İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/516 E. 2021/60 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/516
Karar No
2021/60
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/516 Esas KARAR NO : 2021/60 DAVA : Finansal Kiralama Sözleşmesinin Feshinin Tespiti - İstirdat DAVA TARİHi : 04/10/2019 KARAR TARİHİ : 21/01/2021

Mahkememizde görülmekte olan Finansal Kiralama Sözleşmesinin Feshinin Tespiti - İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında 6361 sayılı yasa çerçevesinde Finansal Kurumlar Birliği nezdinde ... tarih, ... numara ile tescilli, .... tarih ve ... nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince; satıcısı davalı şirkete ait ... tarih ve ... seri-sıra nolu fatura konusu 1 adet ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parselde kayıtlı, ... m² yüzölçümlü, ... Kat, Bağımsız Bölüm No: ... , dükkan nitelikli taşınmazın satın alınarak finansal kiralama yolu ile kiralanmak sureti ile davalı kiracıya teslim edildiğini, davalı kiracının sözleşmelere göre belirlenen ödeme planında belirtilen kira borçlarını vadelerinde ödemediğinden temerrüde düştüğünü ve bu durum nedeniyle davacı tarafından kiracı şirket ve müşterek borçlu müteselsil kefillere 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanununun 31. maddesi hükümleri ve finansal kiralama sözleşmesinin 6.3 maddesi uyarınca ödenmesi gereken kira bedellerinin ihtarnamenin tebliğini müteakip 60 gün içerisinde ödenmesi, aksi halde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı ve aynı yasanın 33. maddesi gereği kiralanan malların iade edilmesi gerektiği konusunu içeren Beşiktaş ... . Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, anılan ihtarnamenin davalıya ... tarihlerinde usul ve yasaya uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen ihtarnamede belirtilen borçların 60 gün içerisinde ödenmediğinden Finansal Kiralama sözleşmesinin feshedildiğini, davalı ile akdedilen finansal kiralama sözleşmelerinin feshi neticesinde sürekli borç ilişkisinin sona erdiğini, davalı kiracı şirket ve diğer tüm muhatapların, sözleşmelerin konusu gayrimenkulü müvekkili şirkete teslim etmediklerini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde akdedilen finansal kiralama sözleşmesine konu gayrimenkulün mülkiyetinin kiralayan finansal kiralama şirketlerine ait olduğunu ve sözleşmenin devamı süresince kiracının gayrimenkul malın sadece zilyedi olduğunu ve sözleşmenin feshedilmesi halinde sözleşmeye konu gayrimenkulü kiralayana iade etmek zorunda olduğunu, davalı/kiracının ise davacı tarafından gönderilen ihtarnamelere konu borçlarını ve devam eden kiralarını bu güne kadar ödemediği gibi mülkiyeti davacıya ait olan kiralananları da iade etmediğini belirterek, taraflar arasında mevcut bulunan anılan Finansal Kiralama Sözleşmesinin fesholunduğunun tespiti ile sözleşmeye konu gayrimenkulün müvekkiline aynen iadesine ve tahliyesine, finansal kiralama şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap vermemiş, davalı vekili ... ve ... tarihli celselerde açılan davayı kabul etmiştir. DAVA : Dava, sözleşmenin feshi ve finansal kiralama konusu malın aynen iadesine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesi ve ekleri dosya içerisine alınmıştır. Kiralayanın, mülkiyeti kendisinde kalmak üzere kiracının seçip talep ettiği taşınır veya taşınmaz bir yatırım malının zilyetliğini her türlü faydayı sağlamak üzere devretmeyi, kiracının da buna karşılık bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmeye finansal kiralama sözleşmesi denir (Eren, F: Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Ankara, 2018, s.457) (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2020 tarih 2017/19-1647E. 2020/88K. sayılı kararı). 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 308. maddesinin; "1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. 2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur." hükmü gereğince; davayı kabul, davalının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamemen haklı olduğu yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamadır. Başka bir deyişle davacının istem sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 309. maddesinin; "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. 2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. 3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. 