İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/795 E. 2018/788 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/795
Karar No
2018/788
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/795 Esas - 2018/788 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/795 KARAR NO : 2018/788

HAKİM : Mahir KAYA 101261 KATİP : Demet HACIEMİNOĞLU 182992

DAVACI : ... VEKİLLERİ :... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 13/10/2017 KARAR TARİHİ : 20/11/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/12/2018 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı bankanın ... ... Şubesinden 04.11.2010 tarihinde 60 ay vadeli 5.000.000,00 TL kredi kullanıldığını, iş bu davada ihlal döneminde müvekkilin satın almış olduğu krediyi kullanmış olması sebebiyle söz konusu ihlal nedeniyle serbest rekabet ortamında ödeyeceğinden daha yüksek faiz ödemek zorunda kalarak zarara uğradığını, davalı tarafın ihlali gerçekleştirdiği Rekabet Kurulu kararı ile sabit olduğundan, uğranılan zararın üç katı tutarı, zarar başlangıcından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan iş bu maddi tazminat davası ile tazminine hükmedilmesini, Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarih,13-13/198-100 sayılı kararına dayanılarak, davalının da içinde bulunduğu toplam 12 bankanın oluşturduğu kartelin yol açtığı rekabet ihlalinden kaynaklanan ve müvekkilin uğradığı zararın tespit edilmesi, 4057 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 57. ve 58. maddesine dayanılarak tespit edilen fazlaya ilişkin hak ve alacakları ile dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL zararın gerçek miktarının hesaplanması ve RKHK(nın 58. maddesi uyarınca belirlenen bu zararın üç katı tutarındaki alacağın zarar tarihi olan 04.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tazmini ve yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA :Davalı ... T.A.Ş cevap dilekçesinden özetle, müvekkil hakkında açılan davanın genel yetki kuralı çerçevesinde, müvekkil bankanın Genel Müdürlüğü’nün bulunduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiği, bu nedenle davanın kesin yetki kuralı kapsamında yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davaya konu edilen kredinin kullandırım tarihleri ve davacının zarardan haberdar olduğu tarih dikkate alındığında 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, Rekabet Kurumu’nun 08.03.2013 tarih 13-12/198-100 sayılı kararı hakkındaki hukuki sürecin halen devam ettiğini, bu nedenle öncelikle Rekabet Kurulu Kararının bekletici mesele yapılmasını,davacının zararının söz konusu olmadığını, Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararı hakkındaki yargılama süreci sona erdiğinde, açıklayıcı ve tamamlayıcı delil ve beyan sunma haklarının saklı tutulmasına, usul ve esasa ilişkin savunmaları doğrultusunda davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : 1-02/07/2018 Tarihli Bilirkişi Raporu İncelendiğinde; Davalının rekabeti ihlal edici davranışları olmakla beraber dava konusu olan ticari kredilere ilişkin herhangi bir tespite rastlanılmadığı, davalının bireysel ürünler ile ilgili olarak centilmenlik anlaşması tarafı olduğu tespiti yapılmış olup ticari krediler ile ilgili bir tespitinin bulunmadığı, rekabet kurulu kararında bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz oranı belirledikleri tespit edilen kredilerin tüketici kredisi olduğu, ticari kredileri kapsamadığı kanaatine varılmış olup, Danıştay 13. Dairesinin kararında da davalının ihlalde bulunduğu ürünlerin bireysel ürünler olduğu ticari krediler ile ilgili bir ihlal tespiti bulunmadığı, davacının kullandığı kredilerin ticari krediler olması sebebi ile davacı şirketin zarara uğradığına yönelik bulguya rastlanılmadığı, davacının iş bu ticari krediler yönünden de herhangi bir zararının söz konusu olmadığı kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. 2-04/11/2010 tarihli Kredi Sözleşmesinin bir örneği, 3-Ankara 2.İdare Mahkemesinin 2014/137 Esas, 2014/1393 Karar sayılı dosyasının bir örneği, 4-Tüm dosya kapsamı ve sair belgeler KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE: Dava, Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarihli kararı sebebi ile davacının davalı bankadan kullandığı kredi kapsamında uğradığı zararın tazminine ilişkin açılmış tazminat davasıdır. Tüm dosya kapsamından, Davacının davalı bankanın ... ... Şubesinden 04.11.2010 tarihinde 60 ay vadeli 5.000.000,00 TL kredi kullanıldığı, iş bu davada ihlal döneminde müvekkilin satın almış olduğu krediyi kullanmış olması sebebiyle söz konusu ihlal nedeniyle serbest rekabet ortamında ödeyeceğinden daha yüksek faiz ödemek zorunda kalarak zarara uğradığı, davalı tarafın ihlali gerçekleştirdiği Rekabet Kurulu kararı ile sabit olduğundan, uğranılan zararın üç katı tutarı, zarar başlangıcından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan iş bu maddi tazminat davası ile tazminine hükmedilmesine, Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarih,13-13/198-100 sayılı kararına dayanılarak, davalının da içinde bulunduğu toplam 12 bankanın oluşturduğu kartelin yol açtığı rekabet ihlalinden kaynaklanan ve müvekkilin uğradığı zararın tespit edilmesi, 4057 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 57. ve 58. maddesine dayanılarak tespit edilen fazlaya ilişkin hak ve alacakları ile dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL zararın gerçek miktarının hesaplanması ve RKHK(nın 58. maddesi uyarınca belirlenen bu zararın üç katı tutarındaki alacağın zarar tarihi olan 04.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ilişkin açılmış dava olduğu anlaşılmıştır. Dava ve cevap dilekçelerine göre dosyadaki uyuşmazlık Rekabet kurulunun 08/03/2013 tarihli kararı sebebi ile davacının davalı bankadan kullanmış olduğu kredinin faizinin kötüye kullanılmış olmasının belirlenmiş olması ve bundan dolayı davalı tarafın uğramış olduğu zararın tazmini noktalarında toplanmıştır. Davalı ... davacının kullanmış olduğu krediye ilişkin ayrıntılı hesap dökümü ve kredi sözleşmelerinin örnekleri celp edilmiştir. Davaya konu tarihlerdeki kredilere uygulanan faiz oranları ile bu oranların neye göre belirlendiği ve bankaların merkez bankasınca belirlenen faiz oranlarına uyma zorunluluğu olup olmadığı hususunda Merkez Bankasına müzekkere yazıldığı müzekkereye cevap verildiği görülmüştür. Davanın dayanağını oluşturan Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararı incelendiğinde aralarında davalı bankanında yer aldığı bankaların 11/10/2007- 16/06/2008 ve 23/07/2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine yönelik fiyat tespit etmek amacıyla uzlaşma tesis ettikleri ve uzlaşma kapsamında gerçekleştirdikleri anlaşma veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesini ihlal ettikleri bu sebeple aynı yasanın 16. maddesine istinaden kararda geçen 12 bankaya idari para cezası verildiği anlaşılmaktadır. Davalı banka anılan kararın iptali için İdari Yargı'da dava açmış, Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 2014/137 Esas 2014/139 Karar sayılı ilamıyla dava reddedilmiş, temyiz üzerine Danıştay 13.HD'nin 2015/2974 Esas 2015/4612 Karar sayılı ilamıyla kararın onandığı ancak bu karara karşı karar düzeltme yoluna gidildiği, Danıştay 13.Daire Başkanlığı nezdinde 2016/4017 Esas sayılı dosyası halen devam ettiği, dolayısıyla İdari Yargı yönünden kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna davacı vekili süresi içerisinde itiraz ettiği, görülmüştür. Bilirkişi raporunda Rekabet Kurumu kararının davacının kullanmış olduğu ticari kredileri kapsamadığı hususunun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde ortaya konması hususu nazara alınarak raporun hükme esas alınmasına karar verilmiş olunup bu doğrultuda davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın usuli itirazlarının değerlendirilmesine gelince; HMK'nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Aynı yasanın 14. maddesine göre bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dava konusu kredilerin davalı bankanın ... şubesinden kullanıldığı anlaşılmakla, Mahkememizin yetkili olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı vekili, zamanaşımı definde de bulunmuştur. Dava konusu ile ilgili olarak özel bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Ancak eylem niteliği itibari ile haksız fiil olduğundan haksız fiilin tabi olduğu zamanaşımı süresine tabi olmalıdır. Buna göre tazminat davasının, dava tarihine göre TBK'nun 72. maddesi gereği zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde 10 yıl içinde açılması gerekmektedir. 10 yıllık zamanaşımı süresinin haksız fiilin sona erdiği tarihten itibaren yani 22/09/2011 tarihinden itibaren, iki yıllık sürenin ise Rekabet Kurumu'nun kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren başlaması gerekmektedir. Rekabet Kurumu'nun kararının henüz kesinleşmediği nazara alındığında dava tarihine göre 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı tespit edilmiş, davalı vekilinin esasa ilişkin diğer itirazları ise verilen karar niteliği nazara alınarak değerlendirilmemiştir. Her ne kadar İdari Yargı sürecinin kesinleşmediğinden bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de kararımızın gerekçesi nazara alındığında bekletici mesele yapılması gerekmemiş, bu şekilde davalı tarafın usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, Harçlar : Alınması gerekli 35,90 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 134,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Yargılama giderleri : a)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, b)Davalı tarafından yapılan 12,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, Vekalet ücretleri : Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine. Sair hususlar : a)Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. b)Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine.

Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe veya zabıt katibine sözlü beyanın tutanağa bağlanması suretiyle Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2018

Katip ...

Hakim ...

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/795, K. 2018/788, T. 20.11.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-795-e-2018-788-k-2d743fba4e52