İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/395 E. 2019/378 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/395
Karar No
2019/378
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/395 Esas KARAR NO : 2019/378

DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 27/06/2018 KARAR TARİHİ : 28/05/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize suduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin tek ortaklı bir anonim şirket olup tek ortağı ve şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kişinin ... tarihli ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği üzere ... olduğunu, davacının davalı şirketle herhangi bir iş ilişkisinin kalmaması rağmen Ticaret Sicil Gazetesinde herhangi bir ilan yapılmadığı için 3.kişiler nezdinde hala şirket müdürü olarak görüldüğünü, oysa davacının davalı şirketteki işinden çıkartılması ve müdürlükten istifası ile şirketteki müdürlük görevi, yetki ve sorumluluklarının sona erdiğini, yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince müvekkilinin davalı şirketteki temsil yetkisinin sona ermesinin sicil gazetesinde ilanı, işlemin hukuken varlık kazanması açısından inşai değil, bu hususun üçüncü kişilere açıklanması amacına yönelik olduğundan bildirici nitelikte bir işlem olduğunu, ... tarihinden itibaren şirkete ait borçlardan dolayı şahsi sorumluluğunun olmadığını, davalı şiket tarafından Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bu hususta ilan yapılması için başvuruda bulunulmadığını bu nedenle davacının ... tarihinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bizzat başvurarak ticaret sicilinden mevcut kaydın silinmesini talep ettiğini ancak Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından olumlu veya olumsuz kendisine dönüş yapılmadığını, davacının kayıtların düzeltilmemesi sebebiyle mağduriyet yaşadığını, bu nedenle davalı şirkette müdür olmadığının ve müdürlük yetkisinin ... tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine, hükmün Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesini, tebliğini ve Ticaret Sicil Gazetesinde hükmün ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraflara duruşma günü bildirir uslüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Mahkememizce yargılama sırasında davacının davalı şirkette işe giriş ve çıkışlarını gösterir sicil dosyasının celbi için Antalya SGK İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış davacının davalı şirkette işe giriş ve çıkışlarını gösterir sicil dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Davalı şirketin merkezinin bulunduğu yer hususunda ... Ticaret Sicil Müdürlüğü,... Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılmış, gelen ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... tarihli yazısından şirketin merkezinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü olduğu belirtilmiş, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... tarihli yazısında şirketin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... numaralı sicil kaydı ile şubesinin kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ... tarihli celse ... nolu ara karar gereği davacı vekiline davalı şirketin kayıtlı olduğu ...nü davaya dahil etmesi hususunda ara karar tanzim edilmiş, ilgili ... davaya dahil edilmiş, dahili davalı ... ...'ne dava dilekçesi ve duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiştir. Dahili davalı ... ... mahkememize sunduğu dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ... sicil nosu altında kayıtlı olduğunu, daha önce ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı iken merkez nakli ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne geldiği, şirket genel kurulunda alınan ve tescili yapılan kararların sicil dosyasında mevcut olduğu, dava dilekçesinde yapılan açıklamalara göre şirket ortağı olmaksızın dışarıdan müdür atandığı ve azledildiği iddia edilen davacı ile ilgili sicil müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen resen bir işlem bulunmadığı gibi tescili yapılan işlemlerde sicil müdürlüğüne atfedilebilecek kusur ve eylemin bulunmadığı, bu nedenle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davanın kabulü halinde yasal hasım olması nedeniyle davlaı ...nün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava anonim şirkette müdür olan ve iş akdi sonlandırılan davacının müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir. Gelen yazı cevaplarından davacının ... tarihi itibari ile davalı şirketteki işinden ayrıldığı, aynı tarihte şirkete de istifasını verdiği, SGK kayıtlarındaki işe ayrılış tarihine ilişkin bildirgeden davacının şirketteki görevinin sona erdiği hususunun davalı şirket tarafından da bilindiği anlaşılmıştır. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 20/06/2018 tarih 2016/9959 Esas - 2018/4654 Karar sayılı emsal içtihatında; "...Dava, limited şirket müdürlüğü görevinin sona erdiğinin tespiti, tescili ve ilanı istemine ilişkindir. Davacı, şirket müdürlüğü görevinden istifa ettiğini, buna ilişkin olarak üç ortaklı şirketin müdür olan ortağına ve diğer ortağına tebligat yapıldığını, ancak şirketin buna ilişkin karar almadığını, tek taraflı iradesi ile istifa edebileceğini ileri sürmüştür. 6102 sayılı TTK’nın 643. maddesi delaletiyle 535. maddesi gözetildiğinde tasfiye haline giren şirket organı niteliği taşıyan müdürlerin hak ve vazifelerinin tasfiye hükümleri ile sınırlı biçimde devam edecek olması nedeniyle mahkemenin davacının hukuksal korunmaya değer güncel yararının bulunmadığına ilişkin davanın reddine dair gerekçesi yerinde değildir. Ancak davacının istifası tek taraflı varması muktazi nitelikte bir hukuki fiil olup, şirketle davacı arasındaki iç ilişki bakımından sonuç doğuracak olmasına rağmen dış ilişkide şirketin üçüncü kişilerle olan münasebetleri bakımından davacının işbu davayı açmakta hukuksal yararının varlığı kabul edilebilir olsa da davacının, TTK’nın 34. ve 22. maddeleriyle düzenlenen sınırlayıcı hükümler çerçevesinde müdürlük görevinden istifasının ticaret siciline tescil ve ilanını isteyebilecek ilgililer arasında kabulü mümkün görülmediğinden davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekip yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın değişik bu gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir..." Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 30/05/2016 tarih 2015/11129 Esas 2016/5941 Karar sayılı emsal içtihatında da ; "...limited şirkette müdürlük yetkisi ortaklık sıfatına bağlı olmayıp, 6762 sayılı TTK'nın 541. maddesine göre ortak olmayanlardan da müdür atanabilir. Müdürlük yetkisi ancak istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir. Davacı, ... tarihli ortaklar genel kurulu kararı ile davalı şirkete münferiden yetkili müdür olarak atanmıştır. ... yılında ... ... ve ... ... münferit yetkiyle müdür olarak tayin edilmiş olup, davacı ayrıca ortaklar genel kurulu kararı ile azledilmemiştir ve o tarihte müdürlük görevi devam etmektedir. Bu itibarla, ... tarihli davacının istifanamesi de mahkemece değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp kararın davalı ... ... yararına bozulması gerekmiştir..." şeklinde belirtilmiştir. Mahkememizce yukarıda belirtilen emsal içtihatlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede; davacının davalı şirketteki müdürlük görevinin ... tarihinde sona erdiği, davacının aynı tarihte şirketten istifasına ilişkin dilekçesini şirkete ibraz ettiği, şirket yönetim kurulu başkanı tarafından istifanın kabul edildiği, ancak bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmediği anlaşılmakla müdürlük görevi sona eren davacı yönünden açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar yukarıdaki Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 20/06/2018 tarih 2016/9959 Esas - 2018/4654 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden davanın aktif husumet dava şartı yokluğu nedeni ile reddi ile davacının müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitine ilişkin kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesi, tebliğ ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilamına ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de; yukarıda tarih ve numarası belirtilen içtihatta istifa şirkete ulaşmadan doğrudan ...'ne dava açılması sebebi ile ... yönünden davacının aktif husumetinin bulunmadığı belirtilmiş ise de; dava konusu somut olayda istifanın şirket tarafından kabul edildiği, ancak şirket tarafından TTK 34 ve 22.maddeleri gereğince Ticaret Siciline tescil ve ilan için bildirimde bulunulmadığı, dolayısıyla içtihatın dava dosyamızda uygulanma yerinin olmadığı, ... ...'nün dava da yasal hasım olduğu ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtların düzeltilmesi için mahkememizce müzekkere yazılması gerektiği ancak kısa karar ile gerekçeli karar hüküm fıkrası çelişki olamayacağından gerekçeli karar hüküm fıkrasında da ... ... yönünden davanın aktif husumet dava şartı yokluğu ile davacının Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirim ve ilan talebi yönünden talebinin reddine şeklinde karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Buna göre davacı ...’ın ... tarihi itibari ile davalı ...’de müdürlük görevinin sona erdiğinin TESPİTİNE, 2-Davacının müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitine ilişkin kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmesi, tebliği ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilanına ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Dahili davalı ... ... yönünden davanın aktif husumet dava şartı yokluğu nedeni ile REDDİNE, 4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalı ...'den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan dava ilk masrafı ... peşin harç ve ... başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- Davacı tarafından yapılan ... TL tebligat gideri, ... TL müzekkere gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen maktu ... TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2019

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/395, K. 2019/378, T. 28.05.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-395-e-2019-378-k-ff4a12c033c2