İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/4 E. 2025/49 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/4
- Karar No
- 2025/49
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2023/4 Esas KARAR NO :2025/49 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:02/01/2023 KARAR TARİHİ:29/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı / borçlu tarafından tesis edilen kanalizasyon borusunun geçici olarak deplasesi nedeniyle yapılan masraflara istinaden başlatılan icra takibine karşı hukuka aykırı şekilde itirazda bulunulduğunu, deplase gerçekleştirilmeden önce yapının riskli yapı olması nedeniyle taşınmazın değerlendirilmesi için hak sahipleri ile müvekkili arasında anlaşma sağlandığını, daha sonra kurum inceleme ve tespitiyle, taşınmazın risk oluşturduğu, ekonomik ömrünü tamamladığı, yıkılma, ağır hasar görme tehlikesi ihtiva ettiği ve canlıların barınması için hayati tehlikeye sebebiyet vereceği gerekçelerle rapor tanzim edildiğini ve taşınmaz hakkında yıkım kararı verildiğini, binanın yapımına yeniden başlamak isteyen müvekkilinin davalı/borçlu tarafından imar planına aykırılık teşkil edecek şekilde taşınmaz üzerine kanalizasyon yapıldığı gerçeğiyle karşı karşıya kaldığını, imar planında yer almamasına rağmen taşınmaz üzerine kaçak kanalizasyon borusu tesis edilmesi nedeniyle müvekkilinin zararının oluştuğunu, maddi külfet meydana getirdiğini, itiraz dilekçesinde belirtilen bildirim yapılmadığı ve zamanaşımına yönelik savunmaların izahtan vareste olduğunu beyanla takibe karşı ileri sürülen itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu uyuşmazlığı bulunduğunu, uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini, arabuluculuk dava şartının araştırılması gerektiğini, dava konusu yerde yağmur suyu hattı bulunduğunu, idarenin yağmur suyuyla ilgili sorumluluğunun sınırlı ve şarta bağlı bir sorumluluk olduğunu, sorumluluğun Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu, davacının İstanbul Büyükşehir Belediyesini muhatap aldığını belirttiğini, ancak ...’nin tümüyle farklı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın müvekkili idareye yönlendirilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacıya ait parselin içinden geçen 1000 mm çağlı yağmur suyu hattının müvekkili sorumluluğunda bulunmadığını, davaya konu edilen ve deplasesi yapılan tesisatın idare ile hiçbir ilgisi bulunmayan tesisat olduğunu, kaçak olduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu, davacının yasal prosedüre uygun biçimde söz konusu işi üstlenmediğini, idareye bu projenin uygulanması için herhangi bir ihale açılması teklifinde bulunmadığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranıp taşınmazda yapacağı masrafları önceden hesap ederek maliklere taahhütte bulunmuş olması gerektiğini, bir başkasına yapılan taahhüdün idareyi borç altına sokmayacağını, faiz isteminin hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: İhbar olunan ... Belediye Başkanlığı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; dava taraflarına ihbar edilmişse de huzurdaki dava itirazın iptali davası olup müvekkili Belediyenin ilgili icra dairesi dosyasında taraf olarak gösterilmemiş olup ayrıca taraflarınca arabuluculuk görüşmesi de yapılmadığını, dava niteliği gereği davanın müvekkili Belediyeye ihbar edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili belediyeye gönderilen tebligattaki ekler incelendiğinde davaya konu olayın müvekkili belediye ilçe sınırları içerisinde geçmesinin dışında müvekkili belediyenin dosyaya konu olaylarla hiçbir ilgisi olmadığı değerlendirilmekte olduğunu, bu kapsamda davanın neden ihbar edildiğine dairde bir açıklama yada beyana rastlanılmadığını, dava konusu olayla ilgili olarak müvekkili belediyenin hiçbir ilgisi bulunmamakta olup bu sebeple müvekkili belediye yönünden aleyhe hüküm kurulmamasını talep ettiklerini, davacı tarafın haklılığı bir an için kabul edilse dahi 2560 sayılı ... Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca yağmur sularını toplama, uzaklaştırma gibi faaliyetler tamamen davalı ...'nin yükümlülüğü olarak düzenlendiğini, bu sebeple söz konusu deplase işlemleri gereği müvekkili Belediyeye kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, taraflarca anılan hiçbir süreçte de ne davacı ne de davalının müvekkili belediyeye bir başvurusu da olmadığını, müvekkili belediye hakkında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, tazminat davasıdır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 21/03/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının, malikleri ile inşaat sözleşmesi imzalamak suretiyle yüklenicisi olduğu parselde davalı idare tarafından inşaa edildiği anlaşılan hattın plan ve projelerde atıksu / kanalizasyon hattı olarak geçtiğini, özellikle yağmur suyu hattı olarak planlanmadığını, davacı tarafından gerçekleştirilen işlem nedeniyle davalı idarenin uğradığı bir zararın olmadığı gibi davacının zarar kastı ile hareket ettiğine ilişkin somut bir bilginin de bulunmadığını, davalı idare tarafından gerçekleştirildiği anlaşılan işlemin kamulaştırmasız el atma eylemi niteliğinde olduğunu, davacı tarafından gerçekleştirilen deplase işleminin ise vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekeceği ve davalı idarenin uğranılan zararın sorumlusu olacağını, sorumluluğun var olduğunun kabulü halinde uğranılan zarar miktarının 268.225,42 TL olabileceğini, davacı talebinin / harca esas değerin ise 61.389,62 TL olduğuna, takip talebine karşı ileri sürülen itirazın haksız olduğu kanaatine varılması halinde, itirazın iptali ile takip talebindeki şartlarla takibin devamı gerektiğine, alacağın likit olup olmadığı ve yargılamayı gerektirip gerektirmediğine ilişkin takdir Mahkemeye ait olup, asıl alacak miktarı üzerinden talep edilebilecek icra inkar tazminatının (61.389,62 TL x %20 =) 12.277,92 TL olabileceğini belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; kök raporlarında bir değişiklik olmadığını belirtmişlerdir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2019/2834 E., 2021/4158 K. sayılı ilamında "İlk derece mahkemesince, davalı İdare tarafından karayolu genişletme çalışması yapılması nedeni ile yolun zemine oranla yükseltilmiş olmasına, bu suretle Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nde gösterilen en küçük düşey uzaklığı mesafesinin ihlal edildiğine, davacı şirketin bu durumun düzeltilmesine yönelik olarak davalı idareye yapmış olduğu başvuruların sonuçsuz kalması üzerine söz konusu ihlalin davacı şirket tarafından giderilmesi nedeniyle, yapılan masrafların tahsilini talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı istinafa başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına, özellikle halkın can ve mal güvenliği için hattın deplase edilmesinin zorunlu olmasına ve davacının yapmış olduğu giderleri zarara sebebiyet veren davalıdan talep etmesinde bir aykırılık olmamasına, hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile davalı idarenin ihlali nedeniyle ihlali gideren davacının yaptığı masrafların tahsilini davalı idareden talep edebileceği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında ..., ... Mah.,... Sok .,. ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde müteahhit olarak taşınmaz inşa edeceğini, ancak taşınmaz üzerinde kaçak kanalizasyon borusunun bulunduğunu, bu borunun deplasesi için davalıya yazılı olarak başvurulsa da davalının deplase işini yapmadığını, bu nedenle deplase işinin kendisi tarafından yaptırıldığını belirterek deplase masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davaya konu hattın plan ve projelerde atıksu/kanalizasyon hattı olduğu ve davalının sorumluluğunda bulunduğu, davacının başvurusuna rağmen bu atıksu/kanalizasyon hattının deplase işleminin davalı tarafından yapılmadığı, bu nedenle davacının deplase işlemini kendisi yaptırarak ödediği bedeli vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde davalıdan istemekte haklı olduğu gözetilerek davacının deplase işlemi için ödediği bedel olan 61.389,52 TL'yi davalıdan isteyebileceği kanaatiyle, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacının çektiği ihtar sonrası talep doğrultusunda davalının 17/10/2022 tarihinde temerrüdünün oluştuğu gözetilerek hükmedilen miktara bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş, davacının fazlaya ilişkin talebi deplase işlemi için daha fazla ödeme yaptığını kanıtlayamadığından reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile 61.389,52 TL’nin 17/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gereken 4.193,51 TL harçtan peşin alınan harcın ve ıslah harcının mahsubu ile artan 387,12 TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 4.193,51 TL alınması gerekli harcın toplamı olan 4.373,41 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 33.093,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 6.908,25 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.581,11 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan 300 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 231,33 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 714,08 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 2.405,92 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır