İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/821 E. 2018/1315 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/821
- Karar No
- 2018/1315
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/821
KARAR NO : 2018/1315
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 26/07/2017
KARAR TARİHİ : 16/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parselin ... hissesini almak için bankanın ... Şubesinden kredi talebinde bulunduğunu, kredinin hazırlandığı, şirket yetkilileri tarafından gerekli imzaların atıldığını, davalı banka tarafından satış dışı parselin 1/3 hisse sahibinin ipotek kurulmasına muvafakatinin talep edildiğini, daha sonra 1/3 hisse malikinin sözleşmeye müteselsil kefil sıfatı ile imza atması şekline dönüştürüldüğünü, bankanın ipotek tesis edebilmesi için tapunun beyanlar hanesine yazılı ... zilyedindedir şerhinin kaldırılması istenildiğini, bu şerhin kaldırılmasının uzun yasal süreci gerektirmesi nedeniyle şirket taşınmazı satın almaktan vazgeçtiğini, banka tarafından şirket yetkilisi aranarak gecikmiş kredi faiz ödemesinin yapılması talep edidiğini, şirket yetkilisi kredi kullanılmadığını bir yanlık olduğunu beyan etmiş ise de banka müdürü şirket yetkililerine müvekkili ... şirketine 2.000.000,00 TL kredi kullandırıldığını kredinin 3 aydan bu yana şirket hesabında yattığını bu nedenle bankalarına faiz borcu olduğunu ifade ettiğini, şirket yetkililerinin alınacak taşınmaz hissesinin ipotek edilmesi ile kredi kullanılacağını ipotek yapılmadan kredi tahsisinin nasıl yapıldığının kendi tasarrfuflarına sunulmayan paranın nasıl faizini talep ettiklerini, kredi tahsisinden neden haberdar olmadıklarını sorduklarını, tasarruflarına sunulmayan paranın faizinin talep edilemeyeceğini ileri sürerek, sonuç olarak; davalı bankanın müvekkili şirkete gönderdiği ihtara verdiği cevapta tanıladığı 20/02/2017 tarihli genel kredi teminat sözlmeşmesine dayalı olarak kullandırdığını iddia ettiği krediden ayrıca müvekkili şirketten istenilen 102.500,00 TL faizden de borçlu olmadığının, davalı bankandan kredi kullanmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; müvekkili banka ile davacı yan ile varılan mutabakat çerçevesinde 2.000.000,00 TL limitli taksitli ticari kredi tahsisine karar verildiğini, ilgili belgeler düzenlenerek imzalandığını, 21/02/2017 tarihinde 2.000.000,00 TL tutarında taksitli ticari kredi açıldığını, tahsis koşulu olan ipotek tesisine dek bu tutarın davacı yanca imzalanan mevduat rehin sözleşmesine istinaden bloke altına alındığını, bankaca yapılan işlemler yasal mevzuata taraflar arasındaki sözleşme ve banka düzenlemelerine uygun olduğunu, davacı şirket banka lehine 1. dereceden %50 marjlı ipotek tesisine ilişkin teminat koşulunu yerine getirmediğinden, kredi davacı şirketin serbest kullanımına bırakıldığını, kullandırım koşulları içerisinde satın alınacak arsa üzerinde 1. derecede 3.500.000,00 TL limiti tesisi yer aldığını, ipoteğin tesisine muteakiben 2.000.000,00 TL'nin bildirilen satıcı hesaplarına ödeneceğine dair bankacak davacı yana yazılar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin kurulup kurulmadığı, kredi bedelinin davacının tasarrufuna geçip geçmediği, kredinin davacıya tahsis edilmesinden kaynaklı davalının faiz ve diğer alacak hakkı doğup doğmadığı, krediden ve fer'ilerinden dolayı davacının borçlu olup olmadığı noktalarından toplanmaktadır.
Dava; İİK'nın 72. maddesi gereğince açılmış menfi tespit davasıdır.
Banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin sunmuş olduğu 13/08/2018 havale tarihli raporda özetle; davalı banka tarafından davacı şirkete 20/02/2017 düzenleme tarihli 3.000.000,00 TL genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalatıldığını, sözleşmeyi dava dışı ..., ..., ... Şti., ... Şti., ..., ... Şti. müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ayrıca 2.000.000,00 TL ile ilgili ödeme planı düzenlenerek imzalandığını, ancak ipotek edilecek taşınmazın tapu kaydında şerh bulunması nedeniyle ipotek tesisinin gerçekleştirilemediğini, bankacılık mevzuatı gereği kredinin kullandırılabilmesi için kredi kullandırım şartlarının yerine getirilmesi esas olup, şartların yerine getirilmemesi halinde kredi kullandırılmayıp iptal edilmesi gerekirken, davalı banka kredinin kullandırma şartlarındaki ipotek tesisi yerine getirilmeden 2.000.000,00 TL kredi tutarını davacı şirketin hesabına aktardığını, aktarılan tutar davacının tasarrufuna açılmadığını, aktarılan kredi tutarı üzerine bloke konulduğunu, kısaca davalı banka tarafından yapılan işlemler bankacılık teammüllerine ve banka mevzuatına uygun olmadığını, davalı bankanın kredi ile ilgili olarak 102.500,00 TL faiz talebinde bulunamayacağını belirlemiştir.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Bankadan aldığı kredi ile borçlanan kredi müşterisinin borçlanma koşulları kredi sözleşmesiyle saptanacağı, kredi sözleşmesinin yapılmış olması kredi müşterisinin bankaya borçlanmış olduğunun kabulünü gerektirmeyeceği, kredi sözleşmesi yapılmış olmasına rağmen, kredi müşterisi tarafından bankadan kredi kullanımış olmadıkça borç doğmayacağı, bu nedenle kredi borçlusunun bankaya karşı borcunu inkarı halinde alacağın varlığının kanıtlanması için kredi sözleşmesi yeterli olmayıp banka tarafından kredi borçlusuna yapılan ödemelerle ilgili ve borçlunun imzasını taşıyan tediye fişleri veya çek yahut diğer belgelerler kanıtlaması gerekeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olayda; davacı ... Şti. ile davalı bankanın ... Şubesi arasında 20/02/2017 düzenleme tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından kredinin teminatı olarak dava dışı taşınmazın gösterildiği, taşınmazın tapu kayıtlarının banka lehine verilmesi gereken gerekli teminat koşulları oluşmadığından kredinin serbest kullanıma bırakılamadığı ve krediye bloke konulduğu, başka bir ifade ile; taraflar arasında kredi sözleşmesi yapılmış ancak, teminat şartları oluşmadığından bahisle, kredi tutarı davacı kullanımı ve tasarrufuna açılmadığı dolayısıyla taraflar arasında 20/02/2017 tarihinde imzalanan ... numaralı ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ve fer'ilerinden dolayı davacıya sorumluluk düşmeyeceğinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Her ne kadar davacı vekili, 102.500,00 TL faiz borcundan borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de; faiz borcu sözleşmenin fer'isi olup, sözleşmenin içerisinde olduğundan, ayrıca talep ile ilgili hüküm kurulması cihetine gidilmemiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın kabulü ile, taraflar arasında 20/02/2017 tarihinde imzalanan ... numaralı, 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ve fer'ilerinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.750,45 TL harcın alınması gerekli 7.001,77 TL nispi harca mahsubu ile eksik kalan 5.251,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan harç gideri 1.750,45 TL, 14 posta ve tebligat gideri 189,60-TL, bilirkişi ücreti 600,00-TL olmak üzere toplam 2.540,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi 10.950,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın davacıya ödenmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararının taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf- temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/11/2018
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı