İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/740 E. 2021/103 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/740
- Karar No
- 2021/103
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/740 Esas KARAR NO : 2021/103
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2017 KARAR TARİHİ : 16/02/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; irsaliyeli faturalara istinaden davalı karşı taraf müvekkilinden fatura içeriğinde belirtilen hizmet ve fiyatlarda görüleceği üzere kendisine ait makinenin servis ve bakımını talep etmiş ve görüşmeler sonucu talep edilen tüm mallar, bakım ve servis hizmetleri davalı tarafa faturalardan da anlaşılacağı üzere imza karşılığı teslim edildiğini, müvekkili davanın istediği makine servis ve bakım hizmetlerini mal ve malzemeleri teslim ettiğini ve tüm bu talep edilen mallar ve hizmetin faturalar düzenleyip davalıya gönderildiğini, hizmetlerle ilgili ...-TL teslim edildiğini, müvekkilinin hak yükümlüklerini yerine getirdiğini, karşı tarafın devamlı olarak ödemelerle ilgili problemler çıkarttığını, süresi içerisinde fatura içeriğine itiraz edilmediğini, davaya konu icra takibine konu fatura icra takibi yapılmadan önce davalı tarafa tbliğ eldiğini, davalı tarafça teslim alınmış olup, icra takibine kadar faturaya itiraz edilmediğini, itirazın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca davalı borçlunun dava konusu fatura kendisine teslim edilmediği yönünde de itiraz ve iddiada da bulunmadığını, itiraz etmemiş olmakla, faturaların kapsamı ve içeriğini kabul etmiş sayıldığını, Davalı borçlunun Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına takibin durmasına neden olan davalının alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacı müvekkilinin muaccel hale gelen alacağının teminatını teşkil etmesi açısından davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Davaya konu faturalar , "... ..." adındaki , iş makinalarına monte edilerek ... ... işinde kullanılan makinaya aittir. Bu makinanın arızasının giderilmesi için davacı yan ile anlaşılmış ve müvekkil şirkete arızanın giderildiği belirtilerek teslim edilmiştir.Makinanın tesliminden sonra arızanın giderilmediği davacı yana bildirilmesine rağmen ,kendileri hiçbir şekilde ayıplı ifalarının arkasında durmamış,tam tersine şirkete fatura ibraz etmişlerdir.Fatura ibrazından hemen sonra davacı şirketin yetkilileri aranmış, arızanın giderilmediği bu faturanın iade edileceği bildirilmiştir.Nitekim de fatura kendilerine iade edilmiştir.Bu görüşmeler sonrasında davacı şirketin yetkilileri arızayı gidereceklerini ifade etmelerine rağmen haksız ve mesnetsiz olarak önce ihtarname tebliği sonrasında icra takibi başlatıldığını, Müvekkilinin ... le iştigal ettiği için ... ... makinasının çalışmaması nedeniyle zarara uğradığını, makine aylarca atıl vaziyette kaldığını, davacı yan da Türk Ticaret Yasasının tabiri ile basiretli iş adamı gibi davranmadığı için sonuç itibariyle makina tamir edilmek zorunda olduğundan ... Şirketine yaptırılmak zorunda kalındığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket zarara uğratıldığını, Davacı yan ,alacağının tehlike altında olduğundan bahisle ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, davanın reddine,takibin iptaline, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tanığı ... Mahkememizce alınan beyanında: davacı şirkette teknisyen olarak çalıştığını, dava konusu araç arızalanmasaı sebebiyle davalı tarafça çalışmış olduğu atölyeye getirildiğini, aracın hidro motorunu, durmanlarını tamir ettiklerini, parçalarını müşterinin getirdiğini, o parçaları taktıklarını, atölyede davalıya ait olan araca yüklediklerini, aracı teslim ettiklerini, araç gittiğini, aracı kendilerinin teslim ettiğinde aracın çalışabilir ve kullanılabilir durumda olduğunu, herhangi bir sorunu olmadığını, aracı teslim ettikten 1 ay kadar sonra davalı aracı tekrar atölyeye getirdiklerini bir ses çıktığını söylediklerini, incelediklerinde dişlilerin değişmesi gerektiğini söylediklerini, beyan etmiştir. Davacı Tanığı ... mahkememizce alınan beyanında; davacı şirkette servis müdürü olarak çalıştığını, aynı zamanda şirket ortaklarından olduğunu, dava konusu araç geldiğinde çalışmadığını, dişlilerin, ... ... ve ... değişmesi gerektiğini davalı şirket yetkililerine söylediklerini, parçaların fiyatlarını söylediklerini, davalı şirket yetkililerinin fiyatı yüksek bulduklarını, kendileri bu kez hidro motor ve bilyaları getirdiğini, bilyaları taktıkları zaman bilyaların cihaz ile uyumlu olmadığını fark ettiklerini, bunu davalı şirket yetkililerine söylediklerini, karşı tarafın bilyaları temin etmelerini istediklerini, kendilerinin de orjinal bilyaları ve davalının getirdiği hidro motor'u taktıklarını, dişlilerin de değişmesi gerektiğiin şirket yetkilelerine söylemelerine rağmen bu dişlelerde devam edebileceklerini söylemesi üzerine makineyi topladıklarını ve çalışır vaziyette kendilerine teslim ettiklerini, davalı tarafın kendilerinin gönderdiği araca cihaz yüklendiğini fakat Tır'ın ...'yı çıkmadan cihazı düşürdüğünü bunu da hemen arkasından takip eden vinç gördüğünü ,bunun üzerine davalı şirket yetkililerini aradığını, cihazı getirmelerini ve kontrol etmek istediklerini, karşı tarafın biz kontrol ettik bir sıkıntı yok gideceğiz dediklerini ve gittiklerini daha sonra biz faturaya ilişkin alacaklarını isteyince alacaklarını ödemediklerini beyan etmiştir. Davacı tanığı ..., mahkememizce alınan beyanında; ... te ... olarak çalıştığını, davacı şirketin yetkililerinin çağırması üzerine atöllyelerinde bulunun bir cihazı tıra yüklediklerini, Tırın sahibinin kim olduğunu bilmediğini, tır yükledikten bir müddet sonra ... çıkışına doğru ... ... bölgesinde cihazın araçtan düştüğünü gördüğünü, hatta kendisinin yüklediği araç olduğunu görünce tır şöförüne yardımcı olamk için emniyet şeridinde dubaları aldığını daha sonrasında polis geldiğini bu durumu davacı şirketin yetkililerine de telefonla söylediğini beyan etmiştir. Davacı Tanığı ... talimat mahkemesince alınan beyanında; davacı şirkette 2017-2018 yıllarında makine mühendisi olarak çalıştığını, ... ve ... tarihli dış servis formundaki imzaların kendisine ait olduğunu, davalı şirket ... arıza nedeni ile tamir amaçlı getirdiğini, arızayı ustalar ile beraber tespit ettiğini, tamir için gerekli parçaları belirlediklerini, bir kısmını onların getirdiğini, bir kısmını kendilerinin temin ettiklerini, dişlilerin de değişmesi gerektiğini de söylediklerini, ancak pahalı olduğu ifade edilerek, dişlileri değiştirmeyip diğer arıza ile ilgili parçaları değiştirin dediklerini, talimat doğrultusunda dişlilerin haricinde kalan arızayı giderdiklerini, aracı kendilerine teslim ettiklerini, teslim ettiklerini araç arızası giderilmiş çalışır şekilde olduğunu, sonra olan biten hakkında bilgisi olmadığını beyan etmiştir. Davacı Tanığı ... talimat mahkemesince alınan beyanında; davacı şirkette 2012-2017 yılları arasında işçi olarak çalıştığını, davalı şirketin ... ... arızalı şekilde davacı şirketin atölyesinde geldiğini, kırıcının içini açtıklarında kırık ve değişecek malzemeleri tespit ettiklerini, kendilerinin belirlediği fiyatları davalı şirket fazla bulduğunu, bu nedenle davalı şirketin talimatıyla sadece kırık malzemeleri değiştirdiklerini, çalıştığı şirket yetkilileri biz kırıcının kırık parçalarını değiştirdik ancak yinede ses yapabilir diye davalı şirket yetkililerine söylediklerini, malzemeler geldiğini ve topladıklarını, kontrollerini yaptıklarını, davalı şirket olan ...'e çalışır vaziyette gönderdiklerini, davalı şirket bir müddet kullandıktan sonra tekrar çalıştığı şirketi arayıp tamir ettiklerini malzemeden ses geldiğini söylediklerini ve yine kırıcıyı davacı şirketin atölyesine gönderdiklerini tekrar açtık tamiratını yaptıklarını, çalışır vaziyette davalı şirket kendi kamyonu ile gelip davacı şirketin atölyesinden alıp götürdüklerini, davalı şirketin kırıcıyı götürürken kamyondan düşürdüklerini söylediklerini beyan etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya Kapatılan ... İcra Müdürlüğü' nün .../... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itiraz iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce icra dosyası, dava konusu makinenin tamiratına ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya celp edilerek incelenmiş, tanıklar dinlenmiş ve taraf delilleri toplanmıştır. Antalya Kapatılan ... İcra Müdürlüğü' nün .../... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, takip dayanağının ... tarihli fatura ve cari hesap alacağı olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı taraf; davalı taraf için faturaya konu olan işlerin yerine getirildiğini, davalıya ait makinenin servis ve bakım işlemlerinin yerine getirildiğini, yerine getirilen işler sonrasında makinenin imza karşılığı davalı tarafa teslim edildiğini, yapılan işler karşılığında düzenlenen faturaya rağmen davalı tarafın fatura bedelini ödenmediğini iddia etmektedir. Davalı tarafın ise; davacı tarafın servis ve bakım işlerinin ayıplı olarak ifa ettiğini, davacının gidermediği arızanın bedelini talep ettiği, makinenin aylarca atıl vaziyette kaldığını, davacının arıza giderme çalışmaları sırasında bir takım parçalara zarar verdiğini iddia ettiği görülmüştür. Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikli olarak davacı tarafın yerine getirdiği işlerin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret, bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır. Eser sözleşmesinde yüklenici, iş sahibinin istemi üzerine kural olarak bir şey meydana getirmeyi ve bedel karşılığında teslim etmeyi üstlenmektedir. Sözleşmede beceriye dayalı sonuç unsuru yerine emek verilmesi üstün ise eser sözleşmesi değil, hizmet alımına dair sözleşme söz konusu olacaktır. Buna göre davalıya ait makine üzerindeki servis ve bakım işlerinin yerine getirilmesinde davacı tarafın edindiği edimlerin eser sözleşmesinin konusu olduğu kuşkusuzdur. Eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmal etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Eksik işlerle ilgili teslim alınırken itirazi kayıt ileri sürmeye ve ihbarda bulunmaya gerek yoktur. Zamanaşımı süresi içinde işin eksik yapıldığı iş sahibince ileri sürülebilir. Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi hükmünde bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmazsa faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ve fatura içeriklerinin yapılan hizmet ile uyumlu olup olmadığının tespiti için dosya Mali Müşavir ve Makine Mühendisi bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen kök raporda özetle; davacının ibraz edilen 2017 yılına ait defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğunu, ... takip tarihi itibari ile davalıdan ...-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunu, davalının ibraz edilen 2017 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğunu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğunu, ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıya 1 adet dava konusu ...-TL lik fatura düzenlendiği, davalının bunun karşılığında davacıya 1 adet ...-TL lik düzenlendiği ve hesabın sıfırlandığının kayıtlı olduğu, takip tarihi itibari ile davalı kayıtlarında davacıya her hangi bir borcunun olmadığının kayıtlı olduğunu, yapılan incelemeler ve tespitler sonucunda davaya konu olan ... tarihli faturanın yapılan iş ile uyumlu olduğu, fatura değeri olan KDV Dahil ...-TL nin fatura tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun olduğu sonuç ve kanaatine vardıklarını beyan ettikleri görülmüştür. Dosya tarafların kök rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi için daha önce rapor düzenleyen bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen ek raporda kök raporlarındaki görüşümlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı sonuç ve kanaatine vardıklarını bildirdikleri görülmüştür. Yukarıda yer verilen açıklamalar, servis kayıtları, tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda eldeki dava dosyası değerlendirildiğinde; ... tarihli fatura içeriğindeki işlerin yerine getirilmesi hususunda taraflar arasında anlaşmanın mevcut olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı tarafın iddia ve savunması faturaya konu işlerin ayıplı olarak yerine getirildiği hususuna dayanmaktadır. Buna göre alınan bilirkişi raporu ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere davacı tarafından fatura kaynaklı edimlerin yerine getirildiği ve makinenin bakım işlemlerinden sonra davalıya çalışır vaziyette teslim edildiği, faturada belirlenen parça ve sarf malzemelerinin değerlerinin ve işçilik değerlerinin fatura tarihi itibariyle piyasa rayiçlerinde olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşılık davalı tarafın TTK.nun 23/1-c.maddesinde belirtilen 2-8 gün içinde ayıp ihbarında bulunması gerekirken açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu halde davalı iş sahibinin ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde ayıpların giderilmesini ya da ayıp bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebileceği, davalı tarafından davacıya daha önce ayıp ihbarı bildiriminde bulunulduğuna ilişkin dosyada başkaca delil olmadığı gibi ayıp olgusunun da davalı tarafça ispatlanamamış olduğu kanaatine varıldığından davacının dava konusu faturaya konu alacağı davalıdan talep etmesinin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bu doğrultuda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, -Antalya Kapatılan ... İcra Müdürlüğü' nün .../... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin ... TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına, -Alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeni ile kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan ... TL başvurma harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ... TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/02/2021
Katip ... E imzalı
Hakim ... E imzalı