İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/462 E. 2022/522 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/462
- Karar No
- 2022/522
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/462 Esas - 2022/522 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/462 KARAR NO : 2022/522 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/06/2021 KARAR TARİHİ : 18/05/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/06/2019 tarihinde müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı şirkete ait sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile ... otogarı içerisindeki güvenlik kulübesi önünde otobüsün ön kapısı açıkken aniden hareket etmesi sonucu kapı yanında bulunan yolcu ...'in düşerek yaralanması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeni ile Kozan CBS'nın 2019/... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, şikayet yokluğu nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, dava dışı ...'in vekili tarafından sürekli iş göremezlik tazminatının ödenmesi hususunda müvekkili şirkete başvuru yapıldığını, müvekkili şirket tarafından 37.291,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalıya ait araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk etmesinden dolayı ödenen tazminat tutarının davalı sigortalıya rücu etme hakkının bulunduğunu, davalı aleyhine Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek Adana 6. İcra Dairesi'nin 2021/... E. sayılı dosyada davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, %20 'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafın müvekkili şirkete karşı usulüne uygun şekilde arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, takip dayanağı belgenin müvekkili ile ilgisi olmayan, tarafları ve konusu farklı bir belge olduğunu, davaya konu olayda sigortacının sigortalıdan rücu edebileceği durumlardan hiçbirinin gerçekleşmediğini, davacının rücu etme hakkının bulunmadığını, davacının dava dışı ...'in beyanlarına göre bir ödeme yaptığını bu nedenle davacının yapmış olduğu ödemenin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu iş bu kazanın ...'in bağışlanamaz kusuru sebebiyle meydana geldiğini, zarar gören kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Dava Trafik Sigorta Poliçesine dayalı olarak sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle TTK'nın 1472. md gereğince, zarar sorumlusuna rücu talebiyle başlatılan takibe itiraz nedeniyle itirazın iptali talebine ilişkindir. Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasında alacaklı davacı tarafından borçlu davalı hakkında 31/03/2021 tarihinde 39.935,60 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibi durmuştur. 27/06/2019 tarihinde davacı şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı şirkete ait sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile Kozan otogarı içerisindeki güvenlik kulübesi önünde otobüsün ön kapısı açıkken aniden hareket etmesi sonucu kapı yanında bulunan yolcu ...'in düşerek yaralanması sonucu trafik kazası meydana gelmiştir. ... plakalı araç 30/04/2019-31/05/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... A.Ş. Tarafından Trafik Sigorta poliçesi ile sigortalanmıştır. Bu kaza nedeniyle davacı sigortacı 37.291,00 TL ödeme yapmıştır. Kozan CBS'nın 2019/... soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonunda, 18/07/2019 tarih ve 2019/... karar sayılı karar ile; şüphelinin eyleminin takibinin şikayete tabi olduğu, şüpheli hakkında şikayet yokluğundan dolayı kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkememizce bilirkişi olarak atanan ... 27/12/2021 tarihli raporunda; sürücü ...'nun %100 oranında kusurlu olduğunu, yolcu ...'in ise kusurunun bulunmadığını belirtmiştir. Rapor usule oluşa ve denetime uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alınmıştır. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı'nın 05/08/2020 tarihli raporunda; dava dışı ...'in Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hesaplama yapıldığında tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre hesaplama yapıldığında tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu, geçici iş göremezlik için ise öngörülen sürenin 4 ay olduğu belirtilmiştir. Davacı şirket tarafından aldırılan 26.08.2020 tarihli medical görüş bildirir raporda ...'te %5 oranında tüm vücut fonksiyon kaybı olduğu tespit edilerek , bu oran üzerinden 46.612,80 Tl kalıcı iş göremezlik zararı hesaplanarak bu miktar üzerinden %20 oranında indirim yapılarak 37.291,0 TL ödeme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; KTK'nın 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi, İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin, Kanun’un 92. Maddesinin (i) Bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan iptallerine karar vermiştir. Bu iptal kararından sonra Yargıtay 17. HD.'nin TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve Progresif rant tekniğinin esas alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiği yönündeki kararları bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K.) Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu bu değişiklik gözetilerek düzenlenmiştir. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşıması varsa 6098 sayılı TBK’nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerekir. Hatır taşıması savunması def'i olup ancak belirli sürelerde ileri sürülebilir. Müterafik kusur ise itiraz niteliğindedir ve re'sen dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 17. HD. 2016/3135 E., 2018/11955 K., 2016/10102 E. 2019/4225 K.) Müterafik kusur ise; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. TBK'nın 52.maddesinde; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği belirtilmiştir. Mahkememizce bilirkişi olarak seçilen ... 15/02/2022 tarihli raporunda; hak sahibi ...'in ödeme tarihi olan 22/09/2020 tarihinde davacı şirketin medical görüş raporuna göre tespit edilerek ödemeye esas alınan %5 kalıcı maluliyetine isabet eden zararının 72.724,94 TL, %10 maluliyet oranına isabet eden zararının ise 145.449,58 TL olduğunu, ... A.Ş.tarafından hak sahibi ...'e 22/09/2020 tarihinde ödenen 37.291,00 TL, hak sahibinin 202020 tarihli ücret verilerine göre hesaplanan gerçek zararını aşmadığından 37.291,00 TL asıl alacak bakımından rücu edilebilirlik şartının gerçekleştiğini belirtmiştir. Rapor usule oluşa ve denetime uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alınmıştır. 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde işletenin sorumluluğu düzenlenmiş 91 /1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü bulunmaktadır. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir. ZMSS, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3.kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Çözümlenmesi gereken sorun ZMMS poliçesi bulunan dava konusu araç bakımından meydana gelen iş bu trafik kazası neticesinde olay mahallinin terk edilmesinin tek başına poliçeyi teminat kapsamından çıkarıp çıkarmadığına ilişkindir. Sigorta hukukunda asıl olan, sigorta poliçesi kapsamında kalan rizikonun gerçekleşmesi halinde zararın sigortacı tarafından karşılanmasıdır. Ancak bazı durumlara ilişkin kanuna veya poliçe genel şartlarına hükümler konularak, zarar teminat dışına çıkarılabilmektedir. ZMMS genel şartlarının B.4 maddesinde de teminat harici olan hususlar düzenlenmiş olup, bunlardan bir tanesi de kazadan sonra olay yerinin terk edilmesidir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının " ZARAR GÖRENLERİN HAKLARININ SAKLI TUTULMASI VE SİGORTACININ SİGORTALIYA RÜCU HAKKI" başlıklı B.4/f bendinde düzenlenen "f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," hükmü yer almaktadır. Buna göre, "bedeni hasar"a neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır. Bedeni hasara neden olan bir trafik kazası sonucu sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerektiği aşikardır. ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkının doğumu için iki sebebin bir arada bulunması gerekmektedir. a)- Bunlardan ilki meydana gelen trafik kaza sonucunda "bedeni hasar"ın doğmasıdır. Poliçe genel şartlarında maddenin kapsamı "bedeni hasar ile" sınırlandırılmış olup, düzenleyici, yalnızca maddi hasar meydana gelen kazaları özellikle rücu kapsamına almamıştır. Kural, riskin gerçekleşmesi halinde zararın karşılanması olduğundan ve teminat dışı olan durumlar istisna olduğundan, maddi hasarlı trafik kazalarında, sigortalı sürücüsü tarafından olay yerinin terkinin genişletici yorumla rücu kapsamına alınması mümkün değildir. b)-Rücu için gerekli olan ikinci sebep ise, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davacının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı ve davalı adına kayıtlı dava dışı aracın sürücüsünün idaresindeki ... plakalı otobüsün ... otogarı içerisindeki güvenlik kulübesi önünde ön kapısı açıkken aniden hareket etmesi sonucu kapı yanında bulunan dava dışı şahıs ...'in düşerek yaralandığı, dava dışı ...'in vekili tarafından sürekli iş göremezlik tazminatının ödenmesi hususunda davacı şirkete başvuru yapıldığı, davacı şirket tarafından 37.291,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı, yapılan ödemenin araç sahibi davalıdan tahsili amacıyla Adana 6.İcra Dairesinin 2021/... sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, mahkememize bu itirazın iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı, davanın 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığının anlaşıldığı, mahkememizce kusura yönelik aldırılan 27/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...'nun %100 oranında kusurlu olduğu, yolcu ...'in ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davalı tarafından alınan bilirkişi raporuna yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği, raporun bu hali ile her iki tarafı bağladığı, Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı maddesinde düzenlenen yasa metnine göre sigortacının sigortalısına rücu edebilmesi için iki koşulun bir arada bulunmasının gerektiği, bunlardan birincisinin bedeni zararın meydana gelmesi olduğu, dava dışı şahsın araçtan düşmesi ile malul kaldığı bedeni zararın meydana geldiğinin dosya içerisindeki raporlarla sabit olduğu, ikinci koşulun ise sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu haller dışında bir sebeple gerçekleşmiş olmasının gerektiği, somut olayda; sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı dosya kapsamında bulunan kamera kaydı ile dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu, araç sürücüsünün madde metninde sayılan sebeplerden kaynaklı olarak değil otobüsün hareket saatini geçirmemek için olay yerinden ayrıldığı, hattı zatında madde metnindeki amaçlarla terk edildiği de davalı tarafça ileri sürülmediği, savcılık dosyasında şikayet yokluğundan takipsizlik kararı verildiği, her ne kadar dava dışı şahsın akli dengesinin bulunmadığı, olay günü araca asıldığı için düşerek yaralandığı tanık beyanları ve davalı tarafça iddia edilmiş ise de buna dair bir delilin bulunmadığı, kaldı ki dosya içerisinde mevcut kamera kaydı dökümünde şahsın araç içerisinde bulunduğunun ve aracın ani hareket etmesi sebebi ile düştüğünün tutanağa geçirildiği, rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacının, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan talep edebileceği, gerçek zararın tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, 15/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; hak sahibi ...'in ödeme tarihi olan 22/09/2020 tarihinde davacı şirketin medical görüş raporuna göre tespit edilerek ödemeye esas alınan %5 kalıcı maluliyetine isabet eden zararının 72.724,94 TL, %10 maluliyet oranına isabet eden zararının ise 145.449,58 TL olduğunu, ... A.Ş.tarafından hak sahibi ...'e 22/09/2020 tarihinde ödenen 37.291,00 TL, hak sahibinin 2020 tarihli ücret verilerine göre hesaplanan gerçek zararını aşmadığından 37.291,00 TL asıl alacak bakımından rücu edilebilirlik şartının gerçekleştiğinin tespit edildiği, dava dışı şahsın %5 maluliyetine isabet eden zararının 72.724,94 TL olduğu, hareket halindeki araç içerisinde ayakta ve kapıya yakın yerde hareket ettiği anlaşıldığından zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğu anlaşıldığından tespit edilen zarardan %20 oranında indirim yapıldığı, hatır kapsamında bir menfaat karşılığı taşındığına dair bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından hatır taşıması kapsamında indirim yapılmadığı tüm bu anlatılanlar ile dava dışı şahsın gerçek zararının 58.179,96 TL olduğu, davacı tarafından 37.291,0 TL ödeme yapıldığı davacı sigorta şirketinin yaptığı ana para tazminat ödemesinin hesaplanan tazminatının gerçek zararı aşmadığının tespit edildiği, davacının genel şartların B.4.ç maddesi ve TTK' nun 1472. maddesi gereğince sigortalıya rücu edilebileceği, icra takibinde istenilen tutarın gerçek zararın ve yapılan ödemeyi aşmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, itirazın iptaline, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Benzer Konya BAM 3. Hukuk Dairesi 2022/909 E. 2022/100 K. Sayılı ilamı) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne; Davalının Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 37.291,00 TL asıl alacak, 2.644,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.935,60 TL üzerinden takipteki şartlarla aynen devamına, Hükmolunan alacağın % 20'si oranında olan 7.987,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 2.728,00 TL'den peşin ödenen 482,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.245,67 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu 1.230,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının peşin olarak ödediği 482,33 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-A.A.Ü.T. Gereğince takdir edilen 5.990,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/05/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza