İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/743 E. 2019/654 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/743
Karar No
2019/654
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/743 Esas KARAR NO : 2019/654

DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 05/09/2018 KARAR TARİHİ : 17/10/2019

Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen yukarıdaki esasa kaydı yapılan Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili davacı ile davalı arasında düzenlenmiş protokol ile belirlenen alacakların davalı ... tarafından ödeneceği ve makbuzun bir örneğinin davacı ...'ya teslim edileceği, davacı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine davacı lehine ... TL bedelli ipotek tesis edildiğini ve yine aynı protokolde yer alan şartlardan birinin gerçekleşmemesi halinde diğerlerinin de hükümsüz kalacağının ve buna ilişkin talepte bulunulamayacağının kararlaştırıldığını, ancak davalının söz konusu ödemelere ilişkin makbuz örneğini davacıya teslim etmediğini ve hiçbir ödeme de yapılmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin ise iyi niyetli olarak protokolde belirtilin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine ...Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, bunun üzerine davalı tarafından sadece SGK prim borcu ile vergi borcunun ödendiğini ve Antalya ...Noterliğinin ... tarih ... yevmiye sayılı cevabi ihtarname ile protokol gereğince kendisine yüklenen edimlerin yerine getirilmediğini ikrar ettiğini bu nedenlerle söz konusu ... tarihli protokolün feshine ve davacı adına kayıtlı olan ve ipotekli bulunan taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflardan davalı müvekkil ile davacılardan ... arasında ... tarihli yapılmış olan bir protokol bulunduğunu, bu protokolün tarafların birlikte ortak oldukları ...'nin ortakları olarak tarafların yapmış olduğu bir protokol olduğunu, bu protokol ile davalı müvekkilin bu şirketteki hisselerini hiçbir bedel almadan davacı ...'ya devrettiğini, hisse devirleri için müvekkil ...'nin hak ve alacak talep etmemesi şirketin borçlu olması ve bu boçların tamamının kaynağının diğer ortak davacı ... olması olduğunu, bu gerekçelerle hak ve alacak talep edilmeyip ...'nin protokolde geçen tüm borçları üzerine almış olduğunu ve bunun karşılığında da ...'nın müvekkiline ... TL ödeme yapmayı kabul ettiğini, protokol gereğince davalı ... tarafından yapılacak olan ödemeler için herhangi bir tarih, süre, kısıtlama belirtilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ödemelere ilişkin makbuzların davacıya teslim edilmediği ve alacaklılara protokol gereği yapılması gereken hiçbir ödeme yapılmadığı, yönündeki beyanları tamamen gerçek dışı olduğunu, protokolde yer alan borçlara ilişkin ödemelerin tamamına yakınının yapıldığını, bu sebeplerle iş bu davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dosyada Antalya İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, ... ... na ve ...'a yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Eldeki dava sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı sözleşme gereği davacının taşınmazına konulan ipoteğin kaldırılması davasıdır. Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen ... tarihli protokol gereği davacının taşınmazına konulan ipoteğin kaldırılması koşularının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Türk Medeni Kanunu'nun "İpoteğin Terkinini İsteme Hakkı" başlıklı 883maddesinde; alacak sona erince ipotekli taşınmazın malikinin, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebileceği, düzenlemeleri yer almaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/01/2019 tarih ve 2017/12-732 esas 2019/14 karar sayılı içtihatında; "....Üst sınır ipoteğine dayalı takip yapan alacaklının alacağına mahsuben ihaleyi alması nedeniyle uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, ipotek kavramı ile üst limit (maksimal) ipoteği kavramları hakkında açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır. Taşınmaz rehninin bir çeşidi olan ipotek, Türk Medeni Kanununun (TMK) 881 ilâ 897’nci maddeleri arasında düzenlenmiştir. Söz konusu maddelerde ipoteğin tanımı yapılmaksızın, ipoteğin amacı ve niteliği (m. 881), kurulması ve sona ermesi (m. 882- 887), hükümleri (m. 888- 891) ve kanuni ipotek hakları (m. 892- 897) ile ilgili hususlar ele alınmıştır. Doktrinde ipotek kavramı, kişisel bir alacağı güvence altına alma amacını güden, kıymetli evraka bağlı olmayan ve bir taşınmazın değerinden alacaklının alacağını elde etmesi olanağını sağlayan sınırlı ayni hak olarak tanımlanmaktadır (Akipek, J.G/Akıntürk,T.: Eşya Hukuku, 2009, s. 786; Gürsoy, K./Eren, F./Cansel, E.: Türk Eşya Hukuku, 1984, s. 1032). Taşınmaz rehninin temel ilkelerinden biri olan belirlilik ilkesi gereğince, ipoteğin kurulmasında, taşınmazın ne miktar alacak için güvence teşkil edeceği tapu kütüğünde açıkça gösterilmelidir. Bu husus, TMK’nın 851’inci maddesinde "Taşınmaz rehni, miktarı Türk parası ile gösterilen belli bir alacak için kurulabilir. Alacağın miktarının belli olmaması hâlinde, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir." şeklinde ifade edilmiştir. TMK'nın 851’inci maddesindeki düzenlemeden de anlaşıldığı üzere ipotek, güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarının belirli olup olmamasına göre iki şekilde kurulabilir. Buna göre, ipotekle güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarı belirli ise anapara ipoteği, belirli değilse üst sınır ipoteği kurulur (Köprülü,B./ Kaneti,S.: Sınırlı Ayni Haklar, 1982- 1983, s. 284, 287; Oğuzman, K./Seliçi, Ö. /Oktay Özdemir,S.: Eşya Hukuku, 12. Baskı, 2009, s. 720; Ayiter,N.: Eşya Hukuku, 1983, s. 171; Akipek/Akıntürk, age s. 757; Ayan, s. 136). İpoteğin kurulması anında güvence altına alınmak istenen alacak, mevcut ve miktar itibarıyla belirli ise, bu miktar tapu kütüğüne tescil edilir. Bu durumda, bir anapara ipoteği veya sabit ipotek söz konusu olur (Köprülü/Kaneti, s. 284; Ertaş, Ş./İlknur Serdar/Damla Gürpınar, Eşya Hukuku, 2008, s. 538). İpoteğin kurulması esnasında güvence altına alınmak istenen alacağın miktarı belirli değilse, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirlenmelidir. Bu şekilde, miktarı belirli olmayan alacaklar için kurulan ipoteğe, üst sınır ipoteği veya azami meblağ ipoteği adı verilir (Köprülü/Kaneti, age. s. 287; Akipek, age, s. 192; Ayan, age. s.136). Üst sınır ipoteği, genellikle rehnin kurulduğu anda miktarı bilinmeyen ve ilerde doğacağı zamanda da miktarının ne olacağı tahmin edilemeyen alacaklar için kurulur. Henüz gerçekleşmemiş olmakla birlikte doğması ihtimali bulunan tazminat alacakları, genel kredi hesabı veya cari hesaptan doğan alacaklar ile şarta bağlı alacaklar bu tür alacaklara örnek olarak gösterilebilir (Oğuzman/Seliçi/Oktay-Özdemir,age. s. 720; Köprülü/Kaneti, age.s. 287- 288; Gürsoy/Eren/Cansel, age.s.967- 968; Ayan, age. s. 136) ....Hâl böyle olunca, yerel mahkemenin yazılı şekilde karar vermesinde bir isabetsizlik görülmediğinden usul ve yasaya uygun direnme kararının onanması gerekir...." denilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasındaki sözleşmenin yorumlanması gerekmekte olup yine söz konusu ipoteğin ana para ipoteği mi yoksa üst sınır ipoteği mi olduğu hususunun belirlenmesi elzemdir. Taraflar arasında akdedilen ... tarihli protokol 5. Maddesinde ...'nın ...'nin ... tarafından ödenen ve ödenecek borçları ile kendisinin ...'ye ait borçlarının toplamı olarak ... TL 'yi temin altına alacak şekilde 3 yıl sonrasına ipotek tesisi işlemini sağlayacağını 3 yıl içinde ..., ...'ye olan ... TL borcu öderse bu ipoteğin fekkinin ... tarafından sağlanacağını hüküm altına almıştır. Tapudan gelen yazı cevabında Davacı ...'nın maliki olduğu ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel sayılı ... nolu bağımsız bölüme ... TL bedelli ipotek konulduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin yukarıdaki 5. maddesi ve taşınmaza ... TL bedelli ipotek konulması işlemi bir arada değerlendirildiğinde dava konusu ipoteğin sözleşmenin 5. Maddesi gereğince konulan bir ana para ipoteği olduğu anlaşılmıştır. Bu ipoteğin davalının davacının yararına olarak ...ne ödediği ve ödeyeceği borçların yanında yine davacının davalıya olan borçlarının teminatı olarak konulduğu ve üç yıl içerisinde davacı ..., davalı ...'ye olan ... TL borcu öderse bu ipoteğin fekkinin ... tarafından sağlanacağı hususları açıktır. Gelen müzekkere cevaplarında davalının çeşitli tarihlerde ...ne ödeme yaptığı görülmüştür. Davacı tarafın ana para ipoteğinin teminatı olan ... TL yi davalıya ödedikleri konusunda dosyaya sunulan herhangi bir bilgi ve belge olmadığı gibi kaldı ki davacıların böyle bir iddiası da yoktur. Bu durumda ipoteğin kaldırılması şartlarının oluşmadığı kanaatine mahkememizce varılmıştır. Davacıların sözleşmenin 6. Maddesindeki " işbu protokolde yer alan hükümlerin hepsi birlikte gerçekleşecek olup protokol şartlarınından birinin gerçekleşmemesi durumunda diğerleri de hükümsüz kalacak." hükmüne dayanarak davalının sözleşmenin 2. Maddesindeki birtakım ödemeleri yapmadığı iddiasıyla sözleşmenin geçersizliğini ve ipoteğin kaldırılmasını talep etmesi mahkememizce isabetsiz görülmüştür. Zira yukarıdaki açıklamalarda da belirtildiği üzere ipoteğin sözleşmenin 5. Maddesine özgülenen bir anapara ipoteğidir. Yükümlülüklere ilişkin sözleşme maddelerinin dar yorumlanması ilkesi gereği ipoteğin kaldırılması şartlarının açıkça belirtildiği sözleşmede sözleşmenin feshine dair genel bir maddenin ipoteğin kaldırılması şartlarına özgülenmesi talebi, hukuki olmayıp TMK 2. maddesi gereği dürüstlük kuralına aykırıdır. Bir an için davacı tarafın talebinin haklı olduğu düşünülse dahi taraflar arasındaki sözleşmenin 2. Maddesinde; "...'ye olan ....... TL'lik kırtasiye giderleri borcu, ... .............'ye olan ... TL lik ... araç borcu, ... ...........(araç çalışanı ...)'ye olan ... TL'lik ... 2015 dönemi ... ve araç ... bedeli borcu, ... TL ... 2015 dönemi ... ve ... kira bedeli borcu ... TL mazot borcu, ... ..............'ya olan ... TL lik ... 2015 dönemi ... ve ... kira bedeli borcu, ... TL ... 2015 dönemi ... ve araç ... bedeli borcu ... TL mazot borcu, ... .........'ya olan ...'lik .............borcu, " şeklinde muğlak bedel ve isimler içeren herhangi bir vadesi olmayan borç kalemlerinin zamanında ödenmediği iddiasıyla sözleşmenin feshini ve ipoteğin kaldırılmasını talep etmek yine hukuka ve TMK 2. Maddeye uygun değildir. Davalı tarafın bu borçları ödemekten imtina ettiğine dair davacının sunduğu herhangi bir delil de yoktur. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen ... tarihli protokolün 5. Maddesi gereği davacının taşınmazına konulan ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşmadığı, davacıların sözleşmenin 6. Maddesi hükmüne dayanarak davalının sözleşmenin 2. Maddesindeki birtakım ödemeleri yapmadığı iddiasıyla sözleşmenin geçersizliğini ve ipoteğin kaldırılmasını talebinin hukuka ve TMK 2. Maddeye uygun olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde, DAVACIYA İADESİNE, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 4-Davacının iş bu dava sebebiyle yapmış olduğu masrafların KENDİSİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde TARAFLARA İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2019

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/743, K. 2019/654, T. 17.10.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-743-e-2019-654-k-bdfdf2a53edc