İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/16 E. 2019/1423 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/16
Karar No
2019/1423
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019 KARAR NO : 2019

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : . VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 02/04/2018 KARAR TARİHİ : 22/10/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/11/2019 Mahkememize tevzi edilen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalıya ait ... plakalı olup davacı ... şirketince 13.09.2017-13.09.2018 tarihleri arası dönemin Karayolları Zorunlu Mali Trafik sigortası poliçesi ile sigorta ettiği aracın 29.11.2017 tarihinde bilinmeyen firari sürücü tarafından kullanılmakta iken Bursa Atatürk caddesi Üzerinde ... plakalı araca çarpması sureti ile meydana gelen kazada firari ... plakalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu 52. Maddesinde açıklanan aracın hızını aracın yük ve teknik koşullarına göre ve trafik durumuna uydurmak gerekliliği kuralını ihlal ettiği, aynı kanunun 81. Ve 95. Maddesine göre sürücülerin sorumluluğun saptanmasına yararlı kanıt ve izler dahil kaza yerindeki durumu değiştirmeme ve olay yerin, terk etmemek zorunda olduklarının açıklandığı aynı hususun zorunlu trafik sigortası genel şartlarının B.4/f maddesi gereğince de olay yerini terk etmemek zorunda olduğu, buna aykırı hareket etme halinde sigorta şirketinin KTK'nun 95/2 maddesine ve Zorunlu mali Trafik sigortası genel şartlarına göre aracın işletenine rücu hakkı olduğu gibi açıklamalarla dava dilekçesi ile ... plakalı aracın üçüncü şahıslara devrinin ve satışının önlenmesi bakımından trafik kaydı üzerine teminatsız ihtiyati tedbir konulması ve şimdilik 12.500 TL tazminatın davalıdan alınarak davacı ... şirketine ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesi ile iddia edildiği gibi davalının davacıya karşı Karayolları Trafik Kanunu 95/2 maddesi ile maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi B.4/f maddesi kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı davaya konu kazanın gasp sonucu meydana geldiği, davalının aracını iş amaçlı kullanması için çalışanına verdiği, çalışanın bu aracı özel işlerinde kullanmaması gerektiği halde çalışan tarafından 18.11.2017 Cumartesi saat 22:00 sıralarında mesai gün ve saati dışında davalının muvafakati ve bilgisi olmadan aracı kullandığı ve dava dışı üçüncü şahıslar tarafından aracın zorla, tehdit ve baskı altında alıkonulması neticesinde kazanın meydana geldiği aracı şahsa karşı her ne kadar itiraz ve uyarılarda bulunsa da araç zorla kullanılmaya devam edildiği ... tarafından polis aranmaya çalışıldığı ancak ...'in arkadaşları tarafından durum fark edilerek müdahalede bulunulup tehdit edildikleri, davalının çalışanı ...'ın dolayısıyla da müvekkilin kazaya sebep olacak herhangi bir kusuru bulunmadığı kazanın oluşmaması için elinden gelmemesi için elinden geleni yaptığı, kaza sonucu olay yerini terk edenlerin davacı ve davacı çalışanı ... değil, aracı gasbeden ... isimli şahıs ve diğer iki arkadaşı olduğu, üzerine kayıtlı bulunan ... plakalı bu araç işyeri kullanımına özgülenmiş ve işyerinde çalışan ... isimli çalışanın kullanımına verildiği, kazadan sonra ... plakalı aracı gasbeden ... isimli şahıs hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... Soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığı ve davalının çalışanı ...'ın ifadesinde olayı anlattığı, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte şirket çalışanı ...'ın olayda kusurunun olduğunu kabul edilecek olsa dahi, TBK md. 66'da geçen genel hüküm gereği adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında müvekkil sorumlu tutulamayacağı, TBK 66. Maddesinde açıklanan ''Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür'' dendiği, kaza Tespit Tutanağında yazdığı gibi kazanın 19.11.2017 pazar günü saat 05:15 'te meydana geldiği kazanın mesai gün ve saati dışında olduğu, davalının işnin yapılması sırasında gerçekleşen bir kaza olmadığı, davalının bu olayı önceden öngörebilmesi veya engelleyebilmesi de söz konusu olamayacağından davalıyı bu kaza sebebiyle meydana gelen zararın tazmininden sorumlu tutmanın hakkaniyete ve hukuka aykırı olacağı, davacı tarafın iddiasını dayandırdığı KTK'nın 95/2 maddesine göre ise '' Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.'' denildiği, tazminatın kaldırılması veya azaltılması ile ilgili olarak ise sigortacının sigortalıya rücu edebilmesinin başlıca şartları müvekkil ile davacı ... arasında imzalanan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin B.4 maddesinde düzenlendiği, davacı ... şirketi de poliçede sayılan bu şartlardan B.4/f fıkrasında geçen ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşlarına gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi...'' hükmüne dayadığı; Bu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere davacı ... şirketinin ödemiş olduğu tazminat bedelini rücu edebilmesi için sigortalının yani davalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin (...'ın) '' tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşlarına gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi...'' gerektiği , poliçede geçen hüküm açık ve net olduğu olay yerini terk edenin sigortalı araç sahibi müvekkil veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişi olması gerektiği oysa detaylı açıkladıkları gibi üzere olay yerini terk eden sürücü müvekkil veya çalışanı ... olmadığı, gibi açıklamalarla ... plakalı araç üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası, poliçe ve hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, ekspertiz raporları, ödeme belgeleri, tarfik kayıtları, hasarlı araçlara ilişkin fotoğraflar, görevsizlik kararı, keşif, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır. Sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Davacı tarafından sürücünün kaza yerini terk etmesi firar sebebine dayalı olarak dava dışı zarara uğrayan üçüncü kişiye ödediği bedelin rücuen tazminatını talep etmiştir. Bilindiği üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" düzenlenmiş, “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a-)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b-)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c-)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç-)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d-)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e-)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f-)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe genel şartlarının B.4. maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller düzenlenmiş olup, rücu hakkının doğduğunun ve maddede sayılan bu hallerin mevcut olduğunu ispat yükü sigorta şirketindedir. Davacı vekili dava dilekçesinde rücu nedeni olarak sürücünün firar ettiğini belirtmiş olup sürücünün olay yerini terk etmesi sigortacıya rücu hakkı vermez. Sigorta şirketinin somut delillerle genel şartlar B.4. maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Davacı ... şirketi, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca, sürücünün ehliyetsiz olduğunu veya alkollü bulunduğunu somut delillerle kanıtlaması buna göre araştırma inceleme yapılması gerekir. (HGK.nun 10.12.1997 gün 1997/11-772-1043, HGK.nun 16.12.1998 gün, 1998/11-872-905, HGK.nun 22.12.2010 gün 2010/17-655, 688 sayılı kararları) Dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği mahalde mahkemece keşif yapılarak, dosya 1 sigortacı bilirkişi, 1 makine mühendisi bilirkişi ve 1 trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmşitir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 27/06/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: ... plakalı aracın firar eden sürücüsünün kanun maddelerini ihlalleri sebebiyle kazada %100 oranında kusurlu olduğu, taraflar arasında 61857765 nolu KZMSS poliçesi tanzim edildiği ve düzenlenen 13/09/2017-13/09/2018 tarihlerini kapsadığı, davacı ... şirketinin dava dışı 3. Şahsa ilişkin zararını 12/01/2018 tarihinde 12.500,00 Tl olarak giderdiği, rücu talebinde bulunduğu, olay yerini terke ilişkin Yargıtayca belirlenen kriterlerin olayda yer almaması ve olay yerinin terkedilmemesi nedeni ile rücu şartının gerçekleşmeyeceği mütalaa edilmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın dava dışı ... plakalı araca çarpması sebebiyle ,19/11/2017 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, kazanın maddi hasarlı kaza şeklinde gerçekleştiği, olayda yaralanma ve bedeni hasar olmadığı anlaşılmakla, ZMSS genel şartlarının 4/f maddesinde açıkça bedeni hasara neden olan trafik kazaları sonucu dava dışı 3. kişiye bu anlamda yapılan ödemenin, diğer şartların da varlığı halinde sigortalıya rücu edebileceği düzenlendiği ancak eldeki davada davacının zarar gören araçta meydana gelen maddi hasar bedelini ilgili hak sahibine ödedikten sonra, araç için ödenen hasar bedelinin rücu istemi ile iş bu davayı sigortalı hakkında açtığı anlaşılmıştır. Bu nedenle ZMSS Genel Şartlarının B.4.f maddesinin somut olayda uygulanma imkanının bulunmaması, davacı vekili tarafından davaya konu edilen 3. kişiye ödenen araç hasarının sigortalıdan rücu istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise, sadece sigortalı araç sürücünün trafik kazası sonrasında olay yerini terk etmesinin sigortacıya, akidi olan sigortalıya rücu hakkı vermemesi, sigorta şirketinin somut delillerle tazminatın teminat dışında kaldığını ispatlamasının gerekmesi, bir başka ifade ile davacı ... şirketinin, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca, olay yerinden firar eden sürücünün ehliyetsiz olduğu veya alkollü bulunduğu gibi teminat kapsamında olmayan halleri somut delillerle kanıtlamasının gerekmesi, davada davacı ... şirketi tarafından, davalının maliki olduğu sigortalı araç sürücüsünün trafik kazası sonrasında olay yerini terk ettiği iddiası haricinde zararın teminat dışında kaldığının ve rücu şartlarının varlığının ispat edilmemesi sebebiyle düzenlenen gerekçeli denetime açık 27/06/2019 tarihli bilirkişi heyetinin raporuna itibar edilerek davacı ... şirketi tarafından dava dışı üçüncü şahsa yapılan sigorta hasar tazminatı ödemesinin rücu tazminatının şartları oluşmadığından sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL nispi karar ve ilam harcın peşin alınan 213,47 TL'den mahsubu ile bakiye 169,07 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 30,00 TL posta masrafı yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/10/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/16, K. 2019/1423, T. 22.10.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-16-e-2019-1423-k-0ba52a148bf8