İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/5286 E. 2019/1328 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/5286
- Karar No
- 2019/1328
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR Esas No : 2019/530 Karar No : 2019/1102 Hakim : ... ... Katip : ... ... Davacı : ... - ... Vekili : Av. ... - Hacıilyas Mah.Tan Sk. Güzeler İş Hanı No:14 K:1 D:103-104 Osmangazi/ BURSA Davalı : ... - ... Vekili : Av. ... - Sakarya Mah. Kıbrıs Şehitleri Cad. Banuşoğlu Adalet Apt. A Blok No:23 K:2 D:3 16000 Osmangazi/ BURSA Dava : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) Dava Tarihi : 10/09/2015 Karar Tarihi : 05/07/2019 Kararın Yazım Tarihi : 09/07/2019 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle: müvekkili aleyhine başlatılan Bursa 12. İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı dosyasına dayanak yapılan 10/03/2015 tanzim 10/05/2015 vade, 5.900,00 TL meblağlı alacaklısı ... olan bono nedeniyle alacaklıya hiç bir borcunun bulunmadığını, davalı alacaklının oto kiralama işi yaptığını, müvekkilin diğer senet borçlusu olan ... ile beraber birkaç günlüğüne davalıdan araç kiraladığını, araç kiralama sözleşmesinin altında senet bulunduğunu, araç kiralayanlardan boş senede imza aldıklarını, bu senedin kiralama süresi boyunca araçta doğacak muhtemel hasarlar veya diğer riskler için alındığını, söz konusu bu senedin genelde araç teslim edildiğinde bir süre sonra aracı kiralayana iade edildiğini, müvekkilin araçla işi bittikten sonra aracı iade ederek gerekli kullanım ücretini ödediğini, ancak senedin aracın bu tarihler arasında karışmış olabileceği trafik kazası ihtimaline binaen iade edilmediğini, sonraki taleplerinin de cevapsız kaldığını akabinde senetle ilgili icra takibi başlatıldığını, senet aslının normal bir senet olmadığını, araç kiralama sözleşmesi altında bulunan kısımdan alınarak icra takibine konulduğunu, senedin sadece imza kısmının müvekkile ait olduğunu, geri kalan vade, tanzim, adresler vb gibi kısımlarının davacı tarafça düzenlendiğini, ayrıca senette vade ve tanzim tarihlerinin de farklı olduğunu, davalının kötü niyetli hareket ederek icra takibi yaptığından bahisle icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemeye açıldığını, davacı tarafça da açıkca ikrar edildiği üzere inceleme konusu olayın kiracılık ilişkisinden doğduğunu bu itibarla davanın sulh hukuk mahkemesi görev alınına girdiğini, davacının ilgili senet ile alakalı olarak icra takip işlemi başlayıncaya kadar herhangi bir resmi başvuru işlemi gerçekleştirmediğini, bu noktaya kadar hayatın olağan akışı gereği bir şahıs başka bir şahsa boş bir senet verdiğinde ilgili senet ile alakalı olarak hiç bir yasal işlem yapmadan beklemeyeceğini, fakat davacının başka delile dayanmadığını, senedin boş olarak teslim edildiğine ilişkin iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerektiğinden bahisle davanın reddini dilemiştir. Dava, bonoya istinaden başlatılan takip sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Yapılan yargılama sonucu mahkememizin 02.05.2016 tarihli 2015/1261 esas-2016/505 karar sayılı kararı ile ispat edilemeyen davanın reddine dair karar verilmiş, Mahkememiz kararı davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/5286 E. 2019/1328 K. Sayılı ilamı ile özetle;''...Dava, taraflar arasında düzenlenen araç kiralama sözleşmesi nedeniyle verilen bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Her ne kadar dava konusu bonodan dolayı menfi tespit isteminde bulunulmuş ise de, her iki taraf da bu bononun kira sözleşmesi sebebiyle verildiğini kabul etmektedir. Hal böyle olunca somut olayda uyuşmazlık TTK’da düzenlenen kambiyo senetleri ile ilgili hükümlerden değil, taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkların çözümünde 6100 sayılı HMK’nun 4/1-a maddesi uyarınca görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir...'' gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, yeniden bir değerlendirme yapılmak üzere dosya mahkememizin 2019/530 esasına kaydedilmiş, ilk celsede usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına dair karar verilerek bozma ilamı doğrultusunda görevsizlik kararı verilerek dosya görevli ve yetkili Bursa Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Dava dilekçesinin reddi ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Dosyanın kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde yetkili ve görevli Bursa Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, iki haftalık süre içinde talep edilmediği taktirde davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞININ İHTARINA, 3-Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, hükmün tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/07/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. ... Hakim ... ¸e-imzalıdır.