İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/281 E. 2019/901 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/281
- Karar No
- 2019/901
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/281 KARAR NO : 2019/901
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/07/2019 KARAR TARİHİ : 30/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kozmetik işleri ile işggal ettiğini, aralarnıda kozmetik ürün alım satımı sonucu ... TL toplam alışveriş olduğunu, malların teslimini gösteren nakliyat ambarına ait ambar tesellüm fişi dilekçe ekinde sunulduğunu, ... tarihli ... TL, ... TL ve ... TL irsaliye fatura karşılığı ürünlerle beraber ayıpsız bir şeklide teslim edildiğini ancak herhangi bir ödeme alınmadığını, alacağın tehlikede olması nedeniylle davalı şirketin mevcuduna ihtiyati haciz konmasını, icra takibine yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile ihtiyati haczin kabulünü talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete teslim ettiği bir mal bulunmadığı gibi buna ilişkin tebliğ edilen bir faturada bulunmadığını, özellikle karşı yanın müvekkili ile ticari ilişkisinin varlığını kanıtlayan bir sözleşmede bulunmadığını, salt faturaya dayanarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile sabit olduğunu, davacının istinaf başvurusu da hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Mahkememizce davalının defterleri incelenmiş, mali müşavir bilirkişi ...'ün ... tarihli raporunda özetle; taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari ilşikinin olduğu, kozmetik ürünleri alınıp/satıldığı, davalının e-defterlerinin beratlarının süresinde yapıldığı, kayıtlarının usulüne uygun oldouğu, HMK. 222/2 maddesine göre 2018 yılı defter kayıtlarının davalı lehine davalarda delil vasfı taşıdığı, davacının kozmetik ürünlerini ambar nakliyat firmasına vermesi ile kozmetik ürünlerinin tesliminin KDV kanununa göre teslim hükmünde olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin talimat yazılarak .../...'da incelenmesinin sağlanacağı, davalının ticari defter kayıtlarına göre 2018 yılı sonu itibariyle ... TL davacıya borçlu olduğu, davacının alacağını temerrüde düşürmediği dava dosyasında buluan evraklarla sabit hale geldiği, icra takip tarihinden önce faiz hesaplaması yapılamayacağı belirtilmiştir. 7.Aşamalarda, davacı vekili, ... tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili de, ... tarihli dilekçe feragati açıkça kabul ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. 8.HMK m. 74 gereği, davadan feragat özel yetki gerektiren bir haldir. Davacı vekilinin vekaletnamesine bakıldığında, feragat özel yetkisinin olduğu görülmektedir. 9.Belirtmek gerekir ki; davadan feragat, davaya tek taraflı son veren taraf işlemlerindendir. Çekişmeli yargıda kural olarak “tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 307-312. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm kesinleşinceye kadar kullanılabilen bir hak niteliğindeki feragat, davacının istem sonucundan vazgeçmesi olup, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Geçerliliği için davalının rızasına veya mahkemenin kabulüne gerek olmayıp, bu konudaki tek taraflı irade beyanının mahkemeye ulaşması yeterlidir. Mahkemece, yalnızca, feragatin gerçekten anılan anlamı içerip içermediğinin ve yasal yönteme uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması ve koşullar gerçekleşmişse feragat nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekmektedir. 10.Diğer taraftan, davacı tarafından feragat bildirimi yapıldıktan sonra mahkemece henüz buna dayalı olarak karar verilmemiş olsa da, feragatten dönülemez. Davacının bu tür durumlarda, hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatin geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilme veya feragatin feshi için ayrı bir dava açabilme hak ve olanağı bulunmaktadır(Feragatın hata, hile, ikrah ile yapıldığı iddiası ayrı bir dava konusu olabilir. Bunu engelleyen bir yasa hükmü olmadığı gibi, doktirinde buna imkan vermektedir. Örneğin Prof. İlhan E. Postacıoğlu'nun 1975 baskılı Medeni Usul Hukuku Kitabının 481 - 482) Feragatin kesin hüküm oluşturma etkisi maddi anlamdadır ve feragat nedeniyle reddedilen dava, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeniden açılamaz. Ayrıca, feragat ile dava konusu uyuşmazlık esastan sona erdiğinden ve koşula bağlı hüküm verilemeyeceğinden, koşullu feragat geçersiz olduğu gibi, davacının istem sonucunun bir kısmından vazgeçmesi (kısmî feragat) durumunda, davanın feragat edilmeyen bölümü yönünden yargılamaya devam edilmesi zorunludur(Yargıtay., 10.Hukuk Dairesi, 03/10/2011 tarihli, 2010/12227 esas, 2011/12964 karar sayılı karar, kaynak: ...) 11.Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; dosya ele alınarak, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 12.Ayrıca, son olarak yargılama giderlerine değinmek gerekirse, feragat ilk celse yapılırsa, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22'inci maddeye göre, karar ve ilam harcının 1/3 ü, ilk celseden sonra yapılırsa 2/3 ü alınır(ALDEMİR, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, s.348 vd.) HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Feragat ilk celseden sonra gerçekleştiğinden, alınması gerekli harcın 2/3 ü olan ... TL nin davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harcın karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 7-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından temyiz yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, Taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 30/12/2019
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza