İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/367 E. 2022/1086 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/367
Karar No
2022/1086
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/367 Esas KARAR NO : 2022/1086 Karar

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/05/2019 KARAR TARİHİ : 24/11/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili İnşaat ... Hafriyat Yapı İşleri ile davalı ... Elektrik ve Makine İmalatı arasında imzalanan taraflar arasındaki sözleşme gereği 28 adet siloya ve depolama sahasında yapılacak istinat duvarları, ofis ve makine dairelerine ait betonarma işlerin müvekkili firma tarafından yapılması konusunda anlaşma yapıldığı, iş yeri teslimi ve işle başlama tarihi her ne kadar sözleşmede 30.05.2018 tarihi olarak belirtilse de işe 29.06.2018 tarihinde başlandığını, davalı tarafından hafriyat işlerinin yapılamaması nedeniyle iş süresinin başındayken durduğunu, davalı taraftan kaynaklı nedenlerle işin bir türlü yapılamadığını, bu nedenle süresinde tesliminin mümkün olmadığını, davalı taraftan kaynaklı nedenlerle işin bir türlü edilemediğini, bu olumsuzluklara rağmen müvekkili firmaya önel vermeden, önelli fesih ihtarnamesi keşide edilmeden, işe başlama tarihi 26.09.2018 tarihine göre 180 gün iş süresinin sonunu işin teslim tarihi 30.12.2018 tarihi beklenmeden bu tarihten önce 21.12.2018 tarihinde davalı tarafından feshedildiğini, müvekkilinin 21.12.2018 tarihi itibarıyla sözleşme kapsamında toplam işin hak edişine ait rapor ve ekini hazırladığını, 28.12.2018 tarihinde kendisine o tarihe kadar yapılan ödemelerin düşülmesinden sonra kalan 333.180,84 TL'nin ödenmesini talep ettiğini, bunun üzerine ihtarname gönderildiği, buna rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından yapılan ve teslim edilen işin bakiye bedelinin 290.000,00 TL ihtarnamenin tebliği tarihi olan 19.02.2019 tarihinden itibaren davalıdan kaynaklanan sebeplerle işin 45 gün durması nedeniyle müvekkili tarafından karşılanmak zorunda kalınan 5.000,00 TL şantiye gideri ve işin süresi tamamlanmadan davalı tarafından haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan 5.000,00 TL kar mahrumiyetinin dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Lidaş'a ait 70.000 ton kapasiteli hububat depolama tesisi betorname işlemleri için davacı ile anlaşıldığı fakat davacının eksik kusurlu işleri nedeniyle süresi içinde tesisi teslim edemediklerini ve müvekkilinin zarara uğradığı, davacının eksik ve kusurlu işlerini tamamlamaması üzerine sözleşmenin fesih edildiğini, arz edilen nedenlerle tespit edilecek hususlarda haksız hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf uhdesinde tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden, .... A.Ş.'den, ... A.Ş'den, ... Belediyesi'nden, ... Sigorta A.Ş.'den dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilererk dosya içerisine alınmıştır. Dosya inşaat mühendisi, mali müşavir, nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmıştır. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin ve hukuki ilişkinin niteliği, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında yapılan işlerde davacının kusurundan kaynaklanan ayıp bulunup bulunmadığı, sözleşme kapsamındaki işlerin yapılmasında gecikme olup olmadığı, gecikme olması durumunda bunun davacının mı yoksa davalının mı kusurundan kaynaklandığı, davalının sözleşmeyi feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, sözleşme kapsamındaki işler sebebiyle davacının, davalıdan teslim edilen iş bedeli sebebiyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde alacağın tutarı, davalının kusuru sonucu 45 gün süreyle işin durması nedeniyle şantiye gideri zararı bulunup bulunmadığı, zararının bulunması halinde talep edebileceği tazminat miktarı, haksız fesih nedeniyle kar mahrumiyeti zararının olup olmadığı, zararının bulunması halinde talep edebileceği tazminat miktarı, dava konusu alacak ve tazminatlara uygulanması gerekli faizin türü ve oranı ile başlangıç tarihi hususlarındadır. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden talimatının 09.12.2019 günlü celsesinde tanıkların beyanları alınmıştır. Davacı tanığı ... duruşmada tutanağa geçirilen beyanında "Ben 29/06/2018 tarihinde davalının şirketinde şantiye personeli olarak işe başladım, 04/01/2019 tarihinde işten çıkartıldım, davacı ... şantiyede siloların temelleri, istinat duvarı gibi betonarme işlerini taşeron olarak yapardı, davacı firmanın yüklendiği işleri yapabilmesi için davalı firma tarafından çimento, demir, mazot, toprak kazısı, elektrik işleri gibi işlerin davalı firma tarafından yapılması gerekirken, bu olanaklar davacı tarafa zamanında sağlanmadığı için davacı taraf işlerini yapmakta gecikmiştir, davacı tarafın işlerini aksatmasındaki tek aktör davalı firmadır, davacı tarafın işe başlayabilmesi için gerekli hazırlıklar davalı firma tarafından yapılacakken bu hazırlıklar geciktirilmiştir, davalı tarafça işçilerin iş yapabilmesi için gerekli olan hammadde ve ekipman zamanında ve yeterli olarak sağlanamadığı için yapılması gereken işler sürekli aksamıştır. İşin gecikmeli olarak yapılmasndaki tek sebep davalı firmanın iş için gerekli olanağı zamanında sağlamamasından kaynaklıdır. Benimde davalı şirket ile işçilik alacağına ilişkin davam ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmektedir. Davalı edimlerini yerine getirmemiştir. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde, Davacı tanığı ... duruşmada tutanağa geçirilen beyanında "Davacı ... eski bir arkadaşım ve daha önceden beraber çalışmıştık. Davalı ... ise eski patronum olur. Ben inşaat mühendisiyim. Ben dava konusu işte, işin başlangıcından haziran ayına kadar şantiye şefiydim. ... İnşaat adına çalışırdım. ... İnşaat problemli bir firmadır. Dava konusu iş başladıktan sonra malzeme gecikmeleri, hafriyat, beton, demir gecikmeleri vs oldu. Bu gecikmeler davalı şirketten dolayı yaşanmıştır. Dava konusu işin başlangıcı, tam olarak hatırlamamakla birlikte o dönemde olan yoğun yağış sebebiyle gecikmişti. İşin süresi normalde 6 aydır ancak iş hiçbir zaman yaşanan gecikmeler nedeniyle bitmedi. Davalı şirket betonu ...'dan alıyordu ve ödemelerin gecikmesi nedeniyle tedarikçi firma beton tedariğini kesmiştir. Davacı, inşaatta silo betonlarında kot hatası yapmıştır ancak bu çok büyük bir hata değildir ve düzeltilebilirdir. Davalı şirket ödeme yapmamak için bu hatayı çok büyütmüştür. İnşaat başladıktan 1-2 ay sonra inşaat ruhsatı alınmıştır. İnşaatta hafriyat başlarken ödeme yapılmadığı için hafriyatçı ile anlaşmazlık yaşanmış ve yaklaşık 45 gün boyunca iş yapılamamıştır. İnşaatta hiçbir şey tam değildi, gelen malzemeler hep gecikmeli gelmiştir, bu inşaatta hep sıkıntı yaratmıştır. Sipariş edilen malzemeler hep azar azar alınmıştır ve zaman zaman bu yüzden gecikmeler yaşanmıştır. Bu sebepten dolayı da iş zaman zaman durmuştur. Biz hakediş usulü çalışırdık, kurum şirkete yaptığı iş kadar para veriyordu. Bu para yattığı zaman, davalı şirket, ...'e alacağının çok küçük bir miktarını verince aralarında anlaşmazlığa düştüler. Sözleşme fesih olundu ama sözleşmeyi kimin feshettiğini bilmiyorum. Şirketin patronunun bahanesi işin yetişmemesi ve zamanında işlerin yapılmamasıydı. Ancak işin yetişmemesi davalı şirkettir. Bu şirket, ...'da hemen hemen bütün tedarikçilere borçludur. Beni de başka şirkette çalışıyormuşum gibi gösterip Haziran 2019'da işten çıkarttılar. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde, Davacı tanığı ... duruşmada tutanağa geçirilen beyanında "Tarafları tanırım. Davalı ... şirket sahibi Davacı ... ise bünyesinde çalıştığım taşeron şirket sahibiydi. Taraflar arasında imzalanan sözleşme nedir bilmiyorum. Çelik Silo Tipindeki Hububat Depolama Tesisi Betornarme işlemleri işiyle ilgili olarak inşaat malzemelerini ...'den aldıklarını biliyorum. Ben bu inşaattın yapımında kalıp ve demir ustası olarak çalışıyordum. İnşaat malzemelerinden Beton, inşaat demiri sürekli 10-15 günlük geçikmelerle geliyordu. Ayrıca inşaatta çıkan harfiyat ...'in şirketi tarafından alınmadığı için inşaatta bir ilerleme sağlanamıyordu. İnşatta yaşanan tüm geçikmeler ...'den kaynaklanmaktadır.Benim dava konusu olay hakkındaki bilgi ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde, Davacı tanığı ... duruşmada tutanağa geçirilen beyanında, "Ben silo işinde silonun metal kısmının montajında çalışırım, bu işimi müstakil olarak yaparım, ama davalı ...'in silo işini aldığı kişilerin bu işi kendi personeli ile yapmasını istemesinden dolayı ben bu davalının tarafları arasındaki silonun yapımı işinde davalı ...'in sigortalı işçisi olarak silo montajında çalıştım, davalıya da bu sebeple tanırım, davalı ... davacıdan silo işini aldı, bizden silonun metal kısmının montajını yapmamızı istedi, biz bu işte çalıştık, işin yapımı sırasında silonun metal kısmının oturması gerekli beton zeminin muhtelif bölgelerinde kot farkı olduğunu gördük, bu kot farkı yer yer 5-10 santimetreyi buluyordu, bu sebeple metal kısım beton zemine oturmuyordu, biz bunun için ...'den silonun metal kısmı ile beton zemin arasındaki boşluğu dolgu malzemesi ile doldurmamız gerektiğini söyledik, ... de bu boşluğun metal ve saç parçalarıyla doldurmamız için gerekli dolgu malzemelerini getirip bize verdi, metal silonun montajı sırasında silonun alt kısmında kalan boşaltma sisteminin bulunduğu galeri diye anılan yerde parçalar halinde dökülen beton zemindeki birleşim yerlerinde yalıtım yeterli olmadığından bu kısımlarda su sızıntısı oluyordu, bizim orada yaptığımız silo sayısı 28 idi, bahsettiğim su sızıntısı ve kot farklı bu siloların tamamında değildi, ben yaklaşık 20 siloda kot farkla sebebiyle zemine dolgu için metal parça koyduğumuzu biliyorum, benim bildiğime göre silonun beton kısmının imalatı davalı ... tarafından şu an adına hatırlamadığım dava dışı kimselere yaptırılmıştır, bu kişilerin bize ayda 10-12 silo için beton zemin hazırlaması gerekiyordu, ancak bu süre içinde bu işleri yetiştiremediler, benim galeri dediğim kısım tünel halindedir aynı sıradaki 7-8 siloyu zeminden birbirine bağlamaktadır, bu kısımda bahsettiğim şekilde su sızıntısı vardı, benim işin gecikme sebebi konusunda başka bilgim yoktur, yine benim bu söylediklerim dışında işin gecikmesinin kimin kusurundan kaynaklandığı konusunda bir bilgim yoktur, ben, davalı ...'in siloların yapıldığı yerdeki beton zemin için temin edilen betonun ödemelerini bu betonu satın aldığı kişiye zamanında ödeme yapıp yapmadığını, beton işinin davalı ...'ın zamanında ödeme yapmaması sebebi ile beton temin edememesinden dolayı gecikip gecikmediği konusunda bilgi sahibi değilim, ben sadece dökülen beton işini görüyordum, aynı şekilde hafriyat işinin ve ödemesinin zamanında yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, ben orada iken zaman zaman hafriyat kamyonları çalışırdı, bazen de dururdu, benim bildiğime göre dökülecek betonu davalı ... temin ediyordu, onun temin ettiği betonu da davacı taraf yani ... kendi temin ettiği kişilere zemine döktürüyordu, benim bilgim ve görgüm bu kadardır" şeklinde, Davacı tanığı ... duruşmada tutanağa geçirilen beyanında "Ben, davalı yanında inşaat mühendisi olarak çalışırım, davacıyı ise davalının almış olduğu silo imalatının beton işlerindeki taşeronu olarak tanırım, dava konusu iş olan ...'daki 70.000 tonluk hububat depolama tesisinin betonarme işlerinde siloların ve tünellerin betonarme işlerine davacı ...'e verdik, burada işimizi yaparken öncelikle haritacıdan siloların merkez noktalarının işaretleterek aldık, bu haritaya göre temel kotlarını benimle birlikte şantiye şefimiz olan ... birer metre aralıklarla verdik, bu temel kotlarının verilmesi sırasında yapılması gerekli olan ustanın zeminin üstünü mala ile düzeltmesi gerektiğidir, halbuki bizim kot verdiğimiz usta zeminin üstünü yer yer ayağı ile düzeltmeye çalışıyordu, bu sebeple beton zeminde kot farkları ortaya çıktığı görüldü, metal siloların her birinin 54 adet ayağı vardı, bu şekilde 28 silonun toplam 1500 civarında ayağı vardı, bahsettiğim şekilde beton zemindeki dalgalı yapı sebebiyle kot farklı ortaya çıktığından ayaklara 1 mm'den 4 mm'ye kadar plakalar kestirilip kot farkının bulunduğu ayaklara yerleştirildi, bu plakalar siloların ayak yapısına göre fabrikada özel olarak ölçülüp kesildi, bu plakaların koymadığımız takdirde beton zemindeki kot farkından dolayı farkın olduğu kısma silodaki yük akması sebebiyle daha fazla yük binmekte, bu da silonun devrilmesine sebep olmaktadır, kot farkının bulunmaması halinde ise siloya dökülen yük silo içindeki tüm alana eşit olarak yayılmaktadır, ayrıca siloların betonları ayrı ayrı dökülüp iki silonun tam ortasına gelen kısımda, yani siloların tünellerinin ek yerlerinde yanlış kalıp imalatından dolayı açıklık kalması sebebiyle yağmur yağdığı zamanlarda tünellere su girişi olmuştur, bu sebepten dolayı biz tünel içinden de yalıtım yapmak zorunda kaldık, ancak bu çözüm olmadı, halen de bu konuda su sızıntısı vardır, su sızan yerin yalıtımını yaptığımız halde su başka bir yer bulup oradan tünele sızmaktadır, benim bildiğime göre dökülecek betonun malzemesi betoncudan mikserle temin edilir, bu şekilde şantiyeye getirilir, orada davacı tarafça zemine dökülürdü, mikserle temin edilen beton malzemenin ödemesinin zamanında yapılıp yapılmadığı konusunda tam bir bilgim yoktur, bazen aksamalar olabilir, ancak bu aksamalar 1-2 günlük aksamalardır bu şekilde betoncunun parası ödenir, beton malzemesi temin edilip çalışmaya devam edilirdi, benim hafriyatçıya ödemelerin zamanında yapılıp yapılmadığı ya da hafriyatçının bu sebeple işini geciktirip geciktirmediği hakkında bilgim yoktur benim bildiklerim ve diyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yoluyla mali müşavir bilirkişisi ...'dan alınan 01.07.2021 tarihli raporda, davalı ... tarafından davacı ...'e, 14.06.2018 tarihinden 03.12.2018 tarihine kadar muhtelif tarih ve tutarlarda "sipariş avansı" açıklaması ile toplamda 335.000,00 TL ödeme yapılığı, davacı ...'e ait 2018 takvim yılı İşletme Defteri,, 2019 yılı Yevmiye Defteri kayıtları üzerinden, davacı tarafından davalıdan banka yolu ile avans niteliğinde ki alınan bu ödemelere ait düzenlenmiş muhasebe kaydına rastlanılmadığı, diğer bir anlatım ile davacının defter kayıtlarında ilgili tahsilatların kaydının olmadığı, ilaveten davacının 2018-2019 defter kayıtlarında, davalı adına düzenlenmiş gelir faturası, alacak cari hesabı kaydına da rastlanılmadığından tespit yapılamadığını, davalı tarafından dosyaya sunulan flash bellekte, 2018-2019 yıllarına ait E-Defter kayıtlarının açılamadığını, dava konusuna ait muhasebe kayıtlarının tespitinin yapılamadığı belirtilmiştir. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yoluyla inşaat bilirkişisi ...'ten alınan 06.07.2021 tarihli raporda, 30.05.2018 tarihli alt taşeron sözleşmesi kapsamında davacı tarafından 21/12/2018 fesih tarihine kadar yapıldığı değerlendirilen betonarme inşaat işlerine ilişkin maliyetin KDV hariç 501.238,23 TL olduğu belirtilmiştir. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yoluyla hesap uzmanı bilirkişisi ...'den alınan 14.09.2021 tarihli raporda, davacının davalı işverenden sözleşme feshedilene kadar yapmış olduğu işlerden dolayı 166.238,23 TL asıl, 8.170,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 174.408,95 TL alacağının olduğu bildirilmiştir. Mahkememiz dosyasında nitelikli hesap uzmanı, inşaat mühendisi ve mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, ..., ... ve ...'den alınan 25.11.2021 tarihli raporda, davalı tarafın e-defter kapsamında olup beratlarının süresinde verildiği, GİB imzalı berat indirildiği ayrıca bu defterlerin VUK'nun 215. ve 219. maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, yapılan işlerle ilgili bedelin KDV hariç 506.238,00 TL taktir edilmiş olup, davacının işi bıraktığında davalı tarafca da mahkemece tespit yapılmamış olduğu, değerlendirmede ... Müşavirlik A.Ş. günlük raporlarından da istifade edildiği, davaya konu işin sözleşmeye göre başlama tarihi 30.05.2018 olup 180 gün süreli iken söz konusu yere ait ruhsatın 07.08.2018 tarihli olduğu, işe başlamanın ... Müşavirlik A.Ş firması günlük durum raporuna göre silo kazıklarının çakılmasının 25.06.2018 tarihi olduğu, bu tarihin işe başlama tarihi olduğunun anlaşıldığı, sözleşme konusu işin 25 gün gecikmeli olarak başlaması sebebiyle 180 günlük süre dikkate alındığında işin bitiş tarihinin 180 gün sonrasında 25.12.2018 tarihi olduğu kanaatinin bildirildiği, dosyadaki ... Müşavirlik A.Ş. tarafından tutulan şantiye durum raporunda 17.08.2018- 26.08.2018 arası 10 günlük ve 09.11.2018- 11.11.2018 tarih arası 3 günlük süreye ait günlük şantiye durum raporu olmadığını, bu durumda 13 günlük çalışma olmadığı görülürken sebebininde saptanamadığını, silolar temelleri üzerinin kotunda olmadığı ve boşluk oluştuğu, bu durumun giderilmesi için davacının masraf yaptığının ileri sürüldüğü, keşif sırasında bilirkişi raporunda bu durumların tespit edilmediği, ilgili yerlerin harçla kapatılmış olduğunun belirtildiğinin görüldüğü, davalı tarafın kaç adet siloda bu durumun olduğuna dair mahkeme veya idarece yapılmış bir tespite rastlanılmadığını, davacı tarafın davalı tarafa yapmış olduğu işler bedelinin 506.238,00 TL olarak hesaplandığı, davalı yasal defterlerinde fesih tarihi itibari ile davacı tarafa 335.000,00 TL ödeme yapmış olduğundan, davacı tarafın davalı taraftan alacağının 171.238,00 TL (506.238,00-335.000,00) asıl alacak ile 7.698,58 TL işlemiş faiz alacağının olduğuna ilişkin görüş bildirilmiştir. Taraflar bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi vermiştir. Mahkememizce, ..., ... ve ...'den oluşan aynı bilirkişi kurulundan tarafların itirazları irdelenmek suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 17.03.2022 tarihli ek raporda, yapılan işlerin 21 silo ve diğer işlerin kabulü halinde, KDV hariç 506.238,00 TL iş bedeli ve 11.704,00 TL çivi-tel bedeli olmak üzere toplam 517.942,00 TL olacağı, ancak şahit ifadeleri ve fotoğraflardan anlaşılacağı üzere kusurlu işe istinaden konulan plak maliyetleri hesaplanmasında eksik yapılan iş bedeli kabulü ile 112.000,00 TL olarak hesaplandığı, eksik yapılan iş bedeli ile davalı tarafından davacıya yapılan ödeme tutarı 335.000,00 TL tenzil edildiğinde davacının davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 70.942,00 TL olacağı, yapılan işlerin 21.40 silo ve diğer işlerin kabulü halinde, KDV hariç 513.338,00 TL iş bedeli ve 11.704,00 TL çivi-tel bedeli olmak üzere toplam 525.042,00 TL olacağı, ancak şahit ifadeleri ve fotoğraflardan anlaşılacağı üzere kusurlu işe istinaden konulan plak maliyetleri hesaplamasından eksik yapılan iş bedeli kabulü ile yapılan iş bedelinin 112.000,00 TL olarak hesaplandığı, eksik yapılan iş bedeli ile davalı tarafından davacıya yapılan ödeme tutarı 335.000,00 TL tenzil edildiğinde davacının davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 78.042,00 TL olacağı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 5. Maddesinin 3. bendi gereği davalı tarafından sosyal sigortalar kurumuna ihtilaflı işten dolayı ödenen SGK priminin yarısının taşeronun hak edişinden kesilip kesilmediği ve davalının bu işle ilgili Sosyal Sigortalar Kurumuna ne kadar sigorta primi ödediğine dair dava dosyasına yazılı belge sunulmadığından bu konuyla ilgili hesaplama ve değerlendirme yapılamadığına ilişkin görüş bildirilmiştir. Taraflar söz konusu ek rapora itiraz dilekçesi vermiştir. Ek bilirkişi kurulu raporunda belirtilen SGK kayıtları bakımından yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınarak tarafların ek rapora itirazları da irdelenmek suretiyle aynı bilirkişi kurulundan 2. ek rapor alınmış, 12.09.2022 tarihli 2. ek raporda, kök ve ek rapordaki hesaplama ve tespitlerinin birbiri ile uyumlu olduğunu, ek raporda kök rapordaki tespitlere ilaveten tanık beyanları ile fotoğraflar dikkate alınarak 112.000,00 TL şerit plaka maliyeti hesaplandığını ve flash içerisindeki faturaların da plaka malzemelerine ilişkin olduğunu, taraf vekillerince 17.03.2022 tarihli ek raporda itiraza konu görüş ve kanaat değiştirilecek somut deliller sunulmadığından 17.30.2022 tarihli ek rapordaki görüş ve kanaatlerin devam ettiği bildirilmiştir. Toplanan deliller, alınan ve mahkememizce hükme elverişli bulunan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, taraflar arasında davacının taşeron ve davalının işveren sıfatıyla yer aldığı Edirne İli ... İlçesi ... Mevkii ... Ada ... Parselde Bulunan ...'a ait 70.000 Ton Kapasiteli Hububat Depolama Tesisi Betonarme İşlemleri hususunda imzalanan 30/05/2018 tarihli sözleşme imzalanarak depolama tesisindeki betonarme ve inşaat işlerinin işe başlama tarihi olarak belirlenen 30/05/2018 günlü saha tesliminden itibaren mücbir sebepler dışında 180 gün içinde davacı taşeron tarafından tamamlanmasının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 3.maddesinde taşeronun sorumluluğunda bulunan işlerin hangi kalemlerden ibaret olduğunun ve bu işlerin birim bedellerinin ayrı ayrı açıklandığı, bilahare davalı işveren tarafından davacı taşerona e-posta ortamında gönderilen 21/12/2018 tarihli yazı ile depolama tesisindeki işlerin davacıya bağlı olarak gecikmesinden dolayı şantiye giderlerinde artış olduğu ve imalat aşamasında silo perdelerinin kodlarındaki bozukluktan dolayı çelik silo ayaklarının betona düzgün oturmadığı ve buna bağlı olarak çelik silo ayaklarına göre kesilip işlenecek destek parçalarının maliyetinin 50.000,00 TL'yi bulmakta olduğu ve işin gecikmesinden dolayı ileride ... tarafından kesilecek ceza faturalarının taşerona bağlı gecikmeler sebebiyle yaşandığından davalı taşerona kesileceği belirtilerek iş zamanında yetiştirilemeyeceğinden sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiği, davacı tarafça açılan eldeki davada davalının sözleşmeye uygun olarak önel vermeden yaptığı fesih işleminin haksız olduğundan bahisle bakiye iş bedelinden kaynaklanan 290.000,00 TL alacak ile şantiye giderinden kaynaklanan 5.000,00 TL ve kar mahrumiyetinden kaynaklanan 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, dosyamızda ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılıp keşif icra olunduktan sonra mahkememizce inşaat mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşan kuruldan alınan kök ve ek raporlardan taraflar arasındaki sözleşmede 180 günlük iş süresinin başlangıç tarihi olarak saha tesliminin yapıldığı 30/05/2018 tarihi belirtilmesine göre işin sona erme tarihinin 30/11/2018 tarihi olduğu, ancak bilirkişi kurulundan alınan rapordan davacı taşeronun işe başlama tarihi olan 25/06/2018 tarihine 180 günlük iş süresinin ilavesiyle işin tamamlanma tarihinin 25/12/2018 olduğu, sözleşme konusu işin kontrolörü olan dava dışı ... Müşavirlik A.Ş tarafından tutulan şantiye durum raporlarında 17/08/2018-26/08/2018 dönemindeki 10 günlük ve 09/11/2018-11/11/2018 dönemindeki 3 günlük sürelere ait şantiye durum raporunun bulunmadığı ve bu durumda toplam 13 günlük süre bakımından çalışma olmamasının hava şartları ya da malzeme eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespit edilemediğinden bu süre işin tamamlanması gerekli tarih olan 25/12/2018 tarihi ilave edildiğinde işin tamamlanması gerekli tarihin 07/01/2019 tarihi olduğu, buna göre davalının işin tamamlanma süresi dolmadan 21/12/2018 tarihli e-posta yazısıyla tek taraflı olarak sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, davalı işveren tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2 maddesinde belirtilen taşeronun sözleşme çerçevesindeki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi veya yükümlülüklerini esaslı şekilde ihlal etmesi ve kendisinden bu ihlalin giderilmesinin istenildiğini bildiren yazılı uyarıyı almasından itibaren 10 gün içinde ihlali gidermemesi halinde sözleşmeyi fesih hakkına sahip ise de davalının fesih ihbar tarihi itibariyle davacının üstlendiği 28 adet silo işinin 21'inin tamamladığı ve geriye tamamlanmayan 7 adet silo işinin bulunduğu, davacının işe başlangıç tarihinden itibaren tamamlanan ve tamamlanmayan iş miktarları nazara alındığında fesih tarihi olan 21/12/2018 tarihi ile işin tamamlanması gerekli 07/01/2019 tarihi arasındaki 17 günlük sürede geriye kalan işin tamamlanması davacıdan beklenemeyeceğinden 6098 sayılı TBK'nın 124.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre "borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa" karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde süre verilmesinin gerekmediği nazara alındığında davalının sözleşmeyi feshinin haklı sebebe dayandığı, buna göre davacının davalıdan fesih tarihine kadar tamamladığı işlerin bedelini talep hakkının bulunduğu ve fakat sözleşme kendisinin kusuru sonucu feshedilen davacının kar mahrumiyeti sebebine dayanarak tazminat talep hakkının bulunmadığı kabul edilmiş, bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplamada davacının sözleşmenin feshi tarihine kadar tamamladığı işler bedelinin 506.238,00 TL olduğu, bu tutardan davacı tarafından davalıya ödenen 335.000,00 TL'nin indirilmesiyle davacının davalıdan KDV hariç 171.238,00 TL alacağının bulunduğu, bu tutara %18 oranında KDV ilave edildiğinde davacının davalıdan talep edebileceği alacağının (171.238,00 TL + %18 KDV 91.122,84 TL =) 262.360,84 TL olduğu, davalı tarafça davacının talep edebileceği alacak tutarından kod farkı sebebiyle dolgu ve sıkıştırma bedellerinin indirilmesi gerektiği savunulmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesinde davacı taşerona sözleşme kapsamında yüklenen işlerin her bir kaleminin ayrı ayrı sayıldığı ve bunlar arasında kod farkından kaynaklanan dolgu ve sıkıştırma işleri ve bunların bedellerinin davacı taşeronun sorumluluğunda olduğuna dair bir hükme yer verilmediği dikkate alınarak davalının bu savunmasına itibar edilemeyeceği, sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edildiğinden davacının davalıdan kar mahrumiyeti sebebine dayanılarak tazminat talep edemeyeceği, yine davacı tarafından ibraz olunan delillerden şantiye giderleri zararı bulunduğu tespit edilemediğinden davacının şantiye giderleri sebebine dayanan zararını ispat edemediği kabul edilerek davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile bakiye iş bedelinden kaynaklanan 262.360,84 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının bakiye iş bedelinden kaynaklanan fazlaya ilişkin alacak talebi ile şantiye giderleri ve kar mahrumiyetinden kaynaklanan tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, muaccel bir alacağın borçlusunun temerrüdünün alacaklının bu konudaki ihtarıyla gerçekleşeceği, davacı tarafından davalıya hitaben Adana 6. Noterliğinden 13/02/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin kendisine tebliğ edildiği 19/02/2019 tarihinden itibaren 7 günlük ödeme süresi içinde borcu ödemeyen davalının 01/03/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek hükmedilen tazminata bu tarihten itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi uygulanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ ile; A)Bakiye iş bedelinden kaynaklanan 262.360,84 TL alacağın 01.03.2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B)Davacının bakiye iş bedelinden kaynaklanan fazlaya ilişkin alacak talebi ile şantiye giderleri ve kar mahrumiyetinden kaynaklanan tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, 2-Alınması gerekli 17.921,87 TL ilam harcından peşin olarak alınan 5.123,25 TL'nin düşülmesi sonucu bakiye 12.798,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri yargılama giderlerinden sayıldığından arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 5.123,25 TL peşin harç ile 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.167,65 TL harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 6.016,05 TL tebligat, bilirkişi ve posta giderinden kabul red oranına karşılık gelen 5.261,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 39.731,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/11/2022

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/367, K. 2022/1086, T. 24.11.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-367-e-2022-1086-k-892b9a6f2b71