İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/388 E. 2023/260 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/388
- Karar No
- 2023/260
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/388 Esas - 2023/260 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/388 Esas KARAR NO : 2023/260 Karar
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR :1-... :2-... VEKİLİ : ... DAVALI :3- ... VEKİLİ : ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2018 KARAR TARİHİ : 26/05/2023 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 16/05/2018 tarihli dilekçesinde, 09.08.2012 tatihinde sürücü ... sevk ve idatesindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken yolun karşısına geçmeye çalışan yaya konumundaki müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, ... plakalı aracın ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalıların sürücü-işleten-sigorta şirketi sıfatı ile sorumkluluk altında bulunduklarını, işbu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 1.000,00'TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen; 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline talep etmiştir. Davalı ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 11/06/2018 tarihli cevap dilekçesinde, davanın yürürlükte bulunan 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu Hükümleri uyarınca 2 yıllık zaman aşımı süresi dolmuş olduğunu, ayrıca yaya konumundaki davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, dava öncesinde yapılanı müracaat üzerine davacıya 07.05.2018 tarihinde 60.562,24 TL tazminat ödendiğini, sorumluluklarının sona erdiğini bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 06/06/2018 tarihli cevap dilekçesinde, müvekkili sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını aksine davacının kazada ağır kusurlu olduğunu davayı açmakta hukuki bir hakkının bulunmadığının, kabul anlamında olmamak üzere talep edilen tazminatın fahiş olduğunu bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Bilirkişi ... 'nun Mahkememize sunmuş olduğu 14/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda, 09.08.2012 günü saat 20:30 sıralarında meydana gelen trafik kazasının oluşumunda, yaya ...'nun asli kusurlu ve kusurunun %80 (yüzde seksen) olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in tali kusurlu ve kusurunun % 20 (yüzde yirmi) olduğu görülmüştür. İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin Mahkememize sunmuş olduğu 15/06/2022 tarih ve ... karar numaralı raporunda, ... kızı, 12/03/1992 doğumlu, ...’nun 09/08/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasında, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak, Gr1 VIII (14a……….16) A %20x1/2=%10,Gr1 XII (22İa………10) A %14 Balthazard formülüne göre: %22.6 E cetveline göre %18.0 (yüzdeonsekiznoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, dirsek eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.9’a göre üst ekstremite özürlülük oranı %3 olup Tablo 2.3’e göre kişinin özürlülük oranı %2, Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülü ile %9.75 olup Tablo 3.2’ye göre kişinin özürlülük oranı %5, Balthazard formülüne göre: %6.9 Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, İyileşme (işgöremezlik) süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği kanaatine varıldığı görülmüştür. Bilirkişi ... 'un Mahkememize sunmuş olduğu 19/09/2022 tarihli raporunda, olayın meydana geliş şekli, kazazedenin yaşı, gelir durumu, 418.0 maluliyet oranı, 12 ay geçici işgöremezlik süresi, 1 ay bakım ihtiyacı ve sigortalı araç sürücüsünün V020 kusut oranı değerlendirilerek; TRH-2010 yaşam tablosu - progresif rant yöntem hesaplamaya göre tespit edilen geçici-kalıcı işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri olmak üzere toplam tazminatın tutarının davalı ... şirketi ödemesi ile karşılandığı; davacının bakiye tazminat alacağı bulunmadığına görülmüştür. Davacı vekilinin 27/09/2022 tarihli ıslah dilekçesinde, hesap raporuna itiraz etmekle birlikte, geçici iş göremezlik alacağını 500,00 TL den 1833,00 TL tutara yükselterek 1.333,00 TL tutar kadar ıslah ettiğini, davacı müvekkilimin kazaya bağlı dava konusu olaydaki kalıcı maluliyet oranının %18 olduğunu sigorta şirketi dışında diğer davalılardan talep ettikleri 50.000,00 TL manevi tazminatın kabulünü talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talebidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91.1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85.1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”, 85.1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85.son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Gerçek anlamda ödemeden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlık bulunmaması koşuldur. Ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunduğu durumlarda yapılan ödeme makbuz niteliğinde kabul edilebilir. Bu durumda ödemenin yapıldığı tarih gözönünde tutularak davacının karşılanmayan zararının uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması böylece hesaplanacak miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin ödemeyi "kısmi ifayı içeren makbuz" niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin ödeme tarihindeki gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından, yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek karşılanmayan zarardan davalı tarafın ödeme yapılan tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapmak daha sonra kalan miktara hükmetmek gerekir. Açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde maddi tazminat talebinin tümden reddine karar vermek gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/21-1323 E ve 2019/128 K.). Davacı, ibraname tarihinden itirabaren KTK 111. maddeye göre iki yıl içerisinde dava açmış, mahkemece gerekli incelemeler yapılarak, yazılı olduğu üzere karar verilmiş ise de, açıklanan madde hükmüne göre davacının açtığı bu davanın sonucunda tazminata karar verilebilmesi için davacıya ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplama ile davalı sigortanın yaptığı ödeme arasında oransızlık bulunması gerekir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/15007 E-2018/8200 K.). Manevi tazminat yönünden; hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, murisin, hak sahiplerinin ve davalıların kaza tarihindeki yaşı, geliri, sosyal ve ekonomik durumları, destek süreleri, kusur durumu, paranın satın alma gücü, kaza tarihi dikkate alınarak tazminat belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir (HGK 23/06/2004, 13/291-370). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının sigortalısı olan sürücünün aracı ile yaya olan davacıya çarptığı, kaza neticesinde davacının yaralandığı, kusur bilirkişisince hazırlanan 14.11.2019 tarihli raporda ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in %80 oranında asli kusurlu, davacının %20 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, ceza dosyasından alınan ATK trafik ihtisas dairesi kusur raporu ile mahkememizce alınan kusur raporu birbirini doğruladığından hükme esas alındığı, dosyanın adli tıp kurumuna gönderildiği, 17/07/2022 tarihli adli tıp kurumu raporunda davacıda %18 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, İyileşme süresi içerisinde 1 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından sunulan raporda prograsif rant yöntemi kullanılmak suretiyle yapılan hesaplama yöntemi ile tazminat hesaplanmış olup davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan hasar dosyasında 07/05/2018 tarihinde 60.562,24-TL ödeme yapıldığının belirtildiği ve dosya içerisinde ibranamenin bulunduğu, bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada davacının talep edebileceği maluliyet tazminatının yapılan ödeme arasında açık bir orantısızlığın bulunmadığı, yapılan ödeme ile gerçek zararın %100'ü oranında karşılandığı, davacının karşılanmayan zararı bulunmadığı, davacıda meydana gelen yaralanmanın kazanın meydana gelmesindeki kusurun tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'den alınarak davacıya ödenmesine şeklinde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat talebinin REDDİNE, 2-Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile -15.000,00 TL manevi tazminatın 09/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Maddi tazminat talebi yönünden; Karar tarihi itibariyle alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcından peşin 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 844,75 TL'nin istek halinde davacıya iadesine, 4-Manevi tazminat talebi yönünden; Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.024,65 TL nispi karar ve ilam harcınının davalılar ... ve ...'den tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Maddi Tazminat talebi yönünden; Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davalı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Manevi Tazminat talebi yönünden; Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 9.200,00 TL maktu vekalet ücreti takdiri ile davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Manevi Tazminat talebi yönünden; Davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 9.200,00 TL maktu vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'ne verilmesine, 8-Davacı vekili tarafından sarf edilen toplam 2.762,50 TL yargılama giderinin davada haklılık oranına göre takdiren 812,50 TL'sinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, İlişkin taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı.26/05/2023
Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır