İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/2696 E. 2018/3431 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/2696
- Karar No
- 2018/3431
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/964 Esas KARAR NO : 2024/1012 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2023 KARAR TARİHİ : 11/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2024 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafa ait olan " ..... mah. .... Sk. No: 23 Ergene/TEKİRDAĞ” şantiye alanında kaba inşaatı yapmak için alt yüklenici olarak davalı tarafla 30.06.2022 tarihinde anlaşmış ve söz konusu davaya konu şantiyeyi 30.06.2023 tarihinde teslim etmeyi üstlendiğini, davalının kendisine eksik ödeme yaptığını, kendisinin alt yüklenici olarak daha önce davalının üst yüklenicisi olan ..... ENDÜSTRİ YAPI MÜHENDİSLİK MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ tarafımız alt yüklenici olarak anlaştığını, davalı tarafın bunu kabul ettiğini, fakat davalı firmanın ruhsatını ayarlayamadığı için işi aldığı tarihte işe başlayamadığını ve ancak 27.09.2022 tarihinde işe başladığını, bu hususta da alt yüklenici firma ile sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin bir nüshasını eklediğini, davalıdan kaynaklanan kusurlu eylemler sebebiyle 27.09.2022 tarihinde işe başlandığını, davalı tarafın hem ruhsatı geç çıkardığı hem de kendine düşen inşaatın yapımında kullanılan malzemeyi eksik ayarladığı için 16.03.2023 tarihinde üst yüklenici firma olan ..... ENDÜSTRİ YAPI MÜHENDİSLİK MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTÎ’nin işten el çektiğini ve tarafıma fesih protokolü imzaladığını, bütün işi tarafımın üstlendiğini gösterir protokol fesih sözleşmesine yazıldığını, tarafınca yaklaşık 23.000 m2 düz ölçü (kırık ölçü 38.000 m2) olan boş alanın kaba inşaatının yapımı konusunda bu şekilde hem davalı tarafla hem üst yükleniciyle anlaşılmış ve davalı tarafın inşaata ilişkin ruhsat çıkardığı tarih olan 27.09.2022 tarihinden itibaren derhal işe başlanmış büyük bir çalışma ekibi kurulmuş ve bütün titizlikle inşaatın tamamlanmış olduğunu, bu inşaatın yapımı sırasında davalı tarafın hem ödeme edimlerini yerine getirmemiş hem de kendisinin ayarlaması gereken malzemeleri eksik olarak ayarladığını, kendisi tarafından şu an inşaatın tamamen bittiğini, davalı ile anlaşmalarında da 1 yıl içinde bitirilmesinin kararlaştırıldığını, inşaatın başlama tarihi olan 27.09.2023 tarihi dikkate alındığında inşaatı zamanından önce bitirdiğini, davalı taraf ödemeleri eksik yaptığı için ve ayrıca yapmış olduğu ödemelerde geç yapıldığı için tarafınca hem işçi ödemeleri hem de inşaata alanın malzemelerinin devamlı olarak kendi cebinden karşılandığını, davalı tarafa bu hususları bildirerek uyarıda bulunduğunu ancak kendisini oyaladıklarını, ayrıca ülkedeki enflasyon ve ekonomik koşullar göz önüne alındığında bütün malzeme fiyatlarında ,işçi ücretlerinde ve sgk ödemelerinde büyük farklılıklar olduğunu, devamlı olarak masrafının arttığını, davalıdan fiyat artışına ilişkin farkları karşılamasını talep ettiğini, yine oyalandığını ve ödeme yapılmadığını, inşaatın bitimi sebebiyle kendisine Şarköy noterliğinin ..... temmuz 2023 tarih ve ..... yevmiye no'lu evrakı üzerinden kendisiyle yapmış olduğumuz 5.250.000,00 TL'lik inşaat yapma ilişkin şifai anlaşmaya göre kendisinin kalan 155.000,00 tl'lik bakiye borcunu ödemesini ayrıca yine enflasyon ve ekonomik koşullara binaen bütün malzeme işçilik sigorta,vs. gibi fiyatların artması sebebiyle bu anlaşmanın uyarlanması sebebiyle oluşan 1.500.000,00 tl’lik fark bedeli olmak üzere toplam 1.655.000,00 tl’nin tarafıma ödenmesini ayrıca 24.02.2023 tarihli protokole binaen davalıya vermiş olduğum 21.02.2023 tarihli 1.000.000,00 tl bedelli senedin tarafıma iadesini ihtar ettiğini, davalının hem borcu ödemediğini hem de enflasyon koşullarından oluşan farkı da ödemediğini, ödemeleri yapmamak için kendisi aleyhine Çorlu ..... Noterliğinin 24.07.2023 tarih ve ..... yevmiye no'lu ihtarnamesini göndererek işçilik faturası ve 37.295,30 TL’LİK SGK prim ödemelerine ilişkin olarak kalan bakiye borcundan düşeceğine ilişkin ihtarname gönderdiğini, ayrıca yine 18.07.2023 tarihinde Çorlu ..... Sulh hukuk mahkemesinin ..... D.iş ,..... karar sayılı dosyası üzerinden davaya konu ve tarafımca kabası yapılmış inşaatın ayıplarının tespitini talep ettiğini, buradan da anlaşılacağı üzere davalı tarafın borcunu ödememek için çektiği ihtarname üzerine ve tarafımın alacağına yönelik ihtarnamesinden daha sonraki tarihlerde kendisini kurtarmak için haksız ve mesnetsiz olarak çaba sarfetmeye başladığını, kendisi edimi içerisindeki malzemelerin temininde hem de ruhsatın çok geç tarihte çıkartılmasında ayrıca inşaatı teslim almadığını söylemesine rağmen bütün malzemelerini inşaatın içine yığmasında ve ödemeleri eksik ve geç olarak yapmasında ayrıca enflasyon koşulları sebebiyle oluşan ekonomik farkı tarafıma ödememesinde başlı başına haksız olduğu için inşaatın yapımına ket vurmuş olduğunu, buna rağmen tarafım insanüstü bir gayretle ve tamamen kendi sermayesini kullanarak ve emek harcayarak söz konusu inşaatı tamamladığını, bu nedenle eser sözleşmesinden kaynaklı dava ikam ettiğini, yapmış olduğu anlaşmaya ve projeye uygun olarak bitirdiği davaya konu ve davalıya ait olan " ..... mah. ..... Sk. No: 23 , .....Ada .... Parsel, Ergene/TEKÎRDAĞ” adresindeki ve tapu kaydındaki gayrimenkulde inşaatı yapılıp bitirilen kaba inşaattan oluşan yapıya ilişkin olarak davalının 5.250.000,00 tl'lik anlaşmadan kalan bakiye borcu ve değişen enflasyon ve ekonomik koşullara binaen inşaatın başladığı tarihten inşaatın bitim tarihine kadar inşaat, malzeme, işçilik sigorta,yemek,vs. gibi sebeplerden dolayı oluşan farka ilişkin olarak toplam fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 tl’yi dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden tazminini, ayrıca davalıya vermiş olduğum 21.02.2023 tarihli 1.000.000,00 tl'lik senedin öncelikli olarak icrasının durdurulmasına bilahare iptalini, ayrıca senedin iptaline bunun yanı sıra davalı üzerine kayıtlı bulunan “..... mah. ..... Sk. No: 23,.....Ada ....Parsel, Ergene/TEKİRDAĞ" sayın mahkemece davalı tarafa ait olan tarafıma iadesine karar verilmesini bilahare yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, taraflar arasındaki .... Mah. .... sokak, no:23, .... ada, .... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapım işleri kapsamında eser sözleşmesi doğrultusunda davacı tarafın yerine getirdiğini belirttiği işlerin ödenmeyen kısımların tahsili ile yine bu sözleşmeden kaynaklanan borcun değişen enflasyon ve ekonomik koşullara göre uyarlanarak bakiye bedelin tahsili istemine ilişkindir. -Davanın açılması akabinde dava dilekçesinin incelenmesinde; davacı şirketin talebinin taraflar arasında var olduğu belirtilen sözleşme kapsamında bakiye borcun tahsili ile 21/02/2023 tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli senedin iptali ile icranın durdurulması istemine ilişkin olduğu, dava dilekçesi ve tevzi formunda dava değerinin 20.0000,00 TL olarak belirlendiği ve harcın bu bedel üzerinden ikmal edildiği dava değeri üzerinden ikmal edildiği, bu haliyle davacı tarafın dava dilekçesindeki sözleşmeden kaynaklı talebinin neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olmadığı, bu haliyle dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ve 119/1. Maddesinde sayılan şartları taşımadığı görülmüştür. -Bu kapsamda 10/10/2023 tarihli ara karar ile; "Davacı şirket yetkilisine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 119/1-d-ğ maddesi uyarınca netice-i talebini açık bir şekilde belirlemek, sözleşmeden kaynaklı alacak talebi ile senedin iptali istemi yönünden her bir talebini açık bir şekilde belirtmek, iş bu talepler yönünden ayrı ayrı dava değerini belirlemek ve bu doğrultuda harcı ikmal etmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 119/2 ve Harçlar Kanunu uyarınca iş bu ara kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde; 119/1-d-ğ maddesi uyarınca netice-i talebin açık bir şekilde belirlenmemesi halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 119/2. Maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin, dava konusu netice-i taleplerin açık ve anlaşılır bir şekilde belirlenmesi akabinde dava değerinin belirlenerek bu doğrultuda eksik harcın ikmal edilmemesi halinde ise Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. Maddeleri gereğince harcı ikmal edilmeyen talepler yönünden müteakip işlemlerin yapılmayacağı ve dosyanın işlemden kaldırılacağının davacı tarafa ihtarına, " karar verilmiştir. -Dava şirket temsilcisinin 08/11/2023 tarihli dilekçesi ile dava konusu talebinin yalnızca eser sözleşmesinden kaynaklanan 20.000,00 TL belirsiz alacak istemine ilişkin olduğunu bildirdiği, dava dilekçesinde yer alan 1.000.00,00 TL bedelli senet yönünden eksik harcı ikmal edemeyeceğini ve dosyanın işlemden kaldırılmasını talep ettiği görülmekle, davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan menfi tespit talebinin iş bu dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmesine, menfi tespit talebi yönünden tefrik edilen dosya üzerinden yargılamaya devam olunmasına karar verilmiş, menfi tespit talebi yönünden Mahkememizin ..... sayılı esasına kayıt yapılmıştır. -Mahkememizce Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... D.iş sayılı dosyası, Çorlu ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... D.iş sayılı dosyası, Velimeşe Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü kayıtları, Tekirdağ Ergene Belediye Başkanlığı kayıtları, Tekirdağ Ergene Tapu Müdürlüğü kayıtları, vergi dairesi kayıtları, savcılık soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır. -Somut olayda davacı tarafın iddiası taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında yapılan işlerin bedelinin ödenmediği, ödenmeyen bedeller ve yapılan işlerin masrafın nedeniyle enflasyondan kaynaklı zararının bulunduğu hususlarına dayanmaktadır. -Taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir. -6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir. -Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir. -Bu kapsamda davacı yanın öncelikli olarak taraflar arasındaki eser sözleşmesinin varlığını ispat külfeti akabinde sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirdiğini ispat külfeti bulunmaktadır. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). -Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 06/05/2024 tarihli raporda özetle; tarafların 2021-2022-2023 yıllarına ait Ticari defter belgelerinin incelemesi yapılmış olup, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu ve tarafların kendi lehinde delil niteliği taşıdığı, davacı taraf Dava dışı ..... Endüstri Ltd Şti, nin hesabını 120 Alıcılar ana hesabının altında 120.S04 alt hesap konu ve .....Endüstri Yapı Mühendislik Müşavirlik Ltd Şti hesap adı ile takip etmekte olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının .... Endüstri şirketine 2022 ve 2023 yıllarında faturalar düzenlediği ve davacının dava tarihi itibariyle ...... Endüstri Ltd Şti firmasından 2.324.400,36 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalıya düzenlenmiş herhangi bir faturanın ticari defter kayıtlarında tespit edilemediği, davacının ticari defterlerinde davalıdan tahsilat yapıldığına dair herhangi