İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/147 E. 2022/972 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/147
- Karar No
- 2022/972
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/147 Esas KARAR NO : 2022/972
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR : 1- ... - ... VEKİLİ : ... - ... : 2- ... - ... 3- ... - ..., 4- ... - ..., ..., 5- ... - ..., ..., 6- ... - ...,
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/03/2017 KARAR TARİHİ : 29/11/2022 YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için Adana 7.İş Mahkemesinin 2014/... Esas, sayılı dosyasından alacak talebi ile dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 25/03/2016 tarih ve 2016/... sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğunu, verilen kararın temyiz edilmiş olup karar neticesinde ... vekili tarafından kuruma karşı Adana 3.İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı dosyası ile i,cra takibi başlatmış olup kurumca icra dosyasına ödeme yapılmış olup; dava dışı işçi ... için 09/05/2016 tarihinde 25.478,73 TL tazminat ödendiğini, davalıların sorumluluklarına düşen miktarın 25.478,73 TL olarak belirlendiğini, davalılardan talep edilmesine rağmen geri ödemenin gerçekleşmediğini, davacı kurumun davalılardan ihale yöntemi yardımcı işlerde ile hizmet alım işini yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı şirket elemanı olarak çalışan işçilere yapılan ödemelerden bu firmaların sorumlu tutulacağının karar altına atındığını, davalıların alt işveren sıfatıyla hizmet yürüttüğünü, taraflar arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu, ancak ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğini, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarınını dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde müvekkilinin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiğini, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığını belirterek, 25.478,73 TL' tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin davacı kurumun işçisi olduğunu, davacı kurum tarafından işe alındığını, davacı kurum yetkilileri tarafından çalıştırıldığını, davacı kurum tarafından da işten çıkarıldığını, dava dışı işçinin müvekkili şirketin işçisi olmadığını, bu nedenle davacının dava konusu ettiği bedelleri talep hakkına haiz olmadığını müvekkili şirketin dava dışı işçinin nezdinde çalıştığı son alt işveren olmadığından ötürü davacı kurumca dava dışı işçiye ödenen ihbar tazminatından da sorumlu olmadığını, kıdem tazminatında da sorumlu tutulamayacağını belirterek açılan davanın müvekkil şirket yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasmda imzalanan sözleşmeler kapsamında çalıştırılan işçilerin asıl işverenin davacı kurum olduğunu, 2014 senesinde yapılan düzenleme ile kamu kurumlarının sorumluluklarının netleştirildiğini, işçinin işten çıkartılmasında müvekkili firmanın herhangi bir etkisinin olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, imzalanan sözleşme fiyatı içerisinde kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin ödeme bulunmadığını, işçinin belirli süreli hizmet akti ile çalıştırıldığını, kıdem tazminatı talep hakkı olmadığını, yapılmaması gereken bir ödemenin yapıldığını, aksine düşüncede dahi sorumlulukla çalışan dönem ile sınırlı sorumluluğun belirlenmesini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, taraflar dosyaya cevap dilekçesi sunmamışlardır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup, dava konusu alacağın davalıların davacının belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçi ...'un davalı şirketler nezindeki çalışmalarından dolayı yapılan düzenlemeler gereği üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 25.478,73 TL tazminatın davalılar ile yapılmış olan sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır. Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı takip dosyası ve Adana 7. İş Mahkemesinin 2014/... (.../...) Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş, iş mahkemesi hükmünün 18/02/2021 tarihi itibariyle kesin olduğu anlaşılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişinin 14/06/2022 tarihli raporunda; davacının 09/05/2016 tarihinde yapılan 25.478,73 TL'lik ödeme nedeniyle, ... Tam sorumluluk 12.220,56 TL, ... Tam sorumluluk 532,43 TL ... tam sorumluluk 2.383,70 TL, ... tam sorumluluk 2.228,92 TL, ... tam sorumluluk 7.291,06 TL olmak üzere toplamda 24.656,70 TL davalılardan alacaklı olduğu, bulunduğu davanın 25.478,73 TL üzerinden açıldığı, belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda;dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma ve davalılara karşı dava açılmış olduğu, Adana 7.İş Mahkemesi'nin 2014/... (.../...) Esas, 2016/... (.../...) Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu, verilen kararda bazı işçilik alacaklarının Adana 3.İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davacı kurumca icra dosyasına 25.478,73 TL ödeme yapılmış olduğu, davacı ile davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde davacının işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiği, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığı,dosya içerisinde davacı kurum ile davalılar arasında imza edilen sözleşmeler ve idari şartnamelerin bulunduğu, yapılan hizmet sözleşmesi ve şartnamelerinin incelenmesinde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunun mevcut olup, davacı kurumun ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını yükleniciye rücu edebileceği sözleşme hükümlerinden anlaşılmıştır. Kaldı ki; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre taraflar arasında yapılan sözleşmede sorumluluğun yarı yarıya olacağına ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmuyorsa, bu durumda da tam sorumluluk hususunun geçerli olacağı mahkememizce kabul edilmiş; (Yargıtay 15.HD'nin 2021/... Esas, 2021/... Karar sayılı ilamı, Adana BAM 9.H.D'nin 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamı vb.) dosyaya ibraz edilen ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda, davacının 09/05/2016 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle, ... Tam sorumluluk 12.220,56 TL, ... Tam sorumluluk 532,43 TL ... tam sorumluluk 2.383,70 TL, ... tam sorumluluk 2.228,92 TL, ... tam sorumluluk 7.291,06 TL olmak üzere toplamda 24.656,70 TL davacı idarenin davalılardan alacağının olduğu kanaatine varılmış, buna göre açılan davanın kısmen kabulü ile, açılan davanın kısmen kabulü ile, 7.291,06 TL'nin 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 2.228,92 TL'nin 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 12.220,56 TL'nin 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 532,46 TL'nin 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 2.383,70 TL'nin 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, davalılardan ...'ye yönelik açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, a) 7.291,06 TL'nin 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, b) 2.228,92 TL'nin 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, c) 12.220,56 TL'nin 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, d) 532,46 TL'nin 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, e) 2.383,70 TL'nin 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, f) davalılardan ...'ye yönelik açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.684,29 TL karar harcından, peşin alınan 435,12 TL harcın mahsubu ile, bakiye 1.249,17 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (davalılardan ...' nin sorumluluğunun 368,50 TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun 112,43 TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun 619,59 TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun 27,48 TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun 121,17 TL ile sınırlı tutulmasına) 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan ...' nin sorumluluğunun TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun TL ile sınırlı tutulmasına) 4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmemiş olduğundan lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan 435,12 TL peşin harcın tamamının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan ...' nin sorumluluğunun 2.714,00 TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun 828,00 TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun 4.563,20 TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun 202,40 TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun 892,40 TL ile sınırlı tutulmasına) 6-Davacı tarafından yapılan 750,00 TL bilirkişi ücreti, 1.225,70 TL davetiye gideri ve 58,90 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.034,60 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 1.968,88 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan ...' nin sorumluluğunun 580,82 TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun 177,20 TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun 976,56 TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun 43,32 TL ile sınırlı, davalı ...' nin sorumluluğunun 190,98 TL ile sınırlı tutulmasına) , bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve diğer davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/11/2022
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.