İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/358 E. 2019/694 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/358
Karar No
2019/694
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/358 Esas KARAR NO : 2019/694

DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2015 KARAR TARİHİ : 06/11/2019

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka'nın Beyoğlu ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle davalıya kullandırılan kredilerden doğan toplam ... TL alacağının 3 gnü içinde ödenmemesi halinde yasal yollara gideceğini aralarında davalının da bulunduğu muhataplara ihtaren bildirildiğini, sonrasında Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasıyla ... tarihinde ilamsız takip başlatılarak ... TL asıl alacak olmak üzere toplam ... TL banka alacağının %49,50 temerrüt faiziyle davalı borçlunun dosyaya yapmış olduğu tüm itirazlarının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın her ne kadar hakkında icra takibi başlatılmış ise de, borcunun bulunmadığını, yetki itirazında bulunduğunu, talep edilen faiz yasal faiz olmadığını, borca ilişkin olarak ... TL ödeme yapıldığını, tacir olmadığı için sözleşmede geçen faiz oranlarını da kabul etmediğini, maddi açıdan çok zarar ettiğini, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddi ile alacaklı hakkında takpi konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Mahkememizce verilen karar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... takip sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı ... tarafından davalı borçlu ... aleyhine Genel Kredi Sözleşmesi için ... TL asıl alacak, ... TL Kat Öncesi İşlemiş %49,50 gecikme faizi/bedeli, ... TL Kat Öncesi İşlemiş Gecikme FAizinin %5 gider vergisi, ... TL işlemiş %49,50 Temerrüt Faizi (... -..., ... TL Temerrüt Faizinin %5 Gider Vergisi olmak üzere toplam; ... TL alacağın tahsili için girişilmiş icra takibi olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, alacaklı vekilinin ... tarihli vazgeçme dilekçesine istinaden dosyanın kapatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Kaldırma kararı öncesi bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen ... havale tarihli raporda özetle; "...davacı bankanın davalıya kullandırdığı Genel Kredi Sözleşmesinden doğan alacağı ... takip tarihi itibariyle ... TL.asıl alacak, ... TL.işlemiş akdi faiz, ... TL.gider vergisi olmak üzere toplam alacağın ... TL.olduğu..." sonuç ve kanaatine varmış, ... tarihinde teslim edilen raporunda önce raporda değişiklik yapılacak bir durum bulunmadığını belirtmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/01/2013 tarih 2012/15553E. 2013/1371K. sayılı kararında; "...Mahkemece davanın açılmasından sonra davalı yanca icra dosyasına ödeme yapıldığı, borcun tamamen kapatıldığı, davanın bu nedenle konusuz kaldığı, icra inkar tazminatı talebinin şartları bulunmadığı gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekilinin temyizi icra inkar tazminatına yöneliktir. Davalı, dava açıldıktan sonra borcu ödemekle itirazında haksız olduğunu kabullenmiş bulunmaktadır. Dava konusu alacak, hizmet ilişkisine dayalı faturaya bağlanmış bir alacak olduğundan likit niteliktedir. Bu durumda mahkemece İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddinde isabet görülmemiştir..." denilmiştir. Davanın devamı sırasında, dava konusu alacağın ödenmesi, menkul malın davacıya teslim edilmesi, gayrimenkulün tahliye edilmesi gibi nedenlerle veya davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun veya Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle davanın konusuz kalması mümkündür. Davanın konusuz kaldığının tespit edilmesi halinde, mahkemece; esas (asıl talep) hakkında "Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin hüküm kurulması gerekmektedir. Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Başka bir deyişle, yürürlüğe giren yeni yasa nedeniyle konusuz kalan davada, yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine "maktu vekalet" ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/11/2009 tarih, 2009/18-421E. 2009/526K. sayılı kararında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" belirtilmiştir. Davamıza gelince; mahkememizce verilen karar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrası kaldırma kararı doğrultusunda ve ışığında yeniden yargılama yapılmıştır. Davacı taraf kredi alacağına istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Yargılama devam ederken davacı vekili kefil borcu ödemesi nedeniyle davanın konusuz kaldığını belirtmiştir. İcra dosyası ödeme nedeni ile davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Bilirkişi raporuna göre davacının davayı açmakla haklı olduğu anlaşıldığından, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönününde davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. 2004 Sayılı İİK 67 maddesi gereğince hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsusu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4. Davacı tarafından yapılan ... TL harç ile ... TL bilirkişi ve posta masrafı toplamı olan ... TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5. Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 8. Kararın kesinleşmesine müteakip davacıların ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.06/11/2019

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/358, K. 2019/694, T. 06.11.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-358-e-2019-694-k-c43f747f2157