmiş ise de pay defterindeki iş bu kayıt davacıyı borçlandırıcı bir işlem sayılmaz. Zira taraflar arasında yapılmış hisse devrine ilşkin bir sözleşme bulunmadığı gibi sözleşmenin varlığı kesin delillerle davalı tarafından ispat edilememiştir. Hisse devrinin nominal değeri ... TL olmasına rağmen taraflar arasında hisse devrinin başka bir bedel karşılığı veya bedelsiz olarak kararlaştırılması mümkündür. Bunun yanında hisse devrinin ... TL bedelle gerçekleştiği iddiası kabul edilse dahi hisse devrine uygulanması gereken TBK nın taşınır satış sözleşmesi hükümlerinden olan TBK 207/2 gereği davalının, hisse senedinin davacıya devri karşılığında satış bedelini peşin olarak aldığının kabulü gerekir. Bu kanuni karinenin aksini iddia eden, yani satışın veresiye olduğu yönündeki iddianın davalı tarafından ispatı gerekir. Buna göre, somut olayda ispat yükü davalı taraftadır. Bunun yanında, davalı, kanuni karinenin aksine sözleşme veya bir âdet bulunduğunu iddia ve ispat etmemiştir. Bu sebeple davalının iddiasına itibar edilmemiştir. Somut dava yukarıdaki açıklamalar ve emsal karar ışığında değerlendirildiğinde; davalı taraf sözleşmeyi, sözleşmenin unsurlarını ve alacağını kesin delillerle ispat edemediğinden ve yemin deliline de dayanmadığından icra takibine konu alacak nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyeti ispatlanamadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, davacının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle, davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-İş bu dava nedeniyle yapılan ilk dava gideri, posta ve müzekkere ücretinden ibaret toplam ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır