İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/168 E. 2019/700 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/168
- Karar No
- 2019/700
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/168 Esas KARAR NO : 2019/700
DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/03/2018 KARAR TARİHİ : 18/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacılar vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinden ...'ın bankanın kredi borçlusu olduğunu,davalı bankanın toplam limiti ...-TL olan bir kredi tahsis ettiğini ve bu krediyi de...kredi referans ... müşteri numarası ile ... tarihinde 36 taksit olarak ...-TL olarak kullandırdığını, kredinin kullanıldığı sırada davalı bankanın müvekkilinden kredi ilişkisinin teminatı olarak ...-TL munzam senet aldığını, söz konusu senedin tanzim tarihi ve vade tarihi boş olarak bırakıldığını, müvekkilinin krediyi kullanabilmek için söz konusu bonoya ve diğer banka evraklarına imza atmak zorunda kaldığını yine aynı limit içinde ... kredi referansı ... müşteri numarasıyla ... tarihinde 24 ay taksitli olarak yine bir kredi kullandığını, bu kredinin kullanılması sırasında diğer davacı ... ...'ın kefil olduğunu ve ondan da kredi ilişkisinin teminatı olarak müvekkili ...'in lehtar ve ciranta olduğu yine keşide tarihi ve vade tarihi boş olan ...-TLmiktarlı munzam senet alındığını,davacı müvekkil ...'ın krediye kefilliği için eşinin onayının alınması zorunlu olmasına karşın eş onayının alınmadığını dolayısıyla davacı ...'ın krediye kefilliğinin geçersiz olduğu ve aynı şekilde munzam senedin de geçersiz olduğunu, o tarihte kullanılan kredi miktarı ...-TL'nin 24 ay sonunda ... tarihinde ödenmesi gereken miktarın ...-TL olduğu bu kredinin büyük çoğunluğunun da ödendiğini, müvekkil ... tarafından ... tarihinde kullanılan ... tarihinde yapılandırılan kredinin 60.ayın sonu olan ... tarihindeki toplam ödeme miktarının ise ...-TL olduğunu ancak kredi ilişkisinin ... tarihinde sona erdirildiğini, kredinin sona erdirildiği tarih olan ... tarihindeki kapama bakiyesinin ise çok daha düşük olduğunu,müvekkilin dükkanı kapatması nedeni ile davalı banka tarafından gönderilen hiçbir ihtarın kendisine ulaşmadığını , kat ihtarı tebliğ edilmediğini, kredinin ne kadar tutardan kat edildiği ve borcunun ne olduğu konusunda hiç bir bilgi verilmediğini bankayla irtibata geçmek isteyen müvekkilinin hiçbir şekilde muhatap bulamadığını, müvekkil hakkında başlatılan icra takipleri nedeniyle (Antalya İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından ...-TL asıl alacak , Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından asıl alacak ...-TL) müvekkilinin toplam ...-TL borçlu olarak gösterildiğini oysa müvekkilin toplam kullandığı kredi tutarının ...-TL olduğunu, kullanılan kredilerden ödemesi yapılan bir çok taksit olduğunu bu ödemelerin düşülüp düşülmediğinin de belli olmadığını sanki ayrı ayrı borç söz konusuymuş gibi müvekkilinin haciz baskısı altına alındığını, müvekkillerin Antalya .... İcra ... Esas ve ... Esas takip dosyalarında belirtilen miktar kadar borcun olmadığının tespit ve tesciline, yapılacak yargılama ile müvekkilin davalı bankaya olan borcunun ne kadar olduğunun tespitine, davalı bankanın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı banka üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın alacağına istinaden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla borçlular aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine giriştiğini, takibe konu edilen bonoların tahsil edildiğinde borçtan mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya teslim edildiğini, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu bu nedenle bonoların kredi sözleşmesiyle illiyet bağının bulunmadığını ...-TL miktarlı bononun davacılardan ... ... tarafından ... lehine düzenlenerek ciro yolu müvekkil bankaya teslim edildiğini, davacılar ... ve ...'ın arasındaki def'ilerin takip alacaklısı olan müvekkil bankayı bağlamadığını,yetkili hamilin senede ilişkin olarak keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkileri hesaba katmaya mecbur olmadığını, müvekkil banka ile ... arasında kredi sözleşmesi imzalanmış olmasının bononun teminat amacıyla verildiğini ispat edemeyeceğini, senet metninde teminat senedi olduğuna dair bir kayıt da yer almadığını, ciroda "rehin içindir", "bedeli teminattır" gibi ibarelerin yer almadığını ki bankaların bono almalarını engelleyen yasal bir düzenlemenin de bulunmadığını, davacı ...'i genel kredi sözleşmesini borçlusu diğer davacı ...'ın ise müteselsil kefil olduğunu bu sözleşmenin süresiz sözleşme olup kefaletinde geçerli ve süresiz kefalet olduğunu ayrıca takiplerin bonoya dayalı olduğunu, bonoların tahsil edildiğinde borçtan mahsup edilmek üzere alındığını belirterek davanın reddine davacının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davalı vekili tarafından Yargıtay ilamları delil olarak sunulmuş, mahkememizce takip dosyaları takip dosyaları getirtilmiş, davalı bankadan taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi, ödeme planı, hesap hareketleri, kat ihtarı, tebliğ mazbataları ve faize ilişkin evraklar celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller toplanmıştır. Dava, kambiyo senetlerine dayalı başlatılan icra takiplerinden ötürü açılmış menfi tespit davasıdır. Antalya ... icra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde;... tarihinde davalı tarafça davacılardan ... şirket aleyhine ...- TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL tutar üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği, takip konusu ... tanzim ... vade tarihli ... TL bedelli bononun incelenmesinde; keşidecisinin davacı ..., , lehtarının davalı banka olduğu, Antalya .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; ... tarihinde davalı tarafça davacılar aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL tutar üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği, takip konusu ... tanzim tarihli, ... vade tarihli ... TL bedelli bononun incelenmesinde; keşidecisinin davacı ... ..., lehtarının davacı ... olup, bononun lehtar tarafından ciro edilerek davalı bankaya teslim edildiği görülmüştür. Davacılar vekili dava dilekçesinde dava değeri olarak ...-TL göstermiş olmasına rağmen Antalya ....İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında kefaletin geçersizliği sebebiyle bononun geçersiz olduğu hukuki sebebine dayanarak menfi tespit davası açtığından bu takipteki tüm tutar yönünden peşin harcı yatırması gerekirken eksik harç yatırdığı görülmekle davacıdan eksik harcı tamamlaması istenmiş, davacılar vekili eksik harcı ... tarihinde tamamlamıştır. Davacılar Antalya ... icra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen bononun davacı ...'ın davalı bankadan kullandığı ticari kredinin borcuna ilişkin olarak teminat amaçlı davalı bankaya teslim edildiğini, diğer takip konusu bononun da davacı ... ...'ın krediye olan kefilliğinin teminatı olarak davalı bankaya teslim edildiğini, ... ...'ın kefaletinin eş onayının bulunmaması sebebiyle geçersiz olup bu bononun da geçersiz olduğunu, diğer bonoya dayalı takiple ilgili olarak ise kredi borcunun takip konusu kadar olmaması sebebiyle borçtan fazlasının talep edildiğini iddia etmişlerdir. Davalı taraf dilekçeler aşamasındaki cevaplarında, bonoların borçtan mahsup edilmek üzere tahsil amaçlı alındığını belirtmiş ve kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesine dayanmıştır. Bankaların temel fonksiyonunu başta bankacılık kanunu olmak üzere tüm yasal mevzuat çerçevesinde kaynak toplama ve bunları ihtiyacı olanlara kredi şeklinde kullandırmak olduğundan bir bankanın kredi dışında başka bir şekilde alacaklı olmasının sebebi bulunmamaktadır. Davalı banka da bonoların borçtan mahsup edilmek üzere tahsil amaçlı alındığını söylediğinden takip konusu kambiyo senetlerinin davacı ...'in bankadan kullandığı kredinin borcu için alındığı sonuç ve kanaatine varılmış, bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için davacı ...'in davalı bankadan kullandığı kredilerden ötürü ne miktarda borçlu bulunduğunun tespit edilmesi gerekmiştir. Davacı ... yönünden yapılan değerlendirmede; ...'ın kefil olduğu tarihte evli olup TBK'nın 584. Maddesi uyarınca eş rızasının alınması gerekirken bu rızanın alınmadığı dolayısıyla davacı ...'ın kredi sözleşmesine kefaletinin geçersiz olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık bu davacının kredi sözleşmesindeki geçersiz kefaletinin takip konusu bono açısından da dikkate alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır. Davalı banka bononun teminat amaçlı değil tahsil amaçlı olarak alındığını belirtmişse de Antalya .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyaya konulu ...'ın keşideci olduğu bononun tanzim tarihi ile ...'ın kefalet tarihinin aynı olması, daha evvel kredi borcu için davacı ...'den alınmış ...-TL bedelli bononun bulunması dikkate alındığında bankanın ikinci kez tahsil amaçlı bono almasının pratikte bir yararının olmayıp bu bononun ...'ın kefaletinin teminatını oluşturmak üzere davacılardan alınmış olduğu kanaatinin oluştuğu, temel işlevi kaynak toplamak ve ihtiyacı olanlara kredi kullandırmak olan bankanın, lehtarla keşideci arasındaki şahsi def'ilerin kendisine karşı ileri sürülmesini engellemek amacıyla diğer davacı kredi borçlusu ...'i lehtar gösterip kendisini ...'in cirosuyla senet hamili yapmasının şahsi def'lerin kendisine karşı ileri sürülmesini engelleyemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak kefalet geçersiz olduğundan bu kefalet borcunun teminatı olarak alınan ve Antalya .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu edilen bononun da davacı ... yönünden geçersiz olduğu aynı şekilde davacı ...'den alınmış ve diğer dosyaya konu edilen bir bono varken tekrar ...'in lehtar ve birinci ciranta olduğu ikinci bir bononun alınmasının ... açısından banka lehine pratikte bir yararının bulunmadığı, bu bononun alınma amacının esasen ...'ın kefaletini teminat altına almak olduğu anlaşıldığından davacıların Antalya .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası yönünden davalı bankaya borçlarının bulunmadığına karar verilmiş, davalı banka ...'ın kefaletinin geçersiz olduğunu bile bile bonoyu takibe koyduğundan kötü niyetli bulunarak davacı ...'ın talebi üzerine davalı banka aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. Antalya .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden yukarıda kabul edilen kanaat çerçevesinde davacı ...'in davalı bankadan kullandığı kredilerden ötürü ne miktarda borçlu bulunduğunun tespiti için tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... tarihli ön raporunda hesap yapılması için eksik belgelerin tamamlanması gerektiğini belirtmiş olup davalı vekili ... tarihli celsede bilirkişinin yerinde inceleme yapması halinde eksiklikleri giderebileceğini beyan ettiğinden bilirkişiden banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaparak esas raporunu hazırlaması istenmiştir. Bilirkişi yerinde inceleme yaparak sunduğu ... tarihli kök raporunda özetle; icra takibine konu senetlerin davalı banka tarafından genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin teminatı olmak üzere finansman senedi niteliğinde alındığı, davacı ...'ın eş rızası alınmadığından kefaletinin geçersiz olduğu, davacı ...'in kat ihtarıyla verilen üç günlük sürenin geçmesiyle ... tarihinde temerrüde düştüğü, sözleşmenin 9.02 maddesi uyarınca bankanın %32,22 oranında temerrüt faizi isteyebileceği ancak bankanın takip talebinde %9,75 faiz oranının istediği davacı ...'in nakdi kredilerden doğan borcunun takip tarihi itibariyle ...-TL asıl alacak ...-TL işlemiş akdi faiz, ...-TL işlemiş temerrüt faizi ve ...-TL gider vergisi olmak üzere toplam ...-TL olduğu talep sınırları dikkate alındığında davacı bankanın takip tarihi itibariyle talep edilebileceği alacağın ..-TL asıl alacak ...-TL işlemiş faiz olmak üzere ...-TL talepte bulunabileceği ve takip tarihinden itibaren %9,75 oranında faiz isteyebileceği gayri nakdi çek kredisiyle ilgili olarak genel kredi sözleşmesinde ve temel bankacılık hizmet sözleşmesinde çek yapraklarından doğan gayri nakdi riski karşılayacağı tedbir mahiyetinde depo talep edilebileceği hususunda hüküm bulunmadığından bankanın gayri nakdi depo talebinin yerinde olmadığı mütalaa edilmiştir. Davalı bankanın rapora itirazı üzerine ve itiraz dilekçesi ekinde sunduğu sözleşme maddeleri irdelenerek bilirkişiden ek rapor aldırılmış olup sunulan ... tarihli ek raporda; davacı ...'ın kefaletinin geçersiz olduğu, çek depo talebi yönünden davalı banka şubesine gidilerek incelemeye esas tüm belgelerin talep edilmesiyle banka tarafından verilen temel bankacılık hizmet sözleşmesinin, davacı asıl kredi borçlusu tarafından imzalanan sözleşme olup olmadığının net olmadığı, davacının imzaladığı sözleşme sayfasıyla yerinde inceleme sırasında talep üzerine bankanın verdiği sözleşmenin seri numaralarının farklı olduğu, davacı asıl borçlunun imzaladığı imza sayfası ile davalı bankanın dosyaya tevdi ettiği sözleşme koşullarını içeren sayfaların bağlantısının bulunmadığı, bunların taraflar arasındaki imzalanan sözleşme sonrasında çıkarılan yeni versiyon sözleşmeler olduğu, rapora itiraz dilekçesi ekinde yer alan sözleşme sayfalarınında bankanın başka sözleşmelerine ait olan sayfalar olduğu taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi ve temel bankacılık hizmetleri sözleşmesi asıllarında çek yapraklarından doğan gayri nakdi riski karşılayacak tedbir mahiyetinde depo talep edilebileceği hususunda herhangi bir hükmün bulunmadığı dolayısıyla davalının gayri nakdi depo talebinde bulunamayacağı mütalaa edilmiştir. Gelinen aşamada somut olaya uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, bankanın kat ihtarında belirttiği alacak kalemleri yönünden sözleşmelerde gayri nakdi depo talebiyle ilgili açık hüküm bulunmadığından bu alacağı talep edemeyeceği nakdi kredilerden kaynaklı alacağın ise takip tarihi itibariyle ...-TL olduğu, bilirkişi talep sınırlarına göre toplamda ...-TL talep edilebileceğini belirtmiş ise de esasen takipteki işlemiş faizin bono bedeline göre talep edildiği oysa ki önemli olan hususun asıl borç miktarı olup takipte istenen asıl alacağın ne kadarının asıl borca tekabül ettiğinin belirlenmesi gerektiği bu nedenle Antalya .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden davalı bankanın takip tarihi itibariyle kredi borcundan ötürü ferileriyle birlikte davacıdan isteyebileceği miktarın ...-TL olduğu, takipte istenen asıl alacağın ise ...-TL olup davacı ...'in bu takip nedeniyle asıl alacağın ... -TL'Lik kısmından işlemiş faizin de tamamından olmak üzere toplam alacağın ...-TL'sinden borçlu bulunmadığı anlaşılmakla dava değeri dikkate alınarak bu takip dosyası yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı banka kredi borcundan daha fazla tutarı takip konusu yapmakla kötü niyetli olduğundan haksız talep ettiği ...-TL üzerinden banka aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, A-Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip dosyası yönünden; 1-Davanın kabulü ile davacıların bu takip dosyasından ötürü davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, 2-İİK72/5 maddesi uyarınca takip konusu alacak olan ...-TL'nin takdiren %20'si oranında hesaplanan ...-TL tazminatın davalıdan alınarak davacı ... ...'a verilmesine, B-Antalya ... İcra Müdürlğü'nün ... Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip dosyası yönünden; 1-Davacı ...'ın asıl alacağın ...-TL'lik kısmında ve işlemiş faizin de tamamından olmak üzere toplam alacağın ...-TL'lik kısmında borçlu bulunmadığının tespitine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK 72/5 maddesi uyarınca haksız talep edildiği anlaşılan ...-TL'nin takdiren %20'si oranında hesaplanan ...-TL tazminatın davalıdan alınıp davacı ...'a verilmesine, C-Alınması gerekli ....-TL harçtan (toplam dava değeri ... TL, kabul miktarı ... TL), peşin olarak alınan ....-TL ile tamamlama harcı olarak alınan ...-TL olmak üzere toplam ...-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın davalıdan ALINMASINA, D-Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı ...-TL, tebligat gideri ...-TL, müzekkere gideri ...-TL, bilirkişi ücreti ...-TL, olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderlerinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ...-TL ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ...-TL olmak üzere toplam ....-TL'nin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, fazlasının davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, E-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin; ... TL'sinin davacı ...'a, ... TL'sinin davacı ... ...'a verilmek üzere davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, F-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/10/2019
Katip ... (E-İmzalıdır)
Hakim ... (E-İmzalıdır)