İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/40 E. 2018/266 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/40
- Karar No
- 2018/266
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/40
KARAR NO : 2018/266
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 10/01/2018
KARAR TARİHİ : 14/03/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; davalı hakkında İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile... Perakende Satış A.Ş.İzmir Konak ... tesisat nolu ticarethane aboneliğinin ödenmeyen enerji bedellerinden ötürü 7 örnek icra takibi başlatıldığını, 2.071,86 TL tutarındaki toplam alacağın ana alacak kısmına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yıllık reeskont avans faizi ve faizin %18 KDV 'si, icra harç ve masrafları, vekalet ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, gecikme zammının elektrik satışına ilişkin abone sözleşmesinden ve Enerji Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinden doğduğunu, davacı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olduğunu, tacir olduğunu, davalı borçlunun da ticari abone olduğunu ve adresin iş yeri olduğunu, talep edilen faizin ve KDV 'nin yasaya uygun olduğunu, davalı borçlunun 18.04.2016 tarihinde borca itiraz ettiğini, somut hiçbir itiraz nedeni sunmadan takibi durdurduğunu, davalının itirazının haksız,dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinin tebliğinden iki haftalık sürenin geçmesinden sonra sunduğu beyan dilekçesi olarak kabul edilen cevap dilekçesinde, itirazın iptali davasının itiraz tarihinden itibaren 1 yıllık süre içinde açılmadığını, bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu ve resen nazara alınması gerektiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan serbest tüketiciliğe ilişkin ikili anlaşmada müvekkilinin ismi, borç listesinde ... ismi ve vergi levhasında da ... isminin yer aldığını, bu belgelerin her birinin farklı kişilere ilişkin olduğunu ve taleple çeliştiğini, diğer taraftan dosyaya davacı şirket tarafından gönderilen müvekkile ilişkin bir abone ve tesisat kaydına rastlanmadığının bildirildiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İzmir .... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; 1.759,80 TL enerji bedeli asıl alacak ve ferileri toplamı 2.071,86 TL 'nin tahsili için 07.04.2016 tarihinde girişilen icra takibine ilişkin olduğu, davalı borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin görevli olup olmadığı konusunda araştırma gereği ortaya çıkmıştır.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabı yazısında, davalı ... 'ın ticari sicilde kayıtlı olmadığı, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliğinin cevabi yazısında, ...'ın İzmir Kahveciler Odasına bağlı çay ocağı işletmecisi olarak kayıtlı olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Kemeraltı Vergi Dairesince davalı ...'ın 01.02.2016 tarihinde faaliyetine başladığı, basit usulde ticari kazanç mükellefi olduğunun bildirildiği, 2017 dönemi beyannamesinin verilmediğini, 2016 yılına ait Basit Usul Ticari Kazanç Beyannamesinin gönderildiği belirlenmiştir.
Bir davanın ticari dava sayılabilmesi için özel kanunlarda ticaret mahkemesinin görevlendirilmesi veya davanın TTK 4/1-a,b vd. maddesinde sayılanlardan olması (mutlak ticari dava), ya da TTK 4/1 maddesinde sayılan tanıma uygun olması (nispi ticari dava) gerekir.
Davamız mutlak ticari davalardan değildir. Bu durum karşısında TTK 4/1 maddesindeki tanıma uygun nispi ticari dava olup olmadığı incelenmelidir. TTK 4/1 maddesine göre her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir uyuşmazlığın söz konusu olması gerekir.
Davacı şirketin tacir olduğu ve hukuki uyuşmazlığın ticari işletmesi ile ilgili olduğu bir gerçek olup, davalının ticaret sicilinde kayıtlı olmadığı, esnaf ve sanatkarlar sicilinde çay ocağı işletmecisi olarak kayıtlı olduğu, basit usulde vergilendirildiği, 2016 yılına ilişkin gelir vergisi beyannamesinde yer alan değerlere göre tacir sayılmasının mümkün olmadığı belirlenmiştir. Bu durum karşısında TTK 4/1 maddesi uyarınca davanın ticari dava olmadığı, davayı görmeye asliye ticaret mahkemesinin görevli olmadığı, aboneliğin ticari abonelik olduğu dikkate alınarak, davayı görmeye asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, görevin dava şartlarından olup, her aşamada dikkate alınabileceği sonucuna ulaşılmakla, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-Davayı görmeye İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup mahkememiz görevli olmadığından davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine,
Kararın kesin nitelikte olduğu ve dosya üzerinden verildiği dikkate alınarak, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde taraflarca başvurulması halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 2 haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
2-Yargılama giderinin görevli mahkemede nihai kararda dikkate alınmasına,
Dair, ön inceleme aşamasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olarak karar verildi. 14/03/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı