İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/593 E. 2020/278 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/593
Karar No
2020/278
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/593

KARAR NO : 2020/278

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 28/12/2018

KARAR TARİHİ : 17/06/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.07.2016 tarihinde davalı ... şirketince ... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete ve ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada davalı ... şirketince sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu bulunduğunu, ... plaka sayılı araçta oluşan değer kaybının tespit ve tahsili amacıyla dosyanın eksper ...' a teslim edildiğini ve ekspertiz raporundan da görüleceği üzere; 7.500,00 TL değer kaybının meydana geldiğinin tespit edildiğini ve değer kaybı tespit hizmet bedeli olarak 240,00 TL ekspertiz ücreti ödendiğini, müvekkiline ait ... plaka sayılı araçta meydana gelen değer kaybı bedeli ile ekspertiz hizmet bedelinin kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın sigortalısı olduğu davalı/borçlu sigorta şirketinden tahsili amacıyla İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını,söz konusu takibe borçlu tarafından; "Takibe konu talebinin miktarı ve sigorta teminatına girip girmediğinin tayini, inceleme ve araştırmayı gerektirmektedir. Çözümü mahkemenin görevinde bulunan bir konu için ilamsız takip yapılması haklı ve iyi niyetli değildir. Bu nedenle alacaklı şirket tarafından takip konusu edilen alacak nedeniyle müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır." gerekçeleriyle anapara, faiz ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, araçta meydana gelen değer kaybından sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiğini bu sebeple anılan itirazın kanun hükmü ile Yargıtay içtihatları uyarınca yerinde olmadığını belirterek davalı tarafından yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 4.500,00 TL değer kaybı üzerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 240,00 TL ekspertiz ücreti yönünden İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yargılamaya konu hasarın 14.07.2016 tarihinde gerçeklemiş olması nedeni ile ilgili talebin zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla şirketlerinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, dava konusu olayın gerçekleşmesinde sigortalının kusuru bulunmadığını, araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, poliçe düzenleniş tarihi ve kaza tarihi itibari ile maddi araç başına teminat limitinin 31.000,00 TL olduğunu, davacının kasko şirketi ... Sigorta A.Ş'nin müvekkili sigorta şirketine başvurusu üzerine şirket nezdinde ... no.lu rücu dosyası açıldığını, açılan rücu dosyası üzerinden 16.12.2016 tarihinde 5,916.00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme düşüldükten sonra 25.084,00 TL teminat kaldığından kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili sigorta şirketinin kalan bu teminat ile sorumlu olduğunu, ayrıca her ne kadar %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep edilmişse de dava konusu alacağın likit olmaması nedeni ile söz konusu talebin koşulları oluşmadığından reddi gerektiğini, ikame edilen iş bu davada davacı vekilinin kötü niyetli olduğunun açıkça belli olması nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini belirterek aleyhe davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekilinin 12/06/2020 kalem havale tarihli feragat dilekçesi ile davadan feragat ettikleri, davalı taraftan herhangi bir hak ve alacakları bulunmadığını belirterek talep doğrultusunda hüküm kurulmasını talep ettiği görüldü.

6100 sy HMK'nun 307. maddesi uyarınca "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."

309. maddenin 1. ve 2. fıkraları uyarınca "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."310. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." 311. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur."

Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin vekaletnamede feragat yetkisinin bulunduğu anlaşıldı.

Yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyada ekli vekaletnameye göre davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin de bulunduğu anlaşıldığından; davacı tarafın davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmuştur.

H Ü K Ü M :

Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;

1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2-Alınması gereken 36,27 TL karar harcının peşin alınan 80,95 TL harçtan mahsubu ile kalan 44,68 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm oluşturulmasına yer olmadığına,

5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesince hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-HMK.nun 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.17/06/2020

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/593, K. 2020/278, T. 17.06.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-593-e-2020-278-k-48509a91a9df