İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/178 E. 2019/691 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/178
Karar No
2019/691
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/178 KARAR NO : 2019/691

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2018 KARAR TARİHİ : 05/11/2019

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkiline karşı borçlu sıfatıyla Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas nolu dosyası ile alacaklı ... tarafından icra takibi başlatıldığını, takibe konu ...- TL bedelli ve ... vade tarihli senedin lehdarı alacaklısı müvekkilinin ..., borçlularının ... ve ...'ın yetkili hamili ... olduğunu, ... tarafından açılan icra takibinin devam ederken takip alacaklısı yetkili hamil ... ile takip borçlularından ...'ın oğlu ... arasında ...-TL bedel ödemesi karşılığında ... tarihli temlik anlaşması imzalandığındığı, temlik anlaşmasının ertesi gün de icra müdürlüğüne sunulduğunu ve borçlu ...'ın oğlu ...'ın temlik alacaklısı konumuna geçtiğini, daha sonra ... tarihinde temlik alacaklısı ...'ın babası ...'a karşı olan takipten feragat ettiğini, temlik alacaklısı ... tarafından devam ettirilen işlemler sonrası müvekkiline ait ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazda bulunan .../... oranındaki hissesi, evi ve cam serasının toplam ...- TL bedelle ihaleye çıkarıldığı ihale tarihinin ... olduğunu, temlik alacaklısı ...'ın senet borçlusu ...'ın oğlu olduğunu, ...'ın borcu ödeyince alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi nedeniyle borcun sona ereceğini bildiği için oğlu ...'ın dosyayı temlik almasının apaçık kötü niyet olduğunu ve kanuna karşı hileli olduğunu bu durumda borcun, senet borçlusu ... tarafından ödenmiş sayılması ve alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi nedeniyle bu suretle borcun sona erdiği için ve ayrıca senet borçlusunun senet alacaklısına rücu hakkı bulunmadığı için takibin müvekkili açısından iptal edilemeyeceğini bu nedenle artık yasal olmayan ve borç içermeyen Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibi dosyasındaki tüm işlemlerin ve özellikle ihalenin tedbiren durdurulmasına, icra takibi dosyasının borcun sona ermesi ve mevcut olmaması, kötü niyetli temlik nedeniyle borçluun lehdara karşı talep hakkının olmaması ve takip borçlusuna karşı yapılan feragatin senet lehdarı alacaklısının da borcunu sona erdirmesi nedeniyle fazalaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla artık yasal olmayan ve borç içermeyen Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra takibi dosyasındaki tüm işlemlerin ve özellikle ihalenin tedbiren durdurulmasına, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra takibi dosyasının; borcun sona ermesi ve mevcut olmaması, kötü niyetli temlik nedeniyle borçlunun lehdara karşı talep hakkının olmaması ve takip borçlusuna karşı yapılan feragatin senet lehdarı-alacaklısının da borcun sona erdirmesi nedeniyle iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;açılan davanın görevli mahkemede açılmadığını, müvekkilinin temlik alacaklısı olduğunu, takipte alacaklının banka olduğunu, dava konusu senedin bono olduğunu bu nedenle görevli mahkemenin Ticaret mahkemesi olduğunu ayrıca davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığından, icra takibinde davacının borcu kabul ettiğinden davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... gün ve .../... Esas, .../... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olmakla Mahkememizin yukarıda esas numarasını aldığı anlaşılmıştır. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemli İİK 72 . Maddeye dayalı menfi tespit davasıdır. İİK Madde 72 "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir" hükmüne haizdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibini temlik alan davalı ...'ın senet borçlusu ve aynı zamanda babası olan ... yönünden takipten vazgeçmesi nedeniyle diğer senet borçlusu olan davacının borcunun sona erip ermediği, temlik nedeniyle alacaklı borçlu sıfatlarının birleşip birleşmediği noktalarında toplanmaktadır. Somut olayda takibe konu senette davacı lehdar, davalının babası ... ise keşideci konumundadır. Davalı babası olan ...'ın borcu yönünden takipten feragat etmiş takip diğer keşideci ... ve davacı ... yönünden devam etmiştir Bonoya da uygulanan Teselsül başlıklı TTK MADDE 724: (1) Bir poliçeyi düzenleyen, kabul eden, ciro eden veya o poliçeye aval veren kişiler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumludurlar. (2) Hamil, bunların borçlanmadaki sıraları ile bağlı olmaksızın her birine veya bunlardan bazılarına ya da hepsine birden başvurabilir. (3) Poliçeden dolayı borç altına girmiş olup da poliçeyi ödemiş bulunan herkes aynı hakkı kullanabilir. (4) Hamil borçlulardan yalnız birine başvurmakla, diğer borçlularla ilk önce başvurduğu borçludan sonra gelenlere karşı haklarını kaybetmez." hükmüne haizdir. Görüdüğü üzere Kambiyo senetlerinde senet borçluları senet alacaklısına karşı müteselsilen borçlu olup , senet alacaklısı keşideci yerine protesto çekmek şartıyla sadece lehtar ve cirantaya karşı da takip yoluna başvurabileceği gibi somut olayımızda olduğu gibi senet keşidecisi yönünden takipten feragat edip diğer borçlular yönünden takibe devam edebilecektir. Kaldı ki takipten feragat açıkça belirtilmedikçe esas haktan feragat anlamına gelmeyeceğinden ( Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 1991/11509 E. 1992/4534 K.) somut olayda esas hak yönünden feragat da yoktur. Bunun yanında belirtmek gerekir ki alacağı temlik alan ile senet keşidecisinin baba-oğul olması ve temlik alanın keşideci yönünden takipten feragat etmesi alacaklı borçlu sıfatlarının birleştiği anlamına gelmeyecektir. Zira baba-oğul da olsa iki farklı kişi mevcuttur. Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde; icra takibine konu borcun sona ermediği ve alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmediği anlaşıldığından davanın reddine ve icra takibine yönelik tedbir kararı verildiğinden İİK. 72/4 gereği tazminata karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, İİK. 72/4 gereği alacağın %20'si tutarındaki ... TL tazminatın davacıdan tahsili ile, davalıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerinden BIRAKILMASINA, 4-Taraflarca yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2019

Katip ... ¸E- İmzalı

Hakim ... ¸E- İmzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/178, K. 2019/691, T. 05.11.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-178-e-2019-691-k-6a44c4697656