İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/682 E. 2018/765 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/682
- Karar No
- 2018/765
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/682
KARAR NO : 2018/765
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/03/2013
KARAR TARİHİ : 11/09/2018
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili, İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 22/03/2013 tarihli dilekçesinde; Davalılardan ...'a ait ... plaka sayılı minibüsün 17/11/2013 tarihinde diğer davalı ...'in yönetiminde hareket halinde iken aracın kontrolünü kaybeden sürücünün o sırada yaya kaldırımında yürümekte olan davacılar ... ve oğlu ... çarparak ...'ın vücutta orta 2.derecede kemik kırığı, küçük ... orta 3.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiğini, davalı sürücü hakkında İzmir ....Asliye ceza mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında asli ve tam kusurlu taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçu nedeniyle kamu davası açıldığını, kaza nedeniyle küçük ... 3 gün yoğun bakımda olmak üzere toplam 1 hafta hastanede yatarak tedavi gördüğünü, tedavisinin taburcu olduktan sonra da devam ettiğini, bu sırada duvar sıva ustası olup inşaatçılık yapan müvekkili ... ...'ın başında 24 saat süreyle bulunmak zorunda kaldığını ve bu nedenle iş ve gücüyle ilgilenemediğini, anne ...'nin ise, kendisi de yaralı ve bakıma muhtaç olduğu halde doğuştan felçli ve tam bedeni özürlü olan diğer oğlu ...'ın zorunlu bakımı nedeniyle yanından ayrılamadığını, davacı ...'nin halen kaza nedeniyle kazadan kaynaklı rahatsızlıklar yaşadığını, özürlü çocuğunun ev bakımının fiziki kuvvet gerektirmesi nedeniyle yapamadığını, ev kadını ve anne olarak işlerini tam olarak göremediğini, yakınlarından yardım almak zorunda kaldığını, maddi durumlarının daimi bir bakıcı tutacak durumda olmadığından içinde bulunduğu durum nedeniyle komşularına ve akrabalarına karşı mahçup düştüğünü, kazayı yapan aracın ZMMS poliçesini davalılardan ... Sigorta A.Ş.nin düzenlediğini, sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde maddi tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu, kaza sonucu orta 3.derecede kemik kırığı ile yaralanan ... ileride çalışma yaşamına atıldığında sakatlığı oranında fiziken zorlanacak olması nedeniyle şimdiden ileride sahip olacağı meslek belli olamayacağından iş görmezlik tazminatına esas olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL, davacı ...'ın ev işlerini yaparken eve sağladığı katkı ve hizmet sakatlığı oranında ve zorlanacak olmasına bağlı azalacağından yaşam süresi ve yasal asgari ücret üzerinden hesaplanacak iş görmezlik tazminatına esas olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL, davacı ... için iş ve gelir kaybı zararına esas olmak üzere şimdilik 500,00 TL olmak üzere 2.500,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davacıların yaşadıkları manevi sıkıntı nedeniyle davacılar ... ve ... için kendilerine asaleten küçük ... velayeten 15.000,00'er TL den 30.000,00 Tl manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesine, talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta şirketi, İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi' ne verdiği 15/04/2013 tarihli dilekçesinde; Usulüne uygun şekilde alınmış maluliyet raporu bulunmadığını, bunun alınmasının lazım geldiğini, muhtemel ödemelerin varsa araştırılması gerektiğini, ceza yargılaması sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacı Salih'in isteminin poliçe teminat kapsamında olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi' ne verdiği 02/05/2013 tarihli dilekçesinde; Kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin tamamen kusurlu olmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, kazaya karışan aracın kasko sigortasının da bulunduğunu, manevi tazminat açısından aracın kasko sigortasının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi' ne verdiği 13/06/2013 tarihli dilekçesinde; Davacıların maddi kayıplarının olmadığının dava dilekçesindeki anlatımdan anlaşıldığını, manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını, kusur oranının henüz kesinleşmediğini, ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi' nce davanın ticari dava olduğundan bahisle 05/11/2013 tarih ...E. ... K. Sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleştirilerek dosya mahkememize tevzi edilmiş, yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur.
Mahkememizce davacının maddi tazminat talebi ile ilgili davasının vaki feragata binaen reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı ' nın 2015/7190 Esas , 2018/619 Karar no lu ilamıyla " 1-Dava trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. 1086 Sayılı HUMK'nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK'nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerektiği gibi, HUMK'nun 388/3. maddesi gereğince (HMK 297/c) hükmün gerekçesinde tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekir. Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği T.C. Anayasasının 141/3. maddesinde de açıkça belirtilmiştir. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Zira, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri, davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini bilmeleri gerekir. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır. Somut olayda; davacılar vekilince, davacılar ... ve Salih için kendilerine asaleten küçük Bedirhan'a velayeten 15.000,00'er TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiş, mahkemece hüküm fıkrasında; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...' den alınarak davacılara verilmesine şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkemece, kararın gerekçesinde “...davacılar ... ve ...' ın trafik kazası sebebiyle yaralandıkları ve mevcut yaralanma sebebiyle manevi olarak da zarar görmüş oldukları, davacı ...'ın da eş ve çocuğunun yaralanmasından dolayı manevi olarak zarar görmüş olduğu..” belirtilmiş, ancak gerekçe ve hüküm fıkrasında hangi davacı için ne kadar manevi tazminata hükmedildiği açıklanmamıştır. HUMK'nın 75/2. maddesi, "dava dilekçesindeki talep sonucu açık değilse, Mahkeme, davacıya talep sonucunu açıklattırmalıdır" şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre anılan maddede hakim, davada müphem ve çelişik gördüğü iddia ve sebepler hakkında açıklama isteyebilir denilmektedir. Esasen bu sadece hakime tanınan bir yetki değil, aynı zmanda hakime verilen bir ödevdir. (Baki Kuru, sayfa 287,7.parağraf) Bu halde, hangi davacı için ne kadar manevi tazminat istenildiği davacılar vekiline açıklattırılmak ve yukarıda açıklanan ilkelere göre denetime açık olması için davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarları ayrı ayrı gösterilmek suretiyle bir karar verilmek üzere, hükmün bozulması " gerektiği gerekçesiyle bozularak gelmiş usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekili, bozma ilamı öncesi mahkememize verdiği 02/06/2014 tarihli dilekçesinde; Davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme nedeniyle maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini belirtmiş, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili de aynı tarihli dilekçesinde davacı tarafa maluliyet zarar tutarı, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin toplam 90.183,00-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme nedeniyle davanın müvekkili şirket bakımından konusuz kaldığını belirtmiştir.
Bozma ilamı öncesi maluliyet oranının belirlenmesine yönelik İzmir Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış, alınan raporda; Davacılar ... ve ...' da maluliyeti gerektirir kalıcı sakatlık durumu tarif ve tespit edilmediği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Bozma ilamı öncesi kusur oranının belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporunda; 16/11/2012 tarihli trafik kazasının oluşumunda ... plakalı minibüs sürücüsü ...' in KTK' nun 47.1.d maddesi hükümlerine aykırı davranışı nedeniyle kazanın oluşumunda etken olduğu ve asli ve tam kusurlu olduğu, minibüs sahibi ve işleteni ...' ın KTK' nun 85 maddesine göre sürücü kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, yayalar ... ve ...' ın yayalara ait yol bölümü üzerinde normal olarak bulunurken karıştıkları bu trafik kazasında kusurlu bulunmadıkları görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Bozma ilamı doğrultusunda davacılar vekiline hangi davacı için ne kadar manevi tazminat istenildiği konusunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş davacılar vekili mahkememize verdiği 17/07/2018 tarihli dilekçesinde ... ' ın kendisine asaleten ve çocuğu küçük ... ' a velayeten 15.000,00 TL , ... ' ın kendisine asaleten ve çocuğu küçük ... ' a velayeten 15.000,00 TL manevi tazminat talep edildiğini belirtmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı tarafça 17/11/2012 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacılardan ... ve ...' ın maluliyete uğradığı ve tüm davacıların manevi olarak zarar gördüğünden bahisle oluşan maddi ve manevi zararın giderilmesine yönelik davalılar hakkında mahkememize dava açıldığı, 07/11/2012 tarihinde davalı sürücü ...' in sevk ve idaresindeki ve diğer davalı ...' a ait davalı ... Sigorta nezdinde 10/02/2012 - 10/02/2013 tarihleri arasında geçerli zmms polisçe ile sigortalı ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaya kaldırımında yürümekte olan ... ve ...' ın yaralandıkları, olayda davalı sürücü ...' in KTK' nun 47.1.d maddesi hükümlerine aykırı davranışı nedeniyle kazada % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacılar ... ve ...' ın olayda her hangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıların kazada yaralandıkları ancak söz konusu yaralanmanın maluliyeti gerektirir nitelikle olmadığının alınan ayrıntılı ve gerekçeli İzmir Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlendiği, davacı tarafça duruşmaların devamı esnasında maddi tazminat talebi yönünden davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı gerekçesi ile maddi tazminat talebinden feragat edildiği, feragatin davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olduğu, davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, feragatin yapılan ödemeye dayalı olması sebebiyle feragat edilen bölüm yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdirinin gerekmediği, davacılar ... ve ...' ın trafik kazası sebebiyle yaralandıkları ve mevcut yaralanma sebebiyle manevi olarak da zarar görmüş oldukları, davacı ...' ın da eş ve çocuğunun yaralanmasından dolayı manevi olarak zarar görmüş olduğu, bu zararın da davalı sigorta dışındaki davalılar tarafından giderilmesinin gerektiği, davacılar ... ve ... 'daki yaralanmaların niteliği, kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve paranın satın alım gücü göz önüne alınarak her bir davacı için uygun miktarda manevi tazminatının hüküm altına alınmasının gerektiği, incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, maddi tazminat yönünden açılan davanın vaki feragate binaen reddine, manevi tazminat talebi ile ilgili açılan davanın ise kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının maddi tazminat talebi ile ilgili davasının vaki feragata binaen reddine,
2-Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... ve ... için 6.000,00 'er TL manevi tazminat ile davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... alınarak , davacılara verilmesine,
Manevi tazminat ile ilgili fazla istemin reddine,
3-Peşin alınan ve bozma ilamı öncesi karar ile tamamlanan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına ,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ' den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 2.180,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...' e verilmesine,
6-Davacı tarafından bozma ilamı öncesi davalı sigorta şirketi dışındaki davalılar için yapılan 656,00-TL, bozma sonrası 4 davetiye bedeli 56,00 TL olmak üzere toplam 712,00 TL yargılama giderinin red ve kabule göre 356,00-TL' lik bölümünün davalılar Şaban ve Bünyamin' den alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça yatırılan 139,06-TL harç giderinin davalı ... ve ...' den alınarak davacıya verilmesine,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar davacılar vekili AV. ... 'un yüzüne karşı , davalıların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı