İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/290 E. 2026/89 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/290
- Karar No
- 2026/89
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/290 Esas KARAR NO : 2026/89 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/11/2016 KARAR TARİHİ : 29/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (kıymetli evraktan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasındaki 07/07/2015 tarihli Yetkili Distribütörlük Bayi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkili firma ile davalı firma ihtilafın vukuu bulduğu, bu tarihe kadar yapmış oldukları ticari çalışmaları neticesinde çıkartılan cari hesaba göre 61.278,04.TL müvekkili firmaya davalının borcu bulunduğu, ------- Şubesi --------Ş'ye ait --------- hesap numaralı, 30/11/2016 tarihli --------- çek numaralı 26.000,00-TL bedelli çekin ödenmesi halinde ileride doğması muhtemel zararların önüne geçilebilmesi için dava sonuna kadar söz konusu çekin icraya konu edilmesi halinde ödenmemesi için tedbiren durdurulmasına, -------- Şubesi ---------Ş'ye ait ---------- hesap numaralı, 31/01/2017 tarihli------------ çek nolu 25.000,00-TL bedelli çekin müvekkilinin ödeme güçlüğü içerisinde olması nedeniyle ödeme vadesinde yatırılmak üzere tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, sözleşme gereği verilen ve tedbiren durdurulması istenen çeklerin bedelsiz kalması nedeniyle iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; yetkisizlik ve görevsizlik itirazlarının olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun Munteriz borçlu şirkete kayyım olarak atanmasına karar verildiğini, iddia edildiği gibi ilgili faturaların müvekkili şirket deposuna çekilmediğini, fabrika içine dahi alınmadığını, teslim aldığına dair imzası bulunan ---------- isimli şahsın müvekkili şirketi nezdinde çalışmadığını, davacının bir alacağının olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, davacı ile davalı arasında imzalanan yetkili distribütörlük bayi sözleşmesi kapsamında ticari çalışma neticesindeki cari hesaba göre davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava yazılı yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.--------- esas 30/11/2016 tarihli ön incelemeye hazırlık tutanağında "davacı vekilinin tedbir talebinin kısmen kabulü ile; İİK 72. Maddesi gereğince talep edilen ------- çek nolu --------- hesap nolu 30/11/2016 tarihli 26.000.TL bedelli çekin %20' si olan 5.200.00-TL teminat mahkememiz veznesine yatırıldığında yada bu miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu verildiğinde, --------ş. -------- Şubesinin------- çek nolu-------- hesap nolu 30/11/2016 tarihli 26.000.TL bedelli çekin ibrazında 3. kişileri bağlamamak kaydıyla davalı şirkete ödenmemesi için çek üzerine tedbiren ödeme yasağı konulmasına, davaya konu çek ile ilgili başlayacak olan icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına, teminat şartı yerine getirdiğinde ilgili bankaya ve ------ ve -------- icra müdürlüklerine yazı yazılmasına, ancak belirtilen çek hakkında bu arada icra takibi başladıysa bu kararın geçersizliğine, icra takibinin devamına, teminat şartı yerine getirildiğinde icra veznesine girecek paranın tedbiren alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına" karar verildiği ve 09/12/2016 tarihli derkenarı ile tedbirin kaldırılmasına ve teminatın iadesine karar verildiği görülmüştür. ------- esas --------karar 18/04/2017 tarihli yetkisizlik kararı üzerine Mahkememize gelmiş olmakla, Mahkememizde ------- esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olundu. Taraflarca delil olarak dayanılan banka kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir bilirkişi-------- tevdi edilmiş, bilirkişi --------- tarafından sunulan 16/06/2025 tarihli bilirkişi raporu içeriğinde; davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ve faturaları davalıya tebliğ ettiğini ispatlaması durumunda faturaların tutarının 30/11/2016 dava tarihi itibariyle davacının davalıya olan 189.993,10 TL borcundan düşülmesi gerekeceğini, davacı tarafından dava dışı üçüncü şahıs -------- adına düzenlenen 26/10/2016 tarihli --------- numaralı 9.810,90 TL tutarlı 1 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı ancak davalının cari hesap ekstresinde ve davalının 2016 yılına ait elektronik olana tutulan yevmiye defteri ve defteri kebirinin PDF belgesi formatındaki kayıtlarında kayıtlı olmadığı, davacı tarafın ticari alışveriş neticesinde davalı tarafa keşide etmiş olduğu -------Ş.-------- Şubesi'ne ait 30/11/2016 keşide tarihli --------- seri numaralı 26.000,00 TL bedelli ve 31/01/2017 keşide tarihli -------- seri numaralı 25.000,00 TL bedelli 2 adet çekin bedelsiz kalması nedeniyle iptali, davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığı yönünde rapor sunulduğu, görülmüştür. --------- Asliye ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat ile bilirkişi -------- tarafından sunulan 10/01/2023 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre; davacının, davalı şirket ile arasında 2015 yılında yapılan distribütörlük sözleşmesiyle aralarında ticari bir ilişki meydana geldiği, bu ilişki çerçevesinde davacının, davalıdan mal satın aldığı, davacının, 2016 yılında aldığı mala ait, 14 adet alış faturasını yasal defterlerine kayıt ettiği, davalının ise 15 adet satış faturası düzenleyip defterlerine kayıt ettiği, buna göre davacınının 1 adet 01.06.2016 tarihli --------- nolu 15.724,22 TL'lik alış faturasını kayıtlarına almadığı, bu nedenle taraflar arasında faturalar yönünden 15.724,22 TL kadar fark meydana geldiği, davacının aldığı faturalara karşılık, ödemelerini banka yoluyla ,çek ve senet vererek ödediği, davalının kayıtlarıyla, davacının kayıtları arasında ödemeler yönünden de fark olduğunun tespit edildiği, davacının, davalıdan satın aldığı mala karşılık 2 adet 18.415,64 TL ve 22.320,38 TL tutarında beyaz iade mallar açıklamasıyla davalıya iade faturası düzenlediği, iade mal faturalarının davalının kayıtlarında yer almadığından, tarafların kayıtları arasında iade mallar yönünden de fark olduğunun tespit edildiği, dava dosyasında -------- -------- hizmet dökümüne rastlanmadığı, davacının düzenlediği 9.810,90 TL tutarlı nakliye faturasının, davalının kayıtlarında yer almadığı, tarafların kayıtları arasında nakliye faturaları yönünden de fark olduğunun tespit edildiği, davacının, 2016 yılı sonunda davalıdan olan alacağının 61.278,04 TL olarak davalının kayıtlarına göre ise davacıdan olan alacağının 119.116,92 TL olarak tespit edildiği, tarafların kayıtlarının borç/alacak yönünden birbirini teyit etmediği, mevcut belgelere göre, davacının 2 adet -------- ait -------- nolu 30.11.2016 tarihli 26.000,00 TL tutarlı çek ile --------- nolu 31.01.2017 tarihli 25.000,00 TL. tutarlı toplam 51.000,00 TL çekten borçlu olup/ olmadığı sonucuna varılamayacağı yönünde rapor sunulduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamında toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, tacir olan tarafların ticari kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi ek ve kök raporu birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında distrübütörlük sözleşmesi uyarınca ticari ilişki ve mal alışverişi bulunduğu, davacının cari hesap özetine göre davalıdan alacaklı bulunduğunu davalıya teslim edilen iki adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istediği, tarafların ticari kayıtlarının birbiri ile örtüşmediği, aradaki farkın davalı tarafından kesilen iade faturalarından kaynaklandığı, iade faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının ise iade faturasına konu malların davalı tarafa teslim edildiğini yazılı delil ile ispatlayamadığı, irsaliye belgelerinin davalı şirket yetkilisi veya çalışanı tarafından teslim alan sıfatıyla imzalanmamış olduğu, bu faturalar dikkate alındığında davacının davalı tarafa borçlu bulunduğu, distrübitörlük sözleşmesi nedeniyle keşide edilen çeklerin bedelsiz kaldığı ve çekler nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığını ispatlayamadığı anlaşılarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 1.046,48 TL harçtan mahsubu ile bakiye 314,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL posta yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/01/2026