İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/2696 E. 2018/3431 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/2696
Karar No
2018/3431
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/224 Esas KARAR NO : 2024/957 DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/03/2024 KARAR TARİHİ : 27/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2024 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;Davacının lojistik sektöründe yurt içi ve uluslararası karayolu taşımacılığı faaliyetinde bulunan alanında öncü bir şirket olduğunu, davalı ile arasında bir takım ticari malların İstanbul'dan Norveç'in Oslo şehrine kara yollarıyla taşınması hususunda anlaşılma yapıldığını, söz konusu nakliyatın eksiksiz bir şekilde gerçekleştirildiği ve buna istinaden taraflar arasındaki anlaşmaya da uygun bir şekilde, davalı borçlu şirkete "Navlun Farkı" ve "Navlun Bedeli" açıklamalı ...... nolu, 21/03/2022 tarihli, vergiler dahil toplamda 2.800,00 Euro tutarlı faturanın kesildiğini, davalı tarafından bahse konu faturaya itiraz edilmediği gibi ödeme hususunda davacıyı sürekli oyaladığını ve tüm iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen söz konusu fatura bedelinin tahsil edilemediğini, bunun üzerine Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak icra takibine itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, davanın kabulü ile; ...... nolu, 21/03/2022 tarihli, vergiler dahil toplamda 2.800,00 Euro tutarlı faturaya istinaden 2.800,00 Euro tutarındaki fatura alacağının, Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı icra dosyasından düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ tarihi olan 13/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca 1 yıl vadeli Euro mevduatlarına fiilen uygulanan azami faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkil davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası ile fatura alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine dayanak olan fatura yönünden ödeme emrini tebliğ tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca bir yıl vadeli Euro mevduatlarına uygulanan azami faiz ile birlikte fatura bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -Somut olayda davacı tarafın iddiası davalıya taşıma hizmeti verildiği ancak davalı tarafça bu hizmetin bedelinin ödenmediği iddiasına dayanmaktadır. -Bu kapsamda davacı taraf öncelikli olarak tarafların arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığını, akabinde sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini ispat külfeti altındadır. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). -Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. -Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen hususlarda ticari defterlerin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 03/07/2024 tarihli raporda özetle; davacı tarafın 2022-2023 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 01.07.2024 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, takibe konu edilen davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2022 yılına ait 1 adet ve KDV dahil 2.800,00 EURO tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın iş bu fatura tutarının tamamı üzerinden takibe geçtiği, 21.03.2022 tarihli, ...... numaralı, KDV dahil 2.800,00 EURO tutarlı faturanın üzerinde döviz kurunun 1 EURO=16.3800 TL olarak belirtildiği ve faturanın TL karşılığının 45.864,00 TL olduğu, faturanın açıklama kısmına “NAVLUN FARKI+NAVLUN BEDELİ” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e- fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, takibe konu 1 adet faturanın taraflarca tutarlar birbirini teyit edecek şekilde karşılıklı olarak 2022 yılında BS-BA Formu ile beyan edildiği, takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 2.800,00 EURO alacağını talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı ancak dava dilekçesinde 2.800,00 Euro tutarındaki fatura alacağının Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra dosyasından düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ tarihi olan 13.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca 1 yıl vadeli Euro mevduatlarına fiilen uygulanan azami faizi ile davalıdan tahsilini talep ettiği, dosya muhteviyatına sunulan icra dosyasına ait tebliğ mazbatasında tebliğ tarihinin 13.06.2022 olduğu, davacı tarafın faiz talebinin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. -Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. -Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. -Buna göre taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava konusu edilen toplam 2.800,00 Euro bedelli alacağının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. -Bu kapsamda tarafların arasında taşıma ilişkisi kapsamında ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan alacak bedelinin usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ile ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. -Buna karşılık olarak davalı tarafın takiplere konu olan borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. -Davacı tarafın işlemiş faiz talebi bakımından değerlendirmede; davacı yanın dava konusu fatura yönünden Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasında gönderilen ödeme emri vasıtası ile davalı yanı temerrüde düşürdüğü, bu nedenle faiz başlangıç tarihinin ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 13/06/2022 olması gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -Sabit olan 2.800,00 Euro alacağın 13/06/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.687,28-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.671,83-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.015,45- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.671,83-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 465,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 6.892,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 27/09/2024 Katip ...... e-imzalıdır Hakim ...... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/2696, K. 2018/3431, T. 13.06.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-2696-e-2018-3431-k-cf777675d6ab