İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1034 E. 2018/778 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1034
Karar No
2018/778
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1034 KARAR NO : 2018/778 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/09/2018 KARAR TARİHİ : 12/09/2018 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HMK 320 maddesi uyarınca dosya ele alındı. Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ;Sürücü ..., müvekkil şirket nezdinde sigortalı bulunan ve ...'e ait olan... plakalı araç ile seyir halinde iken Silifke Mersin istikametine seyir halindeki dava dışı... idaresindeki ...plakalı araca çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza, ağır hasarlı şekilde neticelenmiş olup kaza, sürücü ...'ın gerek poliçe şartlarına gerekse Karayolları Trafik Kanunu'na (KTK) aykırı olarak alkollü araç kullanması nedeniyle gerçekleştiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 2.5. maddesinin 5. Paragrafının (c) bendi gereğince "Aracın alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" sigortalıya başlıca rücu nedeni olup kaza tespit tutanağına göre davalı kaza sırasında yasal sınır olan 0,50 promil üzerinde alkollü olduğu, sürücü ..., Müvekkil Şirket nezdinde sigortalı bulunan ve ...'e ait olan ... plakalı araç ile seyir halinde iken Silifke Mersin istikametine seyir halindeki dava dışı... idaresindeki...plakalı araca çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, müvekkil şirketin dava dışı...'e ödemiş olduğu tutarın tahsili için araç sahibi ... ve ...'a rücu hakkı doğduğunu, araç sahibi sürücünün doğan zararlardan sorumlu olduğu, müvekkil şirket tarafından davalılar aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, davalı-borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı-borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen orandaki faizi ile ödemesine, davalı-borçlu aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, 23/11/2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda dava dışı ...'e davacı ... Sigorta AŞ tarafından ödenen 29.350,00TL'nin ZMMS poliçesi kapsamında rücuen davalıdan tahsiline yöneliktir. 23/11/2017 tarihinde meydana gelen kazada davalıya ait ... plakalı aracı kullanan dava dışı sürücü ...'ın kazanın oluşunda % 100 kusurlu olduğu ve alkollü olduğunun ileri sürüldüğü, aracın davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi düzenlendiği anlaşılmıştır. Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının 22/03/1944 tarih E.37, K.9, RG.03/07/1944 sayılı kararında " sigortacının sorumlu olduğu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalısı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur. " şeklindedir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da tüketiciyi ; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, tüketici işlemini ise , mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta , vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşemeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi olarak, tanımladığı görülmüştür. Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. ( 6502 sayılı yasa m.73 ) Davacı işletenin yerine geçerek eldeki davayı açmıştır. İşleten, eldeki davayı açmış olsaydı poliçeye dayanarak tüketici mahkemesinde davayı açması gerekecekti. Dolayısıyla, halefiyet yoluyla işletenin yerine geçen sürücününde tüketici mahkemesinde davayı açması gerekir. Görüldüğü üzere, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyle mesleki veya ticari amaçla hareket etmeyen ( tüketici ) kişi arasında " sigortacılık " sözleşmesi ve buna dayalı hukuki işlem tüketici işlemi niteliğindedir. Dolayısıyla 6502 sayılı kanunun 3/k -1, 4/3, 73/1 ve 83/1 maddeleri uyarınca tüketici işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakma görevi mahkememize ait olmayıp tüketici mahkemelerine aittir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle: 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemesi olduğuna, karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise, kararın kesinleştiği tarihte; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde, dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, süresinde başvurulmaz ise davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğine, 3-Yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-Gerekçeli kararın, davacı vekili ve davalıya tebliğine, Dair, gerekçeli kararın davacı vekili ile davalıya tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf- temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 12/09/2018 Katip ... E imza

Hakim... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1034, K. 2018/778, T. 12.09.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1034-e-2018-778-k-74d1324d4347