İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/538 E. 2021/105 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/538
- Karar No
- 2021/105
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2019/538 KARAR NO : 2021/105 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Trafik Kazasından Kaynaklanan Rücu) DAVA TARİH İ : 09/10/2019 KARAR TARİHİ : 10/02/2021
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...’un sahibi olduğu ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından ... tarihli ... poliçe numarası ile Zorunlu Malı Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, ... tarihinde, davalı ...’un malik ve sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonet ile seyir halinde iken aracın sağ yan kısımları ile aynı istikamette olan ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan kısımlarına direksiyon hakimiyetini kaybederek çarptığı, sonrasında da kamyonetinin sol yan kısmına devrilmesi ile sağ şeride doğru kayarak yan refüj bordür taşlarına çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada malul kalan ... tarafından, müvekkili aleyhine Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, mahkemenin ... E. ... K. Sayılı dosyasında hükmedilen maluliyet tazminatını ... tarihinde ... TL olarak ödediklerini, ancak; davalı ...’un maliki olduğu ... plakalı aracı istiap haddini aşarak ve şerit izleme kurallarına uymadan tehlikeli şekilde araç kullanarak ve % 100 Asli kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, ZMMS Genel Şartları B.4/ç maddesi gereğince ödedikleri tazminatı sigortalıları olan davalıdan sigorta genel şartlarına uymadığından rücu haklarının bulunduğunu, bu nedenle tazminat ödemesini rücu amacıyla davalı sigortalıları aleyhine Antalya ...İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalı tarafın icra takibine itiraz ettiğini, zorunlu arabuluculuk faaliyetinin olumsuz sonuçlandığını belirterek, haksız itirazın iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı cevabında; davaya cevap verilmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; trafik kazasından kaynaklanan zararların ödenmesinden sonra ZMSS Genel Şartlarına aykırılık nedeniyle dava dışı zarar gören 3.Kişiye ödenen tazminatın sigortalısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Aynı yasanın 5.maddesi ise nispi ticari davaları açıklamaktadır, 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesi, tüketici işleminin kapsamını esaslı biçimde değiştirmiş, aynı Kanunun 83/2. maddesi ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme yapılması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." diyerek kanunun uygulama alanını daha da genişletmiştir. 6502 sayılı Kanunun 3. maddesinde “Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi kapsar.” şeklinde yeniden tanımlanmıştır. Bu hüküm mülga 4077 sayılı Kanunun 3/h bendindeki tüketici işlemi tanımından daha kapsamlıdır. Bundan böyle 6502 sayılı Kanunun tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile içeriği az yukarda yer alan 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle yukarda sayılan sözleşme ve işlemler tüketici mahkemesinin görev alanına girmiştir. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Davalının esnaf odası, ziraat odası, ticaret sicili kayıtlarında herhangi bir kaydı bulunmadığı gibi, vergi mükellefi de olmadığı ilgili kurumlardan gelen cevabi yazılardan anlaşılmaktadır. Şirket ortağı veya temsilcisi de değildir. Sonuç olarak davalının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Dava, sigortacının, poliçe hükümlerine aykırı hareket edildiği iddiasına dayanan ve sigortalısına karşı açtığı bir rücuen alacak davasıdır. Bu nedenle davaya bakmaya Tüketici mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE, 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.10/02/2021
KATİP ... (E-imzalıdır)
HAKİM ... (E-imzalıdır)