İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/641 E. 2019/862 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/641
Karar No
2019/862
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/641 KARAR NO : 2019/862

DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/02/2017 KARAR TARİHİ : 18/12/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün sahibi olduğu sebze ve meyvelerini ... dan ... iline götürmek üzere ... ile ... tarihinde aralarında taşıma sözleşmesi yaparak anlaştıklarını, yapılan sözleşme üzerine ve meyveden ibaret eşyaları, davalı şirketin şoförü ... tarafından taşınmak üzere yine davalı şirkete ait ... plakalı çekici ve ... plakalı yarı römorka yüklendiğini, ... günü saat: ... sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork ile ... ... den geçip ... istikametine bağlantı yolundan çıkarken sürcünün kusuruna bağlı olarak aracın viraj nedeniyle yan yatması sonucu tek taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... tarihli kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere sürücü ...'nın 2918 sayılı KTK'nın 47/c maddesinde yer alan "Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak" kuralını ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkili ile taşıma sözleşmesi yapımış olan şirketin, müvekkilin eşyalarını kusursuz bir şekilde taşıyıp hiçbir zarara mahal vermeksizin ulaşması gereken yere kadar eşyaları muhafaza etmek zorunda olduğu, sevk irsaliyesi ve irsaliye fatura ile ... tarihi itibariyle müvekkilin eşyalarının bulunduğu araç içerisinde plastik kasalarla taşınan 10.00 kg nar, 6.000 kg salatalık ve 8.300 kg domatesin bulunduğunu, meydana gelen kaza sonucu müvekkilin sebze ve meyveleri ile plastik kasalarının tamamen zarar gördüğünü ve plastik kasaları kullanılmaz hale geldiğini, müvekkilinin bahse konu emtialarının işletememesinden dolayı elde edeceği kardan ya yoksun kaldığını, müvekkilinin sebze ve meyveden ibaret eşyalarının taşıma sorumluluğunu üstlenen davalı şirketin, şirkete ait aracı kullanan ... adlı şahsın kusurundan kaynaklanan kaza neticesinde taşınan eşyaların zarar ve ziyaa uğramasından ötürü "adam çalıştıranan sorumluluğu" ve "kusursuz sorumluluk" ilkeleri gereğince sorumluluğu bulunduğunu bu sebeple kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkilin kaza neticesinde meydana gelen maddi zararlarının davalı şirket tarafından karşılanması gerektiğini belirterek haksız fiilden kaynaklı olarak müvekkilin emtialarının ve bu emtiaların işletilmesinden elde edilecek olan müvekkilin mahrum kaldığı kad da dikkate alınarak fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla ... TL'lik kaza tarihinden (haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren) işleyecek olan avans faiziyle birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınan malların 24.300 kg değil 18.500 kg olduğunu, davacı vekilinin sunmuş olduğu fatura vs.evrakları kabul etmediklerini, ... günü meydana gelen kaza neticesinde fotoğraflardan anlaşılacağı üzerine römorkta bulunan narların bir kısmının zarar gördüğünü, toplamda bu zarar 200-300 kg bulunduğunu, davacı başka bir nakliye firması ile anlaşarak malları teslim aldığını ve olay yerinden götürdüğünü beyan ederek davacı tarafın haksız, yersiz ve kötü niyetli davasının reddini talep ettiği görülmüştür. Dava, öncelikle, Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esasına açılmış ve mahkemece ... tarihinde ticaret mahkemeleri görevli olduğundan, usulden ret kararı verilmiş, kesinleşen karar gereği dosya mahkememize gönderilmiştir. Dosyaya bakıldığında, ilk iki celse taraf vekillerinin gelmediği görülmektedir. Uygulama ve ilk iki celseye farklı hakimlerin katılması göz önüne alındığında, mazeret gönderilmesi yadırganmamıştır ve zaten mazeretler kabul edilmiştir. Üçüncü celse davalı vekili katılmış ancak davacı vekili mazeret göndermiş, mazereti yine kabul edilmiştir. Dördüncü celse, taraf vekilleri tekrar mazeret göndermiş ve mazeretleri kabul edilmiştir. Beşinci celse, davacı vekili duruşmaya katılmamış ancak bir önceki celse ara kararda mazeret kabul edildiğinden ancak kendisine tebligatla duruşma günü bildirilmediğinden bahisle usuli nedenle dosya işlemden kaldırılmamıştır. Altıncı celseye davacı vekili katılmamış ancak davalı vekili katılmıştır. Yedinci celse, mahkememizce mazeret olmadığından ve davalı vekili davayı takip etmediklerini beyan ettiğinden, dosya işlemden kaldırılmıştır. Davacı vekilince dosya yenilenmiştir. Taraflara duruşma gününü bildirir davetiye yapılmıştır. ... tarihli duruşmaya davalı vekili katılmış, davacı vekili katılmamıştır. Her ne kadar davacı vekilinin uyap sisteminde mazeret dilekçesi verdiği anlaşılmakta ise de mazeret dilekçesinin saati, duruşmanın alınma saatinden çok sonradır. Duruşma tutanağından ve hatta ilgili evrakın, işlem kütüğünden bu husus anlaşılmaktadır. Duruşma saatinden ve hükümden sonra gelen mazeretin hukuken bir değeri yoktur. Davacı vekili, ... tarihli duruşmaya mazeretsiz katılmayarak, davayı ikinci kez takip etmemiştir. 6102 sayılı TTK m. 4/2 gereği; Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. Dava değeri, ... TL dir ve iş bu davada basit yargılama usulü uygulanmaktadır. Her iki takipsizlik de mahkememizde dava devam ederken olmuştur. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150. maddesinin 1. fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.” hükmüne, 4. fıkrada “Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.” hükmüne ve 5. fıkrada da “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4 bendi ise; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" hükmü içermektedir. Somut dosyada da, HMK 320/4 gereği, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakıldığından, dava, basit yargılama usulüne tabi olduğundan, davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL nispi karar harcının mahsubu hazineye gelir kaydına, hüküm tarihi gereği alınması gerekli bakiye ... TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat ücreti gideri toplamı ... TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 9-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından temyiz yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davalı vekili ...'in yüzüne karşı davacının yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2019

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/641, K. 2019/862, T. 18.12.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-641-e-2019-862-k-a1e88e6486d8