İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/840 E. 2018/1346 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/840
Karar No
2018/1346
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/840 Esas

KARAR NO : 2018/1346

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 27/08/2012

KARAR TARİHİ : 22/11/2018

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 11/08/2011 tarihinde ... İlçesi ... beldesinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın davacıların oğlu ...' yı ezmesi sonucu öldüğünü, araç sürüsünün asli kusurlu bulunduğunu, aracın davalı sigorta şirketinin ... poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine poliçe doğrultusunda tazminat ödenmesi hususunda müracaatta bulunduklarını ancak sonuçsuz kaldığını, meydana gelen trafik kazası sonucunda çocuklarını kaybeden davacıların onun gelecekteki desteğinden yoksun kaldıklarını, psikolojik çöküntünün üstesinden gelemediklerini, müvekkillerinin maddi ve manevi zararının bir nebze karşılanabilmesi için iş bu davayı açtıklarını, müvekkillerinin çocuklarının ölümü nedeniyle cenaze ve defin masrafı olarak 1.000,00-TL ödediklerini, müvekkillerinin ekonomik durumlarının kötü olduğunu, anne ... için 10.000,00-TL, baba ... için 10.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş bu dava nedeniyle İzmir Mahkemelerinin yetkili olmadığını, kendilerinin ikamet adreslerinin İstanbul olması nedeniyle İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, esas yönünden de kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacıların haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin sorumluluğunun 2.780,51 TL yi geçmediğini, bu nedenle davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :

Dava, işletenin hukuki sorumluluğunu üzerine alan ZMSS sigortacısı aleyhine açılmış trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK'nun 6/1.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.

Haksız fiilden doğan davalarda yetki kuralını düzenleyen 16. maddesi ise; “ (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.”şeklindedir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Ne var ki yasanın ilgili maddelerinde bölge müdürlüğünün yetkili olduğu yönünde bir düzenlenme bulunmamaktadır. Kanunda bulunmayan bir düzenleme de yorum yolu ile genişletilemez. Bu durumda 6100 sayılı HMK’nın 7. maddesi hükmü uyarınca, bölge müdürlüklerin bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili mahkeme olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... Esas ... Karar, Ankara Bam .... Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar)

Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir, (aynı yönde Yargıtay ....Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih ... Esas ... Karar)

Kazanın ... ili ... İlçesinde meydana geldiği, davacıların ... İlçesinde ikamet ettikleri ve dava dilekçesinde de açıkça gösterildiği üzere davalının ikamet adresinin de ... olduğu, sigorta poliçesinin de ... düzenlendiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davanın açılmasında dayanılan hususun, davalı sigorta şirketinin İzmir'de bölge müdürlüğünün bulunması olduğu, bölge müdürlüklerinin hukuki statüsü kapsamında yetkiye esas alınacak bir tüzel kişiliğinin ve yasada düzenlenmiş bölge müdürlüğü esasına göre bir yetki kaydının bulunmadığı hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde açıktır. Nitekim Yargıtay ....Hukuk Dairesi'nin 06/03/2003 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle; "Sigorta şirketlerinin bölge müdürlüklerinin tüzel kişiliği yoktur ve şube olarak işlem göremezler. Bu nedenle açılmış veya açılacak bir davada husumet ehliyetleri yoktur." Aynı Daire'nin 09/10/2000 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında ise "Şubenin bulunduğu yerde dava açılabilmesi için, işlemin şube işleminden kaynaklanması gerekir. Trafik kazasına karışan aracın şubeye ait olduğu iddia edilmemiş ve davada genel müdürlük hasım gösterilmiş ise şubenin bulunduğu yerde dava açılamaz." şeklinde içtihatları mevcut olup davalı tarafın süresi içerisinde ileri sürdüğü yetki itirazının yerinde olduğu görülmekle bu itirazın kabulü ile davacının kanunen belirlenen yetkili mahkemelerden hiçbirinde dava açmadığı, bu nedenle seçim hakkının davalıya geçtiğinden, davalının seçtiği yer olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

1-Davacıların davasının mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine,

2-Yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna,

3-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,

4-İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden yargı yerinin belirlenmesi için HMK 21-C maddesi uyarınca dosyanın yetkili mahkemenin belirlenmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin ... Hukuk Dairesine gönderilmesine,

5-Yargılama giderinin, harç ve vakalet ücretinin yetkili mahkemece belirlenmesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 22/11/2018

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/840, K. 2018/1346, T. 22.11.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-840-e-2018-1346-k-78bfacffcd62