İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/641 E. 2021/65 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/641
- Karar No
- 2021/65
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/641 KARAR NO : 2021/65
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2018 KARAR TARİHİ : 03/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... günü saat: ... sularında izinsiz olarak yaptığı kazı nedeniyle ... ...na zarar verildiğini, verilmiş olan zararın giderilmesi için müvekkili adına 15 adet personelin yaklaşık 6 saat boyunca çalışma yapmak durumunda kaldığını, davalı şirkete gönderilmiş olan ihtarname içeriğinde verilmiş olan zararın giderilmesi için yapılanların 5 kalem içinde sayıldığını ve hasar bedelinin içeriğinin de ... tarihli ihtarnamede gösterildiğini, zararın gerçekleştiği yerde keşif yapılması halinde de sayılar hasar onarım giderlerinin rayiç bedellere uygun olacağının görüleceğini, davalı şirketin kısmi itirazda bulunmasının yerinde olmadığını beyan ederek; davalının Antalya ... İcra müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket hakkında düzenlenen toplam ... TL bedelli fatura ile ... günü müvekkile gönderildiğini, müvekkil tarafından da noterden gönderilen ihtarname ile süresi içinde faturaya, fatura içeriğine itiraz edildiğini, zira fatura içeriğinde belirtilen hasarın giderilmesi ile ilgili harcama kalemlerinin gerçeği yansıtmadığını, hasar oluşan yerde ekleme işi dışında arızalı yerin etrafının açılması ve ek yapılacak hale getirilmesi işçiliğinin müvekkili tarafından yapıldığını, faturada tamir esnasında kullanıldığı söylenen doğalgaz boru, alkol bezi ve ... malzemeleri ile doğğalgaz bedelinin talep edilmesinin hukuka uygun olabileceği düşünüldüğünden ... TL lik kısmın (KDV dahil) dosyaya yatırıldığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır. 7.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). 8.Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 9.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; Antalya ... İcra müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyası, dosyamız arasına alınmıştır. 10.Mahkememizce olay mahallinde makine mühendisi bilirkişi eşliğinde keşif icra edilmiştir ve tanıklar dinlenmiştir. 11. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... ilçesi, ... mahallesi, ... sokakta bulunan ... ... da bulunan ... mm çapındaki ... ... ... na, ... tarih ve ... saatlerinde aynı sokakta yer altı hizmeti yapan ... görevlilerince çalışma esnasında hasar verilerek gaz borusunun deilnmesine sebep olunduğu ve gazın atmosfere çıktığının anlaşıldığı, yapılan ihbar üzerine davacıya ait 2 ekibin kısa sürede olay yerine geldiği, ilgili yönetmelikler gereği, davacı şirketin 15 elemanının bu süre içinde burada görevlendirildiğinin belirlendiğini, fatura edilen yemek bedelinin uygun olmadığı, diğer kalemlerin yerinde olduğu belirtilmiştir. 12.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve taraf itirazları/beyanları alınmıştır. 13.Mahkememizce itirazların karşılanması amacıyla bilirkişiden ek rapor aldırılmıştır. 14. ... tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök rapordaki hususlar teyit edilmiştir. 15.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve taraf itirazları/beyanları alınmıştır. 16.Mahkememizce, dosyadaki ihtarnameler cevap dilekçesi içeriği dikkate alınarak dosyanın bilirkişiye tekrar tevdii edilerek talepte geçen ve daha sonra aşamalarda içeriği belirlenen araç kullanımı, acil araç kullanımı, jenaratör kullanımı, ... kullanımı ve personel maluliyeti gibi kalemler için ayrı ayrı rapor da belirleme yapılması için dosya tekrar bilirkişiye tevdi edilmiştir. 17. ... tarihli 2 inci ek bilirkişi raporunda özetle; toplamda ... TL hasar onarımı için gider yapıldığı, çalışan sayısı bakımından da önceki raporlardaki tespitlerin yerinde olduğu belirtilmiştir. 18.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve taraf itirazları/beyanları alınmıştır. 19.Mahkememizce başka bir bilirkişiden tüm itirazları karşılar, dosya kapsamına uygun rapor alınması için ara karar kurulmuştur. 20.Bilirkişi ... tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; KDV dahil arıza giderme bedelinin ... TL olduğu, bu bedelin işçilik, nakliye ve malzeme dahil bedel olduğu, önceki bilirkişi raporlarında ayrıca belirtilen personel hesabı ve yemek bedeli hesabı yapmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, abonelerin uyarılması için 15 personelin 5 saat çalışamayacak kadar kısa sürede tamamlanacak bir arıza olduğu belirtilmiştir. 21.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve taraf itirazları/beyanları alınmıştır. 22.Bilirkişi raporunda da belirtilen "hayatın olağan akışı" kavramının hukuki sonuca varmak için kullanılıp kullanılmayacağı konusunda bir açıklama yapmak gerekmektedir. Karine, sözlük anlamı bakımından karışık bir iş veya sorunun anlaşılmasına ve çözümlenmesine yarayan durum, ipucu, belirtidir. En genel anlamıyla karine, bilinen bir olgudan bilinmeyen bir olgunun çıkarımıdır. Dolayısıyla karine, bilinen bir olaydan, bilinmeyen diğer bir olayın veya hukuki durumun varlığı veya yokluğu sonucunun çıkarılmasına olanak vermektedir. Genel olarak karineleri, fiili ve kanuni olmak üzere, iki grupta toplanmaktadır. Bu bağlamda, fiili karineler, bir hukuk kuralı ile bağlı olmaksızın, hakimin insanlar ve yaşam konusunda ortaya çıkan tecrübe kurallarından yararlanarak belli olmayan olaylar hakkında sonuç çıkarmasına yaramaktadır. Bu yönüyle, fiili karineler, hakimin kanaat edinmesine yardımcı olmaktadır. Görüldüğü üzere, fiili karinelerin temelinde tecrübe kuralları (yaşam deneyi kuralları) yatmaktadır. (Bilge Umar-Ejder Yılmaz:İsbat Yükü, Büyükçekmece 1980, Sahife:165 vd.; Ahmet, Başözen:Medeni Usul Hukukunda İlk Görünüş İspatı, Ankara 2010, Sahife:63 vd.; Gökçen, Topuz:Medeni Usul Hukukunda Karinelerle İspat, Ankara 2012, Sahife:50, 56, 121 vd.; Ayrıca bakınız.Yavuz, Alongoya:Senede Karşı Senetle İspat Kuralı ve “Hayatın Olağan Akışı” Kavramı, Prof. Dr. Necip Kocayusufpaşaoğlu İçin Armağan, Ankara 2004, Sahife:528, dipnot 32; Baki, Kuru:Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt:II, Ankara 2001, Sahife:2006 vd.). Nitekim, Yargıtay da kararlarında tecrübe (yaşam deneyi) kurallarına dayanmakta ve bu konuda genellikle “hayatın olağan akışı” kavramını kullanmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 21.04.982 gün ve E:4/1528, K:412; 17.12.2003 gün ve E:2003/13-787, K:2003/774; 6.6.2007 gün ve E:2007/2-331, K:2007/332; 08.12.2010 gün ve E:2010/19-590, K:2010/640; 12.09.2012 gün ve E:2012/8-365, K:2012/561; 28.03.2014 gün ve E:2013/21-2219, K:2014/411 sayılı kararları). Bu açıklamalar ışığında, bu kavramın mahkemenin hukuki sonuca varması için ve bilirkişi raporunda kullanılmasında/yararlanılmasında hukuki bir sakınca olmadığı anlaşılmaktadır. 23.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 24.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi ... tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar dosyadaki raporlar arasında çelişki olduğu kanaati hasıl olabilir ise de, önemli bir kural olarak; Mahkemece alınan raporlar birbiriyle çelişse dahi hakim bunlardan birine dayanarak karar verebileceği gibi hiçbirini hüküm kurmaya yeterli bulmaz ise yeniden bilirkişi raporu alabilir.(T.C.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., E: 2010/19-27 K: 2010/50 T: 03/02/2010) Mahkememizce aldırılan ilk rapor üzerine aynı bilirkişiden ek 2 rapor aldırılmıştır ve taraf beyanları/itirazları, mahkememizce de anlaşılabilecek şekilde karşılanmamıştır. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. 25.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi ... tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurmak, 15 kişinin çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun kabulü, çalışanların davacı şirketin işçileri olması da dikkate alınarak yemek ücreti istenmesinin doğru olmamasının kabulü ile, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Antalya ... İcra müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyası, ... TL alacak üzerinden açılmıştır. Davalı tarafça ... TL lik kısmın (KDV dahil) ödendiği anlaşılmakla, bakiye miktar için davanın açıldığı görülmektedir. Bakiye miktar dava dilekçesinin başında belirtildiği üzere, ... TL'dir. Her ne kadar dava dilekçesi içeriğinde davalı tarafça ... TL'nin kabul edildiği belirtilmiş ise de bunun sehven yazıldığı kabul edilmiştir. Çünkü davalının beyanı da icra dosyası içeriği de ödemenin ... TL olduğunun göstermektedir. Bu belirleme davacının kendi aleyhine bir kabul olarak da kabul edilmemiştir. Çünkü, dava değeri olarak belirtilen miktar da ödemenin ... TL olduğunu göstermektedir. Ödemenin ... TL olduğu açıktır. Bilirkişi raporunda belirtilen ... TL den davalı tarafça ödemesi yapılan ... TL nin düşülmesi sonucu ortaya kalan miktar ... TL dir ve bu miktardan kabul kararı verilmiştir. 26.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; 27.Alacaklının icra dairesine yapacağı takip talebi ile başlayan, takibin durması için borçlunun itirazının yeterli olduğu ve cebri icraya devam edilebilmesi için alacaklının harekete geçmesinin gerekli olduğu ilamsız icra usulunde; gerek alacaklının haksız ve kötüniyetli takipte ve gerekse borçlunun haksız itirazda bulunmasını önlemek amacıyla icra tazminatına hükmolunması esası kabul edilmiştir. Anlaşıldığı üzere alacaklı lehine hükmolunacak icra tazminatının amacı, gerçekten borçlu olduğunu bildiği halde, süre kazanmak kasdı ile ya da başka bir sebeple icra takibini haksız olarak engelleyen kişinin, alacaklının hakkına kavuşmasını geciktirmeye yönelik kötü niyetli davranışlarını önlemektir. Borçlunun itirazının haksızlığı, itirazın yapıldığı andaki duruma göre tespit edilir. Borçlu hakkında tazminatına hükmedilmesi için, onun ödeme emrine “kötüniyet”le itiraz etmiş olması şart değildir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmiş olmalıdır. Alacaklının bir zarar görmüş olması da şart değildir. Öğretide, hakim görüşe göre (POSTACIOĞLU, İlhan, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 1982, s. 184 vd., KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku, C. I, 3. Bası, İstanbul 1988, s. 304 vd., UYAR, Talih, İcra Hukukunda İtiraz, s. 215 vd.) itirazın haksız olup olmadığı, takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmadığına göre belirlenmelidir. Alacak likit ise borçlu itirazında haksızdır, alacak likit değilse borçlu itirazında haklıdır. Öğreti, likit alacağı, miktarı belirli veya belirlenebilir olan ve bunun için tarafların anlaşmalarına veya böyle bir anlaşma olmazsa mahkeme kararına gerek olmayan alacak olarak tanımlamışlardır. Buna göre; borçlu alacağın gerçek miktarını tayin için bütün unsurları bildiği veya bilmesi gerektiği halde ödeme emrine itiraz ederse itirazında haksızdır; şayet diğer şartlarda gerçekleşmiş ise yargılama sonunda icra tazminatı ödemeye mahkum edilir. Alacağın gerçek miktarını tayin için tarafların anlaşmasına veya mahkeme kararına ihtiyaç varsa itiraz haklıdır ve borçlu itirazın iptali davasını kaybetse bile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilemez. İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. Dosyaya baktığımızda; alacağın likit olmadığı anlaşılmaktadır. Dosyamızda birden çok bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bu nedenle, inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının, Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibininin ... TL'lik kısmına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE; takibin, itiraz edilen kısmın ... TL'lik bölümü üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Hüküm gereği alınması gerekli ... TL'nin davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harç, icra müdürlüğüne yatırılan ve başlangıçta mahsup edilen ... TL harç toplamı ... TL'den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi-keşif ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan masrafın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine, 10-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, 11-Dosya arasında bulunan icra dosyasının mahalline iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'in yüzüne karşı verilen karar KESİN olmak üzere açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/02/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır