İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/64 E. 2019/539 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/64
- Karar No
- 2019/539
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/64 KARAR NO : 2019/539
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 30/01/2018 KARAR TARİHİ : 17/09/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... vergi sicil numaralı ...’ nde bulunan 400 hissesini ...-TL karşılığında davalılardan ...’a Antalya ... Noterliği’ nin ... tarihli hisse devir sözleşmesi ile devrettiğini, işbu durumun aynı tarihte karar defterine de işlendiğini, vekil eliyle yapılan bu işlemlerden sonra müvekkilinin cezaevine girmesi nedeniyle ticaret sicil müdürlüğünde tescil yapılıp yapılmadığını kontrol edemediğini, Antalya Kurumlar Vergi Dairesinin hesaplarına bloke koyması nedeni ile şirket hisselerinin devrinin tescil edilmediğini öğrendiğini, müvekkilinin elinde şirket pay defteri ise bulunmadığını, Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil işlemi başvurusu için gidildiğinde her ne kadar 6102 Sayılı Kanun 598/2 gereğince şirket ortağının başvurma hakkı olsa da Bakanlık tarafından Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilen ve eski kanun döneminde yapılan devir işlemlerinin tescilinin yapılmayacağına dair genelge nedeni ile isteminin reddedildiğini, ... tarihinde gerçekleştirilen hisse devri, davalılar tarafından şirket pay defterine kaydedilip kaydedilmediğinin bilinmediğini ve gerekli tescil işlemlerin yapılmadığını ileri sürerek, ...’nde bulunan 400 hissenin devredildiğinin 2007 yılında devredildiğinin tespitine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket, davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkememizce yargılamanın ... tarihli ... Celsesinde taraflarca takip edilmeyen dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Önemle söylemek gerekir ki ; HMK’ya göre davanın tarafları açılmış olan bir davayı yürütmek zorunda olmadıkları gibi mahkeme de tarafları, açılmış olan bir davada takibe zorlayamaz(Yılmaz,Zekeriya Medeni Usul Hukukunda Davanın Açılmamış Sayılması, Ankara 2008, s. 528) Taraflar duruşmaya zorla getirilemezler. İşte, usulüne uygun biçimde çağrıldıkları halde davanın her iki tarafı (ya da vekilleri) duruşmaya gelmez veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirirlerse ya da yalnız bir taraf gelip de davayı takip etmeyeceğini bildirirse, mahkemece dava yenileninceye kadar, dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilir Üç aylık süre içerisinde dava yenilenirse mahkeme davayı görüp karara bağlayacak ya da bu sürede yenilenmezse üç aylık sürenin sonunda açılmamış sayılacaktır.Davanın açılmamış sayılması, açılan davanın taraflarınca uzun süre takipsiz bırakılması (HMK m.150) veya yapılması gerekli bazı usul işlemlerinin yapılmamasının meydana getireceği sakıncaları azaltmak amacıyla öngörülmüş bir çözüm yolu olup, yapısı itibariyle usul hukukuna ilişkin bir kurumdur (İyimaya, Ahmet: Sorumluluk Davasının Açılmamış Sayılması, YD, 1990/1-2, s.46-58, s.46.).Davanın açılmamış sayılması, şartların oluşması durumunda kendiliğinden meydana gelir. Davanın açılmamış sayılmasını gerektiren hallerden birine ait şartlar gerçekleştiği takdirde, dava kendiliğinden açılmamış sayılır (KURU, Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, C. IV, 6. Baskı, s. 4125) Mahkemenin söz konusu durumlarda vereceği karar, davanın açılmamış sayılması durumunun meydana gelmesi açısından kurucu nitelikte olmayıp, ortaya çıkan kanuni sonucu tespit edici nitelikte, açıklayıcı bir karardır. Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar, mahkemenin davadan elini çekmesini gerektiren usule ilişkin nihai kararlardır (Yargıtay HGK 14.06.2000, 19-936/999) Bu nedenle mahkeme, dosyanın işlemden kaldırılması kararında yargılama giderleri hakkında bir karar vermez. Ancak, mahkeme, vermiş olduğu davanın açılmamış sayılması kararıyla davadan elini çekmiş olduğundan bu karar nihai bir karardır (usule ilişkin nihai karar). Dolayısıyla mahkeme davanın açılmamış sayılması kararında, yargılama giderlerini davacı taraf aleyhine takdir ederek bu giderlere hükmeder(KURU, Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, C. IV, 6. Baskı, s. 4128’den naklen, Yılmaz,Zekeriya Medeni Usul Hukukunda Davanın Açılmamış Sayılması, Ankara 2008, s.581-582, dn.136’dan naklen) Bu kararda davacı taraf, dava, konusu itibariyle nispi harca tabi olsa da maktu karar ve ilam harcı, davalı taraf kendisini vekille temsil etmiş ise AAÜT’ye göre belirlenecek vekâlet ücreti ve o ana kadar yapılmış diğer yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilecektir. Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya döndüğümüzde yukarıda da belirtildiği üzere, yasal sürede yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının H.M.K. 150/5.maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davacı tarafça yatırılan harçların mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete VERİLMESİNE, 4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.17/09/2019
Katip ... ¸E- İmzalı
Hakim ... ¸E- İmzalı