İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/407 E. 2019/582 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/407
Karar No
2019/582
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/262 KARAR NO : 2019/572

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/04/2016 KARAR TARİHİ : 23/09/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dilekçesinde özetle; davalılardan ... plakalı araç sürücüsü ...’nun davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpmak sureti ile asli kusuruyla maddi ve manevi zarara sebep olduğunu, bu nedenle Antalya Kapatılan ... Sulh Ceza Mahkemesi (sonrasında Antalya ...Asliye Ceza Mahkemesi) .../... Esas, .../... Karar sayılı dosyasında yargılanarak cezalandırıldığını ve bu kararın ... tarihinde kesinleştiğini, müvekkiline ise yargılama sonunda hiç bir kusur izafe edilmediğini, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile bilirkişi raporundan sonra ıslah edilmek üzere şimdilik ... TL maddi tazminatın sigorta şirketi açısından poliçe limiti dahilinde dava tarihinden başlamak üzere; diğer davalılar açısından ise olay bir haksız fiilden kaynaklandığı için haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacının çektiği acı, uğradığı manevi zararın bir nebze de olsa hafifletilmesi amacıyla ... TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...’nden haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, sigorta şirketi dışındaki davalıların malvarlıkları üzerine ihtiyat tedbir konulmasını ayrıca kazaya karışan ... plakalı aracın trafik kaydına ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; zarar görenin ZMSS de öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, sigorta şirketine başvurmadan dava açılamayacağını, davanın dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, ... plakalı aracın davalı şirket tarafından sigortalı olduğunu, davaya konu trafik kazasının ... tarihinde gerçekleştiğini ve zamanaşımına uğradığını, bu nedenlede davanın reddinin gerektiğini, sigorta şirketi olan davalı müvekkili açısından temerrüt süresinin delillerin tümünün müvekkili şirkete tebliğinden itibare 8 iş günü geçmesi ile başladığını, zararın sigorta kapsamında yer alıp almadığının kusur durumunun yani ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce sigorta şirketinin temerrütünün gerçekleşmediğini, sigortacısı işletinin zarardan sorumlu tutabildiği hallerde zararı gidermekle yükümlü olduğundan somut olayda işletenin sorumluluğunun bulunmamamsı durumunda davalı sigorta şirketinin de sorumluluğunun olmadığını, davacının rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte zarara uğradığını, zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunduğunu da ispatla yükümlü olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, SGK dan rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığının alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle aleyhlerine açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması, davaya konu alacağın zamanaşımına uğramış olması, davadan evvel müvekkiline başvuru yapılmamış olması sebepleriyle davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise ; tazminat tutarının hesalanmasında davacı yanın müterafik kusurunun da nazara alınmasını, celp edilmesi gereken delillerinin toplanmasını, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... Bulvarı üzerinde müvekkili şirket adına kayıtlı araç ile davacı ve ...’in kullandığı araçlar arasında trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu davacının yaralandığını, her ne kadar kaza tespit tutanağında ve Antalya ... Sulh Ceza Mahkemesinin kararında kazanın oluşumunda davalı ... asli kusurlu, davacı kusursuz olarak gösterilmişse de kaza tespit raporundaki ve Ceza Mahkemesindeki kusur oranını kabul etmediklerini, hem ... hem de ...’in beyanlarından anlaşılacağı üzere ilk olarak davacının önündeki ...’in aracına çarptığını,hemen arkasından ...'in duramayarak davacının aracına çarptığını, davacının kendi çarpması neticesi yaralandığını, kendi kusurundan kaynaklanan yaralanma neticesi maddi ve manevi tazminat talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı ve tanığı olan eşinin beyanlarının olayın ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, trafiğin çok yoğun olduğu ve tüm araçların 30-35 km hızlarda seyrettiğinin sabit olduğunu, üç aracın da durmak için fren yaptığının sabit olduğunu, hal böyle iken davacının kendi beyanına göre, kendisi çarpmadan durduğunda, ...’in aracı ile kendi aracı arasında belli bir mesafenin olduğunun kabulünün zorunlu olduğunu, sıkışık trafikte 30-35 km hızla seyreden ve frenleme yapan ...’in davacının aracına çarpma hızının 10-15 km/saat’e düşeceğinin de belli olduğunu, davacının aracı sabitken, önündeki ...’in aracıyla arasında belli bir mesafe varken, ... arkadan 10/15 km/saat hızla çarpması sonucu kayarak önündeki araca bu şiddette çarpmasının mümkün olmayacağını, bu nedenlerle kusur oranlarının yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde belirlenmesini talep ettiklerini, kaza anında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığını, davacının kısmi olarak ... TL maddi tazminat talebinde bulunduğunu, ancak bu talebin hangi kalemlerden oluştuğunun ve miktarlarının da dava dilekçesinde anlaşılmadığını, maddi tazminatın ne için istendiği ve miktarı hususunda açıklama yapılması gerektiğini, bu hususta açıklama yapıldıktan sonra beyanda bulunacaklarını, davacının ... TL manevi tazminat talebinde bulunulduğunu, ancak bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, yaralanmanın tamamen davacının kusuruna dayandığının sabit olupduğu ve bu nendenle davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... usulüne uygun meşruhatlı davetiyenin tebliğ edildiği, herhangi bir cevap vermeyerek davanın reddini istemiştir. Dosya Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına maluliyete ilişkin rapor aldırılmak üzere gönderilmiş; Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... tarihli raporunda sonuç olarak; "...Bu yaralanma neticesinde şahsın gerek hastane, gerekse hastane dışında yaralarının iyileşmesi ve mevcut haliyle olağan yaşamına dönebilmesi için ihtiyaç duyduğu sürenin 1(bir) ay olduğu, iş göremezlik oranının %7.1 olduğu" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. İtiraz üzerine dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ...İhtisas Kuruluna maluliyete ilişkin rapor aldırılmak üzere gönderilmiş; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ...İhtisas Kurulunun ... tarihli raporunda sonuç olarak; "... ... oğlu, ... doğumlu ...’in ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII (32a............1)A %5 E cetveline göre %4,2 (yüzdedörtvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin ... tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği," sonucuna varıldığı tespit ve rapor edilmiştir. Her ne kadar davalılar tarafından kusur oranına itiraz edilmiş ve yargılama sırasında yeniden keşif yapılarak kusura ilişkin bilirkişi raporu alınması talep edilmiş ise de; kaza tespit tutanağında ve ceza yargılamasına ilişkin kesinleşen Antalya kapatılan ... Sulh Ceza(Yeni Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin) .../... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı görülmekle mahkememizce usul ekonomisi ve yargılamanın sürüncemede kalmaması ilkeleri dikkate alınarak yeniden keşif ve kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmasına ilişkin davalıların taleplerinin reddine karar verilmiş, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle zarar gören tarafından açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili ... tarihli duruşmadaki beyanında; maddi zararlarının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığını bu hususta mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına, şeklinde karar verilmesi ile ayrıca maddi tazminat yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını beyan etmiş, manevi tazminat talebi yönünden ise davalılar işleten ve sürücüden taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir. 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur. Davacı vekili tarafından ... tarihli duruşmadaki beyanında; maddi tazminat talepleri yönünden taraflar arasında dava dışı sulh olunduğ anlaşılmakla konusu kalmayan maddi tazminat kalemlerine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' Bu durumda uyuşmazlığın talep edilebilecek manevi tazminat miktarı hususunda toplandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce " Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır. Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır. Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile tarafların kusur oranı, davacının olay nedeniyle yaşadığı elem ve ızdırap ile hak ve nesafete göre ... TL.manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'nden müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiş, oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere; 1-Davacının maddi tazminat istemine ilişkin olarak dava dışı sulh olunarak sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakla KONUSU KALMAYAN MADDİ TAZMİNAT KALEMLERİNE İLİŞKİN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'nden müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 3-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken ... TL harcın maddi tazminat yönünden peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken ... TL ilam harcının peşin alınan ... TL harç düşüldükten sonra eksik kalan ... TL.harcın davalılar ... ve ...'nden müteselsilen tahsili ile HAZİNE İRAD KAYDINA, 6-Bu dava nedeniyle maddi tazminat davası yönünden tarafların beyanları dikkate alınarak yapılan giderlerin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Bu dava nedeniyle manevi tazminat davası yönünden davacı tarafın yapmış olduğu ... TL davetiye, ... TL müzekkere giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinden davanın kabul oranı gözetilerek ... TL ile ... TL peşin harç toplamı olan ... TL'nin davalılar ... ve ...'nden müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak maddi tazminat talebi için taraflar yararına vekalet ücreti TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA, 9- Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden kabul edilen değer üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'nden müteselsilen tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, 10-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden ret edilen değer üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ne VERİLMESİNE, 11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan ve kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra davacıya İADESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2019

Katip ... ¸E- İmzalı

Hakim ... ¸E- İmzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/407, K. 2019/582, T. 27.09.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-407-e-2019-582-k-51bd97bfd122