İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/660 E. 2025/1025 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/660
Karar No
2025/1025
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/660 Esas KARAR NO : 2025/1025

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/07/2018 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;18.11.2012 tarihinde saat 18:00 sıralarında Halkalı Yeni Gümrük Yolu üzerinde meydana gelen faili meçhul trafik kazasında müvekkillerinin 28.12.1997 doğumlu oğulları .... vefat ettiğini, konu ile ilgili olarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... soruşturma nolu dosyası açılmış ve bu soruşturma sonucunda ..... isimli şüpheli kişi hakkında Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını, Küçükçekmece ....... Asliye Ceza Mahkemesi de ..... Esas, ..... Karar sayılı kararı ile bu kişinin kaza ile ilgisi olmadığından beraâtine karar verildiğini, müvekkillerinin oğlu faili meçhul bir trafik kazasında vefat etmiş ve geriye mirasçı olarak anne ve babasını bıraktığını, destekten yoksun kalma tazminatı için .... ilk defa 26.03.2018 tarihinde başvuru yapılmış ve .... Hesabı 29.03.2018 tarih ve ve Sayı:..... sayılı yazısı ile cevap verdiğini, bu cevabi yazıda davalı kurum, müvekkillerine ödenmesi gereken miktarın 166.298,00TL olduğunu ,ancak 6/8 oranında kusur indirimi yaparak müvekkilinin .....'e 22.380-TL müvekkli .....'e 19.195-TL ödemeyi teklif ettiğini, teklife 20.04 2018 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, davalı kurum itiraz üzerine 25.04.2018 tarih ve Sayı: ..... sayılı cevabi yazı ile cevap vermiş ve müvekkillerine ayrı ayrı 27.982-TL'sı ödemeyi teklif ettiğini, teklifi kabul etmediklerini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.06.2011 tarihinde ..... sayılı kararı ile kendi kusuru ile ölen sürücü kazalarında bile ölen sürücünün desteğinden yoksun kalanları, üçüncü şahıs konumunda kabul etmek sureti ile bu kişiler için destekten yoksun kalma tazminatı ödeneceği yönünde karar verdiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu kararında ; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92/b maddesinden hareketle “İşletenin ; eşinin , usul ve fürunun kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kaldığı, ancak anılan kişilerin malları dışında kalan ölüm ve yaralanma gibi bedeni zararların ise sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakıldığını ve aynı zamanda sürücünün desteğinden yoksun kalanların üçüncü kişi olarak kabul edileceğini ileri sürerek bu kişilerin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı kapsamında tazminat talep edebileceklerini açıklandığını, anılan kararda destekten yoksun kalma tazminatının miras yoluyla geçen bir hak olmayıp destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkı olduğu vurgulandığını, bu sebeple kazanın meydana gelmesinde tam veya kısmi kusurlu olan kişinin bu kusuru destekten yoksun kalanlara karşı ileri sürülemeyeceğini, bu durum 01.06.2015 tarihine kadar böyle uygulandığını, müvekkillerinin kazada vefat eden çocukları sürücü değil yaya olup, kazanın oluş şekli de belli olmadığından , üçüncü kişi konumundaki müvekkillerime ödenecek tazminattan 6/8 oranında kusur indirimi yapılması kanuna, 12.08.2003 tarihli 25197 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 01.06.2015 tarihine kadar geçerli olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartlarına ,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararlarına ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, izah edilen nedenlerle faili meçhul trafik kazasında oğullarını kaybeden müvekkilinin ..... için 5.000TL müvekkili ..... için 5.000TL olmak üzere şimdilik 10.000TL destekten yoksun kalma tazminatının 18.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;18.11.2012 tarihinde yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan .....’e olay yerinde tespit edilemeyen bir aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini, .....’in vefatı nedeniyle mirasçıları müvekkili kurum olan ..... Hesabına tazminat istemiyle başvuruda bulunduklarını, müvekkili kurum başvuruya istinaden gerekli incelemeleri yapmış olup bu incelemeler sonucunda Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ve kamera görüntülerinde vefat eden yaya .....’in kaldırımdan yolun karşı istikametine geçmek isterken acele edip 3 şeritli yol bölümünden gelen araçları kontrol etmeden geçmek isterken tespit edilmeyen aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini tespit edildiğini, bilirkişi raporunda plakası tespit edilmeyen aracın %25, vefat eden .....’in ise %75 kusurlu olduğundan bahisle yapılan tazminat hesaplamasında %75 kusur indirimi yapılarak toplamında anne .... için 27.892TL, baba .... için 27.892TL tazminat ödemesi ..... Hesabı tarafından yapılacağı belirlenmiş olup davacı taraf olan mirasçılara bildirildiğini, ancak davacılar müvekkili kurumun kendilerini bildirmiş olduğu kusur oranın göre yapılan tazminat hesaplamasına haksız bir şekilde itiraz etmiş olup dava yoluna gittiklerini, yasa gereği bedeni zararlar kapsamında bulunmayan cenaze ve defin, yol, yemek, ulaşım, belge ve raporların temini sırasında yapılacak masraflar ile benzeri masrafların ..... Hesabından karşılanması mümkün olmadığını, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerden ötürü söz konusu davanın reddine karar verilmesini poliçe teminatına girmeyen kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, ticari faiz talebinin reddi ile, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 18/11/2012 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur ve zarar durumu noktasında uyuşmazlık olduğu, kaza sonrası davacıların çocukları olan ..... 'in vefat ettiği, Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas ve .....Karar sayılı ilamıyla kaza yapan sürücünün sanık olduğunun tespit edilememesi nedeniyle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. Kusur durumunun tespiti açısından bilirkişi incelemesi yapılması için ceza dosyasında bulunan evrakların fiziken incelenmesi gerektiğinden bu dosya bekletici mesele yapılmış ve karar kesinleşince ATK'dan kusura ilişkin rapor alınmıştır. Öncesinde alınan zarara ilişkin rapor kusur durumu netleşmediğinden değerlendirmeye alınmamıştır. 20.11.2012 tarihli Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan bilirkişi raporunda; olay mahallinde aydınlatmanın olduğu ve yolun bölünmüş yol olduğu, görüş mesafesinin yaklaşık 200 metre olduğu, yayanın 5/8 oranında kusurlu olduğu, sürücünün 3/8 oranında kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir. 20.12.2015 tarihli görüntü çözümüne ait bilirkişi raporunda, izlenen kamera görüntülerinde olay anına ait görüntüye rastlanmadığı belirtilmiştir. 11.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda, kazada yayaya çarpan aracın plakasının ve sürücüsünün kim olduğunun mahkemenin takdirine ait olduğu, yayanın 68/b-3 maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, sürücünün ise kanunun 52/b maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tüm beyanlar, olay yeri basit krokisi, olay yeri inceleme raporu ve ekli krokisi, bilirkişi raporları, ceza mahkemesi gerekçeli kararı ve kesinleşme şerhi (beraat), Yargıtay ...... Ceza Dairesinin ..... karar nolu yargıtay ilamı (onama) incelendiğinde; yayanın aracın çarpmasına maruz kalması neticesinde havaya doğru savrulduğu ve yayanın savrulma mesafesine göre aracın mahal şartları üzerinde bir hızla seyrettiği de dikkate alındığında mevcut verilere göre; A)Kimliği belirlenemeyen sürücü sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının hızını mahal şartlarına göre ayarlaması, her an tedbir alabilecek şekilde müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya karşı zamanında etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurmadan hız limiti üzerinde hızla çarparak belirtilen mesafeye savurduğu kazada %40 oranında, B) Müteveffa yaya ..... olay mahallinde kendi can güvenliği açısından taşıt yoluna girmeden önce seyir halindeki araçların hız ve mesafelerini gözlemleyerek korunma tedbirine başvurması ve ilk geçiş hakkını taşıt yolu üzerinden gelen araca vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, geçişi esnasında kendisine doğru yaklaşan araçların varlığını dikkate almadan kontrolsüzce karşıdan karşıya geçtiği sırada meydana gelen kazada %60 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Alınan bu rapor kusur yönünden hükme esas alınmıştır. Bunun üzerine zarar miktarının tespiti yönünden hesaplama yapmak üzere ek rapor alınmış olup bu rapora göre; davacı .....’in talep edebileceği maddi zararının 130.255,35 TL olduğu, davacı .....’in talep edebileceği maddi zararının 94.744,65 TL olduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları, ceza dosya içeriği, bedel artırım dilekçesi dikkate alınarak davacıların uğradığı zarar miktarları kapsamında dava ispatlanmış olup davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davacı ..... yönünden; Davanın KABULÜ ile 130.255,35TL maddi tazminatın 04.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı .....'e verilmesine, 2-Davacı ..... yönünden; Davanın KABULÜ ile 94.744,65TL maddi tazminatın 04.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı .....'e verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 15.369,75TL ilam harcından peşin alınan 35,90TL harcın ve 3.672,00TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 11.661,85TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 6,000,00TL bilirkişi ücreti, 904,50TL posta masrafı, 35,90TL başvuru harcı, 35,90TL peşin harç, 3.672,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 10.648,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2025

Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2018/660, K. 2025/1025, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-660-e-2025-1025-k-f75e564b75b0