4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan kabul beyanın kayıtsız koşulsuz olmalıdır. Davalı kabul beyanından dönemez, ancakirade bozukluğu durumlarında kabulün iptali istenebilir (Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 325 vd.). 6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 312. Maddesinin;"1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. 2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davayı kabul eden taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Fakat davalı davanını açılmasına kendi hal ve davranışları ile sebep olmamışsa ve ilk duruşmada davayı kabul etmiş ise yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaz. Davalının yargılama giderinden sorumlu tutulmaması için iki şartın bulunması ve bu şartların, anılan hükümde “ve” bağlacı ile birleştirildiği dikkate alındığında birlikte gerçekleşmiş olması gereklidir. Yargılama giderinden sorumlu olmak istemeyen, kabul eden tarafın böyle bir neticeden istifade edebilmesi için bu iki şartın da hadisede tahakkuk etmesi lazımdır. Şu hale göre, davalının hal ve vaziyeti ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması ilk koşul olup; bununla birlikte gerçekleşmesi gereken ikinci koşul ise, davalının, ilk muhakeme celsesinde davacının iddiasını kabul etmesidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 13.06.2012 tarih 2012/11-140E. 2012/383K. Sayılı kararı). 492 sayılı Harçlar Kanunun 22. maddesinin; "Dâvadan feragat veya dâvayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü gereğince davayı kabul ilk celse meydana gelirse karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra meydana gelirse üçte ikisi alınır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 31/10/2017 tarih 2016/13460E. 2017/7486K. sayılı kararında; "...Dava konusu malların değeri finansal kiralama sözleşmesi ile ... TL olarak belirlenmiştir. Dava nispi karar ve ilam harcına tabi olup bu miktar üzerinden harç ikmali yaptırılarak işin esasının incelenmesi gerekir..." denilmiştir (aynı mahiyette Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 19/02/2019 tarih 2017/2580E. 2019/969K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı, sözleşmenin feshi ve finansal kiralama konusu malın aynen iadesine ilişkin dava açmıştır. Yargılama devam ederken dava konusu taşınmazın davacı iade olunduğu taraf vekillerince beyan edilmiş, diğer talepler yönünden ise davalı vekili davayı kabul etmiştir. Davalı vekilini vekil tayin eden davalı şirket müdürü vefat etmiş ise de, davalı şirketin şirket ortaklarından farklı, ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunması, şirket müdürün vefatının doğrudan vekilin görevini sona erdirmeyecek olması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 513/1. maddesi gereğince, tüzel kişiliğin sona ermesi halinde vekalet görevinin sona erecek olması nedeni ile davalı vekilin vekalet görev ve yetkisinin devam ettiği sonucuna varılmıştır. Davayı kabule yetkili davalı vekili kendinin serbestçe tasarruf edebileceği sözleşmenin feshi ve finansal kiralama konusu malın aynen iadesine ilişkin işbu davada açılan davayı kabul etmiştir. Bu sebeple dava konusu taşınmazın iade ve tahliye edilmiş olması nedeni ile taşınmazın aynen iade ve tahliyeye ilişkin davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer talepler yönünden ise davanın davanın kabulü karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının kısmen KABUL, kısmen konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 2. Kabul nedeniyle ... tarih ve ... nolu finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğinin TESPİTİNE, 3. ... İli ... İlçesi ... Mah. ... /... Ada Parsel ... nolu bağımsız bölüm üzerinde bulunan finansal kiralama şerhinin kabul nedeniyle KALDIRILMASINA, 4. Taşınmazın aynen iadesi ve tahliye talebinin ise konusu kalmadığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince sözleşme bedeli üzerinden hesaplanan ... TL'nin davanın ilk celsede kabul edilmiş olması nedeni ile belirtilen değerinin 1/3 olan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin talebi üzerine davacı üzerinde bırakılmasına, 7. Davalı yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8. Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş ise de davacı vekili vekalet ücreti talep etmediğini açıkça belirtiğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/01/2021

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/516, K. 2021/60, T. 21.01.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-516-e-2021-60-k-5891ad29d190