İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/989 E. 2018/22 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/989
- Karar No
- 2018/22
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI KARAR
ESAS NO : KARAR NO :
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ :
DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 27/07/2017 KARAR TARİHİ : 10/01/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili dava dilekçesinde ; davacı şirketin haddehane ve çelikhane birimlerinin olduğunu, bu birimlerde yüksek miktarlı elektrik tüketimi ve üretimi yapıldığını, davalının ise EPDK'dan lisanslı toptan ve perakende elektrik tedarik şirketi olduğunu, davacının Nisan 2016 tarihinde elektrik tedariki için ihale açtığını, bu ihaleyi davalı firmanın aldığını ve 30/04/2017 tarihne kadar 1 yıl süreyle sabit fiyat ile davacıya elektrik sağlama yükümlülüğü altına girdiğini, davacı şirketin davalı tarafından düzenlenen bütün faturaları eksiksiz ödediğini ve sözleşmeden doğan tüm edimlerini tam olarak yerine getirdiğini, ancak davalının 12/12/2016 ve 13/12/2016 tarihli yazıları ile taraflar arasındaki akdedilen sözleşmeye aykırı bir şekilde fiyat artışı talep ettiğini, davacının buna karşılık mevcut sözleşme şartları ile devam edeceğini bildirdiği, en son 27/01/2017 tarihli yazı ile davalı şirketin sözleşmeyi fesh edeceğini bildirdiğini, bu bildirime karşılık davacı şirketin noter aracılığıyla davalı şirkete cevap verdiği ve enerji tedarikinin sözleşme şartlarına uygun olarak yapılmasının istendiğini bildirdiğini, davalının sözleşme kapsamında enerji tedariki devam etmekte iken haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde sözleşmeye aykırı davranışlar ile sözleşmeyi feshederek şirketin fabrikasının üretim hatlarının yer aldığı haddehane ve çelikhane birimlerinin davalıdan elektrik tedarik edemez hale geldiğini ve ciddi anlamda zarara uğradığını, davalının sözleşmeye aykırı ve haksız olarak sözleşmeyi tek taraflı feshi nedeniyle davacı şirketin 2017 şubat ayında portföyüne düştüğü görevli tedarik şirketi olan OSB Bosen'e KDV dahil fazladan 272.783,16 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu zararın tahsili için Bursa 10.İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının icra takibine itirazı nedeniyle takibin durduğunu ve itirazın iptali davasının açıldığını, davalı tarafa sözleşme nedeniyle verilen teminat mektubunun iade edilmemesi sebebiyle davalı hakkında menfi tespit davasının açıldığını, davalı tarafın haksız ve hukuksuz olarak sözleşmeye aykırı biçimdeki fiyat artış talebi ve akabindeki tek taraflı sözleşmeyi fesh etmesinin haksız olduğu hususunda davalı şirkete EPDK tarafından uyarılarda yapıldığını, ancak davalı şirketin bu uyarıları da dikkate almadığını, davalının sözleşmeye ve hukuka aykırı bir biçimde sözleşmeyi feshetmesi ve davacı şirketi portföyünden çıkarması nedeniyle 2017 yılı mart ve nisan aylarında toplam 689.770,45 TL zarara uğradıklarını, bu zararın fatura ödeme günlerinden itibaren uygulanacak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin davaya karşı sunduğu cevap dilekçesinde, davalı şirketin taraflar arasındaki enerji tedarik sözleşmesi ile davacıya elektrik tedarikinde bulunduğunu, dolardaki artış ve piyasadaki şartlar nedeniyle 01/01/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere sabit birim fiyatının minimum seviyede tutarak davacı şirketin haklarına zarar vermeyecek şekilde uyarlanması gerektiğini belirtmiş ve enerji tedarikini 0,169 TL+25 TL üstü yekdem ile gerçekleştirmek zorunda kalındığını, davacı şirkete sabit fiyat üzerinden alternatifli tekliflerin sunulduğunu, ancak davacı şirketçe bu tekliflerin kabul edilmediğini, bu nedenle davacı şirketin müşteri portföyünden çıkarılmak zorunda kalındığını, davalı şirketin sözleşmenin 8.maddesi ile kendisine tanınan yetkiye dayanarak sözleşmeyi feshettiğini, feshin haklı olduğunu, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davacı vekili 10/01/2018 tarihli oturumdaki beyanlarında, davadan feragat ettiklerini, davanın feragat reddine karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir. Davalı vekili aynı tarihli oturumdaki beyanında, davacı tarafın feragat beyanına bir diyeceklerinin olmadığını, kendilerinin de yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini imzalı beyanı ile bildirmiştir. Dava açıldıktan sonra davadan feragat edilebilir. Davadan feragat, iki taraftan birinin (davacının) talep sonucundan vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur.(HMK m.311) Davacının davasından (tamamen) feragat etmesi üzerine, mahkeme, davanın feragat nedeniyle reddine kararını verir. Açıklanan yasal ve hukuksal olgu göz önüne alınarak, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 35,90 TL harcın peşin alınan 11.779,56 TL'den mahsubu ile artan 11.743,66 TL harcın karar kesinleştikten ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davacı vekili ve davalı vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4- Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, anlatıldı. 10/01/2018
Başkan
Üye
Üye
Katip