bir kayıt ta tespit edilemediği, davacının iddiası inşaat yapım sözleşmesi dosyaya sunulmadığından incelenemediği, Belediyeden, Velimeşe Organize sanayi Bölgesinden ve tapu müdürlüğünden gönderilen plan, proje, ruhsat durum raporları, dosya kapsamındaki teknik izahat ve anlatımlar ile vesair belgeler mesleki yetkinliği olmadığından incelenemediği, davac açıklamasında ....07.2023 tarih ve ,.... yevmiye numaralı Şarköy noterliğinde düzenlenen sözleşmeye göre (sözleşme dosyaya sunulmamıştır) 5.250,.000,00 TL ye anlaştıklarını ve bu bedelden 155.000,00 TL alacağı kaldığını ayrıca ekonomiş gelişmeler, kötü giden ekonomik koşullar, deprem seçimler ile enflasyon farkından kaynaklanan 1.500.000,00 L fark olmak üzere davalıdan 1.655.000,00 TL talep ettiği, tarafınca ticari defter kayıtlarında 155.000,00 TL tutarında kalan bakiye alacak tutarı edilemediği, davacının talebi 1.500.000,00 TL lik enflasyon farkı hususundaki talebin takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalı beyan dilekçesi ekinde birtakım SGK prim ödeme makbuzları sunduğu, davacıya ait ..... işyeri sicil numaralı işyeri prim ödeme dekontlarının incelendiği davacıya ait işyeri için ...... tarafından aşağıdaki tablo:5 görüldüğü üzere 134.158,37 TL ödendiği, ......’ın kim olduğunun tespit edilemediği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce davacı şirket temsilcisine; Dava dilekçesinde yer verdiği dava konusu işlerin kendisi tarafından üstlenildiğinin yer aldığını belirttiği fesih protokolünün aslını veya onaylı örneğini ibraz etmek ya da ilgili protokollün temin edilebileceği yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, Dava dilekçesinde ve beyanlarında yer alan kendisi tarafından yapılan işler kapsamında yapılan tüm ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa dava konusu işin davalıya teslim edildiğine dair tüm bilgi ve belgelerini ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir. -Ara karar doğrultusunda davacı şirket temsilcisinin bir kısım evrakları dosyaya ibraz ettiği, ibraz edilen evrakların içerisinde davalı ile aralarındaki anlaşmaya ilişkin herhangi bir anlaşma, fesih protokolü vb. Bir belgenin sunulmadığı görülmüştür. -Dosyaya celp edilen belediye imar ve yapı ruhsat planlarında davacı tarafça yapılan bir iş ya da işlem bulunmadığı görülmüştür. -Yine dosyaya celp edilen değişik iş dosyalarında davacının iddialarını doğrular bir içeriğin bulunmadığı, ilgili dosyaların senetten kaynaklı ihtiyati haciz istemlerine ilişkin olduğu görülmüştür. -Davacı şirket temsilcisinin yargılama sırasındaki beyanlarında ise; "daha önce belirtmiş olduğum fesih protokolü ve anlaşmalar davalı tarafla sözlü olarak anlaşılmış ve yerine getirilmiştir. " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. -Bu kapsamda yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı tarafça davalı ile aralarındaki eser sözleşmesi kapsamında bakiye bedel ile birlikte zarar isteminde bulunularak iş bu dava ikame edilmiş ise de celp edilen ve davacı tarafından sunulan belgeler ile davacı ile davalı arasında bir eser sözleşmesinin varlığının ispat edilemediği, ticari defter kayıtlarında davacının dava konusu ettiği alacağa ilişkin davalıya ilişkin bir kaydın yer almadığı, dava dışı şirket üzerinden işlerin takip edildiği görülmektedir. -Buna göre davacı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği sözleşmenin / fesih protokolünün varlığını yazılı deliller ile ispatlayamadığı, davacının eser sözleşmesi kapsamında alacak ve/veya zarar isteminde bulunmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 86,05-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı şirket temsilcisinin ve davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/10/2024 Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır