İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/808 E. 2015/35433 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/808
- Karar No
- 2015/35433
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/998 Esas - 2022/1041 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/998 Esas KARAR NO : 2022/1041 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- ... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/12/2021 KARAR TARİHİ : 15/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için müvekkili kuruma müracaat ettiğini, işçi ile yapılan anlaşma sonucu kıdem ve ihbar tazminatının işçiye müvekkili kurumca ödendiğini, davalı şirketler nezdinde çalışan dava dışı ... için 23/08/2019 tarihinde 5.435,59 TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalı şirketlerce herhangi bir bedel ödenmemesi sebebiyle ödenen işçilik alacağından davalıların sorumluluğuna düşen 5.435,59 TL'nin rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum ile müvekkil şirket, 4734 Sayılı kanun uyarınca kamu ihalesi ile davacı kurumun alt işverenliğini üstlendiğini, müvekkili şirket ile davacı kurum arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinde de işçilere üst işveren tarafından ödenecek tazminatlardan dolayı alt işverene rücu edileceğine ilişkin bir madde bulunmadığını, davacı kurumun işçiye ödenecek kıdem tazminatından tek başına sorumlu olduğunu, öncelikle İş Kanunu 112. maddesi uyarınca davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise Yargıtay Kararları ışığında taraflar arasında düzenlenen hizmet alış sözleşmesinde ve genel şartnamede işçiye ödenen işçilik alacağına dair rücu hakkı konusunda düzenleme olmadığından içtihatlara uygun olarak dava dışı işçinin müvekkili şirkette çalıştığı süre ile sınırlı olarak bilirkişi münasebetiyle hesaplanan miktarın yarısının rücu edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete karşı açılan davanın tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ... isimli işçiye ... tarafından ödenen tazminatın müvekkili şirkete rucü edilmesi Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2017/808 E. ve 2019/9507 SAYILI karar gereği işçiye ödenen tazminatın alt işveren olan şirket yada şirketlerden tahsilinin mümkün olmadığını, fesih gerçekleşmeden müvekkilinin devam eden sözleşmesi olmasına rağmen 24 ARALIK 2017 tarihli KHK ile kadroya geçen işçilerin sözleşmesinin asıl iş veren olan davacı tarafından haksız fesih ile feshedildiğini, KHK ile içeriğinde çağrı merkezi ve buna benzer diğer bazı iş bölümlerindeki çalışan kişiler KHK kapsamı dışında bırakılmasına rağmen .. tarafından müvekkili şirkete hak ediş ödemeleri yapılmadığını, müvekkili şirketin mağdur edildiğini, KHK kapsamında yer almamasına rağmen işçi ... ile beraber 35 kişi çağrı merkezinde çalışmasına rağmen tek taraflı olarak müvekkili şirket ile olan sözleşmesinin feshedildiğini, ASKİ ile yapılan sözleşmenin bitim tarihinin 23/04/2019 olmasına rağmen 31/03/2018 de KHK kapsamında olmayan 36 kişinin kadroya geçirildiğini, haksız fesih ile alt işveren olan müvekkkili şirkette çalışan işçilerin aski tarafından ödenen tazminatların müvekkili şirketten istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA USULÜ : Öncelikle 15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile ve son olarak 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, mahkememizde açılan 5.435,59 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işçilik tazminatı ödemesi sebebiyle davalılardan rucüen alacaklı olup olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususunda toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Dava konusu alacak talebi hakkında bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi 'in 09/09/2022 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın ödeme tarihinden itibaren faizin başlaması gerektiğini iddia ettiğini, ancak dosya içerisinde davalılara ihtar gönderilmediği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde işçinin kıdem tazminatından davacının sorumlu olacağına dair açıklamanın yer almadığını, bundan dolayı davalıların dönemine isabet eden miktarların ... Ltd'den 1.500,14 TL , ... Ltd. Şti.'den 584,47 TL, ... Ltd.'den 3.350,98 TL tamamının rücu edilebileceğini rapor etmiştir. Davacı vekili ile davalı ... Turizm..Ltd.Şti. vekilinin işbu hesap raporuna ayrı ayrı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuş oldukları, bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora karşı yapılan itirazların reddedildiği anlaşıldı. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler'' rücu davalarında hükme esas alınamaz. Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Asıl işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. (Bkz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 03.12.2015 tarih, 2014/38758 E., 2015/35433 K.) Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; aslolan işçiyi çalıştıran alt işverenin işçilik haklarını işçiye ödemiş olmasıdır. Ancak işçi ödenmemiş işçilik alacaklarını alt işveren ile birlikte üst işverenden de talep edilebilir. Alt işverenin ödemediği işçilik alacaklarını ödeyen üst işveren, işçiye ödediği miktarla sınırlı olmak üzere, alt işverenlere rücu edebilir. Rücu miktarı alt işverenler bakımından ayrı ayrı tespit edilmelidir. Bu rücu işçinin çalıştığı dönem ve bu döneme tekabül eden ve işçiye ödenen ücretle sınırlıdır. Olayımızda alt işverenlerin işçiye işçilik alacaklarını ödemedikleri ve bu meblağın üst işveren tarafından ödendiği tartışmasızdır. Üst işveren konumunda olan davacı işçiye ödediği meblağın alt işverenden tahsilini talep etmektedir. Hukuki problem davacı üst işverenin alt işverenler yerine ödediği miktarın tespiti ve hangi tarihten itibaren faiz isteyebileceği konusunda toplanmaktadır. Dava dilekçesinde işçiye yapılan ödemelerden toplam 5.435,59 TL'sinden davacının sorumlu olmadığı, bu meblağdan davalıların sorumlu olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporda, davacının talebine göre oranlama yapılarak davalı ... Ltd'den 1.500,14 TL , ... Ltd. Şti.'den 584,47 TL, ... Ltd.'den 3.350,98 TL ile sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bu rapor mahkememizce karar vermek için yeterli görülmüştür. Bu şartlarda, davalı ... Ltd'den 1.500,14 TL tahsili ile 23/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... Ltd. Şti.'den 584,47 TL tahsili ile 23/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... Ltd.'den 3.350,98 TL tahsili ile 23/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: 1-DAVANIN KABULÜ İLE, a) 1.500,14 TL'nin 23/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı ... Ltd.'den alınarak davacıya verilmesine, b) 584,47 TL'nin 23/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, c) 3.350,98 TL'nin 23/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı ... Ltd.'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 371,29 TL karar ve ilam harcından, 92,83 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 278,46 TL harcın davalılardan (bu miktarın 228,90 TL'sinden ... ... İnşaat Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, 102,47 TL'sinden ... Bil. .... Tur. Sağlık Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 39,92 TL'sinden ... Proje İnşaat Otomotiv Turizm Temizlik A.Ş'nin sorumlu tutulmasına,) tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan (bu miktarın 838,43 TL'sinden ... ... İnşaat Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, 375,33 TL'sinden ... Bil. .... Tur. Sağlık Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 146,24 TL'sinden ... Proje İnşaat Otomotiv Turizm Temizlik A.Ş'nin sorumlu tutulmasına,) alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.435,59 vekalet ücretinin davalılardan (bu miktarın 3.350,98 TL'sinden ... ... İnşaat Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, 1.500,14 TL'sinden ... Bil. .... Tur. Sağlık Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 584,47 TL'sinden ... Proje İnşaat Otomotiv Turizm Temizlik A.Ş'nin sorumlu tutulmasına,) alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 92,83 TL peşin harcın davalı ... ... İnşaat Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından harcaması yapılan 20 tebligat gideri 464,00 TL, 1 müzekkere gideri 0,75 TL, bilirkişi ücreti 750,00 TL, başvuru harcı 59,30 TL, olmak üzere toplam 1.274,05 TL yargılama giderinin davalılardan (bu miktarın 785,44 TL'sinden ... ... İnşaat Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, 351,62 TL'sinden ... Bil. .... Tur. Sağlık Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 136,99 TL'sinden ... Proje İnşaat Otomotiv Turizm Temizlik A.Ş'nin sorumlu tutulmasına,) alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar yönünden kesin olmak üzere karar verilerek taraflara açıkça okunup anlatıldı. Katip ¸ Hakim ¸ **Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **