İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/3103 E. 2019/1844 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/3103
Karar No
2019/1844
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/52 Esas KARAR NO : 2025/110 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2025 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İzmir ... İlçesi Mahallerinde “Arızalı ... Yenilenmesi ve Yeni ... Hattı Döşenmesi Yapım” işini, davalı idare ile 09.09.2020 tarihinde gerçekleştirilen sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, sözleşmenin 6. maddesinde de yer aldığı üzere sözleşme bedeli 7.619.986.73 TL olduğunu, işin niteliği ve sözleşmenin 11.2. maddesi gereğince, müvekkili tarafından düzenlenen hakediş raporlarına istinaden kesilen faturalar, 60 gün içinde, idare ... tarafından müvekkiline ödenmek zorunda olduğunu, müvekkilinin yaptığı iş karşılığı davalıya karşı hakettiği alacak hakkını zaman zaman faktöring firmalarına temlik ettiğini, temlik edilen her bir alacak hakkı bakımından temliki gerçekleştirilen faturaların numaraları, tutarları ve temlik edilen tutarları ayrı ayrı belirten bir dilekçe ile müvekkili tarafından davalıya bildirildiğini, ayrıca temlik edilen her bir tutar için faktöring firması da temliki bildiren ihtarname ve ihbar belgesi ile davalının Genel Müdürlüğünün bilgilendirdiğini, alacak hakkına kaynak teşkil eden hakediş raporları, yüklenici tarafından kesilen faturalar, faturalar karşılığı gerçekleştirilen temlik tutarları ve ... Genel Müdürlüğünün yapılan temlike ilişkin olarak bilgilendirildiğinin bilahare fiziken teslim edileceğini, bununla beraber temlik edilen tutarlar, ... Genel Müdürlüğü tarafından temlik alan faktöring firmasına zamanında ödenmediği için müvekkili tarafından, faktöring firmasına gecikmeden kaynaklanan faiz ödendiğini, alacak hakkının temlik edildiği hususunda bilgi sahibi olan ... Genel Müdürlüğü ödenmesi gereken tutardan ve dolayısıyla gecikmeden de haberdar olduğunu, borçlu tarafından ödenmeyen her bir tutar bakımından müvekkili tarafından ödenen faiz miktarları, faktöring şirketinden her bir faturaya ilişkin olarak gönderilen hesap ekstrelerinde ve ayrıca her bir fatura için açıklamalı biçimde kesilen e-arşiv faturalarında yer aldığını, işbu dilekçeye eklenen ... dosyasında müvekkili tarafından yapılan ödemelerin ayrıca listelendiğini, davalının kamu kurumu, müvekkili şirket tarafından alacağın kredi finansmanı sağlamak için faktöring şirketine temlik edildiğinden gerek ... Barkodlu ihbar dilekçeleri gerek ihtarnameler vesilesiyle alacağın devri sözleşmelerinden haberdar olduğunu ve buna rağmen ödemelerini temerrüde düşerek ödediğini, davalı kamu kurumu ödemelerini zamanında ifa etmemesinden dolayı faktöring şirketi tarafından müvekkiline temerrüt faizi işletildiğini bilen ve bilecek durumda olan bir tüzel kişi olduğunu,davalı tarafın, sözleşmede kararlaştırılan ifa zamanında borcunu ifa etmeyerek müvekkilinin faktöring şirketine temerrüt faizi ödemesine sebep olması her şeyden önce sözleşmeye bağlılık ilkesine aykırılık teşkil edeceğini, işu nedenle de davalının, müvekkili tarafından ödenen bütün temerrüt faizlerinden sorumlu olmasının dürüstlük kuralı açısından kaçınılmaz olduğunu, davalının temerrüdü nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı faizi örnek ile açıklamak gerekirse: 16/03/2021 tarihli gerek müvekkili dilekçesi gerek faktöring şirketinin noterden keşide edilen ihtarnamesinde .... Nolu hakediş fatura tarihi 24.12.2020 olduğunu, ... nolu fatura tutarının 193.578,91 TL olduğunu, ilgili faturadan temlik edilen tutar 140.000 TL olduğunu, faturanın kesildiği tarihten itibaren 60 gün içinde ödenmesi gerektiğinden, 24.02.2021 tarihinden itibaren davalının temerrüte düştüğünü, söz konusu temerrüt hali nedeniyle faktöring şirketinin müvekkiline ... nolu 13.04.2021 tarihli 3832,50 TL tutarlı fatura kestiğini, faturanın içeriğinde de 3200 TL + 450 TL+ 182,50 TL olarak üç parça halinde toplam 3832,50 TL olarak tahakkuk ettirilen faiz miktarı, müvekkili şirketin Hesap Ekstresine 13/04/2021 tarihinde yine üç parça halinde “faiz" açıklaması ile yansıtıldığını, 3832,50 TL lik faturayı faktöring firması müvekkili yüklenici hesabından tahsil ettiğini, .... Nolu HAKEDİŞ faturasını örnek vermek gerekirse; ... nolu ve tarihi 18.01.2022 olan faturanın tutarının 148.200,14 TL olduğunu, ilgili faturadan temlik edilen tutarın 134.800 TL olduğunu, söz konusu temliğin gerek müvekkili tarafından 19.01.2022 tarihli ve ...’nun onaylı barkod numarasını taşıyan dilekçesi ile gerek aynı tarihli faktöring şirketi tarafından noterden keşide edilen ihtarname ile bildirildiğini, faturanın kesildiği tarihten itibaren 60 gün içinde ödenmesi gerektiğinden, 18.03.2022 tarihinden itibaren ... Genel Müdürlüğü temerrüte düştüğünü, Zamanında davalı tarafından ifa edilmediği için faktöring şirketi müvekkiline ... nolu 30.06.2022 tarihli 8.869,84 TL tutarlı fatura kestiğini, faturanın içeriğinde de 8447,47 TL + 422,37 TL olarak iki parça halinde toplam 8869,84 TL olarak tahakkuk ettirilen faiz miktarının, müvekkili şirketin Hesap Ekstresine 30/06/2022 tarihinde yine iki parça halinde “faiz” açıklaması ile yansıtıldığını, 8869,84 TL lik faturayı faktöring firması müvekkili hesabından tahsil ettiğini, davalı Genel Müdürlüğü, borçlu olduğunu ve alacaklısı tarafından temlik edilen tutarların ifa zamanı ile temerrüt tarihinden ve dolayısıyla müvekkili yüklenicinin ödemek zorunda kalacağı faizlerden haberdar olduğunu, müvekkilinin davalı kurum ile arasındaki eser sözleşmesinden doğan iş ilişkisi 28.04.2023 tarihinde sona erdiğini, bu durum dosya içinde sunulan ve ... Genel Müdürlüğü Komisyon üyelerinin imzaladığı “... Yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağı”ndan da anlaşıldığını, dosyada ayrıntıları da yer alan toplam 30 adet HAKEDİŞ raporu ile işi zamanında bitirerek kendi borcunu gereği gibi ifa eden müvekkilinin, iş ilişkisinin devamı esnasında ileri tarihli HAKEDİŞ raporlarını ve tahsilatlarını düşünerek iş ilişkisinin tehlikeye girmemesi için söz konusu “faiz”leri ödemek zorunda kaldığını belirterek; HMK 107/f.2 Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Eldeki davada davalı ... Genel Müdürlüğü 2560 sayılı Kanun'a göre faaliyetlerini özel hukuk hükümleri dahilinde yürüten ve TTK'nın 16/2. maddesi anlamında tacir sayılan tüzel kişidir. Bu durum karşısında, TTK'nun 3, 4, 5, 16/2 maddeleri ve 2560 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalı ...’nun tacir, davacının iddia ettiği olayın ise eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafından yapılan iş karşılığı hak edilen alacağın faktöring firmasına temliki ve davalı tarafında hakedişlerin ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından faktöring firmasına ödenen bedellerin tahsili isteğine ilişkindir. Belirtilen nedenle dava konusu sözleşme, tacirler arası eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu değerlendirilmiştir. Eldeki dava, TTK 4/I maddesi gereğince mutlak ticari dava olup, TTK' nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Arabuluculuk dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışçıl yöntemler ile sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacı ile getirilmiş alternatif bir çözüm yoludur. (Aynı yönde, İzmir BAM 11. HD'nin 2019/3103 E. 2019/1844 K. ) Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; Mahkememizce davacı vekiline "Tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, Arabulucuk son oturum tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunması, sunulmadığı taktirde davanın usulden reddedileceği" ihtarını içerir e-tebligat düzenlendiği, tebliğe rağmen davacı vekilince arabuluculuk son tutanak aslının ya da arabulucu tarafından onaylı örneğinin sunulmadığı, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davacı tarafından eldeki davanın arabulucuya başvurmaksızın 16.01.2025 tarihinde açıldığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(2)maddesinin 4.cümlesinde"Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir." düzenlemesine yer verildiği, anılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı gözetildiğinde dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk dava şartı ihlal edildiğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-TTK.'nun 5/A maddesi ve HMK' nun 114/2 ile 115/2 maddeleri gereğince davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL red harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen taraflara iadesine, Dair, tarafların yokluğunca, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/02/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/3103, K. 2019/1844, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-3103-e-2019-1844-k-5c22cf8881a0