İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/938 E. 2020/457 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/938
- Karar No
- 2020/457
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/938 Esas KARAR NO : 2020/457 DAVA TARİHİ : 10//08/2018 KARAR TARİHİ : 30/09/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2020 Davacı tarafından davalı aleyhinde açılan maddi tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ... idaresindeki... plakalı aracın 07/10/2013 tarihinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkiline çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, yargılama aşamasında müvekkilinin maluliyet oranının alınacak raporla belli olacağını, Pazarcık Asliye Ceza mahkemesinde görülen kamu davasında davalı sürücünün tali kusurlu, müvekkilinin ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini,...lakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davanın dava dışı sigortalıya ve sürücüye ihbarının gerektiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımına uğradığını, davacının dava konusu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, maluliyet raporunun “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe” uygun olarak ATK 3. İhtisas Kurulundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat(sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik) isteğine ilişkindir. DELİLLER: -İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nün 09/10/2018 tarihli yazısı ve eki, -Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi'nin 11/10/2018 tarihli yazısı ve eki, -Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, -Kusur bilirkişi ...ın 18/03/2019 tarihli raporu, -Ege ATK'nın 23/05/2019 tarihli maluliyet raporu, -ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 27/01/2020 tarihli kusur raporu, -Kahramanmaraş SGK İl Müdürlüğü'nün 04/06/2020 tarihli yazısı ve eki, -Aktüer bilirkişi ...n 03/07/2020 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Sorumluluk hukukunun amacı, zarar görenin uğramış olduğu gerçek zararı gidermek, kaybolan bir değerin yerine, nitelik veya nicelikçe benzer bir değer koymaktır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile tedavi giderleri de bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Bedensel zarara uğrayan kimse, çalışma gücünü sürekli veya geçici olarak yitirmesinden ve ileride edineceği kazançtan yoksun kalmasından doğan zarar ile bütün giderlerini isteyebilir. Çalışamamaktan kaynaklanan zarar ise geçici iş göremezlik nedeniyle olabileceği gibi; sürekli iş göremezlik biçiminde de olabilir. Geçici iş göremezlik zararı, zararı görenin yaptığı iş ve gelir durumu itibariyle iyileşme süresinde elde edemediği kazançtan ibarettir. Sürekli iş göremezlik zararı ise beden gücü kaybına uğrayan kişinin, zarar görmeden önce yapmakta olduğu iş için daha fazla bir güç (efor) harcaması nedeniyle doğan zarardır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; 07/10/2013 tarihinde dava dışı...n sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, yaya olan davacıya çarpması neticesinde çift taraflı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, davacının kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu iddiasıyla işbu davayı ikame ettiği, mahkememizce kusur bilirkişi...an alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının %70, dava dışı sürücünün %30 kusurlu olduğu görüşünün bildirildiği, davalının itirazı üzerine mahkememizce dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği ve yeniden kusur raporu alındığı, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 27/01/2020 raporunda da kazanın meydana gelmesinde davacının %80, davalının ise %20 kusurlu olduğu şeklinde görüş bildirildiği, mahkememizce Ege Üniversitesi Adli Tıp Bilim Dalından kaza ve poliçe tarihi itibariyle yürürlükte olan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre alınan maluliyet raporunda da davacının kaza nedeniyle sürekli iş gücü kaybının bulunmadığı ve geçici iş göremezlik süresinin ise 3 ay olduğunun tespit edildiği, davacı vekili Ege ATK'nın maluliyet raporuna itiraz etmişse de 21/10/2019 tarihli beyan dilekçesi ve 15/11/2019 ile 13/03/2020 tarihli duruşmalardaki beyanında maluliyet raporuna ilişkin itirazından vazgeçtiği ve dosyanın mevcut haliyle aktüer bilirkişiye tevdiini talep ettiği, aktüer bilirkişi ...'ın 03/07/2020 tarihli raporuna göre davacıda sürekli iş göremezlik oluşmadığı için sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmadığı ve geçici iş göremezlik zararının da 439,82 TL olarak belirlendiği, güncel Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararlarında da vurgulandığı üzere geçici iş göremezlik zararının, 6098 sayılı TBK'nın 54/2. maddesinde kazanç kaybı olarak nitelendirildiği, kaza tarihi itibariyle 13 yaşında öğrenci olan davacının gelir getirici bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazançtan bahsedilemeyeceği, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporu, Ege ATK'nın maluliyet raporu ile aktüer bilirkişi raporlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir(Benzer yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay 17. HD'nin emsal nitelikteki 28.06.2018 tarih ve 2017/3713 E.-2018/6498 K., 08.03.2008 tarih ve 2015/8255 E.-2018/1671 K., 04.12.2017 tarih ve 2016/17342 E-2017/11292 K. Sayılı ilamları). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE, 2-Alınması gerekli 54,40 TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 18,50 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1-2. maddesi uyarınca 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 5-Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 27/01/2020 tarihli rapor ücreti olan 323,00 TL'nin suçüstü ödeneğinden KARŞILANMASINA, Adli Tıp Kurumu hesabına ödeme yapılmak üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA, 6-Mahkememizce suçüstünden karşılanan 323,00 TL ATK rapor ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, 8-Kararın kesinleşmesinden sonra Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasının merciine İADESİNE, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2020
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA